+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Destan Dönemi Türk Edebiyatı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Destan Dönemi Türk Edebiyatı








    Destan Dönemi Türk Edebiyatı ilgili bilgi

    Destan;
    halk gözüyle görülen, halk ruhuyla duyulan ve halk hayalinde masallaştırılan tarihlerdir. Bu tanımdan, tarihi olaylara masalsı öğelerin girdiği destanın, halk ruhunda ve hayalinde şekillenerek oluştuğu anlaşılmaktadır.

    Bazı milletlerin millet hâline gelmesi tarihin çok eski çağlarında, bilinmeyen döneminde olmuştur. Bu döneme, destan dönemi denir. Dolayısıyla milletlerin tarihlerinin başlangıcını bulmak çok zordur.

    Destanların ortaya çıktığı zaman kesin olarak bilinmediği için Türk milletinin İslam öncesi yaşamına ait asıl bilgi kaynağı destanlardır. Göktürklerin büyük bir yenilginin ardından Ergenekon adını verdikleri yere kaçmaları ve orada çoğaldıktan sonra demir dağı eritmeleri, Saka Türklerinin İskender'le savaşa girmemek için geri çekilmeleri (Şu destanı), Oğuz Türklerinin Üçoklar ve Bozoklar olarak ikiye ayrılmaları (Oğuz Kağan destanı) gibi birçok bilgiyi destanlardan öğreniyoruz.

    Destanlar, tarihleri bu şekilde eskilere uzanan milletlerin bilinmeyen ilk çağlarını bize birtakım mitolojik hikâyeler halinde anlattığı için önemlidir. Bunlar gerçek olmasalar; hatta gerçeğe uymasalar bile, milletlerin kendi geçmişleri hakkında neler bilip neler düşündüklerini haber vermeleri bakımından önemlidir. Destanların, bir ulusun düşünce ve sanat hayatına kaynak olması bakımından da önemi vardır. Destanlar, anlatımlarındaki olağanüstü özellikler ayıklandığında ulusların tarihini aydınlatan en önemli kaynaklardandır. Yüzyıllar boyunca Türklerin duyuş, düşünüş, inanış ve hayallerini; güzel sanatlarını, aşk, aile, vatan, ulus ve devlet anlayışlarını Türk destanlarında görebiliriz. Bu yüzden destan dönemi, ulusların edebiyatı, kültürü ve tarihi için önemlidir.

    Mitlerin Doğuşu ve Efsane

    Destan dönemine efsanevi, masalsı yani mitolojik öğeler hâkimdir.

    Mitoloji; çok eski zamanlarda gelmiş ve yaşamış olan ulusların inandıkları tanrıların, kahramanların, devlerin ve perilerin hayatından söz eden hikâyelerdir. Mitolojiler, temsil ettiği topluluğun aynası gibidir. Mitoloji, Eski çağlarda yaşamış olan insanların doğa olaylarına, sosyal ilişkilerine, dinî inançlarına bakış açılarının yorumlanmasıdır.

    Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayali hikâyelere efsane denir. Efsanede anlatılan olaylar bazen hayali olabilir; ama efsaneler çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu nedenle her ulusun, efsaneleri, destanlarını, kahramanlık öykülerini, kahramanlarını, masallarını, söylencelerini barındırır.

    Efsanelerin kaynağı tarihî olaylardır. Bu olaylar, halkın hayal gücü yardımı ile olağanüstü hayallerle olgunlaşır. Halk, inançların etkisi altında, tarihle ilgili olayları idealize ederek masallaştırır. İşte bu bakımdan efsaneler, tarihî olaylarla örülü masallardır. Bu masallar cin, peri, dev, ejderha gibi masalsı öğelerle süslenerek anlatılır.

    Mitolojik olaylar, tarih öncesi tanrılarının maceralarını anlatan, bir topluluğun duygularını, özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan efsanelerdir. Çünkü efsanelerde tabiat olayları akıldışı, olağanüstü açıklamalarla anlatılır. Efsanenin bir yanı az çok tarihe dayanmakla beraber, efsane inanılmaz olaylarla süslü halk hikâyesidir.

    Mitlerin önemli bir türü bir kültürün, evrenin nasıl yaratıldığına ilişkin görüş ve inanışları açıklayan ve tanımlayan yaratılış mitleridir.

    Türklerin ortak efsanesi türeyiş efsanesidir. Bu efsane neredeyse her Türk topluluğunda vardır.

    Destanların Olağanüstü Oluşları


    Türk mitolojisinde hakan, Tanrı tarafından gönderilmiş ve "kut" (mutluluk) verilmiş bir insan olarak kabul edilmektedir. Türk anlayışında hakan iyi veya kötü, bilgili veya bilgisiz olabilen bir insandır. Hakan olmak o kişi için bir nasiptir ve hakan buna lâyık olmak zorundadır. Eğer iyi ise, bilge ise, Tanrı'nın yardımı da onunla beraberdir; değilse Tanrı yardımını ondan çeker ve hakan öldürülür. Hakanların soyu kutsal kılınmış olduğundan, hanedan mensuplarının kanı toprağa akıtılmaz, onlar kirişle boğularak öldürülürler.

    Tanrı tarafından verilen görev, cihan devletini kurmaktır. Hakan bütün acunu (cihan) yönetmekle görevlidir. Türk Devleti, yeryüzü ile gökyüzü arasında düşünülür. Orhun abidelerinin ifadesi ile üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldığında, ikisi arasında insanoğlu yaratılmış. İnsanoğulları üzerine ise Türk kağanları oturtulmuşlardı.

    Halkı derleyip toparlamak, eğitmek, açı doyurup çıplağı giydirmek, töreyi hâkim kılmak da hakanın görevleri arasındadır.

    Halkın hakanlara verdiği olağanüstü nitelikler, destanlarda da olağanüstü olayların anlatılmasına zemin hazırlamıştır.

    Farklı Uluslarda Destan Dönemleri


    Destanlar, tarihin bilinmeyen dönemlerinde oluşur ve ulusların yaşadığı büyük olayları yansıtır. Bu bilgiler ışığında köklü bir tarihi olan ulusların (Türkler, İranlılar, Sümerler, Yunanlılar, Hintler) destan dönemlerinin olduğu söylenebilir. Bu ulusların tarihin bilinmeyen dönemlerinde yaşamış oldukları büyük olaylar, destanları doğurmuştur. Dolayısıyla destan sahibi büyük ulusların destan döneminin olduğundan söz edebiliriz









  2. Nesrin
    Devamlı Üye





    Destan bir edebiyat türüdür. bu edebiyat türünün özellikleri ; destanlar halkı derinden etkileye olayların anlatıldığı olağan üstü eserlerdir. bunun dışın da destanlarda ter ve zaman belirtilmektedir. ve ayrıca destanlar genellikle anonim yani yazarı belli olmayan eserlerdir.




+ Yorum Gönder