+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Benlik Kuramları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Benlik Kuramları








    Benlik Kuramları

    Benlik kavramı, bireyin kendisi hakkındaki yargılarından oluşmaktadır. Kuzgun (1983) benliği, bir kimsenin çeşitli özelliklerinin kendisinde bulunuş derecesi hakkındaki değerlendirmelerinin tümü, kısacası kişinin kendisini algılama biçimi olarak tanımlamaktadır. Yörükoğlu’ na göre ( 1986 ) benlik kavramı, insanın kendi benliğini algılayış ve kavrayış biçimi olarak tanımlanır. Kişinin kendini nasıl görüp, nasıl değer biçtiğini anlatır.

    Bu değerlendirme gerçeklere uymayabilir. Kişi kimi alanda kendini yüceltip, kimi alanda küçültebilir. İnsanlar genellikle kendilerini olduklarından güçlü, daha zeki, daha yetenekli ve daha erdemli görme eğilimindedirler. Olumsuz yönlerini görmemeyi, olumlu yönlerini de abartıp öne çıkarmayı yeğlerler. Yani biz çoğu zaman kendi benlik kavramımızı bozacak olumsuz niteliklerimizi görmezden gelir, önemsemez veya çarpıtırız.

    Yörükoğlu ( 1986 ), “benlik” ile “benlik kavramı” nın birbiri üstüne konmuş bir çember ile bir dikdörtgene benzetir. Çember benliği, dikdörtgen de onun üstüne konmuş benlik kavramını simgeler. Her ikisinin çakıştığı alan benlik ile benlik kavramının uygunluk gösterdiği alandır. Dikdörtgenin çemberden taşan köşeleri ise benlik kavramının benliğe uymadığı alandır. Dikdörtgenin çemberde örtmediği alan ise benliğin kavranamayan, algılanamayan bölümleridir. Dikdörtgenin köşelerinin çemberden taşan parçaları ise kişinin kendini olduğundan değişik algıladığı bölümleri belirtir.

    Benlik.jpg

    Benlik kavramı bir seferde gelişmez. Benlik kavramı ergenlikte ve ilk yetişkinlikte son derece önemli olan dinamik ve yaşam boyu süren bir süreç içinde gelişir. Diğer insanlarla etkileşimden ya da kendi duygularımızla ve düşüncelerimizle iç diyaloğumuzdan çıkar. Disiplin ve sevgi aracılığıyla anne- babadan, uygun davranışı gösterme baskısıyla yaşıtlardan, başarı ya da başarısızlıkla okul yaşantılarından ve bir yığın başka olaydan etkilenir. Buna karşılık ruh ve beden sağlığımızı, başkalarıyla ilişkileri, akademik başarıları ve meslek seçimini etkileyebilir. Eğer her şey yolunda giderse -çoğunluk için böyledir- çeşitli parçalar birbirleriyle harmanlanır ve kapsayıcı bir benlik kavramı oluşur. Aksi takdirde , sonuç uyumsuzluk ve benlik kavramını uyuşturucu ya da terapiyle değiştirme girişimleri olabilir. ( Gander-Gardiner, 1995:453 )

    Özoğlu ( 1976 ), benlik kavramının üç ayrı biçimde düşünülebileceğini belirtir. Bunlar :

    Bireyin “algıladığı benliği”

    Başkalarının onu nasıl değerlendirdiklerine dair inanışlarını içeren “başkalarının gözündeki benliği”

    Gelecekte olmak istediği “ideal benliği” ( Kulaksızoğlu, 1998:99 )

    Başkalarının bizi değerlendirişi ile kendi kendimizi algılayışımız çok ayrı da olabilir, birbirine çok yakın da düşebilir. Benliğin değerlendirilişi çok değişik ise ortaya uyumsuzluk ve sorunlar çıkar. Örneğin çok çalışkan bir öğrenci öğretmenlerince çok zeki ve başarılı olarak görülür. Ancak öğrencinin kendini algılayışı çok çarpık olabilir. Ya da hep birinci gelmeye çalıştığı için başkasının öne geçmesi karşısında yıkılabilir, kendini değersiz bulabilir. Çünkü bu gencin katı bir benlik kavramı vardır. Bu kavrama aykırı gelen her şey onu tedirgin eder. Benlik kavramı daha esnek olan bir genç ise başaracağına olan inancını hiç yitirmez. Başarısızlığını geçici olarak açıklayabilir, bundan ders alabilir. Benlik kavramı genellikle süreklilik ve tutarlılık gösterirse de belli bir esnekliği vardır. Katı bir benlik kavramı kişiyi tökezletip hayal kırıklığına uğratabilir. Esnek benlik kavramı ise gelişmeye açıktır. ( Yörükoğlu, 1986:90 )

    Her insanın ulaşmak istediği bir benlik kavramı vardır. Kişi özlediği kendine yakıştırdığı bu ideal benlik kavramını geliştirmeğe çabalar. İdeal bene yaklaştıkça mutlu olur. Kimi zaman bu ideal ben, bir düş bir özlem olarak kalır. Kimi insan için bu ideal benliği gerçekleştirmek bir ölüm kalım sorunu olur. Kişi bu amaca ulaşmak için çalışır çabalar, ulaşamazsa mutsuz olur, kendisine saygısını yitirir. İdeal benliğin gerçek dışı olduğu durumlarda kişi bunalıma düşer. Kendi kendinden beklentisi çok yüksek olan kişi, genellikle bilinçdışı dürtülerin ve tutkuların buyruğundan çıkamayan kişidir. Anne babasının sevgisini ayakta tutabilmek için onları umut kırıklığına uğratmamak için başarıdan başarıya koşmalıdır. Başka bir deyişle, benliğe saygısını yitirmemek için hep çalışmak, tıpkı düşmemek için sürekli pedal çeviren bir bisiklet sürücüsü gibi çabalamak zorundadır. ( Yörükoğlu,1986:91 )

    Gençlik çağı benlik kavramının öne geçtiği çağdır. Genç, çocukluğunda dışa dönük olan antenlerini kendi içine çevirmeye başlar. Duygularını inceler, bedenini inceler, nasıl bir kişi olduğunu düşünür, ne olmak istediği konusunda kafa yormaya başlar. Bunlar benlik arayışının belirtileridir. Kendisini aşağı görmekle yüceltmek arasında gider gelir. Adını beğenmez, yüzünü beğenmez, yürüyüşünü, duruşunu beğenmez. Çünkü bedeni algılayışı ( beden imgesi ) ile benlik kavramı arasında sıkı bir ilişki vardır. Kısacası benliği ergenin baş uğraşı, düşüncelerinin odağı olmuştur. Bir bakıma benliğin şişmesi söz konusudur. Bu çağda benlik kavramı sürekli iniş, çıkış ve dalgalanma gösterir. Çünkü genç kendine yakışacak bir kimlik aramaktadır. Kendisini sürekli tartmakta değerlendirmekte, eleştirmektedir. Kendisini anne babasından ve başkalarından ayıran özelliklerini öne çıkarmakta, benliğini yeni baştan düzenlemeye uğraşmaktadır.

    Santrock ( 1993 )’ a göre, bir kısım ergenler etrafındakilere sahip olduklarından farklı bir benlik sergileyebilirler. Yanlış benlik olarak isimlendirilen bu benliği ergenler, sınıf arkadaşları arasında veya karşı cins ile beraberken gösterebilirler. Ergenler başkalarını etkilemek için, yeni rolleri, davranışları ve tutumları denemek için bir bakıma “oynayabilir” ve olduğundan farklı görünebilir. ( Kulaksızoğlu,1998:100 )

    Benlik Değeri

    Benlik değeri, benliğin duygusal ve değerlendirilebilir boyutudur. Bir ergen kendini sadece bir öğrenci olarak algılamaz, aynı zamanda iyi bir öğrenci olarak da algılar veya iyi bir öğrenci olmadığından üzüntü duyabilir. Bunlar ergenin benlik değeri hakkında değerlendirilebilir yargılardır. ( Kulaksızoğlu, 1998:100 )

    Anne - babanın ve arkadaşlarının ergenle olan ilişkisi, ergenin benlik değerine katkıda bulunur. Özellikle ebeveyn desteği çocukların ve ergenlerin kendilerini önemli ve değerli algılamaları için önemli bir faktördür. Ergenin benlik değerini arttırmak için yeterli oldukları ve başarılı olacakları alanların onlara tanıtılması ve bu alandaki başarıların teşvik edilmesi, duygusal destek ve sosyal onay vererek ergenlerin güven duygularının pekiştirilmesi önerilmektedir. ( Santrock, 1993:343, akt. Kulaksızoğlu,1998:100 )

    Benlik Saygısı

    Benlik kavramının, benlik imgesinin beğenilip benimsenmesi, benlik saygısını oluşturur. Benlik saygısı ( özsaygı ) benliğin duygusal yanıdır. Benlik saygısı, kişinin kendini değerlendirmesi sonunda ulaştığı, benlik kavramını onaylamasından doğan beğeni durumudur. Kişi kendinde eksikler bulabilir, kendini eleştirebilir, ancak kendini tümden olumlu bulup beğenebilir de Kişinin kendini beğenmesi, kendi benliğine saygı duyması için üstün nitelikleri olması da gerekmez. Çünkü benlik saygısı, kendini olduğundan aşağı ya da olduğundan üstün görmeksizin kendinden memnun olma durumudur. Kendini değerli, olumlu, beğenilmeye ve sevilmeye değer bulmaktır. Kendini olduğu gibi, gördüğü gibi kabullenmeyi, özüne güvenmeyi sağlayan olumlu bir ruh halidir. ( Yörükoğlu, 1986:93 )

    Benlik kavramının çarpıtıldığı durumlarda benlik saygısı da gerçekçi olmaz. Kendini en üstün, en güzel, en güçlü gören ve bu nedenle kıskanıldığını sanan bir kişide benlik saygısı çok yüksek olabilir. Büyüklük sanrıları olan bir paranoid kişideki benlik saygısı aslında yalancı bir benlik saygısıdır. Bu saygı benlik kavramının abartılmasından kaynaklanmıştır. Temel güvensizliğini kapatmak amacıyla şişirilmiş bir balondur, delinmeğe mahkumdur. Tam tersi bir örnek: Benlik kavramını değersiz ve yetersiz bulan kişinin benliğine saygısı düşer. Örneğin; ruhsal çöküntü ( depresyon ) içinde olan kişi kendini o denli değersiz bulabilir ki, canına kıyarak bu değersiz benlikten kurtulmaya çalışır. İnsanların çoğu bu iki aşırı uç arasında yer alır.

    Kendilerini berbat bulan ergenler risk altındaki ergenlerdir, özellikle de suçu kendilerinde buluyorlarsa Bu durum, sorunlu bir ergen için kişisel kimlik geliştirmeyi acı bir hale sokar. Bu durumdaki ergen için kendine beslediği kötü duygular yeni değildir. Ama, sürekli sevildikleri veya bir gün sevilecekleri rolünü oynamışlar ve bir gün her şeyin düzeleceğine inanmışlardır. Ergenlikle birlikte çözümsel ( analitik ) yetiler ve mantık yürüterek sonuç çıkarma yetisi gelişir. Artık, ergenin ne kadar berbat biri olduğunu görmesi için gereken yetileri vardır. Kendisine daha da yüklenir, kendi gözünde daha fazla değer kaybeder. ( Orvin, 1997:93 )

    Benlik saygısının, kişinin geldiği aile, anne - baba, eğitim düzeyi, meslekleri, ekonomik durumları, gibi daha pek çok etkenle ilişkili olabileceği düşünülerek araştırmalar yapılmıştır. Benlik saygısını olumlu veya olumsuz etkileyen durumları inceleyen araştırmalar sonucunda şu sonuçlara varılmıştır:








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Sosyo-ekonomik ve kültürel seviye benlik tasarımını etkiler. Ankara’da lise ikinci sınıfa devam eden 1094 öğrenci ile yapılan bir araştırmada, üst sosyo-ekonomik ve kültürel seviyeli ailelerin çocuklarının benlik tasarım düzeyleri alt sosyo-ekonomik ve kültürel seviyeli ailelerin çocuklarına göre daha yüksektir. ( Can, 1986:119 ) Ailelerin sosyo-ekonomik durumları ile gençlerin benlik saygısı arasındaki ilişkinin araştırıldığı başka bir araştırmada varlıklı yani üst sınıflardan gelen gençlerin %51’inde yüksek benlik saygısı saptanmasına karşılık, alt toplumsal sınıflardaki gençlerde bu oran %38’ dir. En üst ve en alt toplumsal sınıflardaki erkek gençler karşılaştırılınca benlik saygısı belirgin biçimde üst sınıf çocuklarında yüksek bulunmuş. Buna karşılık her iki sınıftaki genç kızlar karşılaştırılınca fark daha küçülmüştür. Bunun açıklaması şöyle yapılmaktadır: Üst ve orta sınıflarda erkek çocuklara daha çok önem verilir. ( Yörükoğlu, 1986:94 )

    Ergenin cinsiyeti, onun benlik saygısını etkiler. 619 orta 2. Sınıf öğrencisi üzerinde yapılan bir araştırmada, erkek ergenlerin benlik tasarım düzeyleri kızlara göre daha yüksek bulunmuştur. ( Hatipoğlu, 1996:88 ) Ankara’ da 350 lise son sınıf öğrencisi yapılan araştırmada özsaygı erkeklerde kızlara göre daha yüksek bulunmuştur. ( Dinç, 1992 ) Yapılan başka bir araştırmada erkek ergenlerin benlik saygıları kızlarınkine göre yüksek bulunmuştur. Ergenlerin benlik saygısı ile ilgili yapılan başka bir araştırmada kız ve erkeklerin özsaygıları arasında fazla bir fark bulunmamıştır. ( Güngör, 1989 )

    Babanın mesleği ya da anne-babanın eğitim düzeyi ile gencin benlik saygısı arasında bir ilişki vardır. Ankara’ da lise ikinci sınıfa devam eden 1094 öğrenci ile yapılan araştırmada, öğrenim seviyesi yüksek annelerin ve babaların çocukları, öğrenim seviyesi düşük annelerin ve babaların çocuklarından benlik tasarım düzeyleri bakımından daha avantajlıdır. ( Can, 1986:119 ) Ergenlerin benlik saygıları ilgili yapılan başka bir araştırmada, babanın işi ile gencin benlik tasarımı arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu araştırmada dikkati çeken, subay, polis, gibi silah taşıyan babaların oğullarında benlik saygısının daha düşük bulunmasıdır. ( Yörükoğlu, 1986:94 )

    Anne-babanın ilgisi ile gencin benlik saygısı arasında ilişki vardır. Gerçekten aile köylü olsun kentli olsun, üst veya alt sınıftan olsun, gencin benlik saygısı anne - babasının ilgisi oranında yükselmektedir. Gencin sözel ifadesine dayanılarak yapılan soruşturmadan çıkan ilginç bulgu şudur: Anne - babanın çocuğa ilgisiz davranışı, onun benlik saygısını baskıcı ve cezalandırıcı bir tutumdan daha çok düşürmektedir. Bu da anlamlı bir sonuçtur. İlgisizlik demek çocuğa değer vermeme, sevmeme ve desteksiz bırakma demektir. Bu da umutsuzluğa, kendini değersiz görmeye yol açmaktadır. Oysa cezalandıran baba bir bakıma çocuğunun iyiliğini isteyen, kendince onu düzeltmeye çalışan ilgili babadır. Hiç kuşkusuz benlik saygısı, insanın en çok değer verdiği anne - babasının, kendine verdiği değere sıkı sıkıya bağlıdır. Anne - babanın ittiği, değersiz bulduğu, umursamadığı bir çocuğun kendine saygı beslemesi beklenemez. ( Yörükoğlu, 1986:95 ) Başka bir araştırmada anne - baba tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişki incelenmiş ve anne - baba tutumlarını hoşgörülü olarak algılayan ergenlerin benlik tasarım düzeyleri, bu tutumları katı olarak algılayanlara göre daha yüksek bulunmuştur. ( Can, 1986:119 )

    Akademik başarı benlik saygısını etkilemektedir. Ankara’da 1000 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirilen araştırmada, akademik olarak başarılı olan öğrencilerin özsaygıları, kendilerini başarısız olarak algılayanlara göre daha yüksek bulunmuştur. ( Güngör, 1989 ) Ankara’ da yapılan başka bir araştırmada, yine akademik başarıları yüksek olan öğrencilerin benlik tasarım düzeyleri, orta ve düşük seviyede başarılı olanlardan daha yüksek olarak bulunmuştur. ( Can, 1986:119 ) Benlik saygısını ölçmek amacıyla özel olarak düzenlenmiş “benlik saygısı ölçeği” yardımıyla yapılan incelemede, gençlik çağında başarısı yüksek olan çocukların genellikle benlik saygıları da yüksek bulunmuştur. Buna karşılık azınlık grubundan gelen bir genç, not ortalaması yüksek olsa bile benlik saygısı daha aşağıda kalmaktadır. ( Yörükoğlu, 1986:95 )

    Okul yaşamında serbest zaman etkinliklerine katılan ve spor yapan öğrencilerin benlik tasarım düzeyleri yapmayanlarınkine göre daha yüksektir. Aynı zamanda dernek ve kulüplere giren gençlerin benlik saygısı da genellikle yükselmektedir.

    Anne-baba ile ilgili durumlar gençlerin benlik saygısını etkilemektedir. Anne-babanın ayrılmış olması gencin benlik saygısında biraz düşmeye neden olmaktadır. Buna karşılık anne, babasından birinin ölmüş olması benlik saygısını düşürmemektedir. Ayrılmış eşlerin çocuklarında daha çok bunaltı belirtileri ve psikosomatik hastalıklar gözlenmektedir. Ayrıca boşanma sırasında, annesi 30 yaşından küçük olanlarla, 30 yaşından büyük olan gençlerin benlik saygısı arasında fark bulunmuştur. Anne yaşı büyüdükçe gençteki benlik saygısı da o ölçüde yükselmektedir. Annesi yeniden evlenmiş gençlerin benlik saygısında ise düşme görülmektedir. ( Yörükoğlu, 1986:96 )

    Aile içinde kardeş sayısı ve doğum sırası ile benlik saygısı arasında ilişki vardır. Tek çocukların, kardeşleri olan çocuklara göre daha yüksek benlik saygıları vardır. Şayet tek çocuk erkekse, benlik saygısı yükselmektedir. Bu sonuç kuşkusuz tek çocuğa, hele tek erkek çocuğa ailede verilen ilgi ve değerle orantılıdır. Bunun gibi kardeşleri hep kız olan bir genç erkek de, hep erkek kardeşi olan bir genç erkekten daha yüksek benlik saygısı göstermektedir. ( Yörükoğlu, 1986:96 ) Ankara’ da 1000 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirilen araştırmada, ilk ve son çocuk olanların ortanca çocuk olanlara göre özsaygılarının yüksek olduğu görülmüştür. ( Güngör,1989 )

    Ruhsal olarak rahatsız olmak ergenlerin kendilerini olumlu algılamalarını da engellemektedir. İzmir’ de yapılan bir araştırmada psikiyatriste başvuran liseli ergenlerle, kontrol grubu olarak seçilen liseli ergenler arasında benlik kavramlarını algılamak bakımından farklılık olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Psikiyatriste başvuran 24’ ü kız, 36’ sı erkek 60 lise öğrencisi, lisenin her üç sınıfında okuyan 121 erkek, 110 kız 231 ergenle benlik kuramları bakımından karşılaştırılmıştır. Psikiyatriste giden ergenlerin yarısı olumsuz benlik imajı belirtirken, kontrol grubundakilerin %15.9’u olumsuz benlik imajı belirtmiştir. ( Tamar ve diğerleri, 1992:406 ) Benlik saygısı düşük bulunan gençlerin son 5 yıl içinde gösterdikleri ruhsal belirtiler araştırılmış ve uykusuzluk, sinirlilik, iştahsızlık, baş ağrısı, çarpıntı, karabasan, tedirginlik gibi belirtileri daha yüksek oranda gösterdikleri saptanmış. Bu sonuç benlik saygısı ile ruh sağlığının yakın ilişkisini vurgulamaktadır. Gerçekten benlik saygısı yüksek olan kişide, kendine güven, iyimserlik, başarma isteği, zorluklardan yılmama gibi olumlu ruhsal nitelikler bulunur. Buna karşılık benlik saygısı düşük bir kimsenin kendine güveni azdır, kolay umutsuzluğa kapılır, kısacası ruhsal belirtiler geliştirmeye daha yatkındır. ( Yörükoğlu, 1986:96 )

    Benlik saygısı yüksek bulunan gençlere başkalarının kendilerini nasıl değerlendirdikleri sorulmuş. Bunların %90’ından fazlası başkalarının kendilerini sevilen, sayılan, beğenilen, arkadaşlığı aranan, iyi huylu kişi olarak gördüklerine inandıklarını belirtmişlerdir. Başka bir deyişle kişinin benlik saygısı ile başkalarınca da değerli bulunduğuna ilişkin inancı birlikte gitmektedir. Buna karşılık benlik saygısı düşük çıkanlar, başkalarının onları hayalci, sinirli ve tedirgin bulduklarına inanmaktadırlar.

    Dr. Füsun Çetin ( 1985 ) Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği’ni ülkemizde 205 liseli gence uygulayarak yüksek, orta ve düşük benlik saygısının bir çok değişkenle ilişkisini incelemiştir. Elde edilen önemli bulgular şöyledir: Benlik kavramının değişkenliği ile benlik saygısı arasında yakın ilişki vardır. Benlik saygısı yüksek çıkan gençlerin benlik kavramları en az değişkenlik göstermektedir. İnsanlara güvenme ile benlik saygısı arasında da sıkı bir ilişki bulunmuştur. Benlik saygısı yükseldikçe insanlara güven de artmaktadır. Gençlerdeki depresyon bulguları ile benlik saygısı da sıkı ilişki göstermektedir. Depresyon belirtisi olmayan gençlerin çoğunun benlik saygıları yüksektir. Depresyon belirtileri arttıkça benlik saygısında düşme gözlenmektedir. (Yörükoğlu, 1986:97 )

    Ergenin Kişisel Gelişimde İhtiyaçları ve Kaygıları

    Otoriteye karşı olma, söz dinlememe, eleştirme, hata bulma gencin tutumlarındandır. Gelişme döneminde anne - baba tarafından bazen çocuk, bazen yetişkin gibi algılanan çocuk, ne zaman, ne şekilde davranacağını bilemez. Gelişmekte olan bedenine, cinsel ve duygusal değişimlerine ayak uyduramaz, “kimlik karmaşası” na düşebilir. Yetişkinin baskılı ve disiplinli davranmaktan çok, gence karşı sevgi gösteren, güven veren, önemseyen ve değer veren bir tutum içine girmesi onun kimlik geliştirmesini kolaylaştıracaktır. Ergen birbirinin karşıtı ikizli duygular dile girebilir. Yetişkinin uzaktan denetimine ihtiyaç duyar. Aynı zamanda anne - babanın ve yetişkinin güvenini kazanmaya, kendisine güvenilen bir insan olmaya ihtiyaç duyar. Kendisine güven duyulmaması onda kaygı yaratır





+ Yorum Gönder


benlik