+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Farklı hücreler nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Farklı hücreler nelerdir








    Farklı hücreler nelerdir değişik hücreler ilginç hücreler hakkında bilgiler

    farklhucreler.jpg

    Farklı Hücre Tipleri

    Bu bölümde, farklı canlı gruplarında ve farklı dokularda görülen hücre tiplerini tanıyacak, hücrelerin nasıl farklılaştıklarını ve birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarını öğreneceğiz.

    3.1. Farklı Canlı Gruplarında Hücre
    3.1.1. Virüsler
    Virüsler aslında canlı olarak kabul edilmiyorlar. Ancak, farkı anlayabilmek için onların da yapısını görmemiz gerekiyor. Virüslerde yalnızca basit yapılı bir kalıtsal madde bulunuyor. DNA ya da RNA’dan yalnızca birini taşıyan virüsler, bunları konak canlılara iletiyorlar ve konaklarının hücre bileşenlerini kullanarak kendi proteinlerini sentezletiyorlar.

    3.1.2. Prokaryotlar (Bacteria ve Archaea)
    Prokaryot canlılar, zarla çevrili organellere sahip değiller. Tek tip fosfolipid içeren bir hücre zarları, hücre duvarları, basit yapılı ribozomları, halkasal yapıda DNA’ları ve bazen de plazmidleri bulunuyor. Diğer organel içerikleriyse, sitoplazma içinde belirli bölgelerde yoğunlaşmış halde görülüyor.

    3.1.3. Protistler (Protista)
    Ökaryot canlılardan oluşan bu bir hücreliler grubunda, organeller oldukça basit yapılı. Suda yaşayan türlerde gaz kesecikleri görülürken, alglerde çok basit yapılı kloroplastlar, bazı türlerde fazla suyu dışarı atmaya yarayan kasılabilen vakuoller, birçok türde de hareketi sağlayan flagella ve benzeri yapılar bulunabiliyor.

    3.1.4. Mantarlar (Fungi)
    Mantar hücreleri, genel olarak “hif” adı verilen özel yapılardan oluşuyor. Hiflerde, bitki hücrelerinde görülen selüloz yerine, kitin içeren bir hücre duvarı bulunuyor ve hücreye şeklini veriyor. Bu hücrelerde kloroplast ve sentriyol bulunmuyor. Diğer organellerse, hayvan hücrelerine benziyor.

    3.1.5. Bitkiler (Plantae)
    Bitkilerde selüloz yapılı bir hücre duvarı ve fotosentez yapımından sorumlu kloroplastlar bulunuyor. Lizozomları olmayan bu hücrelerin enzim tepkimelerinden, vakuoller ve peroksizomlar sorumlu. Bu hücrelerin sentriyolleri bulunmadığı için, bölünme esnasında iğ iplikçikleri sitoplazma içeriğinden oluşturuluyor. Hücre duvarının varlığı nedeniyle dörtgenimsi şekle sahip olan bitki hücrelerinin, bölünme biçimi de hayvan hücrelerinden farklı.

    3.1.6. Hayvanlar (Animalia)
    Hayvan hücrelerinde bir hücre duvarı bulunmuyor. Bu nedenle şekilleri, dokulara göre büyük çeşitlilik gösterebiliyor. Kloroplast taşımayan hayvan hücreleri, bitki hücrelerinden farklı olarak lizozom ve sentriyol taşıyorlar. İçerdikleri organeller, doku tipine göre değişiklik gösterebiliyor.

    3.2. Hayvansal Dokuların Hücre Tipleri
    Hayvansal dokularda, her dokunun kendine özgü işlevlerini yerine getirebilmek için özelleşmiş, farklı tipte hücreler bulunuyor.

    a) Sil ya da mikrovillus taşıyabilen epitel hücreleri silindirik, kübik ya da yassı,
    b) Göbek kordonundaki bağ doku hücreleri yıldız şekilli,
    c) Korneadaki bağ doku hücreleri ince uzun,
    c) Yuvarlağımsı kan hücreleri de tek çekirdekli, parçalı çekirdekli, ya da çekirdeksiz olabiliyor.
    d) Mikroskop altında kıkırdak hücreleri mısır tanelerine, kemik hücreleri de küçük böceklere benziyor.
    e) Nöronlarsa, impuls iletiminde görevli akson ve dendrit uzantılarının dallanması sonucu, ağaç kökleri gibi görünebiliyorlar.

    3.3. Hücre Farklılaşması
    Hücre farklılaşması, herhangi bir işlev için özelleşmemiş bir hücrenin, belirli bir hücre tipine dönüşürken geçirdiği fiziksel, kimyasal ve metabolik değişimlerin tamamı. Bu şekilde özelleşmiş doku ya da organ hücrelerine farklılaşan hücrelerde, birkaç istisna haricinde DNA yapısı aynı kalırken, DNA’nın gen ifadesi yapacak bölgelerinde değişiklik görülüyor.
    Hücre farklılaşması söz konusu olduğunda, hücrenin farklılaşma kapasitesini belirten çeşitli tanımlarla karşılaşıyoruz. Bunlar en genişten en kısıtlıya doğru şu şekilde:
    Totipotent --> Pluripotent --> Multipotent --> Oligopotent --> Unipotent.

    Totipotent hücreler organizmada görülen tüm hücre tiplerine farklılaşabilirken, pluripotent hücrelerse embriyo dışı dokuları oluşturamadıkları için ikinci sıraya düşüyorlar. Kök hücreler, totipotent ya da pluripotent özellikte.

    3.4. Kök Hücreler
    Kök hücreler, uzun zaman dilimleri boyunca bölünebilen ve kendilerini sürekli yenileyebilen, gerekli koşul ve etkenler sağlandığında çok çeşitli hücre tiplerine farklılaşabilen “özel” hücreler.

    Normal hücrelerin bölünebilme kapasitesi, kromozomların uç kısmında bulunan “telomer” bölgelerince sınırlanıyor. Her bölünmede bir miktar kısalan telomerler belirli bir boya indiğinde, hücrenin bölünmesi duruyor. Kök hücrelerdeyse, bölünme sırasında telomer bölgeleri telomeraz enzimi yardımıyla belirli bir uzunlukta tutulabiliyor.

    Varlığı 1960’lı yıllardan bu yana bilinen ve çok hücreli canlıların tamamında bulunan kök hücreler, en fazla memelilerde çalışılmış durumda. Memelilerde, embriyo dokularından ve erişkin dokulardan köken alan iki farklı kök hücre tipi bulunuyor.

    Günümüzde, kök hücre çalışmaları başlıca iki konu üzerinde yoğunlaşıyor:
    1) Kalp ve sinir hastalıkları başta olmak üzere dejeneratif hastalıkların tedavisi,
    2) Yeni doku ve organların üretimi.

    Doku ve organ nakillerinde en büyük sorun, alıcı ve verici arasındaki doku uyuşmazlığı. Kök hücreler yardımıyla kişiye özel doku ve organların üretilebilmesi başarıldığında, bu sorun ortadan kalkmış olacak. Göbek kordonu ve kemik iliği ile başlayan kök hücreler serüveni, bugün artık erişkin deri hücrelerinden de kök hücrelerin elde edilebildiği düzeye ulaştı.

    3.5. Hücreler Arası İletişim
    Belirli görevler için özelleşmiş hücreler, bir araya gelerek doku ve organları meydana getiriyor. Bu birlikteliğin düzgün şekilde devamı için, hücreler, belirli mekanizmalar aracılığıyla iletişim kuruyorlar. Hücreleri birbirine bağlayan, madde ve impuls geçişini sağlayan özel yapılar, 3 grupta toplanıyor.

    3.5.1. Geçirgenliği engelleyen bağlantılar:
    Sıkı bağlantılar: Birbiriyle sımsıkı kaynaşmış hücrelerin arasında, hücre zarlarında bulunan proteinlerin kaynaşmasıyla oluşan bu bağlantılar, hücreler arası boşluğa madde girişini engelliyor.
    Bölmeli bağlantılar: Sıkı bağlantıya benzer şekilde oluşan, hücre zarı proteinlerinin paralel konumlanmasıyla oluşan bu merdiven şeklindeki bağlantıysa, yalnızca omurgasız canlılarda görülüyor.

    3.5.2. Hücreleri yapıştıran bağlantılar:
    Desmozomlar: Sıkı bağlantıların hemen altında ya da hücrelerin bazal laminaya tutundukları yerde bulunan, yapıştırıcı bağlantı bölgeleri. Desmozomlar arasında az da olsa bir boşluk bulunuyor.

    3.5.3. İletişim sağlayan bağlantılar:
    Neksuslar: Delik-geçit bölgeleri olarak da bilinen neksuslar, küçük boyutlu ve suda eriyebilen maddelerin geçmesine izin verirken, nükleik asitler ve proteinler gibi makromoleküllerin geçişine izin vermiyor. Neksuslar, elektriksel ve metabolik haberleşme sağlıyor.
    Sinapslar: Sinir hücrelerinin birbirleriyle ve kas hücreleriyle iletişimini sağlayan sinapslar, kimyasal haberleşme sağlıyor.








  2. Nesrin
    Devamlı Üye





    Canlılarda buluna hücreler ökaryot ve prokaryot olarak ikiye ayrılmaktadır. bunların böyle olmasının nedeni farklı özelli,kler sahip olmalarıdır. mesela ökaryot hücreler zarlı oganellere sahip olan hücrelerken prokaryotlar zarlı organellere sahip değillerdir.




+ Yorum Gönder


hücre zarı modelleri