+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 SonuncuSonuncu
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Kandaki taneciklerin kanda dağılımı nasıldır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Kandaki taneciklerin kanda dağılımı nasıldır









    Kandaki taneciklerin kanda dağılımı nasıldır hakkında bilgi


    Kan kabaca plazma dediğimiz sıvı ve şekilli elementlerden oluşur. Pıhtılaşması engellenmiş olan bir tüp kan santrifüj edilirse altta kırmızı küreler ve üstte plazma olmak üzere iki ana kısma ayrılır. Arada kan pulcukları (platelet-trombosit) ve beyaz kürelerden oluşan çok ince bir hat kalır bu hatta " buffy coat" adı verilir.
    Plazma kanın yaklaşık % 55’ini oluşturur. Plazma içerisinde ; su , proteinler , ve diğer suda çözünen maddeler bulunur.

    kan.jpg

    Kan vücutta kardiovasküler sistem dediğimiz kalp ve damarlardan oluşan "dolaşım" sistemi içerisinde bulunur.

    Bu sistemde ; Kalp , atardamarlar , toplardamar ve kılcal damarlarda bulunur.
    Resimde atardamarlar kırmızı ve toplardamarlar mavi renk ile gösterilmiştir.


    Kalp bir pompa görevi yaparak kanı tüm vucutta dolaşmasını sağlar.

    Damarlar kanın dolaşması için özelleşmiş yapılardır. Kanın tüm dokulara taşınmasından sorumludurlar.



    Kan nerede üretililir?


    Kanın üretimi daha embriyo döneminde başlar. İlk olarak "sarı kese" de başlar. Bu üretim 3.ay gibi sonlanır.Hemen 1.aydan itibaren kan üretimi karaciğer ve dalağa kayar. Doğumdan itibaren üretim uzun ve yassı kemiklerde olur. Erişkin bir kişde30 yaşından sonra üretim yassı kemiklere kayar.

    Başa Dön ˆ


    Kan üretimine ne ad verilir?

    Kan üretimine " Hematopoesis" adı verilir. Kan normalde yassı kemiklerde üretilir. Buna " medüller hematopoiesis" adı verilir. Bazı durumlarda kan kemik iliği dışında karaciğer ve dalak gibi organlarda üretilebilir . Bu duruma da " ekstra medüller hematopoiesis" adı verilir.

    Başa Dön ˆ

    Kemik İliğinde kan nasıl üretilir?


    Kan hücreleri vücutta kemik iliğinde üretilirler. Kemik iliği bazı kemiklerin içinde bulunan süngerimsi bir yapıdır. Hepsi " Kök hücre –Stem Cell" denilen bir hücreden köken alırlar Kemik iliğinde hematolojik kök hücreler bulunmaktadır.
    Bu hücreler çeşitli besleme faktörleriyle vücudun ihtiyaçlarına göre kırmızı , beyaz hücreler ve kan
    pulcukları ( platelet-trombosit) üretirler.


    Kök hücreler her üç tip hücreyi de üretebilirler. Kendilerini çoğaltabilir ya da kopyalayabilirler. Bu kopya hücreler zaman içinde olgun kan hücrelerine dönüşürler.
    Olgunlaşan kan hücreleri zamanı geldiği zaman kemik iliğini terk ederler. Sağlıklı bir vücut rahatlıkla kendine yetecek kadar kan hücresi üretir.


    Bu hücrelerden herhangibi birisi eksik olduğu zaman doktorlar "sitopeni" ismini verirler.Sitopeni tanımı herhangibi bir gurubu kapsayabilir.
    •KK’nin eksik olduğu durumlar için "Anemi"
    •BK’nin eksik olduğu zaman "Lököpeni"
    •Plateletlerin eksik olduğu zaman "Trombositopeni" den bahsedilir.


    Bazen 2 tip hücre eksik olur. O zaman , latince iki anlamına gelen "bi" eki kullanılarak "bisitopeni" tanımı kullanılır. Eğer her üç seri eksikse o zaman "Pansitopeni"den bahsedilir.

    Başa Dön ˆ

    Normal Kan Hücreleri nelerdir?


    Kırmızı Küreler :
    Kırmızı küreler , aynı zamanda eritrositler olarak ta bilinir. İngilizce olarak "Red Blood Cells" isimlendirilirler. Bu nedenle bazen testlerde kısaca "RBC" olarak yazılırlar.


    Kanın nerdeyse yarısını oluştururlar. Eritrositlerin büyüklükleri 8 mm kadar olup mm3’te 4-6 milyon kadar bulunurlar .
    İçleri "Hemoglobin" adı verilen bir yapıyı ihtiva eder. Hemoglobin ortasında bir demir yapısı içeren protein içerir. Bu yapı KK’nın dokulara akciğerlerden oksijen ve tekrardan oluşan karbondioksidi taşımasını temin eder.



    Embriyonik dönemde ve erişkinde hemoglobin oranları değişir. Doğumdan önce oksijene çok daha duyarlı olan Gower I,II , Portlan I ve Hemoglobin F yüksek orandayken erişkinde Hemoglobin A ön plandadır.









  2. Ziyaretçi





    Cevap: Kandaki taneciklerin kanda dağılımı nasıldır




  3. Harbi @ kız
    Bayan Üye
    Kan oluşturan taneciklerin kan içindeki dağılımı şu şekildir


    Pıhtılaşma (koagülasyon) bozuklukları dışında kalan, neredeyse tüm kan hastalıklarında tanının konması mikroskop yardımı ile morfolojik incelemeye dayanır. Günümüzde modern teknoloji ile yapılan kan sayımı, hekime yol gösterici değerli bilgiler sağlarsa da, çoğu kez kesin tanının konması için yeterli olamaz; dolayısıyla hiçbir şekilde yayma incelemelerinin yerine geçemez. Daha doğrusu bu iki yöntem birbirini bütünler. Bu nedenle, yalnız kanbilim uzmanlık öğrencileri değil; iç hastalıkları ve çocuk hastalıkları uzmanları da Ç.K. yaymalarını okumasını bilmelidir. Hastasının klinik bulgularını ve kan sayımı sonuçlarını birlikte değerlendiren hekim laboratuvardan çevre yaymasının boyanmasını isteyebileceği gibi; iş yükü çok yoğun olmayan laboratuvarlarda dikkatli bir görevli de elektronik aygıtın sunduğu eritrosit, lökosit, trombosit histogramlarını ve uyarıcı “bayraklar”ı değerlendirerek kendiliğinden yayma yapmaya karar verebilir. Aslında bu konuda her laboratuvar kendi yayma inceleme protokolunu oluşturmalıdır.(bkz. Bain BJ. N Engl J Med 2005; 353: 498-507). Bizce her kanbilim uzmanlık öğrencisi bu yazıyı yanından ayırmamalıdır. Ne Zaman Mutlaka Çevre Kanı Yayması Yapılmalı? 1.Elektronik sayıcı uyarılarında (flags: bayraklar!). 2. Anemiler, özellikle hemolitik anemilerde, eritrosit morfolojisinin incelenmesi doğru tanıya götürücü değere sahiptir. Bir anemi olgusunda sayıcının verileri size çoğu zaman kesin tanıyı açıklamaz. Doğru tanıya yönelik yararlı ip uçlarını belirtir. Örneğin MCV (ortalama eritrosit hacmi), adı üstünde ortalama bir değerdir. MCV normal çıktığı halde, yaymalarda biri mikrositik, diğeri normositik iki eritrosit topluluğu ile karşılaşabilirsiniz. Ya da MCV si düşük, mikrositik anemi düşündüğünüz hastanın yaymasında mikrositler yanında ovalomakrositler ve nötrofillerde hipersegmentasyon bulabilirsiniz. Artık tanınız demir eksikliği anemisi değil, demir ve B12 vitamini eksikliğine bağlı dimorfik anemi olacaktır. Örnekleri artırabiliriz. RDW yüksekliği anizositozu bildirse de, size bunun hangi morfoloji ile oluştuğunu söyleyemez. Ve eritrosit morfolojisinin önemini vurgulayan hastanın yaşamını tehdit edici acil durumlar: TTP, HUS, kronik DİK gibi. Üçgen, miğfer şeklinde eritrositleri görmedikçe nasıl doğru tedaviye yönelebilirsiniz ki? Tabii, eritrosit morfolojisi, dikkatli iseniz, size kıvanç verici sürpriz tanılar da koydurtabilir





  4. Ziyaretçi
    çok teşekkür ederim. Işime çok yaradı 2 saattir arıyorum düzgün bir yazı bulamadım en düzgünü buydu.

  5. Ziyaretçi
    Kandaki taneciklerin kanda dağılımı

    Kan kabaca plazma dediğimiz sıvı ve şekilli elementlerden oluşur. Pıhtılaşması engellenmiş olan bir tüp kan santrifüj edilirse altta kırmızı küreler ve üstte plazma olmak üzere iki ana kısma ayrılır. Arada kan pulcukları (platelet-trombosit) ve beyaz kürelerden oluşan çok ince bir hat kalır bu hatta " buffy coat" adı verilir.
    Plazma kanın yaklaşık % 55’ini oluşturur. Plazma içerisinde ; su , proteinler , ve diğer suda çözünen maddeler bulunur.

    kan.jpg

    Kan vücutta kardiovasküler sistem dediğimiz kalp ve damarlardan oluşan "dolaşım" sistemi içerisinde bulunur.

    Bu sistemde ; Kalp , atardamarlar , toplardamar ve kılcal damarlarda bulunur.
    Resimde atardamarlar kırmızı ve toplardamarlar mavi renk ile gösterilmiştir.


    Kalp bir pompa görevi yaparak kanı tüm vucutta dolaşmasını sağlar.

    Damarlar kanın dolaşması için özelleşmiş yapılardır. Kanın tüm dokulara taşınmasından sorumludurlar.


  6. Ziyaretçi
    Kalp bir pompa görevi yaparak kanı tüm vucutta dolaşmasını sağlar.

    Damarlar kanın dolaşması için özelleşmiş yapılardır. Kanın tüm dokulara taşınmasından sorumludurlar.

  7. Ziyaretçi
    süperdi teşekkür ederim

  8. Ziyaretçi
    harika site ama çok uzun yinede işime yaradı saolun

  9. Ziyaretçi
    Kandaki taneciklerin kanda dağılımı nasıldır


    Pıhtılaşma (koagülasyon) bozuklukları dışında kalan, neredeyse tüm kan hastalıklarında tanının konması mikroskop yardımı ile morfolojik incelemeye dayanır. Günümüzde modern teknoloji ile yapılan kan sayımı, hekime yol gösterici değerli bilgiler sağlarsa da, çoğu kez kesin tanının konması için yeterli olamaz; dolayısıyla hiçbir şekilde yayma incelemelerinin yerine geçemez. Daha doğrusu bu iki yöntem birbirini bütünler. Bu nedenle, yalnız kanbilim uzmanlık öğrencileri değil; iç hastalıkları ve çocuk hastalıkları uzmanları da Ç.K. yaymalarını okumasını bilmelidir. Hastasının klinik bulgularını ve kan sayımı sonuçlarını birlikte değerlendiren hekim laboratuvardan çevre yaymasının boyanmasını isteyebileceği gibi; iş yükü çok yoğun olmayan laboratuvarlarda dikkatli bir görevli de elektronik aygıtın sunduğu eritrosit, lökosit, trombosit histogramlarını ve uyarıcı “bayraklar”ı değerlendirerek kendiliğinden yayma yapmaya karar verebilir. Aslında bu konuda her laboratuvar kendi yayma inceleme protokolunu oluşturmalıdır.(bkz. Bain BJ. N Engl J Med 2005; 353: 498-507). Bizce her kanbilim uzmanlık öğrencisi bu yazıyı yanından ayırmamalıdır. Ne Zaman Mutlaka Çevre Kanı Yayması Yapılmalı? 1.Elektronik sayıcı uyarılarında (flags: bayraklar!). 2. Anemiler, özellikle hemolitik anemilerde, eritrosit morfolojisinin incelenmesi doğru tanıya götürücü değere sahiptir. Bir anemi olgusunda sayıcının verileri size çoğu zaman kesin tanıyı açıklamaz. Doğru tanıya yönelik yararlı ip uçlarını belirtir. Örneğin MCV (ortalama eritrosit hacmi), adı üstünde ortalama bir değerdir. MCV normal çıktığı halde, yaymalarda biri mikrositik, diğeri normositik iki eritrosit topluluğu ile karşılaşabilirsiniz. Ya da MCV si düşük, mikrositik anemi düşündüğünüz hastanın yaymasında mikrositler yanında ovalomakrositler ve nötrofillerde hipersegmentasyon bulabilirsiniz. Artık tanınız demir eksikliği anemisi değil, demir ve B12 vitamini eksikliğine bağlı dimorfik anemi olacaktır. Örnekleri artırabiliriz. RDW yüksekliği anizositozu bildirse de, size bunun hangi morfoloji ile oluştuğunu söyleyemez. Ve eritrosit morfolojisinin önemini vurgulayan hastanın yaşamını tehdit edici acil durumlar: TTP, HUS, kronik DİK gibi. Üçgen, miğfer şeklinde eritrositleri görmedikçe nasıl doğru tedaviye yönelebilirsiniz ki? Tabii, eritrosit morfolojisi, dikkatli iseniz, size kıvanç verici sürpriz tanılar da koydurtabilir


  10. Ziyaretçi
    ewt cok işime yaradı

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 SonuncuSonuncu


kanı oluşturan taneciklerin kan içindeki dağılımı nasıldır,  kanı oluşturan taneciklerin kan içindeki dağılımı,  kanı oluşturan taneciklerinin içindeki dağılımı nasıldır,  kan içindeki taneciklerin dağılımı,  kanı oluşturan taneciklerin kan içindeki dağılımı nasıldır kısaca,  kanı oluşturan taneciklerin dağılımı nasıldır