+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Fransa'nın Mısır Seferindeki Amacı ve hazırlıkları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Fransa'nın Mısır Seferindeki Amacı ve hazırlıkları








    Fransa'nın Mısır Seferindeki Amacı ve hazırlıkları

    (1798-1802)
    1- Osmanlı- Fransa İlişkileri Fransa'nın Mısır Seferindeki Amacı ve hazırlıkları
    Fransa 1789 İhtilali ile birlikte bir değişime girmiş. Bu İhtilalle birlikte 'İnsan Hakları Beyannamesi'ni bütün Avrupa'ya yaymak istemişlerdir. Buna müteakip Avrupa'da Fransa'ya karşı kurulan I. Koalisyon 5 Nisan 1795'de Fransa-Prusya barış antlaşması ile dağılmaya başlamıştır. Fransa 16 Mayıs'ta Hollanda 22 Temmuz'da İspanya ile anlaşarak onları da saf dışı etmiştir. Fransa, İtalya ve Venedik'te ortadan kalktıktan sonra, Avusturya'yı da mağlup eden Napolyon'un tek rakibi İngiltere kalmıştır
    Osmanlı Devleti ise Ziştovi ve Yaş antlaşmaları ile dış siyasette barış prensibini ve Fransa ile dostane ilişkileri devam ettirmek niyetindeydi. Osmanlı devletinde Kanuni'den bu yana geleneksel Osmanlı-Fransa dostluğu vardı. Ancak Fransız ihtilali ile Avrupa'ya İnsan Hakları Beyannamesini yaymak istemesi üzerine Avrupa büyük devletleri Fransa'ya kaşı bir tavır takındılar. Osmanlı ise İnsan Hakları Beyannamesini tehlikeli olarak görmemiştir Ancak bu sırada Fransa, Osmanlı'ya; Avusturya ve Rusya'ya karşı beraber savaşmak amacıyla ikna etmek için bir elçi göndermiş. Ancak hiç kimsenin tanımadığı Fransa'yı Osmanlı'da tanımak istememiş ve bu yüzden ittifakı reddetmiştir. Ancak Osmanlı 1794'te Prusya'nın Fransa'yı tanıması üzere Osmanlıda tanımıştır. Bu olaydan sonra Osmanlı ve Fransa arasında bir İşbirliği antlaşması imzalandı
    Fransa savaş öncesi Osmanlı-Fransa ilişkileri Osmanlı ordusu ıslahatı üzerineydi III. Selim, "Nizam-ı Cedid Ordusu" adı altında önemli sayılabilecek askerî yeniliklere de girişmiş ve önemli yollar da kat etmiştir. Askerler Fransız subayları tarafından yetiştirilmiş ve Fransız silahları kullanılmıştır. Fransızların eğittiği Nizam-ı Cedid ordusu Yeniçerilere karşı üstünlüğünü açıkça göstermiş. Ancak, Yeniçerilerin itirazları ve ayaklanmaları yüzünden, Sultan yeni birliği İstanbul'daki kışlalarında tutmak zorunda kaldı ve böylece asıl Osmanlı ordusu etkisiz ve güvenilmez Yeniçerilerden oluşuyordu.

    misir sefer.jpg
    Daha sonra Fransa'nın Mısır ile ilgili emelleri, Avusturya ile yapılan Campo Formio muahedesi ile Osmanlı ile sınırdaş olmaları ile artmış. Böylece Cerigo adası ve Preveze başta olmak üzere Epir kıyılarında dört iskele elde etmiş olan Napolyon buradan doğuya atlamak için Mısır'ı almak oradan da İngilizlerin üstüne yürüyerek Hindistan'ı fethetmek istiyordu. Böylece büyük Fransa fütuhatını gerçekleştirmek niyetindeydi.
    İngiltere'ye karşı İlk başta 'Hoche Planı' ile İngiltere'yi anavatanında vurmak istiyordu. Ancak güçlü olan İngiltere üzerine direkt bir hareket, Fransa'ya çok pahalıya mal olabilirdi. Napolyon'da, İngiltere'ye direkt bir savaş yerine Mısır'a sefer düşüncesi ortaya çıkmıştır.
    Napolyon'un 'Doğu Projesinin' bir parçası olan, Mısır seferinin amaçları arasında, Akdeniz'i bir 'Fransız Gölü' haline getirmek İngiltere'yi Hindistan'da çökertmek oluşturuyordu. Napolyon'un bu fikri Dışişleri Bakanı Talleyrand tarafından da destekleniyordu. Bu ikisi Mısır'ın işgali ile İngiltere'nin Hindistan ile bağlantısının koparmak ve böylece İngiltere'yi ekonomik sıkıntıya düşeceği ve Fransa ile barış yapmak zorunda kalacağını planlamışlardır. Talleyrand göre Osmanlı İmparatorluğu'nun Mısır üzerinde ki otoritesinin de zayıf olduğundan Fransa için bir sömürge kazanılabileceğini belirtiyor. Talleyrand esas Direktuvar'ların düşüncesi olan, bu tehlikeli adamın yani Napolyon'un gidebildiği kadar uzağa gitmesi ve orda ölmesi gerektiği fikrindeydi. Napolyon Taleyrand'ın desteklediği projeyi 1798 Şubatı Direktuvar'a sundu. Ve Mart ayında kabul edildi
    Napolyon'a göre, Mısır seferinin muvaffak olması için, her şeyden evvel hazırlıkların gizli tutulması gerektiğidir. Bunda, sefere İngiltere donanmasının mani olabileceği ve Osmanlı'nın Mısır müdafaasını güçlendirebileceği nedeniyle önemlidir. Napolyon seferin anlaşılmaması için kısa zamanda 38 bin kişilik ordu ile 280 parçada oluşan filo oluşturmuştur. Asker tedarik içinde Avusturya savaşında kullanılan askerleri kullanmıştır. Askeri kuvvetlerden başka 167 âlim ve sanatkâr vardı. Napolyon Mısır'daki eski eserleri incelemek için bir bilim heyetini de yanında bulundurmak istemiş ve bunun için bir bilim heyeti oluşturmuştur.
    Fransa'daki hazırlıklar, Paris'teki Osmanlı Sefiri Moralı Ali Efendi'nin dikkatini çekmiştir ve Talleyrand'dan Osmanlı Devletini hedef alıp almadığını sormuş. Verilen cevapta Osmanlı ile dostluğun devam edileceği ve Osmanlı hükümetine sefer düzenlenmeyeceği belirtiliyor. Bu arada Moralı Ali Efendi Napolyon tarafından yanıltılarak, Babıâli'ye seferin Sicilya'ya yapılacağını da belirtiyor. Hatta Osmanlıdaki Fransız elçisi de seferi Osmanlı hükümetinden gizlemiştir. Böylece Talleyrand, Osmanlı Hükümetini hazırlıksız yakalamak için seferi gizlemeye çalışmıştır. Hatta eğer Mısır'a bir sefer yapılırsa bunu düşmanca bir hareket olmayacağı, buna sebep olarak da Osmanlı topraklarında bulunan Fransızlara hakaret edilmesi, Babıâli'nin onları koruyamayacak durumda olması gibi sebepler göstererek Mısır'ın işgalini meşrulaştırmak istemiş. Geçmişten gelen Osmanlı-Fransa dostluğunu kullanarak Osmanlı Devleti'nin Fransa'ya karşı harbe girmesini engellemeye çalışmıştır.
    2- Mısır seferi
    19 Mayıs 1798'de Tulon'dan Fransız donanması yola çıkmıştır. Fransız Donanmasını takip eden, İngiliz donanmasının 19 Mayıs'ta bir fırtınaya yakalanması sonucu İngiliz donanması takibinden kurtulmuş. Napolyon ilk işi olarak 18. Asırdan beri korsanlıkla uğrasan Malta idi. Malta'nın işgali Akdeniz'i Fransız gölü yapmak için Napolyon için önemliydi. Napolyon tarafından işgal edilen Malta, Mısır arasında yapılacak lojistik için çok önemlidir. Malta zindanlarında yatan 209 türkün serbest bırakılmasını Osmanlı ve Afrika'daki mümessillerin bildirdi bu şekilde Müslümanların takdiri kazanarak onlara Mısır istilasını onaylatmaya çalışmıştır. Malta'da ufak bir birlik bırakmış ve Malta'dan hareketten sonra askerlerine seferin asıl gayesini açıklamıştır.
    2 Temmuzda İskenderiye'ye varan Napolyon, ufak tefek sokak muharebeler yapmış hatta General Kleber'de ağır yaralanmıştır ancak iki taraf anlaşmış ve İskenderiye işgal edilmiştir.
    Halka yayınlanan beyannamede Napolyon, padişahın dostu olarak gelindiğini, İslami beğendiğini, Fransa'nın Mısır'daki ticaretine zarar veren, halka zalimlik eden ve padişahın emirlerine saygı göstermeyen kölemenleri cezalandırmaktan başka bir niyetinin olmadığını ilan etti.
    III. Selim işgali öğrenir öğrenmez derhal gerekli tedbirlerin alınmasını emretmiştir. Toplanan divanda ise şu tedbirler alınmıştır:
    Mısır Paşası ve Beyinin Fransızlara karşı mukavemet etmeleri, bölgede Fransız isgali haber edilerek halk uyanık tutulmalı, İngiltere donanmasını Osmanlı limanlarında hoş tutulması gibi kararlar alınmıştı.
    İskenderiye ele geçiren Napolyon 6 Temmuzda İskenderiye'den hareket geçmiş, 30 bin kişili kuvvetlerle savunmaya hazırlanan Mısır Valisi Ebubekir Paşa Piramitler Savasında ağır bir yenilgi aldı ve Suriye'ye çekildi. Savaşı kazanan Napolyon'a Kahire yolu açılmıştı ve 23 Temmuzda Fransa ordusu Kahire'ye direnişle karşılaşmada girmiştir. Burada da halkın gönlünü alacak bir bildiri yayınlamıştır.
    Fransız donanmasını arayan İngiliz donanması Amiral Nelson komutasında 1 Ağustos'ta İskenderiye önünde görülmüş. Üç saat süren muharebe sonucu Fransız donanması yok edilmiştir. 'Ebukir Bozgunu' adı verilen olayın üzerine, Napolyon anavatanla irtibatı ve Fransa'dan yardım alma ümidini kesmiştir. Böylece ordusu takviye edilmez bir hale gelmiştir.
    Fransız donanmasının Ebukir'de yakılması, İstanbul'da ferahlık meydana getirmiş, Osmanlı devletini harp ilanında cesaretlendirmiş, tedbir olarak da Doğu Akdeniz Seraskerliğine Cezzar Ahmet Paşa, İbrahim Paşa'yı Mısır Seraskerliğine, Azimzâde Abdullah Paşa Mısır Valiliğine atanmıştır.
    Napolyon Mısır'da kendisini Müslüman göstererek tutunmaya çalışıyordu. Bu politikadan korkan Babıâli bunu etkisiz hale getirmek için bir bildiri yayınladı bildirire göre: Fransızların Kâfir ve asi oldukları. Bunun için bütün Müslümanları Fransa'ya karşı mücadele etmesini bildirmektedir. Babıâli 2 Eylül 1798'de Fransa'ya harp ilan etmiş ve aynı gün Fransız elçisi Ruffin Yedikule zindanlarına hapsedilmiştir.
    Babıâli Fransa'ya harp İlan ederken, Fransa'yı tek başına yenemeyeceğini biliyordu ve bunun için, Fransa ile arası açık olan İngiltere ve Rusya ile anlaşma yollarını aramıştır.
    Osmanlı devleti 13 gün ara ile Rusya ve İngiltere ile üçlü ittifak anlaşmaları imzalamıştır. Üçlü ittifaka götüren olaylar şu şekildedir: Napolyon'un Rum'lar arasında propaganda yapması Rusya'nın Babıâli ile dostça, Fransa'nın yaptıklarını ihbar etmesine neden olmuş. Rusya Fransa'nın seferi Mora ve Arnavutluğa yapacağı düşüncesiyle Karadeniz filosunu harekâta hazır hale getirmiş ve bu filonun Osmanlı sahillerine bir taarruz olması durumunda Babıâli'nin hizmetine koyabileceğini belirtmiş ancak Rusya'dan çekinildiği için kabul görmemiştir.








  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Fransa'nın Mısır'a çıkarma yapmasında Rus çıkarlarına zararlı olduğundan dolayı iki taraf arasında anlaşma yolları aranmış. Ancak Rusya'nın bir olupbitti ile donamasını boğazlara göndermesi sonucu Osmanlı, Rus donanmasını Büyükdere'ye demirlemesini müsaade etmiştir (5 Eylül). Bu olaydan sonra 3 Ocak 1799 da Türk-Rus ittifakı imzalandı. Buna göre, iki taraf birbirinin toprak bütünlüğünü garanti ediyorlardı. Rus harp gemileri, Karadeniz'den Akdeniz'e serbestçe geçebilecekti. Fransa Mısır'da kaldıkça, Rusya, Osmanlı Devleti'ne para ve asker yardımında bulunmaya devam edecekti. Antlaşmaya, İngiltere ve Avusturya'da iştirak edebilecek, ittifak 8 yıl için geçerli olacaktır
    5 Ocak 1799'da da İngiltere ile ittifak antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre; iki taraf birbirlerinin toprak bütünlüklerini garanti edecekti. Osmanlı devleti, Akdeniz'deki bütün limanlarını Fransızlara kapatacak, onları Mısır'dan çıkarmak için İngilizlerle müşterek harekâtta bulunmak üzere asker sevk edilecektir. İngiliz ticaret gemileri, Karadeniz'e serbestçe girip çıkabilecektir. Bu son madde İngiliz yardımlarına karşılık verilen bir imtiyazdı. İngiltere ve Rusya ile anlaşıldıktan sonra ilk başta tarafsız kalacağını söyleyen Avusturya'ya Fransa harp ilan edince koalisyona katılmıştır.
    Osmanlı ittifak ile birlikte müttefikleriyle hareket etmeye başlamış. Ruslarla birlikte Yedi Yunan adalarından Fransızları çıkarmak için savaşmışlardı. Birlikte hareket eden Osmanlı-Rus donanması, Tepedelenli Ali paşa kuvvetlerinde desteğiyle yedi adaları işgal ederek 'Birleşmiş Yediada Cumhuriyeti'ni' kurdular. Rus- Osmanlı antlaşmasına göre bu cumhuriyet Osmanlı İmparatorluğuna bağlı olacaktır.
    Osmanlı Devleti Adriyatik savaşları sürerken, bir yandan Mısırı geri alma planları yapmaktaydı. Ve su tedbirleri almıştı. Anadolu ve Rumeli'de toplanan askerleri yafa'da toplanması hızlandırılmış. Cezzar Ahmet Paşa'ya Kudüs, Nablus sancakları ve Mısır seraskerliği verilmiştir. Tırhala Mutasarrıfı Köse Mustafa Paşa, büyük bir ordu ile İskenderiye'ye sevk edildi. Yusuf Ziya Paşa, ise büyük bir ordu düzenlemekle görevlendirildi. Osmanlı Devleti Fransızların İnsan Hakları Beyannamesini etkisiz hale getirmek için bir bildiri hazırlatarak Mısır halkının manevi duygularını da Fransızlara karşı kullanmak istemişlerdir. İste bu sırada Napolyon Suriye'ye saldırmak için hazırlıklara başlamıştır.
    Napolyon'u bu sefere yapmasına sebep olarak, bir görünen birde görünmeyen iki sebep vardı. Görünen sebep Hindistan'ı fethetmek ve orada İngilizleri mağlup etmek, fakat askeri mevcudu azalmış ve bu mevcut ile Hindistan'a gidip işgal etmek zordu. Bunun için Suriye seferi için başka yollar aradı. Osmanlı'nın İngiltere ve Rusya ile kendisine karşı birleştiğini öğrenen Napolyon, Mısır'da kesin bir şekilde kalmaktan başka bir çaresi olmadığını görünce. Mısır'a hâkim olmak için Suriye'ye hâkim olması gerektiği fikrindeydi. Napolyon Suriye seferini sömürgeci bir düşünce ile yapmıştır.
    Napolyon 22 bin kişilik ordusu ile 22 Arlık 1798'de Mısır'dan hareket etmiş ve 7 Şubat'ta El Ariş Kalesi' varmıştır. 8 Şubat'ta Napolyon kalenin teslim edilmesini istemiş, ret cevabı alması üzerine Fransızlar kaleye saldırmaya başlamıştır. Ancak kalede erzak ve cephane bitmek üzereydi. Murad Bey ile birlikte gelen destekte Fransızlar tarafından yenilince 20 Şubat 1799'da kaleyi Fransızlara teslim etmek zorunda kalmışlardır. 25 Şubat Gazze, 28 Şubat Remle ve beş gün mücadeleden sonra Yaffa 7 Mart'ta düşmüştü. Şehir vire ile teslim olmuştur. Napolyon, esirleri kötülük yapmayacağına dair teminat vermesine rağmen, Müslüman ve Hıristiyanlar dışındaki 4 bin Arnavut'u kılıçtan geçirmiştir.
    Napolyon ordusuyla 24 Mart'ta Akka önüne gelip kuşatmaya başlamıştır. Akka'da Suriye ve Mısır seraskerliğine atanan Cezzar Ahmet Paşa vardı. Napolyon, Cezzar Ahmet Paşa'yı iki kez onu kendi yanına çekmek için mektup göndermiş ancak Cezzar Paşa mektuplarını cevapsız bırakmıştır.
    Yaffa'yı aldıktan sonra bir mektup daha göndermiş. Mektubunda: 'Yakında Akka önünde olacağım; benim dostum, İngilizler ve kölemenlerinde düşmanı ol; size yaptığım ve daha yapabileceğim kötülük kadar iyilikte yaparım…' demiştir. Cezzar Paşa Napolyon'un bu mektubunu da cevapsız bırakmış ve müdafaaya karar vermiştir.
    Cezzar Paşa'nın emrinde 7 yüz kadar Nizam-ı Cedid askeri vardı. Kale, denizden Osmanlı ve İngiliz gemileri tarafından korunuyordu. İngiliz Filosunun başında Amiral Sidney Smith vardı. Akka şehrinin surları müstahkemdi. Denizden de Osmanlı ve İngiliz donamasından yardım alıyordu. Fransızları yaptıkları saldırılarda sonuç alamıyordu. Napolyon bu başarısızlıktan kurtulmak için Dürzîleri isyan ettirmek istedi. Ancak başaramadı. Denizden gelecek ağır kuşatma topları da İngilizlerin sıkı kontrolü yüzünden gelememiştir. Yukarı Mısır'a sığınan Kölemen saldırıları yoğunlaşınca 5 Mayıs 1799' çekilmek zorunda kalmışlardır. Akka müdafaası Napolyon'un ilk yenilgisidir. Napolyon Suriye seferi başarısızlığını Türk ordusunu yendiğini ve böylece Suriye seferinin sona erdiğini belirterek ört baş etmek istemiştir. Ancak kimseye inandıramamıştı.
    Napolyon Mısır'a çekildikten sonra, Mısır'da kalabilmek için burada izlediği siyaseti değiştirerek 'Mısır, Mısırlılarındır' diyerek İstanbul'dan atanan memurları görevden alarak Mısırlıları göreve getirmişti. Bu sıralarda Köse Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı donanması İngiliz donanmasıyla İskenderiye kıyılarına gelmişti.13 bin kişilik Türk kuvveti 12 Temmuz 1799'da Ebukır'de karaya çıkmıştı. Öte yandan Rahmaniye'de saldırıya geçen Fransız kuvvetleri Türk kuvvetlerini yenilgiye uğrattı ve Köse Mustafa Paşa tutsak alındı. 2 Ağustos'ta Ebukır'i tekrar işgal etmiş. Ancak Mısır'da tutunamayacağını anlayan Napolyon, Fransız kuvvetlerinin Avusturya'ya yenilmeye başlaması üzerine, Napolyon orduyu Kleber'e teslim ederek Fransa'ya döndü. Bu sırada 60 bin kişilik Osmanlı ordusunun Mısır'a saldırmaya hazır durumda olması. Kleber'in Mısır'dan ayrılama önerisinde bulunması üzerine Osmanlı İngiliz ve Fransız delegeleri arasında 'Mısır'ın boşaltılması' görüşmeleri yapılması kararlaştırıldı. Ancak İngilizlerin Fransızların esir edilmesi düşüncesinde olmasından dolayı harp yeniden başlamış ancak Osmanlı ordusunu yenilmesi üzerine Fransızlar Osmanlıdan aldıkları yerleri tekrar işgal ettiler. 14 Haziran 1800'de Kleber'in ölmesi üzerine, yerine geçen Menou'yu barışa zorlamak için 2 Mart 1801'de birleşik İngiliz ve Osmanlı ordusu Fransızları mağlup etmiştir. Bunu üzerine mısır'ın tahliyesi tekrar görüşülmeye başlanmış. 30 Ağustos 1801'de mütareke imzalanmıştır. Bu anlaşma ile Fransa Mısırdan çekilmeyi kabul etmiştir. Böylece Mısır Osmanlıya tekrar katılmıştır.
    Napolyon Mısır'dan döndükten sonra Drektuar yönetimine son verip, Konsül unvanıyla Fransa'ya hâkim olduktan sonra Avusturya üzerine yürümüş ve Avusturya'yı mağlup etmiştir.
    Napolyon'un Mısır'ı işgali ile bozulan ve nazik bir döneme giren Osmanlı-Fransız ilişkileri, Osmanlı'nın Paris Büyük Elçisi Moralı Ali Efendi ile Fransa Dışişleri Bakanı Talleyrand arasında yapılan müzakerelerden sonra 9 Ekim 1801'de Osmanlı Fransız Barış antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre: Fransa Mısır'daki kuvvetlerini çekecektir. Fransa Yediada Cumhuriyeti'nin resmen tanıyacak ve Osmanlı, Rusya ile birlikte Fransa'nın garantisini tanıyacaktır. İki devlet savaş sırasında el koyduklar malları, esirleri; siyasi ve ticari temsilciklerdeki görevlileri serbest bırakacaktır. Fransa'ya verilen kapitülasyonlar eksiksiz olarak yenilenerek tekrar verilecektir.
    Napolyon antlaşmayı tasdik ettirmek için generallerinden Sebastiani'yi İstanbul'a yollamış. III. Selimden olumlu cevap alınmış. Ancak İngiltere'nin 1 Ekim 1801 Londra antlaşması varken bu analaşmayı kabul etmeyeceğini ve Osmanlı'nın bu antlaşmaya uyması gerektiğini bildirmiştir. Amiens'te yapılacak kesin sulh için Osmanlı'nın bir elçi göndermesini istemiştir. Ancak Fransa bunu engellemek istemiştir iki taraf arasında kalan Osmanlı, bu sırada İngiltere daha Mısır'ı terk etmemişti. Fransa'nın da Rumeli'ye yürümesinden çekiniyordu. Babıâli iki tarafı memnun etmek için Ali Efendiyi, Paris Büyük Elçiliğinden çekip yerine Galip Efendiyi görevlendirmiştir. 27 Mart 1802'de Amiens Antlaşması yapıldı. Antlaşmaya göre; Mısır harpten önceki halini alacak, Malta İngiltere'ye terk edilecek, Fransa Yediada'nın statüsünü tanıyacaktı. III. Selim bu antlaşmayı 12 Mayısta onayladı
    Paris' e giden Galip Efendi, Fransa ile Osmanlı arasındaki barış görüşmelerinde hiçbir zorluk yaşamadı. Bu görüşmelerde Amiens antlaşmasındaki ilgili maddeler kabul edilmiştir. Yalnız Fransızların Karadeniz ticareti ile ilgili pürüzler çıkmıştır. Bunu da Galip Efendi Babıâli'den onay alarak halletmiştir. Antlaşma 25 Haziran 1802'de imzalanmıştır. Antlaşmaya göre: Kapitülasyonlar sürüyor, Fransa'ya Karadeniz ticareti açılıyor. Osmanlı'nın diğer devletlere verdiği bütün ayrıcalıklardan Fransa'da faydalanacaktır. Ayrıca antlaşmanın bir de gizli maddesi vardır. Herhangi bir devlet ilgili devletlerden birinin topraklarına tecavüz ederse diğer devlet saldıran devlete karşı harekete geçebilir. Gizli maddede ise bir devlet Fransa'ya saldırıysa Osmanlı isterse müdahale edebilir. Bu şekilde Mısır sorunu çözülmüş oldu. Ancak daha sonra Fransa, Mısır sorunu ile birlikte başlayan Osmanlı, Rus ve İngiliz ittifakını bozmaya çalışmıştır. Bu savaş Osmanlı için ise geniş topraklarını koruyamayacak durumda olduğunu göstermiştir.





  3. Eleman
    Devamlı Üye
    Fransız ihtilali sonrası insan hakları beyannamesi yayınlanmıştır. Fransa bu beyannameyi tüm dünyaya yaymak niyetindeydi ama Avrupa Fransaya karşı durmuştur Fransa bir çok ülkeye üstünlük sağlamıştır bu üstünlüğü İngiltere üzerindede sağlamk istemsi üzerine mısıra yakın olması bakımından mısıra sefer düzenleyip orAdan İngiltereye İngilteredende Hindistana geçmek niyetindeydi.




+ Yorum Gönder