+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 123457 ... SonuncuSonuncu
Güncel Konular ve Günün Sözü Forumunda Gözler neyi görüyorsa, gönlünden ne geçiyorsa '' o ''olsun Konusunu Okuyorsunuz..
  1. izmir yasemin
    Devamlı Üye

    Cevap: Gözler neyi görüyorsa, gönlünden ne geçiyorsa '' o ''olsun

    Gözlerinin gördüğü ve gönlünden geçenler olsun
    DENİZ YILDIZLARI
    Adam ünlü bir yazardır.'' Çok satılan'' kitaplarından birini yeni bitirmiştir. Tek başına tatile gitmek , dinlenmek ister . Okyanus kıyısındaki adalardan birinde karar kılar. Hazırlıklarını tamamlar ve gider adaya. Ada inanılmaz güzel bir yerdir. Sessiz , harika doğa manzarası vardır, bayılır bu güzelliğe adam . Yeni kitabı için gerekli olanlar belki burada karşısına çıkacaktır . Çünkü adam ünlü bir aşk yazarıdır.
    Otele yerleşir balkona çıkar, okyanusa bakar ,dinlendiğini hisseder.
    Bakarken; gözü deniz kenarındaki genç bir adama ilişir. Adam dans eder gibi tuhaf hareketler yapıyordur. Durmadan yere eğilip kalkıyor ama çok hızlı bir şekilde aynı hareketleri tekrarlıyordur.. Çok tuhaf bulduğu bu durumu aydınlatmak ve gerçeği öğrenmek ister. Dışarı çıkar deniz kıyısına yürür. Genç adamın yanına varır. Sahile vurmuş binlerce deniz yıldızı vardır kumların üzerinde. Genç adam bu deniz yıldızlarını denize atıyordur. Yazar genç adama sorar.
    --- Bu deniz yıldızlarını niçin denize atıyorsunuz neden acele ediyorsunuz? Genç adam der ki
    ---- Yaşamaları içinBiraz sonra güneş yükselecek ve bu deniz yıldızları sahilde kalırsa ölecekler ben onları yaşatmaya çalışıyorum
    Yazar çok şaşırır der ki ..
    --- İyi ama burada binlerce deniz yıldızı var. Hepsini toplayıp atmanız olanaksız.Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?
    Yerden bir deniz yıldızı daha alan adam onu da denize atar.
    Bak! Onun için çok şey değişti der..

    Alıntı
    Cevap: Gözler neyi görüyorsa, gönlünden ne geçiyorsa '' o ''olsun frmacil sayfa 2iki Cevap: Gözler neyi görüyorsa, gönlünden ne geçiyorsa '' o ''olsun

  2. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa,gönlünden ne gçiyorsa,''o''olsun

    SEVGİ İLE PİŞENLER

    Karı -koca mutlu bir çifttir. İyi günleri de olmuştur, kötü günleri de. Ama her zorluğa birlikte göğüs germişlerdir. Birbirlerine her konuda destek olmuşlar, her zorluğu birlikte aşmışlardır.
    Bu mutlu çiftin yetişkin 3 çocuğu vardır, 2 kız bir erkek, evlidirler. Torunlar da vardır .Çok severler torunlarını.
    Çocuklar farklı şehirlerde yaşıyorlardır, ama her fırsatta anne- baba yanına ,aile ocağına gelirler. Onlar birbirlerine sımsıkı bağlı, sevgi dolu bir ailedir.

    Anne çok güzel yemek yapıyordur ,çok lezzetli olur her pişirdiği. Yalnız yemek değil harika pasta ve çörekler ,değişik her türlü hamur işlerini de çok güzel yapıyordur.
    Kızlar ve gelin hep sorar anneye.'' anne bu harika yemeklerin sırrı ne ne zaman söyleyeceksin bize? ''Annenin mutfakta sakladığı ve kilitli tuttuğu bir kutusu vardır. Mutfakta ne pişirirse pişirsin o kutuyu açar ,kimselere göstermeden içinden bir şey alır, pişirdiklerine katarmış . Çocuklar sorunca da,'' özel ve gizli baharat kutum o benim'' dermiş. ''İçindekileri söyle o zaman'' dediklerinde de ''olmaz! Sır olmaktan çıkar o zaman '' dermiş anne. ''ne zaman söyleyeceksin peki?''dediklerinde ''ben aranızdan ayrıldıktan sonra o kutudakileri görme hakkınız var'' dermiş .
    Bir gün anne çok hastalanır ,hastaneye kaldırırlar. Durumu ağırdır o kötü hastalığın son evresindedir, kimseye gerçeği söylememiştir.
    2 gün sonra anne ölür eşi ve çocukları çok üzgündür. Baba eve gelir ağlar, eşyalar ve eşine ait herşeye sevgi ile dokunur .Bu ''ÇOK ÖZEL'' kadını çok ama çok özleyecektir. Buzdolabını açar ,eşinin yaptığı kekten iki dilim kalmıştır, gözleri dolar. Tabağı alır eline ,tam yemek üzereyken gözüne o kutu ilişir .Eşinin kilitli tuttuğu,kimseye göstermediği o kutu ..Gider kutuyu alır eline, bakar ki kutunun altında anahtar .Halbuki o anahtar hiç ortalarda değildir ,ama eşi gitmden önc bırakmıştır belli. . Açar kutuyu ..Aaaa kutu boş! Dibinde minik bir kağıt duruyor, alır kağıdı açar , yazılan yazıyı okur.
    ''Ne pişiriseniz pişirin, ne hazırlarsanız hazırlayın, lütfen içine benim gibi bir çimdik sevgi katın ''yazılıdır

    alıntı






  3. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa gönlünden ne geçiyorsa o olsun
    BORÇ ÖDENMİŞTİR
    Küçük çocuk yoksul bir ailenin çocuğudur, ailesi onu zorlukla okutuyordur. O da ailesine katkıda bulunmak için, kapı kapı dolaşıp minik eşyalar satmaktadır ..
    O gün hava çok sıcaktır. Kapı kapı dolaşmış ama bir şey satamamıştır .Karnı çok açtır. Bundan sonra çaldığı kapıdan ne olursa olsun yiyecek bir şeyler isteyecektir Çünkü çok acıkmıştır sabahtan beri tek lokma yiyip içmemiştir.
    Bir evin önüne gelir kapıyı çalar, genç sevimli ve güleryüzlü bir bayan açar kapıyı. Ne istediğini sorar kibar bir şekilde .Çocuk utanır yiyecek istemeye. '' Bir bardak su verebilir misiniz acaba ''der. kadın ''bekle yavrum hemen getireyim'' der içeri girer .Kadın da yoksuldur, aksi gibi o gün de evde sütten başka bir şey yoktur .Bu sevimli güzel çocuğun ,aç olabileceğini tahmin eder .Kocaman bir bardak süt getirir. ''iç yavrum bunu hadi ,başka bir şey yok evde, olsaydı yanına koyacaktım'' der. ''çocuk sütü büyük bir keyifle içer ve teşekkür eder. Hayatında içtiği en lezzetli süttür. O tadı hiç unutmaz. Ne sütün tadını ne de bayanı.
    Aradan yıllar geçer o çocuk büyümüştür çok ünlüdür mesleğinde Çok iyi bir doktordur.
    Bir gün hastaları ziyaret ederken ,bir kadın görür yanına gider. Bu odur tanımıştır. Açlıktan gözlerinin karardığı gün ,ona dünyanın en lezzetli sütünü içiren iyi kalpli bayandır.
    Dosyasına bakar, kadın çok hastadır. İyi bir bakıma ve uzun bir tedaviye ihtiyacı vardır. Bu bayan için bütün olanaklarını seferber eder. Her türlü bakımını ve masrafını üstlenir. Kadına çok iyi bakılır ,tedavi edilir , kadın iyileşir. Taburcu olacağı gün, kadın kara düşünmektedir .Faturayı ödemek için ömrünün sonuna kadar çalışması gerekecektir, belki de evini satması Uzun ve masraflı olmuştur tedavisi farkındadır bunun.
    Yatağında oturmuş faturayı getirecek kişiyi beklemektedir. fatura gelir bir zarf içinde . kadın elleri titreyerek açar zarfı..
    Zarftan bir kağıt çıkar .Açar okur kadın. Kağıtta yazılanlar şöyledir.
    FATURANIZ BİR BARDAK SÜTÜN KARŞILIĞINDA ÖDENMİŞTİR .BORCUNUZ YOKTUR

    Alıntı







  4. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa ,gönlünden ne geçiyorsa'' o'' olsun

    ANNELER VE ÇOCUKLAR

    Oğlum yaz okulu kazandığını söylediği andan beri konuşmuyorum onunla. Menzil dışında bile olsa terlikler yetişti arkasından . Hafta sonu arkadaşlarıyla tatile gidecekler 3 gün tatil ve son bir hamle yaptı ''anneciğim özür dilerim, bak ( A ) alacağım söz ''dedi oralı olmadım. Sonunda ne gelecek arkasından biliyorum..
    ( Madem( A) alabiliyorsun e.. oğlusu neden dönem devam ederken almadın da kaldın yaz okuluna.) ''Lütfen! En azından ne olur ne olmaz parası ver yanımda imdat parası olsun'' kabul etmeyince sustu .Bir plan yapıyor belli.
    Ablasını aramış anlatmış.Ablada para yollamış, bunun faturası bana kesilecek biliyorum. Ama bu kadar çabuk tahsil edeceklerini bilmiyordum.
    1 Saat önce kızım aradı. ''Annem 1 haftalığına görevli olarak geliyorum ,civar illere de gideceğim.''
    Çok sevindim. Kızımı en son 2 ay önce gördüm o da çok uzun zamandır gelemiyor memleketine.
    Şimdi benim de plan yapmam gerekiyor 2'ye karşı 1
    Ay sonunu biraz zor tamamlayacağım bu belli oldu. Oğlum dün döndü tatilden abla ile neler planladıklarını az çok tahmin ediyorum..
    Kızım bana kızar'' bu oğlana çok yüz veriyorsun, sen şımarttın bunu zaten ''der ama kendisi benden fazla şımartır. İyi anlaşırlar, birbirlerine çok düşkündürler. Bana karşı da müthiş bir dayanışma içine girerler. Kim suçluysa öbürü kaplan kesilir, onu savunmak için.
    Kızım yaşadığı şehirdeki indirimleri sezon sonu satışları takip eder kardeşine ucuz, ama kaliteli güzel kıyafetler, ayakkabılar alır arada bir beni de unutmaz. Bu aldıklarını kredi kartınla, taksitli alır ,sonra da buraya gelince hediyelerimizi verir. Gitmesine 2 gün kala başlar'' ay sonu da geliyor nakit sıkışıklığım da var ''diye başlar arkası yarın gibi uzar.. Bize alırken harcadıklarının en az 3 katı nakit parayı alır benden..
    Kara kara düşünüyorum. Bir hafta arabaya el koyacak. Ben memleketimi çok özledim diyecek her iş çikışı beni de onunla gezmeye zorlayacak. ''Balık ,kalamar, midye özledim Narlıdere ,Liman reis tarafına hadi '' diyecek..
    Kendine ,evine gerekli olan her ihtiyacını alacak büyük bir ustalıkla bunları bana ödetecek . Uzun zamandır gelmiyordu epey birikmiştir alacakları
    Ben'' 2 kardeş gidin gezin , beni niye sürüklüyorsunuz yanınızda .Hava zaten çok sıcak '' desem de dinlemeyecekler. Nakit kasasını yanlarında taşımaktan hoşlanır bu çocuklar.
    Kardeşini savunacak'' Ben üniversitede mat (1 )mat (2 )den 98 alırken babam suratını asar niye 100 alamadın derdi kardeşim benim intikamımı alıyor Naparsın ilahi adalet ''diyecek
    ---Elleme benim şapşal kardeşimi O arap atları gibi yarış sonlarında hızlanacak ,diyecek..
    -- Sen benden daha çok şımartıyorsun bu çocuğu deyince de, anne bu çocuk dediğin E. kadar 1.90 yakın 21 yaşında bir yetişkin adam yani diyecek.'' Neresi çocuk bunun'' ben de ''ama o daha küçük'' diyeceğim. ''Sen bunu bu hale getirdin'' diyecek yine..
    --- Bu çok zeki, ama bir o kadar tembel , sorunlu ergen senin sayende bu hale geldi. Siz zaten oğlan anaları, bunları şımartıyor kızların başına bela ediyorsunuz sonrada gelin şirret anacığım oğlumun canına okudu diyorsunuz. '' Bak anacığım, bu evlenince , gelinin (Allah ömür versin )kulaklarını çok çınlatacak Ömrün yetmezse yattığın yerde kaç kez dönersin bilmem'' diyecek. Bu kız kime benziyor acep?
    --- Bu çocuk dediğin adam çok rahat onun her işini görüyorsun deyince her zaman ki gibi ben itiraz edeceğim ''Anne bu adam karpuzların çekirdekleri var diye yemiyor tembelliğnden. Sen de kalkıyorsun çekirdeklerini çıkarıp ye annem deyip eline veriyorsun. Ben onuniçin yapmıyorum ki kendim için yapıyorum ben yerken o bakıyor içim rahat etsin diye yapıyorum deyince ''anne bu söylediklerine kendin inanıyor musun'' diyecek..
    Kendim ettim kendim buldum .Çocuklara doğru bildiklerinizi söylemekten asla şaşmayın .Kim olursa olsun karşınızdaki ,her zaman doğruyu, gerçeği söyleyin Hakkınızı savunun ve alın karşınızdaki ananız babanız olsa bile dermisin ! Al işte senin silahınla seni vuruyor çocukların..
    Anne olunca anlarsın lafının duygusallığını da artık pek geçerli bulmuyor.Yeni bir taktik bulmam gerek ağız tadıyla kavga olmuyor böyle..










  5. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa , gönlünden ne geçiyorsa ''o'' olsun

    ÖZGÜRLÜK
    Soğuktu.Kar yağmaya devam ediyordu. Bir lokma yiyecek bulmak büyük bir mutluluk olacaktı KURT için.
    Umutsuzca ,yaşadığı dağdan aşağı inerken kendini bir de diğer hayvanların saldırısından korumak zorunda olduğunun farkındaydı. Bu düşüncelerle yoluna devam ederken, bulunduğu yerden oldukça uzaklaşmıştı. Artık tüm umutları tükenmişti. Yorgunluktan ne yöne gideceğini kestiremez duruma gelmişti KURT.
    Tam ümidin kaybolup çaresizliğin yerini aldığı an herşeyden vazgeçerken, tepesinden dumanlar yükselen bir ev gördü.
    Bu bir umut olmuştu kendisi için. O yöne doğru son bir gayretle yürümeye başladı.Eve doğru yaklaştığında içini bir umut kapladı.
    Burada kesin kendisine yiyecek bir şeyler bulacaktı. Bu hayallere dalmış ilerlerken ''merhaba'' diyen bir ses duydu.
    Sesin geldiği yöne doğru baktığında evin önünde, büyük bir ağacın altına oturduğundan, büyüklüğünü tam olarak seçemediği bir köpek gördü. Başıyla selamladı ürkerek.Köpek:
    ---Bu soğukta ne arıyorsun? haline bakılırsa uzun yoldan gelmişşin. üstelik sen açsındır ,dedi.
    Köpeğin bakışlarında kendini küçümseyen bir hava sezmişti. Cevap vermek için kendini zorladı.Ama istemeden ağzından'' yiyecek birşeyler var mı? ''sorusu dökülüverdi.
    Utandı! Başkasından yiyecek istemek zor geldi. Yiyeceğini kendi bulan, bunun için doğa ile başka hayvanlarla savaşan KURT için bu ağırdı.. Bu halinde bile onurundan bir şey kaybetmek istemiyordu. KÖPEK:
    ---Evet dedi.sana da yiyecek bir şeyler bulunur. benim ev sahibim çok iyi bir insandır. Beni hiç aç bırakmaz.Sağlığımla da ilgilenir her zaman.
    ---Benden sadece kendisini dışarıdan gelecek tehlikeler karşı karşı onu uyarmamı gerekiyorsa ,yardımcı olmamı ister. Burada yaptığım iş bu işte. İstersen seni de buraya alalım. Hem sende böyle soğuk havalarda yiyecek aramak zorunda kalmazsın. Hem de bana arkadaşlık edersin.
    En azından bu kışı rahat geçirirsin.
    Hoş bir tekliftir. Kabul etmemesi için bir neden yoktur. Düşünmeden evet demek üzereyken ,ağaçtan uzanan kalın bir zincir gözüne ilişir. Bu zincir köpeğe uzanıyordur. Biraz daha dikkatli bakınca , bunun köpeğe bağlı olduğunu farkeder. Hayretle karışık bir merakla sorar.
    ---Seni zincirle mi bağladı sahibin?
    ---Ha o önemli değil dedi köpek. buradan ayrılmamam için. Aman bu kadar da rahatlık varken bir zincirin sözümü olur?
    KURT düşünmeden yanıt verdi hemen:
    BİR LOKMA EKMEK İÇİN BİLE OLSA, KENDİMİ ZİNCİRE VURDURMAM.. BU DAĞLARDA AÇ KALIRIM, AMA ÖLSEM BİLE ÖZGÜR ÖLÜRÜM dedi..
    Arkasına bile bakmadan uzaklaştı. kendisine gıpta ile bakan köpeğin sessizce ağladığını duymadan göremeden






  6. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa , gönlünden ne geçiyorsa''o'' olsun

    Gönül Gözüyle Görmek

    Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra , yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş bakmış, arka koltukta , tek başına oturan bir çocuk görmüş.
    --Buraların yabancısıyım. parkın hemen yanıbaşındaki fırını arıyorum. Çok yakın olduğunu söylediler.
    Çocuk arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:
    ---Ben de buraya ilk defa geliyorum demiş.
    ----Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.
    Adam çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.
    ---Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş çocuk. Kuş cıvıltıları da ordan geliyor zaten.
    ----İyi ama demiş adam ''bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediğini nereden biiyorsun?''
    ----Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun bir koku gelmez demiş çocuk.
    ----Üstelik manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsanız fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyacaksınız.
    Adam gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra teşekkür etmek için döndüğünde farketmiş çocuğun kör olduğunu.
    Çocuk ise konuşurken, bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış adamın kendisini farkettiğini.
    Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken:
    ---Üç yıl önce bir bir kaza geçirmiştim demiş:
    ---Görmeyi o kadar özledim ki Sizinkiler sağlam değil mi?
    Adam çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına doğru yönelirken:
    ---Artık emin değilim
    ----Emin olduğum tek şey benden iyi gördüğündür..


    ----------------------------------------------------------

    alıntı



  7. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa, gönlünden ne geçiyorsa ''o'' olsun

    Atasözleriyle restleşme!

    Ben atasözlerini çok severim , yeri gelince de kullanırım bazısı ''cuk'' diye oturur yerine.
    Ama siz siz olun çocuklarınıza ''bu atasözlerini iyi öğrenin, kafanızda yer etsin. Bir gün gerekli olabilir.'' diye kafalarına vura vura öğretmeyin. Sakın!
    Size birgün gelip,'' hadi seni yemeğe götürelim'' derlerse kanmayın. Bin türlü bahane bulun, gitmeyin. ''Biz sensiz gitmeyiz hiç içimize sinmiyor, boğazımızda kalıyor ''sözlerine sakın inanmayın.
    Ola ki inandınız gittiniz ; benim gibi yemek parasını size ödetmeye kalkışırlarsa , gözlerinizden kıvılcım saçarak ,, utanma belası hesabı ödemeyin. ''Cüzdanımı evde unutmuşum, aksiliğe bak ''deyin onları morartın.
    --- Birinizin Eli ekmek tutuyor. Bana yardımınız yok ,bari zarar vermeyin dediğiniz zaman, bilmiş bilmiş gözlerinizin içine baka baka,
    --- Erkek çocukları evlenene kadar, kız çocukları ölene kadar ana babanın çocukları olarak kalır , atasözünü sana fena halde hatırlattıkları zaman hazırlıklı olun .. ''O sözü ben duymadım'' dediğiniz zaman ''kafamıza vura vura küçükken sen öğretmiştin anlamlarıyla beraber. Bizim için geçerliliğini koruyor bu atasözleri dedikleri zaman, '' kafanız karışıp ''öyle'' kalmayın..
    Karşılık olarak siz de ''kızını dövmeyen, dizini döver'' sözünü hatırlatmakla kalmayın, direk bunu uygulamaya geçin
    Çok zeki olmasını , rağmen ders çalışmamakta ısrar eden kafasını ,proje dışında başka şeylere takmayan , sadece proje yapmakla okul bitireceğini sanan bir oğlunuz da varsa, hiç bir kötü alışkanlığı olmasa da biraz F bir tip olduğu için ''oğlum ne olacak bu dersler'' dediğiniz zaman '''boşver anne 2012 de kuyruklu yıldız çarpacak zaten dünyaya ''dediği zaman ona hatırlatmakla kalmayın'' dayak cennetten çıkmadır'' deyin ve ''kuyruklu yıldız''dan önce çarpın ona!






  8. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüiryorsa , gönlünden ne geçiyorsa ''o'' olsun

    Baktığını Görememek
    Ünlü sihirbaz Harry Houdini , yanına hiç bir gereç almadan yalnızca giysileriyle, girdiği herhangi bir hapishaneden bir saatten önce kurtulacağını iddia eder ve bununla övünürdü.
    İngiliz adalarındaki küçük bir kasaba, Houdini'yi davet etti.Houdini kasbanın yeni hapishanesine geldi. Bir hücreye yerleştirildi. Heyecan doruktaydı. Hiç kimse onun oradan çıkacağına inanmıyordu.
    Houdini her zaman kemerinde 25 cm 'lik bir çelik parçası taşır ve bütün kilitleri onunla açardı.
    Süre başladı..30 dakikanın sonunda Houdini'nin yüzündeki güven ifadesi kaybolmuştu. Bir saatin sonunda ter dökmeye başlamıştı.
    İkinci saatin sonunda kapıya yığıldı ve kapı o anda kendiliğinden açıldı. Kapıyı kilitlememişlerdi. Kapı sadece Houdini'nin kafasında kilitliydi Biraz itse kapı açılacaktı. Ama kapının kilitli olduğunu düşündüğü için bunu denemedi bile..
    Şans kapıları da aynen bunun gibidir. Kilitli olduklarını düşünüp, açmayı denemeyiz bile.
    Bazen yapmanız gereken tek şey, şöyle hafifçe bir kapıya dokunmak ve yoklamaktır.

    ----------------------------------------------------Alıntı


  9. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa, gönlünden ne geçiyorsa ''o'' olsun

    Büyük Adamlar-Küçük adamlar
    Hz. MEVLANA
    13.y.y
    . yaşamış büyük islam alimi düşünür yazar Hz. Mevlana'nın eserlerini okumayı çok severim. Okumayan varsa okusun lütfen! Bu dünyaca ünlü düşünürümüzün eserlerini okumak için daha fazla geç kalmayın beklemeyin.. Nasıl engin bir denizdir anlatmak yetmez okumak gerekir. Dünya biliyor değerini Unesco mevlana yılı bile yapmış ama bizim insanımız biliyor mu eserlerini?
    Mesnevilerin tamamını okuyun. Seçmeler, şaşı felsefesini okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız
    Mesnevi doğu edebiyatında şiir tarzı demektir mesnevi de ikişer ikişerlik demektir Arapça ama biz mesnevi deyince Mevlanayı hatırlarız. Mevlana otururken yürürken, Meram 'da gezerken, hatta sema yaparken bile söylermiş o incelik dolu şiirlerini.
    Mevlana okunmaz ama Paulo coelho okursunuz bir zamanlar ne yazmış diye ben de almış okumuştum. Yazar yere göğe sığdırılmıyor. Onlarca kez basılmış, onlarca yabancı dile çevilmiş. Okuyunca o ne be! oldum İzmir'ce söyleyeyim ''tırışkadan teyyare'' hayatımda okuduğum en dandik kitap . Ne edebi yönü var, ne de gerçeklik payı..
    İspanya 'dan adamın biri kalkıyor gördüğü bir rüya üzerine Mısır Piramitlerinin eteklerine hazine aramaya gidiyor, sonra bir de bakıyor ki hazineyi aradığı yer yanlış adresmiş. Yanlış alarm.. Hazine geldiği yerde memleketinde evinin bahçesindeymiş meğer.. Mitolojik mistik öykülermiş. Hadi be..
    Bu hikaye Anadolu da geçer yüzyıllar önce MEVLANA bunu yazmış amcam da birebir kopyalamış . Aynı yazarın
    Piedra ırmağı kıyısında oturdum ağladım kitabı da bir kadınla adamın tutkulu masalsı, farklı ölümsüz aşkını anlatır yine Mevlana'nın eserlerini okuyun inceleyin bu hikaye nerden tanıdık gelecek sizlere de.


    Kör cehalet çirkefleştirir insanları
    Suskunluğum asaletimdendir
    Her lafa verilecek bir cevabım var
    Lakin bir lafa bakarım laf mı diye
    Bir de söyleyene bakarım adam mı diye..



  10. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Gözler neyi görüyorsa, gönlünden ne geçiyorsa ''o'' olsun

    İnsanlar

    İNSANLARIN
    Çoğu, kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
    SEVİLMEKTEN
    Korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için
    DÜŞÜNMEKTEN
    Korkuyor, sorumluluk getireceği için
    KONUŞMAKTAN
    Korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için
    DUYGULARINI
    İfade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için
    YAŞLANMAKTAN
    Korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için
    UNUTULMAKTAN
    Korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için
    Ve
    ÖLMEKTEN
    korkuyor, aslında
    YAŞAMAYI
    Bilmediği için..

    W.Shakespeare


+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 123457 ... SonuncuSonuncu