+ Yorum Gönder
Kişisel Sayfalar Özel Forumlar ve Gizliyara Özel sayfası Forumunda Protein, karbonat, yağ hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Protein, karbonat, yağ hakkında bilgi








    Ben bunları bulamadım bana yardımcı olun







  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Proteinler, karbonatlar, yağlar ile ilgili bilgi

    Proteinler, amino asitlerin zincir halinde birbirlerine bağlanmasından oluşan büyük organik bileşiklerdir. Açlık anında en son tüketilir. Kimyasal sindirimi midede başlar.

    Proteinler, amino asit yapıtaşlarından oluşan polimerlerdir. Her proteinin kendisine has özelliklerinin olmasını sağlayan özel amino asit dizilimleri vardır. Proteinlerin işlevlerinin çoğu, kendisini oluşturan amino asitlerin özelliklerinin tayin edilmesiyle anlaşılabilir. İnsandan virüse proteinlerin oluşumunda en çok kullanılan 22 çeşit amino asit vardır.

    Bu zincirde bir amino asitin karboksil grubunun bir diğerinin amino grubuna bağlanmasıyla oluşan bağ peptit bağı olarak adlandırılır. Her proteindeki amino asit dizisinin sırası bir gen tarafından tanımlanır ve genetik kod ile kodlanmıştır. Genetik kod 22 "standart" amino asit tanımlasa da proteinlerdeki amino asitler çevrim sonrası değişimle kimyasal olarak değişikliğe uğrar. Bu değişimler ya proteinin işlev görmeye başlamasından önce gerçekleşir ya da kontrol mekanizmalarının parçası olarak, proteinin işlevini değiştirmek için olur. Proteinler belli işlevleri yerine getirmek için beraberce de çalışabilirler ve bazıları bir araya gelip kararlı kompleksler oluşturabilir.

    Polisakkaritler, nükleik asitler ve yağlar gibi biyolojik makromoleküllere benzer şekilde, proteinler de canlı organizmaların temel bileşenlerindendir ve hücrelerin içindeki her süreçte yer alırlar. Çoğu protein, biyokimyasal tepkimelerde katalizör işlevi olan enzimlerdir ve metabolizma için yaşamsal bir role sahiptir. Başka proteinlerin ise yapısal veya mekanik işlevleri vardır: örneğin hücre iskeletindeki proteinler, hücrenin şeklini koruması için bir iskele görevi yaparlar. Proteinler hücre haberleşmesi, bağışıklık yanıtı, hücre tutunması ve hücre bölünme döngüsünde yer alır.

    Protein, beslenmemizin önemli bir parçasıdır. Hayvanlar her amino asiti sentezleyemediklerinden, zorunlu (esansiyel) aminoasitleri gıda yoluyla almak zorundadırlar. Sindirimde hayvanlar yedikleri proteini serbest amino asitlere parçalayıp bunlarla yeni proteinler sentezler.

    "Protein" sözcüğünün kaynağı, Yunanca'nın "birincil öneme sahip" anlamını taşıyan πρώτα (prota) sözcüğüdür. Bu isim, proteinleri 1838'de ilk tanımlayan Jöns Jakob Berzelius tarafından verilmiştir. 1926'da James B. Sumner'in üreaz enziminin bir protein olduğunu göstermesine kadar, proteinlerin canlılar için ne derece önemli olduğu tam anlaşılmamıştır. Yapısı çözülen ilk proteinler arasında insülin ve miyoglobin bulunur ki, insülin için Sir Frederick Sanger 1958'de, miyoglobin için de Max Perutz ve Sir John Cowdery Kendrew 1962'de Nobel Kimya Ödülü kazanmıştır.[1] Her iki protein de kırınım analizi ile üç boyutlu yapıları çözümlenen ilk proteinlerdendir.[2]

    Yag

    Başlığın diğer anlamları için lipit sayfasına bakınız.
    Yağ oda sıcaklığında yüksek vizkoziteye sahip, yüksek miktarda karbon ve hidrojen içeren, suyla karışmayan ancak diğer yağlarla kolayca karışabilen maddelerdir. Yağlar yiyecek, yakıt, boya, makina sanayi dahil birçok değişik amaçla kullanılırlar.

    Konu başlıkları

    1 Yağ çeşitleri
    1.1 Mineral yağlar
    1.2 Organik yağlar
    2 Kullanım alanları
    2.1 Yemeklik yağlar
    2.2 Yakıtlar
    2.3 Yağlama
    2.4 Boyama
    3 Mum

    Yağ çeşitler

    Mineral yağlar

    Sentetik motor yağıYer altında kaya tabakaları arasında bulunan petrol esaslı yağlar mineral yağlar olarak sınıflandırılır. Benzin, mazot, gazyağı, parafin mumları gibi yağlar mineral yağlardır. Bu yağların mineral yağ olarak sınıflandırılmasının nedeni yakın geçmişte organik bir kaynaklarının bulunmamasıdır. Ancak çok daha eski jeolojik dönemlere gidildiğinde mineral yağların dahi organik kökenlere dayandığı görülür. Eski jeolojik dönemlerde denizlerin tabanında biriken plankton gibi canlıların artıkları zamanla birçok jeokimyasal süreçten geçerek petrol gibi mineral yağlara dönüşmüşlerdir. Petrokimyasal madde adıyla da anılan mineral yağlar insan uygarlığında büyük bir rol oynamıştır ve oynamaya devam etmektedir.

    Organik yağlar

    Ana madde: lipit
    Organik yağlar bitkiler ve hayvanlar dahil çeşitli canlı ve organizmaların çeşitli organik süreçlerden geçirilmeleri sonucu elde edilir. Kimyasal açıdan yağ sözcüğü muğlak bir kavramdır. Bilimsel açıdan daha doğru olan sözcük lipit sözcüğüdür. Yağ, mum, kolesterol, steroid, yakıt gibi birçok madde bilimsel açıdan lipit sayılırlar. Lipitleri diğer maddelerden ayıran en önemli unsur suyla karışmamaları ve diğer lipitlerle kolayca karışmalarıdır. Lipitler yüksek oranda hidrojen ve karbon içerdikleri halde diğer organik maddelere göre çok daha az oranda oksijen içerirler.

    Karbonhidrat

    Kontrol edilmemişGit ve: kullan, ara
    Karbonhidrat, hem canlının yapısına katılan hem de enerji sağlayan karbon, hidrojen ve oksijen elementlerinden oluşan organik bileşiklerin genel adıdır.

    Aktif aldehit veya keton grubuna sahip polihidroksi alkoller veya hidroliz edildiklerinde bu maddeleri veren bileşikler olarak tanımlanabilir.

    Bütün canlı hücrelerde bulunur. Doğada genellikle büyük moleküller halindedir. Vücuda alınan bu büyük moleküllerin hücrelere iletilmesi için canlı tarafından sindirilmesi ve uygun molekül büyüklüğüne kadar parçalanması gerekir.

    Konu başlıkları
    1 Karbonhidrat çeşitleri
    1.1 Sindirim
    1.2 Monosakkaritler
    1.3 Disakkaritler
    2 Oligosakkaritler
    2.1 Polisakkaritler
    2.2 Önemli Polisakkaritler
    2.2.1 Homopolisakkaritler
    2.2.2 Heteropolisakkaritler


    Karbonhidrat çeşitleri
    Karbonhidratlar birinci dereceden enerji verici olarak kullanılırlar. Karbonhidratlar en çok Ekmek, makarna, fasulye, patates, kepek, pirinç,tahıl ve hububat içinde bulunurlar. Karbohidratlar > yağlar > proteinlerdir. Karbonhidratlar vucütta en çok bulunan üçüncü besin maddesidir. Açlık anında ilk tüketilen besin maddesidir. Yapıtaşları glikozdur. Depo şekli glikojendir. Kimyasal sindirimi ağızda başlar. DNA, RNA ve ATPnin yapısına katılır.


    Yulaf, arpa ve buğdaydan yapılmış tahıl ürünleri karbonhidrat içerir. Sindirim [değiştir]
    Karbonhidrat bulunan besinlerin sindirimi ağızda başlar. Ağızdaki tükürük bezlerinin salgıladığı Pityalin(Amilaz) enzimi sayesinde kimyasal sindirim başlar. Aynı zamanda ağızda dişlerimiz sayesinde mekanik sindirim de başlamış olur. Vücudumuzda karbonhidratların kimyasal sindirimi ince bağırsakta pankreas tarafından salgılanan pankreas öz suyu sayesinde biter. Sindirim ağızda başlayarak kalın bağırsakta son bulur.

    Monosakkaritler

    En basit karbonhidratlardır ve daha küçük parçalarına ayrılamazlar ve basit şekerler olarak adlandırılır. En küçük olan -hücreden en rahat geçen- karbohidrattır. (CH2O)n genel formülü ile gösterilir (n = 3,4,5,6.... gibi rakamları gösterir). Fakat bu formül bütün karbonhidratlara uygulanamaz. Mesela, deoksiriboz (C5H10O4) ve rammoz (C6H12O5) şeker oldukları halde yukarıdaki formüle uymazlar. Diğer taraftan C3H6O3 formülü ile gösterilen laktik asit, karbohidratların genel formülüne uymasına rağmen bir şeker değildir. Monosakkaritler, su ile daha küçük birimlere parçalanamadıklarından basit şekerler, tek şekerler, monozlar olarak da bilinirler. Çoğu Cn(H2O)n formülüne uyar. Bazı monosakkaritler tatlıdır. Zincir veya halkalı yapıya sahip olup, genellikle 3-6 arasında karbon (C) atomu taşırlar. Moleküllerindeki karbon sayılarının Latincelerinin sonuna -oz eki getirilerek gruplandırılırlar. Üç karbonlu olanlar trioz, dört karbonlular tetroz, beş karbonlular pentoz, altı karbonlular heksoz adını alırlar. Pentozlardan riboz (C5H10O5) ve deoksiriboz (C5H10O4) nükleik asitlerin yapısına girer. Hücre zarından difüzyon ile kolay geçerler. Besin kaynağı bakımından önemli olan monosakkaritler heksozlardır. Bunlardan glikoz, fruktoz (levüloz) ve galaktoz en önemlileridir. Sindirilmeden kana karışırlar. Hepsinin kapalı formülleri C6H12O6 şeklinde olup birbirlerinin izomeridirler. İçerdikleri C sayısına göre monosakkaritler:

    •3C'li şekerler : Gliser aldehit (Triozlar) •5C'li şekerler : Riboz, Deoksiriboz (Pentozlar) •5C'li şekerler : Riboz, Deoksiriboz (Pentozlar) •6C'li şekerler : Glikoz, Galaktoz, Fruktoz (Hegsozlar) 6 C'li monosakkaritlerin difüzyon hızları şöyledir. Galaktoz > Glikoz > Fruktoz. Bunun yanında Glikozun ayracı Fehling veya Benedik çözeltisidir. Ayraç glikozla birleşince kırmızı olur

    Monosakkaritlerin, karbon sayısı 3-8 arasında değişir. Biyolojik açıdan önemli monosakkaritler; 5 C'lu pentoz ve 6'lu heksoz şekerlerdir. Riboz ve deoksiriboz, 5 C'lu şekerlerdir. Glikoz (üzüm şekeri, kan şekeri), galaktoz,Fruktoz (meyve şekeri) ise 6 C'lu şekerlerdir. Suda çözünürler ve tatlıdırlar.

    Fruktoz (meyve şekeri) bitkilerde bulunur ve insanlarla hayvanlar da bitkileri yediği için onlara da geçer fakat galaktoz(süt şekeri) sadece hayvanlarda bulunur bitkilerde bulunmaz. Eğer bitkiler memeli hayvanları yiyebilselerdi onlarda da galaktoz bulunurdu.

    Disakkaritler

    Disakkaritler çift şekerlerdir. Bir disakkarit iki molekül monosakkaritin glikozit bağı ile bağlanmasıyla oluşur. Bu bağlanma sırasında bağ sayısı kadar su ortaya çıkar. Buna dehidrasyon sentezi denir. İnsan ve hayvanların yedikleri disakkaritler, sindirim sisteminde monosakkaritlerine ayrılarak kullanılır. Canlılarda en çok bulunan disakkaritler; maltoz (arpa şekeri), sakkaroz diğer adı sükroz (çay şekeri), laktoz (süt şekeri)dir

    Monosakkarit + Monosakkarit → disakkarit + Su
    Yukarıdaki olay bir dehidrasyondur. Disakkariti oluşturan monosakkaritler aynı cinsten olabilecegi gibi, farklı cinsten de olabilirler

    glikoz + glikoz = maltoz + H2O
    glikoz + fruktoz = sakkaroz + H2O
    glikoz + galaktoz = laktoz + H2O
    H2O





  3. HaKHaN
    Özel Üye
    Yağ oda sıcaklığında yüksek vizkoziteye sahip, yüksek miktarda karbon ve hidrojen içeren, suyla karışmayan ancak diğer yağlarla kolayca karışabilen maddelerdir. Yağlar yiyecek, yakıt, boya, makina sanayi dahil birçok değişik amaçla kullanılırlar.

    Karbonat Organik kimyada, karbonat bir Karbonik asidin tuz ve anyonudur.

    Proteinler, amino asitlerin zincir halinde birbirlerine bağlanması sonucu oluşan büyük organik bileşiklerdir. Proteinler, açlık anında en son tüketilirler. Kimyasal sindirimleri midede başlar.




+ Yorum Gönder


proteinler ve yağlar hakkında bilgi,  protein karbonat ve yağ ile kısa yazı