+ Yorum Gönder
Kişisel Sayfalar Özel Forumlar ve Gizliyara Özel sayfası Forumunda Özdeyiş ve atasözü lazım Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Özdeyiş ve atasözü lazım








    aciiilll özdeyiş ve atasözü lazım bugün ödew wercm.. kaç gündir bütün sitelere mesaj bıraktım cevap bekliyorum sizlerden ne olur yardımcı olun..







  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Atasözleri Tanımı

    Bir fikri, öğüdü daha çok mecaz yolu ile kısa ve kesin olarak anlatan, eskiden beri söylenegelmiş özlü sözlere atasözü denir. Daha geniş tanımı ile atasözü, "atalarımızın uzun gözlem ve tecrübeler sonunda vardıkları hükümleri hikmetli düşünce, öğüt ve örneklemeler yolu ile veren; birçoğu mecazi anlam taşıyan; yüzyılların oluşturduğu biçimle kalıplaşmış bulunan; daha çok sözlü gelenek içinde nesilden nesile geçerek yaşayan, anonim nitelikteli özlü söz"dür. (Bkz. Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, C.1, Dergah Yayınları, İstanbul 1977)
    Açıklamalı Atasözleri Sözlüğü :

    Atasözleri genel anlamda birçok konuyu esas aldığından dolayı farklı kriterlerde ancak farklı mecazi anlamlar kullanılarak söylenmiştir. Bu konuda örnek verilmesi gerekirse : Yardımlaşma ve buna bağlı olarak tutumluluk ile ilgili atasözleri kişileri uyarıcı nitelikte olmakta, temizlik veya sağlık gibi atasözleri ise kişileri bir başka oluşa yönlendirip, düşündürecek yapıda olmaktadır.

    Çin atasözleri gibi deyimler, beyitler gibi olmayan dostluk ve dayanışma konulu türk atasözleri ise çoğu zaman kişileri indirgeyici hatta aşağılayıcı sonuçlara bağlanarak söylenmiştir. Burada kişiler daha önce bunların yaşandığını hemen kafasında canlandırarak, gereken ilgi ve önemi ilgili atasözü içerisinden hemen alır.

    Tasarruf, korku, dostluk niteliğindeki diğer atasözleri ise farklı değildir. Sonuç olarak atalarımızın (ata olarak benimsediğimiz insanların) yaşayış ve tecrübelerini günümüzde kullanmakta olduğunuz bu sözler ile yaşantımıza uydururuz, özlü, hatasız hayat yaşamak için her zaman örnek alırız.

    Özdeş Niteliğindeki Atasözleri :

    Şuan ilgilenmekte olduğunuz Türk atasözleri sözlüğü size en doğru açıklamayı sunmamış olsa dahi gereken atasözümüz hakkında bilgi kazanmanızı hedefler.

    Özdeş anlamlı olarak kullanılan birçok atasözü gerçek olan hayatta düşülmemesi gereken hataları belirtirken konu kapsamayacak şekilde, zamanı buna göre ayarlanmış olarak söylenmiştir. Cümlenizde yada örneklerinizde kullanırken, konu ile alakası hiç bulunmasa bile ilgili konu hakkında fikirler uyandırır, karşınızdaki kişiye doğru anlamasını sağlamak amacıyla örneklendirme görevi yapmış bulunur. Anonim olmaları, atasözleri kelimesinin anlamını özdeş olarak lugat açısından doğrular; teyid eder.

    Atasözleri Özellikleri :

    Atasözleri; mani, türkü, masal gibi edebi bir tür olarak bağımsız varlığa sahip değildir. Atasözleri ya folklör türünden metin içinde yada günlük konuşmalarda geçer. Ancak dili süsleyen tek sanat unsuru olduklarından onları birtek araya toplayıp ayrı tür gibi incelemek ihtiyacı duyulmuştur.

    Atasözlerini, biçim ve içerik olarak, günlük konuşmalardan ayıran özellikler vardır : Anlatımda açıklık, özlülük, anlatım tonunda kuruluk. Şiirlerle sadece sağduyu yönünden ilişki kurar. Bundan dolayı bazı atasözleri ölçülü ve kafiyelidir. Bu unsurlar, özellikle akılda daha iyi kalması için kullanılmıştır.

    Türk atasözlerinin bütünü yapı ve görev yönünden aynı grupta toplanamaz. Bu yüzden atasözlerimizi şöyle sınıflandırabiliriz :

    Atasözü niteliğindeki deyimler. Bunları günlük dildeki deyimlerden ayırmak çok güçtür. Bu grubuda küçük bir alt gruba ayırabiliriz :

    Atasözü görünümündeki basit deyimler : İki ayağı bir pabuca sokmak.
    Özel durumlarda kullanılan örnek deyimler : Tut kelin perçeminden.
    Karşılaştırmalı deyimler : Keremin arpa tarlası gibi yanmak.
    Asıl atasözleri : Bir davranış kuralını, akıllıca bir yargıyı dile getirir. Asıl atasözleri anlatımdaki özelliklerine göre ikiye ayrılır :
    Bir gözlem veya yargı görünümündeki atasözleri : Bir davranış kuralı öğreten yada ders verenler. Yargıya örnek : Kanı kan ile yumazlar, kanı ile yurlar. Gözlemden doğan yargıya örnek : Taşıma su ile değirmen dönmez. Gözleme örnek : Hak batıldan ağlamadı, akan dereyi kimse bağlamadı. Bu bölüme giren mevsim, hava, tarım, hayvanlar ve benzeri üzerine sayısız atasözü vardır.
    Doğrudan doğruya bir emir, öğüt, yasak belirtenler : Bu tür atasözlerindeki fiiller olumlu yada olumsuz, daima emir halindedirler. Örnek : Gözün ile gördüğünü eteğin ile ört.
    Fıkra türünden atasözleri : Çok kısaltılmış hikaye yapısındadırlar. Örnek : Deveye sormuşlar : "Boynun neden eğri?" "Nerem doğru ki" demiş. Bu gruptaki atasözleri görevleri yönünden birinci gruptakilere yakındır.

    Atasözlerini söyleyiş yönünden de birbirinden ayırmak mümkündür : Nazım ögesi taşıyanlar, nesir olanlar. Nazım ögesi taşıyan atasözleri arasında tam mısra yada beyik görünümünde olanlar vardır : Gönül düştü kediye, kedi benzer kadıya (duduya).

    Türkler sözlü edebiyat dönemindeyken, kahramanlık hikayeleri devrinde atasözleri düşünceyi desteklemek amacıyla yanlız başlarına kullanılmıyor, metnin başına yada sonuna bağlı bulunuyorlardı. Kimi zaman aynı anlamdaki atasözlerinin yanyana kullanıldıklarıda olurdu. Oğuz ve Kırgız destanları bu tür örneklerle doludur. Bugün bile anadoluda hikaye anlatanlar bunlardan faydalanırlar. Elimizdeki en eski Oğuz metinleri Dede Korkut masallarıdır.

    Ülkemizde atasözleri üzerine pek çok inceleme, derleme çalışması yapılmıştır.

    Deyimler ile atasözleri arasında biçim, mecazi anlam yönünden benzerlikler vardır. Deyimler, cümle içinde kullanılarak söz arasında yer alırlar. Atasözleri ise kendileri cümle yapısındadır; bağımsız olarak kullanılabilirler. Deyimler ile atasözlerini birbirinden ayırmak için şu noktaya dikkat edilmelidir : Deyimler hüküm anlamını taşımazken, atasözleri - fiil almasalarda - hüküm ifade ederler.

    Özdeyişler ile atasözleri arasında şu fark vardır. Özdeyiş (vecize)lerin söyleyenleri bellidir, atasözleri ise anonimdir, söyleyenleri belli değildir.

    Atasözü Nedir?

    Atasözü bir milletin veya ırkın tecrübelerinin daha önce yaşanarak teyid edilmesi ile, kişiden kişiye göreceli olarak değişmeyen, olayın aslını, fiilini, anlatmak istediğini temsil eden cümlelerdir. Belirli bir yargıyı içeren atasözü kavramlarının kim tarafından ne zaman söylendiği ise meşhuldür. Bu sebeple kalıplaşmış halde bulunurlar. Hiçbir kelimesi yada yapısı değiştirilemez, asıl olarak kullanıldığı gibi eş anlamlı kelimeler ile dahi kullanılmazlar.

    Bu kavramlar yaşanan olayların sonuçlarına bağlı olarak ilişkilendirildiği için günümüzde de aynı mana yada direk anlam için sorunsuzca kullanılabilirler. Atasözü genel olarak bir olayın sonucunu kısaca anlatmaya yeterlidir. Bu sebeple yaşanan olayların sonunda değil öncesinde de öğüt vermek maksadıyla atasözleri kullanılabilmektedir.

    Türk milletinin kendi kimliğine has ilk atasözü kitabı, İstanbul Fatih`teki Millet Kütüphanesi`nde bulunan “Teshil” adlı tıp kitabının en sonuna eklenmiş el yazısı ile kaydedilen bir risalede yer almaktadır. Toplam 698 adet atasözü olup; yazılış tarihi itibariyle hicri takvimin 885 yılı, miladi takvimin ise 1420 yıllarına denk gelmektedir.





+ Yorum Gönder