+ Yorum Gönder
Türkiye Gezi Rehberi ve Gezi Rehberi Forumunda Gezi Yazısı Dubai Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Gezi Yazısı Dubai








    Dubai 'yi gezenlerin kaleminde sıcağı sıcağına olan gezi notlarına en acilinden ihtiyacım var yardımcı olursanız sevinirim.. .







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Dubai Gezi Yazısı


    23. şubat öğle saatlerinde başladığımız uçak yolculuğumuz Dubai’nin +2 saatlik zaman farkı ile gece saatlerinde sonlandı. Emirates hava yollarından oldukça memnun kaldık. Uçak, geniş ve ferahtı. 23. Sıra acil çıkış kapısı önündeydi ve çocuklu ailelere ayrılmıştı. İzmir normalde 1 saat olan öğle uykusunu kucağımda olduğu için yaklaşık 3 saate uzattı. Bacaklarım biraz ağırdı ama olsun, uçakta huysuzlandığı zaman kendimi çok çaresiz hissediyorum. Yemekler THY’den güzeldi diyebilirim.


    Uçaktan çıkarken bizi bekleyen kötü süprizden haberdar değildik. Normalde çıkış tünelinin hemen başında bizi bekleyen pusetimiz yoktu. Sorduğum tüm görevliler az ilerde dedi, muhtemelen 700-800 m bana kuala gibi yapışmış kızımla yürümek zorunda kaldım. Aslında uçak çıkışında emirates hava yollarının pusetleri vardı ama görevlilerin “az ilerde” yönlendirmeleriyle bunlardan almak istememiştim. Yürüdük, yürüdük, pasaport kontrolden geçtik, gözlerimiz tarandı, valizimizi aldık… bu arada 3-4 görevliye daha sordum hepsi “birazdan alacaksınız” dedi, sonuncusu valiz ile aynı banttan gelecek dediği için tüm valizlerin bitmesini bekledim. Tekrar sordum, meğer puset, koli gb eşyalar 8A bandından geliyormuş. Oraya gittim, henüz başlamamıştı, bekledim, bekledim, bekledim, başladı, bitti bizimki hala yok.. çıldırmak üzereyken tesadüfen bir Türk “acaba ilerde yerde bekleyen pembe puseti mi bekliyorsunuz?” diye sordu. Çıldırdım!!!! Defalarca ordan oraya gönderdiler halbuki kimbilir ne zaman atmışlar yere pusetimizi.

    Sonradan da edindiğim bu izlenim değişmedi. Araplara bir şey sormayın, hepsi başka cevap veriyor ve hiçbirinin cevabı doğru olmuyor.

    Otelden bizi karşılamaya gelmişlerdi. Yarım saat kadar süren bir araba yolculuğu ile otelimize vardık. Bel ve bacak ağrılarımızla uykuya daldık.

    Dubai ile ilgili izlenimlerimi ve notlarımı şöyle bölümleyeceğim:


    Şehir: çok yeni, para ile inşa edilmiş bir şehir. Şehir merkezi büyük bir hayalkırıklığı yarattı bende, tarih yok. Her yerde süs havuzları, fıskiyeler, yapay şelaleler var. sanırım içlerini serinletiyorlar da su buharlaşıyor be kardeş, yazık değil mi? Son 15 yılda inşa edilen yapılar etkileyici, binaların tamamı 30 kattan yüksek. Kendinizi jetgillerin memleketinde gibi hissetiyorsunuz. Uçan bir araba görseniz şaşırmayacaksınız (Bu, Gökçe’nin tanımı ki cuk oturdu bence). Zaten odamızdan okyanus üzerindeki baştan iskele sandığımız alana 15-20 dakikada bir inip kalkan küçük uçakları seyrediyoruz sürekli. Giyecekler, yiyecekler, kozmetik, altın ucuz değil. Elektronik eşyalar ve saat ucuz.

    Halk:
    Taksi şoföründen öğrendiğim kadarıyla asgari ücret yüksek. Şeyhlerini seviyorlar, en çok da şu anda hükümdar olanın rahmetli babasını. O öldükten sonra hükumdarlık önce büyük ağabeye geçmiş ama o sonradan şu anda şeyh olan kardeşine devretmiş bu görevi. Vizyoner bir adam. Ortalamanın altında bir medeniyeti dünyanın alışveriş ve tatil cennetine dönüştürecek yatırımlar yapmış. Parayı çok harcamış ama Burj El-Arab’ın maliyetini 400 yılda çıkarması bekleniyormuş, nam olsun diye yapılmış yani. Palmiye Adaları, Internet City ve halen yapılma aşamasında olan Dünya Adaları da aynı şekilde. Bundan sonra hükumdar olması beklenen veliahtı sevmiyorlarmış, İngiliz aşığı imiş kendisi…

    Kadınlar… sadece sürmeli gözleri gözüküyor çoğunlukla bir de elleri, ayakları. Hep ojeli ama… Annemin sorusu ilginçti “bu kadınlar nasıl uğraşıyorlar her namaz vakti temizleyip tekrar oje sürme işi ile?”, ben “belki namaz kılmıyorlardır anne” diyince de şu cevabı verdi “namaz kılmıyorlarsa neden kapanmışlar bu kadar?”… Seçim şansı var mı ki?

    1 erkek 4 kadın ile evlenebiliyor, hatta zenginse 7ye kadar yolu var. Aldığımız bilgiye göre bu evliliklerin genelde 2-3 adeti yerli kadınlarla 1-2 adeti rus, filipinli gibi gelinlerle oluyormuş. Bu oran erkeğin cebinin dolgunluğuna göre değişiyormuş ve genellikle yabancı evlilikler pek gün yüzüne çıkartılmıyormuş.

    Mutfak: Güneydoğu mutfağına oldukça yakın ama o kadar lezzetli değil. Hindistan ve Pakistandan çok göç aldığı için bu mutfakların izlerini de çokça görebiliyorsunuz.

    Ulaşım: Metro ağı çok gelişmiş değil ama istasyonlar konforlu. Yürüyen merdivenler, bantlar, asansörler sorunsuz çalışıyor. Her yerde klima çalışıyor ve içerisi bayağı soğuk oluyor. Enerjiyi bu kadar cömert kullanmaları hiç hoşuma gitmedi. Günlük sınırsız kart 8TL.

    Taksiler konforlu, fiyatları makul, şoförler İngilizce biliyor ama terbiyesizler. Kısa mesafeye gidecekleri almıyorlar, hızlı ve dikkatsiz araç kullanıyorlar.

    İklim: Şubat sonu, Mart başında 30˚C civarında ama bizdeki yaz ayları gibi sıcak hissetmiyorsunuz. Rüzgardan belki… deniz oldukça sıcak.


    Safari: katılımcı sayınınz fazlaysa kişi başı 80TL civarına çekebilirsiniz ücreti. Safari, göbek dansı, tanura dansı, yemek, kına, deveye binmevs gibi aktiviteler var pakette. Biz İzmir olduğu için Safari kısmına katılmadık. Direk kamp alanına gittik ama bu arada 10-15 dak civarında kumda gitmiş olduk, nefsimizi körledik yani safari cidden adrenalin dolu bir aktivite. Sürücülerin özel bir ehliyet almaları gerekiyormuş ki zor hakikaten. Bazı arkadaşlar bayağı etkilenmişlerdi sallanmaktan, savrulmaktan. Çölde olmak güzeldi, tavsiye ederim. İzmir’i arabadan indirince “Aaa aa kar!” diye sevindi Diğer aktiviteler çok tatmin edici değildi açıkçası, rus olduğunu tahmin ettiğim bir dansöz baleye daha çok benzettiğim bir göbek dansı yaptı (arap kadınlarının dansetmesi yasak olabilir). Tanura dansını renkli uzun bir etek giymiş bir erkek yaptı, dönüyor ve eteğin renkleriyle falan şov yapıyor aslında. Eşim benzerini Mısır’da izlendiğini söylemişti. Yemek oldukça kötüydü. Kadın ve erkekleri ayrı sıralarda aldılar. Deveye bindim, daha önce Pamukkale’de de binmiştim çocukken. O zaman küçüktüm diye mi bilmem deve bana çok çok büyük gelmişti. Hatta bizim kardeşimle bindiğimiz deve inat etti kalkmadı, indik. Kuzenlerim bindi, kalktı, bu sefer de inmedi. Merdiven buldular, dayadılar da indirdiler bizimkileri. Korkmuştum ben o zaman ama baktım bu seferkilerden atlasam bir şey olmaz, bindim.

    Alışveriş merkezleri: Dubai Mall ve Emirates Mall oldukça büyük, kaybolabilirsiniz. Marina Mall daha yönetilebilir.

    Souks: Boşverin, yazmaya bile değmez aslında ama biz gidene bulana kadar (sorularımıza verilen net ve doğru(!) cevaplar nedeniyle) çok zorlandığımız için yazıyorum. Beş para etmez. Bizim kapalı çarşı gibi bir yer falan hayal etmeyin, semt çarşıları bile daha iyidir. Bir şey almadan çıkmak istemezseniz sıkı pazarlık yapın.


    Souk Madinat Jumeriah: evet, yapay ama çok güzel. Dubai’ye gelmeden önce okuduğum yazıların hiçbirinde bahsedilmemesi oldukça ilginç. Küçük bir souk (şehir merkezindekiler de bundan pek büyük değil aslında), yapay bir göl ve restaurantlardan oluşuyor. Ürünler güzel ama müşteri profillerinden dolayı pazarlık dirençleri yüksek.

    Gündüz çalıştığım için biz akşam gittik. bu haliyle de gayet tatmin ediciydi ama vaktiniz varsa saat 15 gibi gidin hem gündüz, hem gece bol bol fotoğraf çekin derim. Ayrıca bu alandan Burj El-Arab’ın da çok güzel göründüğünü ilave edeyim





+ Yorum Gönder