+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Hac–Zekat ve Oruç Forumunda İslamiyet öncesi Oruç Var Mıydı Ve Nasıl Uygulanıyordu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    İslamiyet öncesi Oruç Var Mıydı Ve Nasıl Uygulanıyordu








    İslamiyet öncesi oruç var mıydı ve nasıl uygulanıyordu kısaca







  2. FERAY
    Devamlı Üye





    İslamiyet Öncesi Oruç Hakkında Bilgi

    Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara, 2/183) buyrulmaktadır. Oruç ibadeti İslâm’dan önce de bilinen ve İslâm’dakinden farklı da olsa uygulanan bir ibadet idi. Bu ayette, Müslümanlara oruç külfetinin sadece kendilerine yüklenmediği daha önceki kavimlerde de olduğu hatırlatılarak psikolojik açıdan oruca hazırlanmaları sağlanmıştır (Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, I, 625).
    İslamiyet Öncesi Oruç.jpg
    Hz. Peygamber (s.a.s.)’in mensup bulunduğu Kureyş kabilesinden olanlar da âşûrâ günü oruç tutarlardı. Rasûlüllah (s.a.s.) Medine’ye gelince, Yahûdileri aşure günü oruç tutar görünce o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını emretti. Bir yıl sonra ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber (s.a.s.), aşûre orucu için “Dileyen tutsun, dileyen tutmasın.” (Buhârî, Savm, 69) buyurdu. Böylece sözü edilen oruç mendup bir ibadet hükmünü aldı.

    Yukarda ki ayette geçen “Sizden öncekilere.” ifadesinden maksat birinci derecede Yahudiler ve Hıristiyanlardır; çünkü Müslümanların tanıdığı Ehl-i kitap’tan olan gayrimüslimler bunlardır. Ramazan orucu daha önce Yahudi ve Hristiyanlara da farz kılınmıştı. Ancak bunlar bu ibadeti değiştirerek Yahudiler bir günlük oruca dönüştürmüşlerdir. Hristiyanlar ise, çok sıcak günlere denk gelince orucu yaz kış arasında mutedil bir mevsime aktarıp, keffaret olarak ta on gün oruç daha eklemişlerdir (Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, I, 626).

    Yahudiler, ekim ayına rastlayan yılbaşlarından on gün sonra, gün batımından ertesi günün gün batımına kadar bir oruç tutarlar, günahların bağışlandığı gün olarak kabul ettikleri bu farz kılınmış oruç gününe “kipur” adını verirler (Yaşayan Dünya Dinleri, Diyanet İşleri Başkanlığı yay. , 241). Ayrıca yılın farklı günlerinde tuttukları başka farz ve nâfile oruçlar da vardır. Hz. Îsâ kendisine Peygamberlik gelmeden önce kırk gün oruç tuttuğu için Hıristiyan din adamları bunu da ibadet olarak telakki etmişlerdir (Matta, 6/16).

    Neticede tüm bu ve benzeri bilgiler, önceki Peygamberlerin getirdikleri ilâhî dinlerde de oruç ibadetinin bulunduğunu göstermektedir.





  3. Zühre
    Devamlı Üye
    Bakara sûresinin 182 nci Âyet-i Kerimesinde “Ey mü’minler, sizden evvelkilere Oruç Farz kılındığı gibi sizin üzerinize de oruç farz kılındı.”

    Bu âyetin meâlinden anlaşılıyor ki; Oruç yalnız biz müslümanlara değil, tâ Hazret-i Âdem’den itibaren bütün Peygamberlere ve onların ümmetlerine de farz kılınmıştır.

    Beşeriyetin Dinler Tarihini tetkik edenler bilirler ki, Museviler, İseviler, Eski Mısırlılar, Yunanlılar, Romalılar, Hint ve Senilerde de bir çeşit orucun var olduğu görülüyor.

    Elimizde mevcut Tevrat ve İncillerde de oruca rastlamaktayız.

    Âdem (A.S.) her ayın iptidasında üç gün oruç tutarlardı.

    Hazret-i Mûsa’nın 40 gün oruç tutması, orucun onlarca da malûm ve meşru olduğuna ve ibâdetten sayıldığına delâlet eder.

    Dâvud (A.S.) ise bir gün tutar, bir gün tutmaz imiş.

    Süleyman (A.S.) da ayın ilk üç günü, orta ve son günlerinde üçer gününü oruç ile geçirirlermiş.

    Hazret-i İsa (A.S.) bütün seneyi oruçla geçirirdi.

    Hazret-i Muhammed (A S.) Oruç farz olmadan evvel aşure günleri oruç tutarlardı diye rivayet edilir.

    Mamafih, Mûsa, İsa ve Havâriyyun’un tuttukları oruçların sonradan başka şekiller aldığı, asıl orucun bozulduğu anlaşılıyor. Bu hususta mezhepler arasında ayrılıklar da vardır. Meselâ : Kimisi et yemekten, kimi balıktan, kimi yumurtadan, kimi sütten imsak etmekte ve bunu oruç saymaktadırlar.

    Câhiliyet zamanında Araplar, Muharrem’in onuncu günü oruç tutmak itiyâdında idiler.

    Resulü Ekrem’in, Mekke’de bulunduğu sıralarda sık sık oruç tuttuğu rivâyet edilmiştir. Medine’ye geldikten iki sene sonra islâm’ın beş şartlarından birisi olan oruç farz kılınmıştır.

    Bizim şuna muhakkak inanmamız lâzımdır ki, bizden evvelki enbiyâların ümmetlerine de miktarını ve keyfiyetini bilmediğimiz bir oruç farz kılınmıştır. Âyetde buna delâlet eder, biz de buna inanırız.





+ Yorum Gönder