+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve İslami Sözlük Forumunda Hüddam ve Ruh Çağırma İslami Dini Sözlük Konusunu Okuyorsunuz..
  1. D.K.F.Q
    Devamlı Üye

    Hüddam ve Ruh Çağırma İslami Dini Sözlük








    RUH ÇAĞIRMA

    SPİRİTLERİN, ÖLMÜŞ KİŞİLERİN “RUH”U SANARAK


    ÇAĞIRMA YOLUYLA İLETİŞİM KURDUKLARI, “CİN”DİR

    Kur`an-ı Kerim’de "CİN" kelimesiyle tanımlanan; halk arasında "peri", "dev", "hayâlet", "CİN", "CİNNÎ", "iyi saatte olsunlar" diye bilinen; görüntülerine göre çeşitli isimler takılan; spiritlerin, ölmüş kişilerin "RUH"u sanarak çağırma yoluyla iletişim kurdukları; son olarak da anlattıkları masalları yutacak fikir düzeyindeki kişilere kendilerini "UZAYLI VARLIKLAR" olarak tanıtan görünmeyen "bilinç varlıklar"dır!.
    "NEFS"i itibariyle varlığını, hayatiyetini, "ben" bilincini bundan önceki bölümde belirtmiş olduğumuz üzere mutlak "RUH"tan alır
    “CİN” adı verilen yaratıkların yapısı;
    “EN İNCE MESAMATA YÂNİ MADDEYE NÜFUZ EDİCİ ÖZELLİĞE SAHİP OLAN DUMANSIZ ATEŞTEN YÂNİ BUGÜNKÜ DİLDE KULLANILDIĞI ŞEKLİYLE DALGADAN (wawe)”
    Cinler, orijinleri NUR denilen kuantsal enerjinin mikrodalga enerji şekline dönüşmesiyle meydana gelmiştir.
    Bilinç mükemmeliyeti olarak, evrende "İNSAN"dan sonra gelmektedir
    Karakter olarak insandan daha zayıf bir yapıya sahiptirler
    Olumsuz olarak adlandırılan davranışları çokça ortaya koymaya yatkındırlar Ve genellikle bu çeşit işlerle uğraşırlar Ancak buna rağmen içlerinde, iyileri, dine bağlı olanları ve hattâ ender de olsa evliyaları vardı
    En büyük özellikleri ve eğlenceleri, insanların zayıf taraflarından faydalanarak, müsait olan yapıları dolayısı ve sebebiyle, onları kendilerine bağlı kılmak, istediklerini yaptırmak, âdeta kulları olarak kendilerine hizmet vermelerini sağlamak, taptırtmaktı




    “RUH ÇAĞIRMA( !) DALAVERLERİNİN KÖKÜNDE


    ESKİLERİN "HÜDDAM İLMİ" DEDİĞİ "CİN'CİLİK" YATMAKTADIR!



    Bütün bu ruh çağırma (!) dalaverelerinin kökünde eskilerin "Hüddam ilmi", halkın da "CİN`cilik" dediği mesele yatmaktadır
    Bilhassa eskilerin ve Anadolu halkının yakından bildiği bu konu şöyledir:
    Bazı tesbih veya duaların birer "HADİMİ" yâni "hizmetlisi - görevlisi" vardır
    Eğer bir kişi oturup, o kelimeyi veya duayı adedince okur, sonra da karşısına dikilen CİNden, o an için korkmadan bir şey isteyebilirse, o şey derhal olur!
    Veya o CİNin kendi emrine girmesini isterse, o CİN artık onun hizmetkârı durumuna girer!. Bunun için de bir çok formül vardır!.
    Bu formülleri bünyesinde toplayan bir çok kitaplar yazılmıştır eskiden ki, bunların içinde en meşhuru; "KENZÜL HAVAS" ismiyle bilinenidir.
    Bu kitabın içinde bir çok formüller vardır
    Ancak burada şunu da hatırlatalım ki, "HÜDDAM"cılık ile "RUH ÇAĞIRMA(!)-SPİRİTUALİZM" arasında çok büyük bir fark vardır.
    İşte o fark da şudur:
    Ruh çağırma(!) veya spiritualizm denen oyunda CİNlerle temasa geçen kimseler, daima CİNLERİN elinde oyuncak olurlar
    Aynen aslan eline düşmüş tavşan gibi; CİN de onları istediği gibi elinde oynatır Ve onlar bu durumu asla fark edemezler.
    "Hüddam" ilminde ise, formül, diğer yan şartlarıyla birlikte tam olarak uygulanabildiği zaman; insan, CİNni tam anlamıyla pençeleri altına alır; ve ona bütün istediklerini yaptırabilir. Hattâ, bir insanı bile, bu yolla o CİNine öldürtebilir. Aksi halde, yâni emre uymadığı zaman o CİN perişan olur.
    Bu sebeple, bu ilmin kullanılmasında, insan için öteki sisteme göre mutlak bir avantaj vardır.
    İşte aradaki bu fark sebebiyle, eskilerin ve günümüzde de sadece birkaç kişinin bildiği "Hüddam ilmi", spiritualizmden kat be kat üstün durumdadır. Çünkü, anlattığımız üzere, bu ilimde insan için CİNni emri altına almak söz konusudur. "Spiritualizm" diye veya "Ruh çağırma(!)" diye bilinen CİNlerle bağlantı hâlinde ise, CİNni hiç bir şekilde, bir bilgiyi vermek veya bir işi yaptırtmak için zorlamak söz konusu değildir
    Ancak burada şu hususu da çok iyi bir şekilde anlatmak gerekir;
    Eğer bir kişi "Hüddam ilmi’’ningereği olan formüllerden birini yapmaya kalkar da; sonra başlamışken, şu veya bu sebeple; meselâ formülü uygularken yarıdan itibaren duyacağı seslerden veya o sıradagözüne görünen acaip şekillerden korkarak yarıda bırakırsa, işte o anda onun için felâket başlar.
    Onun, etkisi altına almaya çalıştığı CİN, o anda onu rahatlıkla avlar ve bu kişi CİNi emrine almaya çalışırken, CİN onu ele geçirmiş olur Ki bundan sonra, o kişi artık CİNnin emrine bağlıdır. Böylece, Dimyata pirince gidilirken evdeki bulgurdan da olunur
    Bu sebepledir ki, "Hüddam ilmi"ne dayanan bir formülü, ya hiç yapmamalı, ya da başlanıldığı zaman, ne pahasına olursa olsun sonuna kadar yapmalıdır
    Nitekim bu formülün tam olarak yapılmaması için o CİN, bir takım gürültüler oluşturur veya sesler çıkartır, âdeta içinde bulunulan evi veya katı yıkılıyormuşçasına gürültülerle sarsabilir; akla hayâle gelmeyecek korkunç şekillerde göze görünebilir!. İşte bütün bunlar olmasına rağmen, kişinin bütün soğukkanlılığıyla elindeki formulü bitirmeye çalışması îcabeder.
    Nitekim, "fazla tesbih çekmekten deli oldu", diye halk arasında anılan hal de bu esasa dayanır
    Bir kişinin yönlendiricisi olmaksızın ve formülü bilmeden rastgele tesbih çekmesi, ister istemez bir şifreyi meydana getirir ki, bu durumda, o anda şifreyle bağlantılı olan CİN otomatik olarak harekete geçip, o kişiyi hükmü altına alır Ve o kimsenin bu durumdan haberi yoktur!. Ve o CİNi kontrol altına alabilecek güce de sahip değildir. Artık ister istemez o CİNle iletişimleri başlamış olur.
    Bu ilişkinin başlaması da bazen kulağına, bazen da içine gelen seslerle olur Kezâ bundan önce de burun yoluyla kokular tesbit eder bazen Ve sonunda CİNleri çeşitli şekil ve kıyafetlerde görmeye başlar bu yolunda devam ederse
    Bu gibi kişler, duydukları sesleri veya aldıkları kokuları ya da gördükleri şeyleri bu konuyu bilmeyen kişiler içinde açarlarsa, derhal "aklını kaçırdı", "oynattı" diye nitelendirirler ve hastaneye kaldırılırlar Oysa tıp henüz bu konuda âcizdir. Elektro-şokla tedavi etmek ister fakat bunu da başaramaz!.
    Bu gibi kişiler, artık halk arasında "meczup" "zararsız deli" tâbirlerine muhatap olarak hayatlarına devam ederler.
    Bu gibi kişiler eğer içine düştükleri duruma rağmen, bu sahada yetkili bir şahsın eline geçerlerse, o halden kurtulmaları yollarının düzeltilmesi ve o yolda ilerlemeleri mümkündür.
    Aksi halde ömür boyu bu durumdan kurtulamazlar Artık onlar "deli" olmuşlardır.
    İlk yüzyıllardan beri, en ilkel topluluklardan itibaren yeryüzünde görülen bir meslek ve iş vardır;
    Bu mesleğe "BÜYÜCÜLÜK", yapılan işe de "BÜYÜ" denir.
    Bu işten gaye, bir insanı etki altına alıp, ona istemediği bir şeyi zorla yaptırmak ve bazen da hastaların iyi olmasını temine çalışmaktır.




    RUH ÇAĞIRMA CELSELERİNDE ŞU DUAYI OKURSANIZ


    İLGİLİ KİŞİLERİN CİN İLE İLİŞKİSİNDE KOPUKLUK


    OLUŞACAK VE Ö KİŞİLERDE DENGESİZ SÖZ VE


    DAVRANIŞLAR ORTAYA ÇIKACAKTIR!









  2. nurefşan80
    Yeni Üye





    ben gece namazından sonra cevşen ve çeşitli evradlar okuyorum.okurken evde değişik çıtırtılar ayak sesleri gibi bir takım sesler duyuyorum.özellikle kulaklarımda çınlama gibi bir ağrı oluyor.geçen sene bu olayları çok şiddetli boyuttta yaşamıştım kötü bir takım habis ruhlarla çok şükür cenab.ı Allahın izniyle şifa buldum fakat o gün bugündür özelikle gece namazları esnasında bir takım değişik bazı erkek bazı kadın suretinde tam olarak insana benzemeyen bir takım varlıkları uyku esnasında görüyorum benimle konuşuyorlar hatta bazı zaman tedavi maksatlı vüduma müdahele ediyorlar.bunlar güzel suretli varlıklar .bu neden kaynaklanıyor .hatta bir defa bana kominist olduğunu söyleyen çirkin suretli bir varlık.bana tabi olacağını söylemişti ben ona islamın kurallarını söyledim.fakat o ana ona inanmadım beni kandırdığı hissini yaşadım bir şekilde def ettim.bunlar nasıl meydana geliyor?ilk zamanlar korkuyordum fakat zamanla alıştım ama gece namazına bir ara kalkamadım değişik ürperti gibi birşeyler oluyor.bilgilendirirseniz memnun olurum




  3. CrayzSharK
    Üye
    Eline emeğine sağlık

    teşekkürler




+ Yorum Gönder