+ Yorum Gönder
Hayvanlar Alemi ve Hayvancılık Üretim ve Bilgiler Forumunda Devekuşu yetiştiriciliği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. AGMEHMET
    Administrator

    Devekuşu yetiştiriciliği








    Devekuşu yetiştiriciliği ile ilgili bilgi


    Dünya nüfusundaki hızlı artış, beslenme sorununun önemini ortaya koy maktadır. Bu durum, insanları yeni kaynakları aramaya ve alternatif besin maddelerine yönelik araştırmalar yapmaya ihtiyaç duyar hale getirmek tedir. İnsanoğlunda yenilik arayışı ve daha iyisini üretme isteği vardır. Söz konusu isteğin gerçekleşmesi, bilimsel çalışmalar ve teknolojik ilerleme lerin uygulanması ile mümkün olacaktır. 20. Yüzyılda bilim ve teknolojideki gelişmelerin parelelinde, hayvancılık önemli seviyelerde mesafe kaydet miştir. İnsanların sağlıklı ve ye-terli ölçüde beslenmesi için hayvansal pro teinler gereklidir.
    Bilinen hayvansal protein kaynaklarına alternatif olması ve ülkemizin hayvansal protein açığının kapa- tılmasına katkıda bulunması amacıyla, her yönüyle ekonomik bir kanatlı hayvan olan Devekuşu yetiştiriciliği önemli olmaktadır.
    Devekuşu kanatları küçülen ve uçma yeteneğini kaybeden kuşlar sınıfına giren koşocu-yürüyen kuş- lardandır. Bu günkü yaşadığı bölgeler Afrika’nın doğusu ile güneyindeki sıcak ve kurak iç bölgelerdir. Eski çağlarda Büyük Sahradan Orta Asya çöllerine kadar uzanan geniş bir alanda yaşadığı bilinmektedir.
    Yaklaşık 13-14 cm gaga uzunluğuna sahip olup ağzında diş yoktur. Kafası vücuduna oranla küçük boy-nu uzundur. Boyları 2-2,8 m arasında değişir. İki tırnaklı uzun ve güçlü bacaklara sahiptir. Baş boyun ve bacaklar sert ince, kanatlar ile gövdesi gösterişli ve tüylüdür. Göğüs kemeği bulunmamaktadır. Erginlerenin canlı ağırlığı 110-160 kg. arasında değişmektedir. Bunun doğada özgürce yalnız Afrika’nın doğusu ve güneyinde rastlanmak- tadır. Gerektiğinde ortalama 60 km/saat süratle koşmakta hatta 90 km/saat hıza dahi ulaşabildiği bildirilmektedir. Ayakları ile tekme atarak, gagası ile darbe vurarak kendisini korur. Ortalama 60/70 yıl yaşarlar. Bakım ve besleme ortamına göre 20-30 yıl damızlıkta kullanılabilirler.
    Evcilleştirilmeleri, tüylerinin kadın giysilerinde kullanılmasıyla başlamıştır. Bu gün deresi eti ve tüyü İçin, başta Güney Afrika olmak üzere ABD, Avustralya, Kanada, Çin, Zimbabve, Bostvana, Namibya, İsrail ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çiftliklerde yetiştirilmektedir.
    Ülkemizde Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesinde ve Kırşehir ile Antalya’da damızlık verebilecek ka- pasitede üretim yapılmaktadır. Ancak ülkemiz için oldukça yeni bir hayvancılık dalıdır. Giderek meraklı üretici sayısı artmaktadır.
    ÜRETİMİ :
    Devekuşlarının üretimi, tabii kuluçka ve kuluçka makinalarında yapılmaktadır. Yılda 40 ila 100 arası yumurta veren dişiler erkeklerine nazaran daha ufak yapılı olup, grimsi-kahve renklidir. Erkekleri ise siyah renkli olup kanat ve kuyrukta beyaz renkli gösterişli tüyler bulunur. Dişiler 2-2.5 yaşında, erkekler 2.5-3 yaşında eşeysel olgunluğa erişirler. Dişiler genellikle Nisan-Eylül döneminde yumurtlarlar. 2-3 gün arayla yumurtlar, iki haftalık bir aradan sonra tekrar tekrara yumurtlarlar. 1100-1800 gr. Ağırlığındaki yumurtalardan yaklaşık 50 kada-rı damızlık değerdedir. Bakım ve beslenme durumuna göre ve yumurta verimi artabilir. Yumurtalardaki döllülük oranının artması için 1 erkek 2 dişi şeklindeki eşlemelerde her iki cinsiyetinde aynı yaş grubunda olmasına dikkat edilmelidir. Erkekler çiftleşme öncesi dişinin etrafında kanatlarını açarak dans eder. Bu dönemlerde sinirli ve sal- dırgan olurlar.Kuluçkalık yumurtalar 13-18 C derecelik % 22-25 nemli odalarda, temizlenip dezenfekte edilerek depolanır. Uygun koşullarda 7-14 gün süreyle muhafaza edilebilir. Kuluçka süresi 42 gün olup, döllük oranı %70, ku-luçka randımanı %75 civarındadır. Kuluçka ısısı 36.2 C’dir. Fümigasyondan sonra hazır durumdaki kuluçka ma-kinalarına yerleştiri len yumurtalar 14 günde döllülük kontrolüne 39. günde de inficar bölümü ne alınırlar. Çıkan civcivlerin ilk üç aylık dönemi en kritik devredir. Bu dön emde %30 lara varan ölümler olabilir. Üç aylık dönemi atlatan civcivlerin yaşama gücü oldukça yüksektir. Devekuşu yumurtası 24-25 tavuk yumur tasına eşdeğer büyük-lüktedir. Daha ziyade damızlık olarak kullanılması nın yanı sıra yemeklik olarak’da kullanılmaktadır.
    Devekuşu 9-12 aylık olduklarıda ( yaklaşık 90-110 kg) kesilirler. Eti kırmızı renkli olup, yağsız ve koles-terolü düşük, yumuşak bir ettir. Avrupa ve Amerika’da yaygın olarak kullanılmaktadır. Kilosunun 17-18 dolardan
    Satıldığı ifade edilmektedir. Yağ oranı % 3, kolesterol miktarı ise dana etinin yaklaşık % 55-60’ı kadardır. Et ran-dımanı % 40-50 arasında olup en kıymetli kısımları butlarıdır.Derisi devekuşunun en değerli ürünüdür. Sığır derisinden 3-5 kat daha dayanıklıdır. Kalite olarak timsah .Ve fil derisi ile karşılaştırılabilecek düzeyde olup, suya karşı dayanıklı yumuşak bir deredir. Güney Afrika’daki çiftliklerin gelirini % 75 ini deri, % 20 sini et ve % 5 ini ise tüyleri teşkil etmektedir. Derisinden, şapka, eldiven, çanta ve bot yapılmaktadır. Tüylerinin, moda sektöründe süslü giysi ve şapka yapımlarında kullanılması evcilleş-tirilmesinin başlangıcı olmuşsa da bugün, eskisi kadar önem taşımamaktadır. Ancak yine de 8 ayda bir kesilen tüy-ler bir gelir kaynağı olmaya devam etmektedir.
    SEVK VE İDARESİ :
    Devekuşu yetiştiriciliği için üreticiler aşağıdaki sistemlerden birini seçebilirler. Bu, üreticinin imkan- larına göre belirlenir.
    a-) Ekstansif Sistem : Doğal koşullarda, açık alan yetiştiriciliği.
    b-) Yarı Entansif Sistem : Yarı kapalı yarı açık alan yetiştiriciliği.
    c-) Entansif Sistem : Tamamen kapalı barınaklarda yapılan yetiştiricilik.
    Devekuşları için en uygun ısı 18-20 C dir. Yaşantılarını daha soğuk ve daha sıcak ortamlarda da sür- dürürler. Ancak soğuk ve yağışlı ortamları pek sevmezler. Verimli bir üreme sezonu için sıcak ortamı tercih eder- ler. İstenen seviyede bir üretim için besleme, bakım ve çevre ısılarına dikkat etmek gerekmektedir. Devekuşlarını stresten uzak tutmalı, sevk ve idaresi yumuşak ve dikkatli yapılmalıdır. Ani korku ve sert davranışlara meydan ve- rilmemelidir. Bu durum yumurta verimindeki ani düşmelerle kendini gösterir.
    Erkekleri üreme mevsimi dışında dişilerle bir arada bulundurulmamalıdır. Dişi ve erkekler çiftleşme dönemleri dışında birbirlerini görmediği takdirde daha yüksek cinsel aktiviteye sahip olurlar. Devekuşu çiftlikleri
    enaz 2 m yüksekliğindeki çitlerle çevrilmeli, barınakların yüksekliği ise 3 m den alçak olmamalıdır. Merada otla-tılmaları için 10-15 hayvana 1 hektar, dinlenme ve gezinti için ise 40 hayvana 1 hektar arazi düşünülmelidir.
    BESLENME :

    Devekuşu yetiştiriciliğinde büyük gider yem gideridir. Bu nedenle kısmen de olsa meraya dayalı besle-me daha ekonomiktir. Merada buldukları ot tohumları, yeşil ot türleri yanında ufak böcek gibi bir takım canlıları da yerler. Diğer kanatlılarda olduğu gibi dengeli beslenmeleri çok önemlidir. Toz yemler burun deliklerine kaçma- ması nedeniyle pek sevilmez. Hayvanın yaşa göre düzenlenmiş rasyonlarla ve mutlaka peletlenmiş yemlerle bes-meleri gerekir. Fakat bu fabrika yemlerinde bilhassa vitamin ihtiyaçlarına çok dikkat edilmelidir. Yeşil yonca ve diğer yeşil ot veya sebze çeşitlerinin kıyılarak yemlerine karıştırılması yemi daha lezzetli ve iştah açıcı hale geti-recektir.
    Yemin Temel Besin Maddeleri :
    A-) Enerji Maddeleri : Karbonhidratlar (tahıllar) ve yağlar.
    B-) Proteinli Maddeler : Bakla, Soya fasulyesi, Yer fıstığı gibi yağlı tohumlar ve küspeler.
    C-) Vitaminler : Sentetik vitaminler ve yeşil yemler.
    D-) Mineral Maddeler : Kemik unları, kireç taşı, midye kabukları ve fosfor ihtiva eden kalsiyum bileşikleri ile tuz.
    Bu besin maddelerinin karma yemlerdeki oranlarını yaş gruplarına göre dengeli bir şekilde düzenle-mek gerekir. Civciv, Piliç ve anaç yemleri özellikle kapalı sistemlerde titizlikle hazırlanmalıdır. Yumurtlama döneminde kesinlikle yem değişikliklerine gidilmemelidir








  2. Ziyaretçi





    Devekuşu, ilk olarak 18. Yy’da Linnaeus tarafından Systema Naturae adlı çalışmada günümüzdeki binomial ismiyle kullanılmıştır.[16] Bilimsel adı Latince’den türetilmiştir, struthio serçe demektir (ostrich) ve camelus da deve (camel) demektir. Deve denmesinin sebebi habitatının kuru olmasıdır.[17]
    Devekuşu, ratitler de denilen Struthioniformes altsınıfına aittir. Diğer üyeleri nandu, emu, kasovari, moa, kivi ve şu an soyu tükenmiş en büyük kuş olan fil kuşudur. Ratitleri sadece bir altsınıfta toplamak her zaman sorgulanmıştır. Struthioniformes altsınıfını devekuşu ile sınırlandıran alternatif sınıflandırmalar önerilmiştir. Günümüzde moleküler kanıtların doğruluğu şüphelidir çünkü paleobiyocoğrafik ve paleontolojik faktörler çoklu-altsınıf düzeninin desteğini almaktadır.




+ Yorum Gönder