+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Devletçilik İlkesi Nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zühre
    Devamlı Üye

    Devletçilik İlkesi Nedir








    Devletçilik İlkesi Nedir Kısaca

    Devletçilik, ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesini öngören ilkedir.

    Devletçilik; devletin gerekli gördüğü ekonomik, sosyal ve kültürel alanlara müdahale etmesi, Milletin gelişmesi ve yücelmesi için çalışmalar yapmasıdır.

    Mustafa Kemal Atatürk'ün ulusal ekonomiyi, sağlam temeller üzerine oturtma amacına yönelik olarak ve İktisaden zayıf bir ulus, fakirlik ve sefaletten kurtulamaz. Toplumsal ve siyasi felaketten yakasını kurtaramaz." felsefesine dayalı olarak Atatürk İlkeleri arasında yerini almış olan ilkedir.

    Atatürk bu ilkenin amacını "Bizim güttüğümüz "devletçilik" bireysel çalışma ve etkinliği esas tutmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde ulusu refaha, ülkeyi bayındırlığa eriştirmek için, ulusun genel ve yüksek yararlarının gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik alanlarda, devleti fiilen ilgilendirmektir." diyerek açıklamaktadır.

    Devletçilik anlayışına göre devlet; ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın temel faktörüdür.

    Devletçilik ilkesinin amacı güçlü bir ekonomi oluşturmaktır. Böylece Türk toplumunu, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmayı amaçlar. Atatürk güçlü devlet olmanın, güçlü bir ekonomiyle gerçekleşeceğini düşündüğü için ekonomik alanda köklü yenilikler yapılmasına çalışmıştır.

    Devletçilik ilkesi “karma ekonomi” ilkesiyle büyük benzerlikler gösterir.

    Devletçilik anlayışına göre ekonomide vatandaşla devlet iş birliği yapmaktadır. Sermayesi olan herkesin üretim ve ticaret yapması devlet tarafından teşvik edilmiştir. Devlet özel teşebbüsleri korumuş ve gelişmesi için kredi sağlamış bazı kolaylıklar getirmiştir.

    1933 yılına kadar özel teşebbüse sağlanan kolaylıklara rağmen ekonomi alanında önemli bir ilerleme sağlanamadı. Bunun üzerine 1.Beş Yıllık Kalkınma planı hazırlanarak Devletçilik ilkesi yürürlüğe konuldu.turkeyarena.net Devletçilik anlayışı Cumhuriyetin ilk yıllarındaki o günkü ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkmıştır. Ekonomik hayat değiştikçe devletçilik anlayışı da değişmektedir. Günümüzde devlet, ekonominin içinde eskisi kadar yer almamakta özel teşebbüsün gelişmesi için ortam hazırlamak








  2. Zarafet
    Üye





    Devletçilik ilkesi, “Türk toplumunun ve devletin, ekonomik ve sosyal kalkınmasını gerçekleştirilebilmesi için, devlet işletmeciliği ile özel sektör işletmeciliğinin hep birlikte, uyum içerisinde çalışması” demektir. Devletçilik, ekonomik ve sosyal kalkınma için yapılması gerekli işlerin ivedi yapılması demektir.




  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Atatürk’ün devletçilik anlayışı, Türkiye’nin kısa zamanda kalkınması için özellikle ekonomik alanda fertlerin yapamayacağı büyük yatırımları, devletin yapmasını esas alır. Devletçilik ilkesi, demokrasi esasına dayalı Türkiye’ye özgü bir sistem olarak 1920’li yıllar Türkiye’sinin ekonomik şartlarından ve ihtiyaçlarından ortaya çıkmıştır. Devletçilik ilkesi ülkemizin kalkınmasında tarihî bir görev yapmıştır. Amacı, Türk toplumunun çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmasını, millî kültürüne kavuşabilmesini ve demokratik düzen içinde ekonomik bağımsızlığını kazanmasını sağlamaktır. Türkiye’de devletçilik, daha çok ekonomik anlamda değerlendirilmiştir. Ekonomik anlamda devletçilik, devletin ekonomik alanda, doğrudan doğruya mücadelede bulunduğu bir sistemdir.

    Ülkemizde devletçilik ve karma ekonomi eş anlamda kullanılmıştır. Karma ekonomi, ekonomik faaliyetlerin bir kısmında özel sektörle devlet işletmeciliğinin iş birliği yapması demektir. Bu sistemde devlet bir taraftan sanayi kurup geliştirirken, diğer taraftan özel teşebbüse yer vermenin yanı sıra onu destekleyip güçlendirir. Devlet vatandaşın kişisel ekonomik girişimlerini engellemez. Özel girişimciliğe, güvenlik ve serbestlik içinde çalışabileceği ortamı hazırlar. Atatürk, devletçilik ilkesini şöyle açıklamıştır: “Siyasî ve fikrî hayatta olduğu gibi ekonomik işlerde de fertlerin teşebbüslerinin sonucunu beklemek doğru olmaz. Mühim ve büyük işleri, ancak milletin toplam servetine ve devletin bütün teşkilât ve kuvvetine dayanarak, millî egemenliğin uygulanmasını ve yürütülmesini düzenlemekle görevli olan hükûmetin mümkün olduğu kadar üzerine alıp başarması tercih olunmalıdır.”Yeni Türk devletinin geleceğe güvenle bakabilmesi için ekonomik bakımdan güçlü olması gerekiyordu. Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında ekonomik sorunların büyük bir payı vardı. Siyasî bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla korunabilirdi.

    Uzun savaşlar sebebiyle, ülke nüfusu azalmış, üretim durmuş, ekonomi tam anlamıyla perişan bir hâle gelmişti. Halkta yeterli sermaye birikimi yoktu. Fakat bu sorunların mutlaka çözümlenmesi gerekiyordu. İşte bu nedenler, devlet desteğiyle kalkınmayı zorunlu kılmıştır. Atatürk, sanayileşmenin önemini sık sık vurguladı. Gerek tarım gerek sanayi alanında bilgili insan yetiştirildi. Kalkınma plânları hazırlandı. 1933-1938 yılları arasında devletçilik uygulamasından başarılı sonuçlar alındı. Millî gelirimiz arttı. Halkın refah seviyesi yükseldi. Türkiye geri kalmış, yarı sömürge bir ülke görünümünden çıkıp sanayileşmeye yöneldi. Devletin desteğinde özel teşebbüs gelişti. Devlet işletmelerinde yeni iş alanları açılıp sosyal kalkınma sağlandı.

    Devletçilik ilkesi, özel teşebbüs ağırlıklı çağdaş ekonomik görüşlere yer verir. Kişileri üretim, ticaret gibi alanlarda girişimlerde bulunmaları için teşvik eder. Bu ilke ile devlet, toplumsal ve kültürel alanlarda toplumun ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamıştır. Yurdumuzda, fertlerin yapamadığı şeyleri bir an evvel yapmak için devlet müdahalesi zorunlu olmuştur. Devletçiliğin ülkemizdeki uygulaması, ekonomik alanda millî geliri artırmış ve halkın refahını yükseltmiştir. Devletçilik sayesinde Türk milleti, ekonomik ve toplumsal kalkınmasını gerçekleştirip çağdaşlaşma yolunda önemli adımlar atmıştır. Devletçilik, Türk toplumuna millî güç ve sermaye birimi kazandırmıştır. Devletçiliğin sosyal ve kültürel bir boyutu da vardır. Bu nedenle devlet, Türk milletinin sosyal ve kültürel değerlerini korumak için gereken tedbirleri alır. Kültür mirasımızı oluşturan sosyo-kültürel çevreyi korur ve bu konudaki çalışmaları destekler





+ Yorum Gönder