+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Hukuk ve Kanunlarımız Forumunda Devletin Sosyal Görevlerinin Sınırı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Feyruşah
    Devamlı Üye

    Devletin Sosyal Görevlerinin Sınırı








    Devletin Sosyal Görevlerinin Sınırı



    Devletin sosyal görevlerinin sınırları ağırlıkla anayasalar üzerinden öteden
    beri tartışılan bir konudur. Bu nedenle devletin anayasal düzeyde tanımış olduğu
    ekonomik ve sosyal hakları ne ölçüde yerine getirmekle sorumlu olduğu, bir başka
    ifade ile ekonomik ve sosyal alanda devletin yüklendiği sorumluluğun sınırı önem
    kazanmaktadır. Ülkemiz uygulamasında 1982 Anayasası 65. maddesi de 1961
    Anayasa’sına paralel bir düzenleme getirmiştir.
    1982 Anayasası’nın ilk şeklinde “Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırı”
    başlıklı 65. madde metni şöyleydi: “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa
    ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, mali
    kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 2001 yılında yapılan değişiklikle
    maddenin başlığı, “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” şeklinde
    değiştirilmiştir. Bunu yanı sıra madde metninde yer alan “ekonomik istikrarın
    korunmasını gözeterek” ibaresinin yerine, “bu görevlerin amaçlarına uygun
    öncelikleri gözeterek” ibaresi konulmuştur. Buna göre 1982 Anayasası “Devletin
    iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65. maddesi ile devletin sosyal ve
    ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına
    uygun öncelikleri gözeterek ve mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine
    getirebileceğini belirtmiştir.
    1982 Anayasası’nın 65. maddesinin gerekçesinde maddenin getiriliş sebebi
    şöyle açıklanmaktadır: “Anayasada yer alan sosyal ve ekonomik hakların Devlet
    tarafından gerçekleştirilmesi ancak mali kaynakların yeterliği ölçüsünde
    mümkündür. Mali kaynakların yeterliği Devletin kaynaklarını zorlamadan tabii bir
    sınır teşkil eder. Bu kaynakların zorlanması halinde ekonomik istikrarın bozulması
    mukadderdir. Ekonomik istikrarın bozulması ise, her şeyden önce Devletin ekonomik
    ve sosyal ödevlerinin aksaması sonucunu doğurur. Bundan ise, her şeyden önce bu haklardan yararlanacak olan şahıslar zarar görür. Madde, hiç kimseye Devletten
    sosyal ve ekonomik hakları gerçekleştirmesini isteme hakkı vermediğini, bu hakların
    devlete yüklenen ödevlerden ibaret olduğunu belirtmektedir








  2. Acil

    Devletin Sosyal Görevlerinin Sınırı isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder