+ Yorum Gönder
Kişisel Sayfalar Özel Forumlar ve Gizliyara Özel sayfası Forumunda Kapitalizm kitap özeti Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kapitalizm kitap özeti








    kitap özeti
    kimsede olmayan







  2. Hürrem Sultan
    Devamlı Üye





    Kapitalizm kitap özeti hakkında yazı

    Drucker bu eserinde okullarda verilecek eğitim ile bu sermaye için her ne kadar da bir “kullanıcı” tanımı yapsa da onu oluşturacak ve geliştirecek etkenler hakkında çok fazla bilgi vermemektedir.

    Fütürist olarak tanımlayabileceğim Drucker global anlamda kültür birleşmeleri gibi etkenlerin de katkıları ile bu öngörüsü için sağlam temeller oluşturmuştur.

    Bilgi çağının en “hızlı” zamanlarına denk gelen benim kuşağım için “Kapitalist Ötesi Toplum”u kabul etmek çok da zor değildir. Okuduğumuz korku romanlarını anımsatır ilk kapitalist düzen (İngiltere verimli ve varlıklı toplumlar haline gelebiliriz.

    Kapitalist ötesi toplum başarı ve tatmin çıkar.

    Kapitalist ötesi toplumda bir çok kişi aynı anda bu iki kültürde yaşıyor olacaktır ve de herkes bu iki kültürü anlamaya hazırlıklı olmalıdır. Kesin olan tek bir şey vardır: En büyük değişiklik bilgide olacaktır. Bilginin biçiminde içeriğinde sorumluluğunda ve eğitimli insan için taşıdığı anlamda kendini gösterecektir.

    18. yüzyıl sonlarında gerçek anlamda ismiyle beraber telaffuz edilen kapitalist toplumda iki sosyal sınıf hakimdi: üretim olanaklarına sahip olan ve onların kontrolünü ellerinde tutan kapitalistler ve Marx’ın “proleter”leri olan işçiler. Proleterlerin ilk defa varlıklı orta sınıf haline geçmesi Kapitalizmin modasının geçmesine de yol açmaktadır.

    Çoktan başlamış olan toplum siyasal liderlerine ama en çok da bizlere bağlıdır. Tek kesin olan “geleceği biçimlendirecek günler”in bu günler olduğudur.

    Kapitalist ötesi toplumda politikada da yine bir “ötesi” çağı geçmekteyiz. Bu seferki de “egemen devlet ötesi” çağdır.

    Dünya tarihindeki son 400 yıl boyunca yer alan siyasi hamleler hep ulus-devleti aşıp son 100 yıl içerisinde o da kendini değiştirip mega-dev/et haline dönüşmüştür.

    Ulus-devletten mega-devlete dönüş 19.yy’ın son çeyreğinde başlamıştı. Mega-devlete doğru atılan ilk adım faşistler ve Naziler sosyal kurumları devraldı ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra mevcut yapı hızla değişti. Devlet “sağlayıcı” olmaktan çıkıp “yönetici” konumuna geldi.

    19. yy sonlarında ulus-devlet artık ekonomik bir kurum haline çevrilmekteydi. İlk adımlar ABD’de atılmıştı. Bu yüzyılın en orijinal siyasi icatlarından biri olan ve başlangıçta çok da başarılı olan bu devlet düzenlemeleri Kapitalizmin modasının geçmesine de yol açmaktadır.

    Ekonomi elbette ki piyasa ekonomisi olarak kalacaktır toprağın ye sermayenin getirisi giderek azalmaktadır. Servet kazanan kaynaklar ancak enformasyon ve bilgidir.

    Kaynakların verimi konusunun ise kapitalist ötesi toplumun ekonomisinde en önemli konu olacağına işaret eden durumlar vardır. Kaynakların verimi çevreyle ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin altında yatan şeydir.





+ Yorum Gönder