+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Osmanlı Minyatür Sanatı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Osmanlı Minyatür Sanatı








    Osmanlı Minyatür Sanatı



    Osmanlı Minyatür Sanatı.jpg


    Erken Dönem




    Osmanlı döneminde minyatür - kitap resmi ve sanatı tamamen saraya bağımlı olarak gelişmiş ve üçyüz yılı aşkın süre ürünler vermiştir. Bu dönemin günümüze gelen ilk örnekleri İstanbul’un Fatihi Sultan 2. Mehmed’in saltanat yıllarındandır (1451 - 1481). Sultan Mehmed’in ilginç kişiliği ve Batı resmine, özellikle portre sanatına duyduğu ilgi bu dönem resim sanatımızı etkilediği gibi, Osmanlı resim sanatının daha sonraki gelişimine de yön vermiştir. Sultan Mehmed İstanbul’u fethinden bir süre sonra daha doğrusu Sarayburnu’nda yaptırdığı Yeni Saray’ına yerleştikten sonra Batı’nın bazı ünlü portre ressamlarını - portre ve madalyonunu yaptırtmak amacıyla - sarayına davet etti. Bu sanatçıların en ünlüsü kuşkusuz Centile Bellini’dir. 1479 Eylül- 1480 yılı Aralık ayı arasında İstanbul’da bulunan sanatçının, genç sultanın portresini, bazı desenler ve saray duvarlarına resimler yaptığı bilinmektedir. İstanbul’a gelen diğer İtalyan sanatçılar arasında Venedikli Mastori Pavli, Veronali Matleo de Pasti’nin de adları geçer. Bir diğer ünlü İtalyan ressam Constanza da Ferrara da 1478 - 1481 yılları arasında İstanbul’da bulunmuş ve sultanın madalyonunu hazırlamıştır. Fatih’in Saray albümlerinden birisinde bulunan küçük ölçüdeki portresi bu sanatçıya atfedilir (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 2153, y. 145).

    Avrupalı bir hükümdar gibi davranıp, Batılı sanatçılara portresini yaptıran Sultan 2. Mehmed’in, bu sanat akımına yatkın yerli sanatçıların yetişmesine de yardımcı olduğu anlaşılır. Türk sanatçıları hakkında bilgi veren Ali, Menakıb-ı Hünerveran adlı eserinde bu dönemin yerli ustalarından söz eder. Sinan Bey’in ve öğrencisi Şiblizade Ahmed’in portre yapmakta Türk sanatçıların en beğenileni olduğu Ali’nin eserinden anlaşılır. Bu sanatçıların imzalı eseri günümüze gelmemiştir. Ancak Saray albümlerinden birinde (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 2153, s. 10 a) bulunan Fatih Sultan Mehmed portresinin Sinan Bey tarafından yapıldığı kabul edilir.



    Sultan, üççeyrek profilden, bağdaş kurmuş otururken tasvir edilmiştir. Bir elinde hükümdarlık sembolü olan mendil, diğerinde bir gül tutar. Yüzünün ve giysilerinin işleniş biçiminde sanatçının batı resminden aldığı etkiler görülebilir. Yer aldığı albümde Batı sanatı etkisinde kalınarak yerli sanatçılar tarafından yapılmış yeniçeri, bazı Hıristiyan tipler gibi tasvirler de vardır. Ayrıca genç bir ressam veya resim yapan bir şehzade olarak yorumlayabileceğimiz ilginç bir resim, Washington D.C. Freer Gallery of Art (32. 28) da bulunmaktadır.



    Sultan 2. Mehmed döneminde, yeni kurulan İstanbul sarayı Batılı sanatçıların ve portre ressamı olarak yetiştirilmiş yerli sanatçıların faaliyetine sahne olurken, Osmanlılar’ın daha önceki başkenti Edirne Sarayı’nda durum farklıydı. Sultan 2.Mehmed önceki yıllarda Edirne Sarayı’nda bir sanat atölyesinin varlığı biliniyordu. Ancak dönemin üslubunu yansıtacak resimli el yazma günümüze gelmemiştir. Bu saraydaki atölyenin faaliyetine İstanbul’un fethinden sonra da devam ettiğini günümüze gelen eserlerden anlıyoruz.

    Bunlardan birisi Badi ad - Din al-Tabrizi’nin Dilsuznâme adlı eseridir. (Oxford, Bodleian Lib. Ms. Ouseley 133), Eserin kolofonunda 860 (1455 - 56) yılında Edirne’de hazırlandığı kayıtlıdır. Minyatürlerde aynı dönem Şiraz okulu etkileri gözlenir. Giysiler, bazı doğa elemanlarının değişik yorumu ve çizgi üslubu, bu minyatürlerde görülen Türk özellikleridir. Aynı okula ait diğer örnek Topkapı Sarayı’ndadır.



    Kâtibi’nin Külliyat adlı eserinin tarihsiz bir nüshası olan bu yazmadaki minyatürlerde de Şiraz okulu etkileri görülür (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. 989) . Fakat renklerin seçimindeki cesaret, yeniçeri başlıklarının da görüldüğü giysiler, tepelerinin ardında dimdik sıralanan serviler, Erken Osmanlı kitap resminin özellikleri olarak belirir. Bu uslub özelliklerine Erken Osmanlı kitap resminin gelişim devrinde sık sık rastlanır. Sultan 2. Mehmed döneminde Edirne Sarayı’nda hazırlanmış olması muhtemel bir diğer minyatürlü eser, Venedik Biblioteca Marciana’dadır. İçinde Ahmedi’nin İskendernâmesinin de bulunduğu bir antoloji olan bu eser tarihsizdir. Minyatürler Edirne Sarayı’nda 15. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan üsluba uygunluk gösterir, Renkler; giysiler ve diğer ayrıntılarda Osmanlı - Türk karakteri açıkça belirir. Özellikle Osmanlı tarihi ile ilgili bölümdeki giysilerde görülen gerçekçi yaklaşım, Osmanlı sanatçısının davranışının belirlenmesi açısından ilgi çekicidir.

    Sultan Mehmed’in ölümünden sonra Istanbul Saray atölyelerindeki Batı yaklaşımlı resim faaliyetine ilgi büyük ölçüde azalır. Yeni Sultan 2.Bayezid (1481 - 1512) beğenisi daha çok geleneksel İslam minyatürüne yönelik’ti. Bu dönemde İslami geleneklere bağlı sanatçıların İstanbul Sarayı’na getirildikleri ve onların başkent sarayında yeni bir okul oluşturdukları anlaşılıyor.

    Sultan 2.Bayezid döneminde resimlendirilen eserlere genellikle 15. yüzyıl Türkmen minyatür okullarının etkileri egemendir. Bunun yanı sıra bazı mimari kuruluşlar, pencerelerden görülen doğa tasvirleri, perspektif endişesiyle giderek küçülen ağaç sıralarında Batı - Hıristiyan sanatının etkileri de açıkça izlenir. Bu iki etkenin kaynaştığı en ilgi çekici minyatürler, Hamdullah Hamdi'nin, Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisinin 904 (1498 - 99) tarihli nüshasında (New York Metropolitan Museum No. 69- 271 ve Amir Hüsrev Dehlevi’nin Hamse’sinin 903 (1498) tarihli nüshasında izlenir (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 799).



    2. Bayezid döneminin ilginç minyatür örneklerinin görüldüğü bir diğer eseri Bursalı Firdevsi' nin Süleymannâme’sidir (Dublin, Chester Beatty Ktp. no. 406). Eserin başında karşılıklı yapraklar üzerinde yer alan iki minyatür, Hz. Süleyman ve Belkıs’ı çeşitli yaratıklarla tasvir eder. Yatay firizlere bölünerek figürlerin yerleştirildiği bu minyatürler, Doğu - Batı resim sanatı kurallarının özümsendiği ilginç örneklerdendir.

    Bu dönemin diğer resimli eserleri arasında 900 (1495) tarihli Kelile Dimne nüshası (Bombay, Prince Wales Museum), Hatıfi’nin Hüsrev ü Şirin’inin tarihsiz bir nüshası(Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 686); Attâr’ın Mantık ut- Tayr nüshası (New York , Edwin Binney 3rd. Kol.); Şeyhi’nin Hüsrev ü Şirin’inin 905 (1499) tarihli nüshası(Uppsala, Univ. Lib. No. Vet. 86) ve Şahnâme-i Meliki Ummi adlı eserler yer alır (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. No. H. 1129).








  2. Asel
    Bayan Üye





    Sultan 1. Selim ve Kanuni Sultan Süleyman Dönemi
    Türk minyatür sanatının yükseliş dönemi olarak nitelendirebileceğimiz bu yıllarda Saray atölyelerindeki sanatçı sayısı imparatorluk sınırlarının gelişmesiyle orantılı olarak artmıştır. Yavuz Sultan Selim’in (1512 - 1520) Doğu’da kazandığı zaferler sonucunda Tebriz ve Mısır’dan bazı sanatçıları ve pek çok resimli elyazmasını saraya gönderdiği biliniyor. Daha sonra, Kanuni Sultan Süleyman’ın (1520 - 1566) uzun süren saltanat yıllarında, Doğu ve Batı’ya yapılan seferler sonucu değişik sanat geleneklerine bağlı sanatçılar Istanbul Sarayı’nda toplanmıştır.

    Bu dönem eserlerinde üslub birliğinden söz etmek bir hayli güçtür. Saray atölyelerinde gerçekleştirilen minyatürlü yazmalara çoğunlukla Iran resim okullarının egemen olduğu görülür. 15. yüzyıl sonraları, Hüseyin Baykara dönemi Herat ve Ak-Koyunlu Türkmenleri dönemi Şiraz okullarının, az da olsa Memluk resminin ve geniş ölçüde Safevi dönemi Tebriz okulunun etkileri görülür. Bu etkiler bazı detaylarda, resmin kuruluşunda - kompozisyon - veya figür tasvirlerinde izlenebilir. Bunun yanı sıra, birkaç ayrıntı dışında, tamamen kendi geleneksel üslublarında çalışan sanatçıların eserlerine de rastlanır. Topkapı Sarayı Kütüphanesi’nde bu tür örneklerin sayısı oldukça çoktur. Ancak etki derecesi ne olursa olsun bu eserlerin Osmanlı Sarayı’nda yapıldığını gösteren çeşitli ayrıntılara rastlanır.

    Erken dönem Osmanlı resmindeki İslam minyatür okullarının etkiler’ini gösteren ilginç örneklerden birisi Attar’ın Mantık at - Tayr adlı eserinin 921 (1515) tarihli nüshasıdır. Eserin resimlerinde Hüseyin Baykara döneminde Herat Sarayı’nda görülen son derece dekoratif bir üslubun etkileri görülür. Bu üslubun İstanbul Sarayı’nda görülüşü Şah Ismail’in 1510 yılında Herat’ı işgali ve Heratlı sanatçıları beraberinde Tebriz Sarayı’na getirilişiyle ilgilidir. Bu sanatçılar Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında Tebriz’i işgali sonucu Istanbul’a gönderilmişlerdir (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. E.H. 1512). Mantık et- Tayr minyatürlerinde Herat ekolünün kuvvetli etkisine rağmen, Osmanlı kitap ressamlığının kendine özgü kuralları da varlığını hissettirir. Bu üslubu ve diğer Tebriz minyatür üslublarının etkisini yüzyılın ortalarına kadar Saray atölyelerinde hazırlanan eserlerde izlemek mümkündür.

    Kanuni Sultan Süleyman döneminde İslam minyatür okullarının etkisiyle geliştirilen ve genellikle edebi eserlerde izlenen, birinci planda kitabı süslemenin amaçlandığı, dekoratif minyatür üslubunun uygulandığı çok sayıda eser günümüze gelmiştir. Bunlar arasında Doğu Türkçesi’nin ünlü şairi Ali Şir Nevai’nin Divan’ının nüshaları (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. R. 806. R 804 ) ; Nevai ‘nin Hamse’sinin 937 (1530 - 31) tarihli nüshası (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 802) , Şahi’nin Divan’ının 934 ( 1528) tarihli nüshası (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. B. 140), Cami ‘nin Tuhlat al Ahrir nüshası (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. R. 914), Arifi’nin Güy-u Çevgan’ının 946 (1539 - 40) tarihli nüshası (Topkapı Müzesi Ktp. H. 845), Divan-ı Selimi’nin tarihsiz nüshası (İst. Universite Ktp. F. 1330), Cami'nin Mesnevilerinin tarihsiz bir kopyası (Dublin, Chester Beatty Ktp. 166) kayda değer minyatürlü eserlerdir.



    Erken Osmanlı resminin en ilgi çekici ve yeniliklerle dolu örnekleri tarihi eserlerde görülür. Türk minyatürünün ana karakterini belirleyen topografik kent kale tasvirleri, dönemin önemli siyasal olaylarını, sultanın yaşamını, saray törenlerini konu alan minyatürler bu dönemle ilk örneklerini verdi.

    Kanuni Sultan Süleyman’ın saltanat yılları Osmanlı resminin ana karakterinin belirlendiği tarihsel konulu yazmaların çeşitli türde örneklerinin verildiği, bir başka deyişle Türk resminin benliğini kazandığı dönemdir. Bu türün en önemli örnekleri Farsça ve manzum olarak yazılan Şahnime veya Şehinşâhname adlı eserlerde yer alır. Osmanlı padişahları Sultan 2.Mehmed döneminden itibaren kendilerine bir Şahnâmeci tayin etmişlerdir ve saltanat dönemlerindeki, bazen de daha önceki olayları şiir diliyle yazdırma geleneğini kurmuşlardır. Fatih Sultan Mehmed’in şahn Şehdi’yi Osmanlı tarihi yazmakla görevlendirdiğini biliyoruz. Yazarın eseri günümüze gelmemiştir. Şahn Kanuni Sultan Süleyman döneminde resmi bir karakter kazanmıştır. Sultan Süleyman Türkçe ve Farsça şiirleriyle ün yapmış Fethullah Arif Çelebi'yi Şahn atamıştır. Safevi Şahı Ismail’in nışancısı olan Arifi büyük bir olasılıkla Elkas Mirza’nın Osmanlı Sarayı’na sığındığı 1547 yılında, Saraya gelmiş olmalıdır. Kısa zamanda Osmanlı Sultanının beğenisini kazanan Arifi, Şahn görevine getirilmiş ve Osmanlı padişahlarının tarihte görüldükleri devirden itibaren manzum tarihini yazmakla görevlendirilmiştir. Şahncinin emrine sarayın en yetenekli nakkaş ve hattatları da verilmiştir. Arifi eserini 5 cilt alarak hazırlamıştır. Birinci cildi Adem’den Nuh peygambere kadar Peygamberler tarihini konu alan Enbiyaname’dir. Hattat Yusuf el-Herev! Tarafından 965 (1558) yılında kopya edilen eserde 10 minyatür vardır. Ozel bir koleksiyonda bulunan bu yazmanın birçok yapraklarının eksik olduğu anlaşılmaktadır (Italya - Cenova, A. Bruschetti).

    Arifi’nin Şahnamelerinin ikinci ve üçüncü ciltlerinin nerede olduğu bilinmiyor. Dördüncü cildi Osmannâme adıyla tanınır. Osman Gazi’den Yıldırım Bayezid dönemine kadar olan tarihi olayları kapsar ( New York , H.B. Kraus Koleksiyonu). Eserde 34 minyatür vardır.



    Yazarın en önemli eseri Kanuni Sultan Süleyman’ın saltanat yılları ile ilgili olan Süleymannâme’dir. Beşinci ve son cilt olan bu eser, Türk minyatürünün en önemli ve başarılı örneklerini kapsar (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 1517). Sultan Süleyman’ın tahta çıkışından, saltanatının 1558 yılına kadar olan olayların anlatıldığı eserde 69 minyatür vardır. Yazma, Osmanlı padişahları için daha sonraki dönemlerde yazılan ve resimlendirilen Şahnâmelere kitap düzeni açısından öncü olduğu gibi Osmanlı minyatür sanatının gelişiminde belirli bir aşamayı gösterir.

    Minyatürlerde görülen farklı üsluplar, saray atölyesindeki, imparatorluğun değişik yörelerinden gelmiş, farklı resim anlayışına sahip seçme sanatk işbirliğine işaret eder. Eser Osmanlı tarihi açısından önemli birçok resme sahiptir. Belgrad Kalesinin kuşatılması, Rodos’un fethi, Macaristan’a yapılan seferler, Mohaç Savaşı, Budin’in alınışı, Gürcüler ile savaş, Doğu seferleri gibi Osmanlılar’ın kazandıkları birçok savaşı, Imparatorluğun çeşitli kıtalarda genişlemesini konu alan bu resimler, Türk minyatürünün bir imparatorluk sanatı haline geldiğini vurgular. Eserin diğer resimleri arasında bir savaş sporu olaı av sahneleri, sünnet düğünleri, elçi kabulleri gibi sultanın günlük yaşamındaki önemli olayları konu alan tasvirler yer alır. Eserin resimlendirilmesinde, imparatorluğun çeşitli yörelerinden gelen sanatçıların resim gelenekleri göz önüne alınarak iş dağıtımı yapıldığı gözlenir. Doğuya yapılan seferlerle ilgili tasvirlerde genellikle Tebrizli sanatçıların faaliyeti sezilir. Batı seferleriyle ilgili resimlerde ise özellikle o yörelerden gelmiş sanatçılara olanak tanındığı anlaşılır. Fakat her şeye rağmen bu minyatürler yeni bir Türk üslubunu bize tanıtırlar. Bu yenilik genellikle figür sıralanışlarında, kompozisyon kuruluşlarında kendini açıkça hissettirir.

    Topografik ve figürsüz kent tasvirlerinin görüldüğü Matrakçı Nasuh’un eserleri, Sarayın en seçkin ve yetenekli sanatçılarının ortaya koydukları Süleymanname gibi görkemli bir eser ve Nigari portreleriyle belirlenen Kanuni Sultan Süleyman dönemi, Türk minyatürünün programının belirlendiği önemli bir devre olmuştur.





  3. Eleman
    Devamlı Üye
    Osmanlıda minyatür sanatı üçyüz yıl sanat ürünleri vermiştir. Osmanlılardan günümüze kadar gelmiş olan Fatih Sultan Mehmetin saltanatı ile ilgili minyatürleri Fatih Sultan Mehmedin kişiliği ve başarılarını bizlere taşımıştır.İlk portesini çizdiren kanunide resim sanatına önem vermiştir.




+ Yorum Gönder