+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve İnanç ve Kültür Forumunda Türk kültürüyle ilgili tezler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Türk kültürüyle ilgili tezler








    Türk kültürüyle ilgili tezler

    Türk kültürüyle ilgili tezler hakkında bilgi

    Türk kültürüyle ilgili tezlER.jpg

    Ecevit Kılıç‘ın, Timuçin BİNDER’le röportajı :

    Genetik teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler sadece geçmişe değil geleceğe de ışık tutuyor. DNA moleküllerinin dizilişi pek çok kişi ve ulus için hayati öneme sahip “nereden geldim” sorusuna da yanıt veriyor.
    Ancak Türkiye’de bu konuda kapsamlı bir araştırma yok. Amerika ve Avrupa’da Oxford gibi birkaç üniversite ve yüklü bir ücret karşılığı bazı şirketler bireysel gen incelemesi yapıyor
    .
    Bir de National Geographic dergisinin devam ettirdiği “Genografi” projesi var. Bu merkezlere son dönemde Türkiye’den de başvurular yoğunlukta. Derginin ve ilgili şirketlerin sitesine girenler bir DNA numune paketi ve şifre alıyor. Ortalama olarak 100 ile 450 dolar arası bir ücret ödeniyor. Gönderilen paketteki çubukla ağız içinin bir bölümü kazınıyor ve çubuğun üzerindeki DNA numunesine hiç dokunulmadan gönderiliyor. Merkezde bu parça inceleniyor ve başvuranın atalarının nereden geldiği tespit ediliyor. Türklerle ilgili tüm bu genetik araştırmaların sonuçlarını yakından takip eden bir isim var:
    İTÜ İnsan ve Toplum Bilimi bölümü öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder. Kaliforniya Üniversitesi’nde antropoloji (İnsan kültürü, toplumu, biyolojisi üzerine araştırmalar yapan bilim dalı) eğitimi alan Binder, ardından tarih ve genetik bilimler üzerinden akademik çalışmalar yürüttü. Genetik miras tıbbın konusu olarak bilinse de antropolojinin ilgi alanına giriyor. Binder ile Türklerle ilgili genetik araştırmaların sonuçlarını konuştuk.
    GELENLER YÜZDE 10-15
    * Genetik araştırmaların Türklerle ilgili ortaya çıkardığı en büyük sonuç ne?
    Türkiye’de yaşayan insanların büyük bölümünün 40 bin yıl önce de bu topraklarda yaşamış olmaları. Yani Türkler 1071 yılında Anadolu’ya gelmedi hatta 40 bin yıldır buradan kıpırdamamışlar. Bu topraklara aitler, Orta Asya’dan geldiği söylenenler buralı aslında.
    * Orta Asya göçü olmadı mı?
    Oldu ama gelenlerin sayısı çok az. Gen araştırmaları bugün Türkiye’de yaşayan insanların ne kadarının Orta Asya kökenli olduğunu ortaya çıkartıyor. Buna göre Türkiye’nin genetik yapısı tarih öncesi dönemde bugünkü şeklini alıyor.
    * Göç edenler ne kadar az?
    Bu rakam ortalama yüzde 10-15 civarında. Yani Orta Asya’dan bu topraklarda yaşayanların yüzde 10-15′i gelmiş ve nüfus yapısını da değiştirememişler. Hiç de Orta Asya’dan Anadolu’ya ‘bir kısrak başı gibi uzanan’ bir durum söz konusu değil. Orta Asya göçü bir efsane. Zaten gelen az sayıdaki insanın geni de çok daha kalabalık yerli toplulukların içinde kaybolmuş. Ayrıca gelenlerin Türk mü, İranlı mı veya Afgan mı olduğunu da bilmek çok zor.
    * Neden zor?
    Genetik araştırmada etnik bir tanımlama söz konusu değil. Genetik dağılımın araştırılması Türklerin kökenlerinin araştırılması anlamına gelmiyor. Çünkü ‘Oğuz geni’ veya ‘Türk geni’ diye bir şey yok. Genetik araştırma her insanın kökeniyle veya soyunun bugüne kadar nerelerde bulunduğuyla ilgili veriler taşıyor.
    ‘TÜRKLÜK’ KÜLTÜREL KİMLİK
    * ‘Türk geni yok’ derken neyi kastediyorsunuz?
    Türklük bizim ürettiğimiz kültürel kimlik. Aynı şekilde Yunanlılık da Ermenilik de bir kültürel tasarım ve kurgu. Türklük daha modern bir kavram ve son 200 yılın ürünü. Bugün bu topraklarda yaşayan insanların tarihi binlerce yıl önceden başlıyor. Yani herkese Türk diyemeyiz, Türklük bugünle ilgili. Kavramları biz icat ettik, herkese Türk dedik. Bizden öncekilerin kim olduğunu bilmiyoruz bile. Biz Uygurlara Türk diyoruz ama onlar kendilerine Türk demiyor. Etnik kimliklerden çıkarak bir şeylere ulaşmak çok zor. Türk olmak için Orta Asya’dan gelmek gerekmiyor. Türklük çok daha sonra oluşmuş bir kimlik. Göçle gelenler 1100′lü yıllarda “Danişmentname” adlı bir eser yazmışlar ama içinde Türk olduklarına dair tek bir kelime yok. Türk veya Türklük kelimesini ilk kullananlar yabancılar oluyor. Bir de Göktürkler kendilerine Türk demişler.

    RESMİ TARİHİ SORGULAMAK LAZIM

    * Göç edenlerin sayısı ve etkisi bu kadar az ise Özbeklerle, Kırgızlarla veya Türkmenlerle bağımız nereden geliyor?
    Gen araştırmalarında çıkan sonuç Türkiye’de yaşayanların hiç de Türkmenlere, Özbeklere çok yakın olmadığıdır. Hatta uzak da diyebiliriz. Akrabalık ilişkisi anlamında ise Türkiye’de yaşayanların biyolojik olarak Orta Asya’yla bağlantısı yok. Sadece göç eden küçük bir grubun var. Eğer illa ki kan bağı olarak tanımlamak istenirse böyle bir kan bağı da yok.
    * Türk Cumhuriyetler’iyle bir bağlantının olmaması bilinen veya resmi tarihe çok ters…
    Evet, resmi tarih sorunlu. Gelişmeler de resmi tarihi çürütüyor ve bu durumu sorgulamamız gerekiyor. Çünkü genler Türkiye’de yaşayanlar ile Orta Asya’dakiler; Türkmenler, Özbekler arasında var olduğu söylenen biyolojik yakınlığı yalanlıyor. İnsanların kafasında bizim Türkmenlere, Özbeklere, Uygurlara hatta Moğollara yakın olduğumuz gibi yerleşik fikirler var. Buradan yola çıkınca sonuç şaşırtıcı oluyor.
    * Bugün Türk dediğimiz insanlar Orta Asya göçünden önce de bu topraklarda yaşıyorlarsa o zaman bu coğrafyanın bilinmeyen bir tarihi daha yok mu?
    Bu çok önemli. Orta Asya’dan göç etmeyen yüzde 85- 90′ın anlatılmayan öyküsü ve öyküleri var. Orta Asya göçünden önce Anadolu’da yaşayanların bizimle ilgisi yokmuş gibi başka topluluklar olarak gösteriliyor. Bizim atalarımız olarak gösterilmiyor. Onlar vardı ancak göçle birlikte biz gelince gittiler gibi anlatılıyor. Ama bu araştırmalar bunun öyle olmadığını gösteriyor. Onlar bizim atalarımız.

    ANADOLU’DAKİ HALK YUNAN’A DAHA YAKIN

    Peki, gen araştırmalarının sonucuna göre Türkler kimlere yakın?
    İranlılar, Ürdünlüler, Yunanlılar, Süryaniler. Türkiye ile İran arasındaki genetik mesafe Türkiye ile Türkmenler arasındaki mesafeden daha az. Bunun nedeni de Türkiye’deki insanların hep bu coğrafyada yaşamış olması. Mesela Rusya’nın denetiminde olan ve Türkçe konuşan Tuva Türklerinin Türkiye’deki insanlarla genetik bağlantısı yok. Ancak Türkiye, İran ve Yunanistan genetik açıdan birbirlerine ayrılmaz biçimde çok yakın. Renklere vurursak Türkiye, Yunanistan, İran ve Ürdün aynı rengin farklı tonları. Ama doğuya doğru geçtiğiniz anda renk değişiyor. Türkiye’de yaşayanların kökeni Ortadoğu ve Akdeniz olarak çıkıyor. Yunanlılar, Ürdünlüler, İranlılar, Süryaniler ile yakınız ve akrabayız. Ama bu kesinlikle İranlıların soyundan geliyoruz ya da İranlılar bizim soyumuzdan geliyor anlamına gelmiyor. Genetik açıdan birbirine benzer bireyler rahatlıkla farklı etnik grupların üyeleri olabilirler. Bu farklılığın kaynağı genler değil, kültürel yaklaşımlar.
    * Kürtler ve Ermeniler genetik olarak Türklere ne kadar yakın?
    Kürtler de binlerce yıldır bu topraklarda. Ama bize İranlılardan ve Yunanlılardan daha uzak, Özbeklerden ise daha yakınlar. Ermenilerin durumunu tespit etmek çok zor çünkü tehcir olayı var. Ama genetik bağlantıya göre İranlılar, Yunanlılar ve Ürdünlülerden hatta Türkmenlerden bile daha uzaklar.

    TÜRK - KÜRT TARTIŞMASI GENETİĞE İLGİYİ ARTIRIYOR…

    * Son dönemde gen araştırması yaptıran kişilerin sayısındaki artışı neye bağlıyorsunuz?








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Çünkü insanlar bugüne kadar belli kategoriler içinde genellendiler. Herkese Türk veya Kürt denildi. Ama tarihe ilgi artınca sahip olunan kimlikle ilgili tatminsizlik yaşanmaya başlandı ve daha derine inme ihtiyacı hissedildi. Modern yaşamın getirdiği bir merak. Bir de gündemdeki Kürt, Türk ve Ermeni tartışmaları genetik meraka neden oluyor. Ama genetik araştırma yaptıranlar Amerika’da daha çok. Türkiye’de yeni başladı ve yoğun. Avrupa’da ise pek ilgi yok. Çünkü onlarda soyadların 600- 800 geçmişi var. Bu da bir belirginlik ortaya koyuyor.
    * Gen araştırmalarının sonuçları ne kadar güvenilir?
    Son derece güvenilir. Çünkü genler bir anlamda insanların kara kutusu. İnsanların son 60 veya 90 bin yılda izledikleri yollar saptanabiliyor. Daha önce eski insanların, tarihçilerin yazdıklarından yola çıkılıyordu. Genleri ise insanlar yazmıyor, insan etkisinden neredeyse bağımsız. Eleştiriler ancak yöntemler ve işlemlerde yapılabilecek hatalarla ilgili olabilir.

    (Sabah)



    SAYIN, HALUK TARCAN’IN SÖYLEŞİYE CEVABI :

    ÖN-TÜRK, KÜLTÜR VE UYGARLIĞINI YOK ETME STRATEJİSİ.
    Asya’dan göçler efsane imiş ve asıl, DNA testlerinin verdikler sonuçlara göre, Türklerin Anadolu’da Türk sayısı %10-15 imiş…
    Çok teşekkür ederiz, eksik olmasınlar !..
    · Biz ,kösler, davullar , her tür vurma ve üfleme çalgılarla ilân ettik ki, KAN, IRK, KAFATASI bizim için geçerli değildir. Biz sadece
    · Ön-Türk kültürü, Ön-Türk Uygarlığı üzerinde duruyoruz Bunu,
    · EVRENSEL UYGARLIKLARIN KÖKEN KÜLTÜRÜ, ÖNTÜRK UYGARLIĞI adlı 3ciltten oluşan yayınımızın 1’nci cildinin (1A)nın 16’nci sahifesinde, kalın siyah harflerle yazdık ve devamında da
    · DNA testleri bizi bağlamaz ,biz KAN’ı değil ÖN-TÜRK KÜLTÜNÜ izliyoruz. Ama DNA testleri bizim paralelimizde ise mutlu oluruz dedik, (Tarih 1980, ikinci tarih 2002…)
    · Ön-Türk kültürünü taşıyan Etrüsklerin ayni zamanda, DNA testiyle %97 Türk çıkmasından duyduğumuz mutluluk ve sevinç gibi…

    ÖN-Türk Kültürünü izlediğimiz İLK BASAMAKTA,
    · Ön-Atalarımızın, OGÜL-UQUS’lar yâni, ileri seviyedeki düşünce sahibi kişiler dedikleri bu kişilerin yaptıkları
    · kaya resimleri bu resimlerin gelişmesi ile yazıya doğu yol alan Yazı öğeleri içeren
    · petroglifler, ve bunların gelişmesinden doğan
    · yazı, yazının görselleştirdiği
    · DİL ,
    · Dil’in içerdiği kültürü,

    İKİNCİ BASAMAKTA ise,
    · Gök / Ateş kült’leri ve
    · Ateş evleri, ve bu evlerde yakılan vücutların kül ve yanmış kemiklerinin içine konduğu
    · kül kaplarını ve
    · Qurgan’ları malzeme olarak ele alıyoruz.
    Şu, bilimsel büyük ve inkâr ve reddedilmez bir gerçektir ki,
    · Bundan, çok kere bin yıl önce, ileri seviyedeki düşünce sahibi, dolayısı ile
    · yazı sahibi olan kişilerin sayısı doğal olarak az olduğu gibi içinde bulundukları
    · toplulukların sayısı da kısıtlıdır. Onun için DNA’cıların buldukları – ümid ederiz ki doğrudur –
    · %10 -15’ oranı
    · Ön-türk uygarlığını yayılması için bol bol yeterlidir..
    Ve bu toplulukların gittikleri, özellikle Avrupa’da ora halkının içinde sayı çokluğunda
    erimeleri de doğaldır…
    FAKAAAT!.
    · Onlar, O topuluklara YAZIYI öğretmişler,
    · YAZININ İÇERDİĞİ BİLGİLERİ VERMİŞLER ve
    · ONLARI İLKELLİKTEN ÇEKİP ÇIKARARAK, BELİRLİ DÜŞÜNCE SEVİYESİNE YÜKSELTMİŞLERDİR ; KISACASI, ONLARA
    · UYGAR OLMAYI ÖĞRETMİŞLER,
    SONUÇ : GİTTİKLERİ ÜLKELERİN DİP KÜLTÜRÜNÜ OLUŞTURMUŞLARDIR.
    İŞTE BATININ ASLA KABUL EDEMEYECEĞİ GERÇEK BUDUR.


    Yakın ve uzak Batı, Türkiyeyi ve Türk kitlesini – asla savaşla yok edemeyecekleri için –
    Artık bildiğimiz ve tanıdığımız metodlarla, onları içerden çökertme yoluna girmişlerdir.Bunun için de en etkili araç
    · Tarihlerini unutturmak ve saptırmak
    · Aşağılık duygusu yaratarak, onlara biz hiçiz, biz uygar dünyaya hiçbir katkıda bulunmadık,
    · Bizim uygar olmamız için Batıya gereksinimiz vardır , dedirtmek…Bu yol da başarılı olmuşlar,
    · Türk olmaktan utanan aşağılık ve vatan haini bir hattâ
    · NEO-MANDACI bir zümre yaratmışlardır.
    · Hâlen, bu zümreyi kullanarak ülkeyi şiddetle sarsmakta ve yıkmak için uğraşmaktadırlar.
    Batının kendi çıkarlarına göre yazmış ve öğretmiş olduğu · Resmî Türk tarihinin saptırmaca olduğunun,
    · ÖN-Türk Kültür ve Uygarlığıyla ortaya çıkması sonucu
    · DNA testiyle Türk kitlesini yok etme yolu ortaya atılmış olduğu kanısındayım.
    Ayrıca, DNA testini ileri sürenlerin tümüyle gerçeği yakalamış olduklarından şüphe Etmekteyim.
    İkinci yazıda Aladağlardaki SAYMALI TAŞ vadisinden ,en az 16(onaltı) binlerde, DNA’sız yola çıkıp, 13(onüç)binlerde, belgeleri inceleyerek Anadolu’ya varacağız





+ Yorum Gönder


kültür ile ilgili tezler