+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Bölge bölge Türkiye ve Karadeniz Bölgesi Forumunda Trabzon Şehir Tanıtımı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Trabzon Şehir Tanıtımı








    Trabzon Şehir Tanıtımı

    Yüzölçümü:
    4.685 km²
    Nüfus:
    795.849 (1990)
    Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran transit yolunun başlangıcında yer alır. Karadenize kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır.

    Tarihi ve doğa güzellikleri ile dört mevsim gezip görülebilecek turizm şehridir.


    İLÇELER

    Trabzon ilinin ilçeleri; Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdözü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy, Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir ve Yomra'dır.

    Akçaabat : Trabzon'un 13 km batısında ve deniz kenarında kurulmuş bir ilçedir. Tabii plajları ile ilin önemli kıyı ilçelerinden birisidir. Mersin Köyü ve Akçakale kamping alanlarının yanı sıra Sera Gölü önemli turistik yerlerden biridir.

    Çaykara : Trabzon'un güney doğusunda ve 76 km mesafede bulunan ilçe Uzungöl Turizm Merkezi ile ünlüdür.

    Maçka : Trabzon-Gümüşhane karayolu üzerinde Trabzon'a 30 km uzaklıkta doğal güzellikleri yanı sıra Altındere Milli Parkı'nın ve Sumela Manastırı'nın bulunduğu turistik bir ilçedir.

    Düzköy : Trabzon'a 40 km mesafede bulunan ilçe Çalköy Mağarasıyla turistik bir ilçe konumundadır.


    Trabzon



    BölgeKaradenizİlTrabzon İliNüfusmerkez 283.233; merkez köyler 68.284(2000)İl
    bölge nüfusu979.081 (2000 resmi); 990.901 (2006) Yüzölçümü4.685 km²Nüfus Yoğunluğu20.449 /km²Rakım20 mKoordinat41° 2' 60N 39° 43' 37EPosta kodu61xxTelefon Kodu0462Plaka Kodu61ValiNuri Okutan



    Karadeniz Bölgesi'in Doğu Karadeniz bölümünde yeralan Trabzon ili Karadeniz sahili ile Zigana dağları arasında yeralmakta olup en büyük şehri yüzüölçümü açısından az bir alan kaplamasına karşın nüfus ve ekonomi açısından Samsun'dan sonra Karadeniz'in 2. büyük şehridir. Batısında Giresun'a bağlı Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhaneye bağlı Torul ilçesi, doğusunda da Rize'ye bağlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri, kuzeyi Karadeniz ile çevrili antik çağdan beri varlığı bilinen il ve il merkezinin adıdır.

    Etimoloji

    Yunan mitolojisinde Lycaon’un oğlu Trapezeus'un Arkadya'daki adaşına ismini verdiği bilindiğinden, Karadenizdeki Trabzon'un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı düşünülebilir
    Evliya Çelebi'nin 2500 yıllık bir Yunan kentinin adını 17. yüzyılda Türkçe halk etimolojisine dayandırarak verdiği Tuğra-bozan adı da kimi çevrelerce ciddiye alınmıştır.
    Hamilton, şehrin güney doğusunda dik yamaçlarla yükselen, fakat üstü düz olan Boztepe’nin görünüşüne bağlamış, antik Trabzon sikkelerindeki "masa" çiziminden de aldığı destekle, kente görümünden dolayı Yunanca Trapezus "masa" adının verildiğini iddia etmiştir
    Özhan Öztürk, Kolhis ve Kafkasya'dan getirilen kölelerin Yunanistan anakarasına taşındığı liman kenti olan Trabzon'un adının Trapezus'un eski Yunanca metinlerde geçen mecaz kullanımı "köle satılan düz platform” (Aristo). Fr. 874)olabileceğini ileri sürmüştür

    Coğrafya


    Uydudan Trabzon


    Dar bir sahil şeridinin ardında denize dikey uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının 22,4 % yayla, 77,6 % si ise tepelerden oluşmaktadır.

    İklim

    Karadeniz'e özgü ılıman iklime sahip kentte hava sıcaklığı yıl boyunca 10° - 20°C arasında değişirken yaz ortalaması 27°C, kışın en soğuk zamanı (Kalandar) zamanı)ise 5°C civarındadır.

    Dereler

    The Değirmendere (Piksidis), Yanbolu, Fol, Karadere, Koha, Sürmene (Manahos), Solaklı, Baltacı deresi,kalaputama deresi,Macka Deresi,Galyan Deresi

    Göller

    Çakırgöl, Uzungöl, Serra Gölü, Haldizen gölü

    Nüfus

    Cumhuriyet dönemi

    2000 979.081
    1997 858.687
    1990 795.849
    1985 786.194
    1980 731.045
    1975 719.008
    1970 659.120
    1965 595.782
    1960 532.999
    1955 462.249
    1950 420.279
    1945 395.733
    1940 390.733
    1935 360.679
    1927 290.303







  2. Gizli @ yara
    Özel Üye





    Tarih


    Tarih Öncesi

    Bölgede çeşitli dönemlerde yapılan arkeolojik kazı ve yüzey taramalarında Yontma Taş (Alt Paleolitik dönem) Çağı’na ait Achelleen ve Mousterien tipi (el baltaları, kazıyıcılar, yonga aletler), Mezolitik Orta Çağ'a ait mağaralar Kalkolitik Çağ’a ait yerleşim izlerine rastlanmıştır. Bronz Çağı’nda Karadeniz kıyısında Kaşkalar adlı domuz besleyen ve kendir eken savaşçı bir halkın varlığı Hitit kaynaklarında bildirilmektedir .

    Antik çağ

    Eusebius'a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon'u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu geçekleştiren Sinop'tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar. Anabasis'te geçen "Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin Kolkh ülkesindeki kolonisidir"ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır. Merkezinde Yunanlıların çevre köylerinde bugünkü Lazların atası olduğu sanılan Kolkhların yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates'in Roma İmparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu topraklarının yanısıra Trabzon'da Roma hakimiyetine girmiştir.

    Roma ve Bizans

    Pompey'e karşı mücadelesinde Mithridates'e destek vermeyen Trabzon Roma döneminde ödüllendirilmiş serbest şehir statüsü kazandırılmıştır. Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde güney Karadenizdeki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma İmparatoru Hadrian döneminde restore edilen kente, Trajan döneminde Karadeniz Kapadokyası eyaletinin başkenti olmuş ve yeni bir liman inşa edilmiştir. Gallianus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar tarafından yağmalanmış , Justinian döneminde tekarar onarılarak eski konumunu kaznamıştır. İstanbul’un Latinler tarafından işgali üzerine Komnenos hanedanı, Trabzon'a sığınarak 1461 tarihine Osmanlı fethine dek sürecek olan Trabzon Krallığı devletini kuracaklar ve kendilerini Roma İmparatoru ilan edeceklerdi.

    Trabzon Krallığı

    Sumela manastırı, Trabzon 2007


    Komnenos hanedanından VII. Michael Latin işgali nedieniyle Trabzon'a gelerek teyzesi Gürcü kraliçesi Tamara'nın da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek "Laz hükümdarı" olarak tanımlamıştır. Trabzon Krallığı başlangıçta diğer Bizans (Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı kartal (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışsa da Latin işgalinin sona ermesi ve Konstantinapolis'de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, Moğollar ile Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul'un fethinden sekiz yıl sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadenizdeki çeşitli beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım'la birlikte ele geçirilerek İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.


    Trabzon İmparatorluğu, 1265. William R. Shepherd, Historical Atlas, 1911



    Osmanlı dönemi

    1461 yılında trabzon kralı David Komnenos'un Mahmut Paşa'nın yakını olan başmabeycisi Yorgi Amiruki'nin aracılığıyla direnmeden kenti teslim etmesinden sonra II. Mehmet kent yönetimini Gelibolu sancak Beyi Kazım Bey'e bıraktıkmıştır. Sancak merkezi statüsünde olan Trabzon, 1582 yılında III. Murat döneminde Batum sancağı ile birleştirilerek Trabzon/Batum eyaletinin merkezi haline getirilmiştir. Trabzon Osmanlı döneminde de gerek doğu Anadolu ve İran'ın gerek se Baharat yolu'nun Batı'ya açıldığı liman kenti olarak stratejik önemini sürdürmüş dahası İran ve Kafkasya seferlerinde askeri üs noktası olarak kullanılmıştır. Celali ayaklanmaları, Kazancık cemaati gibi soyguncu aşiretler, yolsuzluk yapan sancakbeyleri (Rizeli Ömer) bölgeyi arpalık olarak kullanan beylerbeyleri Ahmet Paşa, 1603 gibi), 1624, 1625, 1631 yıllarındaki Kazak yağmaları ve Tuzcuoğulları, Şatıroğlu Ömer ve İbrahim ağa gibi ayanlıktan gelme yerel derebeylerin ayaklanmaları bu dönemin önemli olaylarıdır. 1. Dünya savaşı sırasında 17 gemilik Rus donanması tarafından topa tutulan, 1916-1918 yılları Rus işgaline uğrayan kentin Hristiyan Rum nüfusu, savaşın bitimiden sonra mübadele ile Yunanistan'a gönderilmiştir. Canlı bir ticaret kenti olan Trabzon'da köklü Rum ve Müslüman aillerden oluşan eşrafı aktif olarak siyasetle uğraşmaktaydı. Barutçuzade Faik Ahmet Bey'in sahibi olduğu İstikbal gazetesi yerel sermaye ve aydınların düşüncelerini kamuoyuna duyurdukları en önemli haber kaynağıydı. Mondros Mütarekesi'nin ardından bölgede bir Pontus Devleti'nin kurulması hatta daha çok destek bulan bir proje olarak yeni kurulacak Ermenistan'a liman kenti olarak verilmesi gündeme geldiğinde Trabzon'lular 12 Şubat 1919 tarihinde Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'ni kurarak Osmanlı Devleti'ne bağlılığın korunması için mücadele etmeye karar vermişlerdi. Erzurum Kongresi'ne kalabalık bir heyetle katılan Trabzon heyeti ile kongreyi düzenleyenler arasında başkanlık seçimi ve kongrenin niteliği




  3. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Cumhuriyet dönemi

    Kent 1923 yılında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 61. il merkezi olarak yerini almış, 1926 yılında ilk Halk Kütüphanesi ve Ziraat Bankası, 1929'da Vizera Hidroelektirik santrali, 1938'de Trabzon İçme Suyu tesisleri, 1942'de Trabzon Lisesi, 1947'de Trabzon Numune Hastanesi, 1949'da Göğüs Hastalıkları Hastanesi, 1954'de Trabzon limanı, 1957'de Trabzon havaalanı, 1958'de SSK Hastanesi, 1964'de Ayasofya müzesi, 1967'de çimento fabrikası açılmş, 1976 yılında Trabzonspor futbol takımı Türkiye 1. Ligi şampiyonluğunu kazanarak bu ünvanı İstanbul'dan Anadolu'ya taşımayı başaran ilk futbol takımı olmuştur. 1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uygulamasıyla Anadolu'da bulunan 78 bin civarında ki yerleşim adından 28 bin kadarının adı Türkçe olmadığı gerekçesiyle değiştirilmiş olup büyük bölümü Yunanca olan Trabzon köy adları da değiştirilerek yerlerine Türkçe isimler konulmuştur. Son bir kaç yıl içinde kentin adını Türk ve dünya basınında duyuran önemli olaylar yaşanmıştır:
    26 Mayıs 2003 tarihinde Afganistan'dan dönen İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan Yak-42 tipi bir yolcu Trabzon Havalimanı'na inmek isterken alandan yapılan uyarıdan sonra yanlışlıkla deniz yerine karaya yönelip Pilav Dağı eteklerine çarması sonucu 62'si İspanyol askeri, 12'si mürettebat toplam 74 yolcu ölmüştür.
    6 Nisan 2005 tarihinde F tipi cezaevlerinin şartlarını protesto etmek isteyen TAYAD üyelerine karşı linç girişiminde bulunulmuştur,
    5 Şubat 2006 tarihinde Santa Maria kilisesinde görevli rahip Andrea Santaro görev yerinde öldürülmüştür.

    Kültürel Yaşam

    Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu'nun yanısıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu'nda sergilenmektedir.

    Turistik Yerler

    Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ'da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanısıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri:

    Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi,Kaymaklı Manastırı(Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,Kustul Manastiri
    Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
    Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii
    Konaklar: [Atatürk Köşkü] Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Sarımollaoğlu Topal Mustafa Evi (Araklı)
    Müzik ve Halk oyunları

    Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval, kemençe, davul -zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horondur.

    Mutfak

    Samsun Batum arasında yeralan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi olup, bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır:
    Mısır unundan:Kuymak (Rize'de ve Trabzonun doğusunda muhlama, Şalpazarında yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
    Karalahanadan: Çorba, Ğuliya, manca, sarma
    Tatlı olarak: Kabak malezi, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir)
    Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
    Fasülyeden (lobya): turşu kavurma




  4. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Toplum ve Kültür

    Halk

    Tarih boyunca Laz olarak adlandırılan halk, Rum ya da Osmanlı/Türk olsun, yaylacılık teknikleri, yaşam tarzı, köy mimarisi ve folklorik açıdan Anadolu köylüsünden net çizgilerle ayrılmakta ve Kafkasya halklarıyla Laz, Lezgi, Megrel, Mağharul-Dağıstan Avarlar'ı, Oset, Gürcü, Abhaz vs.) benzerlik göstermektedir. Şalpazarı, Ağasar vadisinde yaşayan Çepni türkmenleri bölgeye 13-14. yüzyıllar arasında yerleşmiş olup Dede Korkut masallarında bahsi geçen folklorik birikime ve Trabzon'un diğer yörelerinden kolayca ayrılabilen Türkmen dialektine sahiptirler. Bölgede Ermeni varlığı eskiye dayanmakla birlikte önemsenecek miktarda değildir. Gökbilgin'in Trabzon Tahrir Defterleri üzerine çalışmasında görüleceği gibi 1515 yılında kent merkezinde 774 Rum ve 179 Müslüman evine karşın sadece 15 Ermeni evi olduğu kayıtlıdır.

    Dil

    Rumca, Lazca, Rusça, Ermenice ve Farsça'dan çok sayıda ödünç kelime içeren Trabzon Türkçesi kendi içinde birkaç dialekt içermekte ve Kafkas gırtlağının izlerini taşımaktadır.Trabzon ağzı Özellikle alışılmadık ünsüz değişimleri ile Anadolu Türkçesi'nden derin farklılıklar içermektedir.

    / b / > / p / baluk > paluk
    / d / > / t / dere > tere
    / k / > / g / katuk > gatuk
    / g / > / c / gelin > celun (Batı Trabzon)
    / c / > / ç / came > çame
    / k / > / ç / > öküz > öçüz (Merkez Çömlekçi mahallesi, Doğu Trabzon)
    Aynı zamanda Trabzon Yunanca'nın en az 2500 yıldır kesintisiz konuşulduğu en doğu Yunan kolonisi olup, Köprübaşı, Çaykara, Maçka, Tonya ilçelerinde Rumcanın arkaik ögeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de Müslümanlar tarafından 50 civarında köyde konuşulmaya devam etmektedir.

  5. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Giyim - kuşam

    Osmanlı döneminde Samsun ile Batum arasında geleneksel giyim (Laz kıyafeti olarak da bilinir) şöyledir:
    Erkek: Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar.
    Kadın (köylü): İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun)bele bağlanan ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal (fota. Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek.
    Kadın (şehirli, kasabalı): Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus.
    Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır

    Turistik Yerler
    Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ'da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanısıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri:
    Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi,Kaymaklı Manastırı (Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,Kustul Manastiri
    Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
    Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii
    Konaklar: [Atatürk Köşkü] Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Sarımollaoğlu Topal Mustafa Evi (Araklı)

    Ulaşım

    Antik Çağdan itibaren Trabzon kenti, özellikle Roma İmparatoru Hadrianus'un yaptırdığı limandan sonra denizcilik açısından önemli bir merkez olmuş, cumhuriyet döneminde de yakın zamana dek denizyolları ulaşım ve ticarette önemini korumuştur. Karadeniz sahil yolu ve yapımı tamamlanmak üzere olan otoban yolunun hizmete açılması ile Samsun ile Sarp sınır kapısı arasında yolculuğun kalitesi artarak ağırlık karayollarına geçmiştir. Trabzon il merkezinden başlayarak, Zigana geçidi üzerinden Gümüşhane'ye oradan Kop geçidini aşarak Erzurum'a bağlanan yol ise eski önemini kaybetmiştir.

    Eğitim
    Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da eğitim kuruluşu olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokol, bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir adet Darülmuallimin bulunmaktaydı Günümüde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi bulunmaktadır.

  6. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Kalecik Kalesi

    Kalecik Kalesi (Zanayer-Canayer) ve Trabzon'un Araklı ilçesine bağlı bir mahalle olan Kalecik, Araklı'da denize hakim bir kayalık üzerinde bir kaledir. Bakımsızlıktan yok olmak üzere olan kale eski tarihlerde deniz ticareti ile uğraşan Cenevizlilerin uğrak noktası omuştur. Araklı ilçesini denizden gelen saldırılardan korumak için yapılmış olan kale, Türkler tarafından da kullanılmıştır. Doğudan Konakönü Mahallesine, kuzeyden Karadeniz'e, güneyden BuzlucaKarşıyaka (Ganahali), batıdan Yalıboyu'na (samayer) komşu Kalecik mahallesinde yer alan kale tamamen kayalık kütlenin dört bir yanında o zamanın işçiliğiyle yapılan taş duvarlardan oluşmaktadır. Kalecik plajı da tarihi Kalecik Kalesi'nin hemen altındadır. Plaj ve kale doğal güzelliğiyle birleşerek mahalleyi hareketlendirmektedir

    Türkiye'de yeri Bilgiler Şehir nüfusu 70.000+[] (120.693 2006) İlçe nüfusu 70.000+[] (120.693 2006) Yüzölçümü 385 km² Rakım 10 metre Koordinatlar
    Posta kodu 61300 Alan kodu 0462 İl plaka kodu 61 Yönetim Ülke Türkiye Coğrafi BölgeKaradeniz Bölgesi İl Trabzon Kaymakam Erol ÖZKAN Belediye başkanı Şefik TÜRKMEN Yerel yönetim site Akçaabat Belediyesi İlçe kaymakamlık site Akçaabat KaymakamlığıTrabzon ilinin bir ilçesidir.



    Akçaabat'ın Konumu

    Çarşıbaşı'nın doğusunda, Trabzon'un 13 km. batısında, Düzköy ve Maçka'nın kuzeyindedir.

    Akçaabat'ın Tarihçesi

    Şehrin kuruluşuyla ilgili araştırmalar ilk yerlilerin Ege kıyılarından gelerek buralara yerleştiğini öne süren batılı araştırmacılar ile buraların Asya kökenli ya da Türk olduğunu ortaya koyan araştırmacılar arasında yoğunlaşır.
    Çınar ağaçlarının çokluğundan ötürü (Platana =çınar yunancada) Pulathane adıyla anılan şehrin; sonraları ticaretin gelişmesi ve paranın bolluğundan dolayı Akçaabat adını aldığını belirten araştırmacıların yanı sıra beyaz evlerinden dolayı şehrin Akçaabat adını aldığını iddia eden araştırmacılar ile eski Türkçe’den kaynaklanan batıdaki şehir anlamına geldiğini söyleyen araştırmacılar da vardır.
    Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedilen, Akçaabat’ta Roma, Bizans, Kommenos ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapıt ve izlere rastlamak mümkündür. Akçaabat‘ın, Osmanlı dönemine ait kaynaklarda şehir merkezi “Pulathane”, ilçe geneli ise “Akçeabâd” olarak geçmektedir.





    Horon, Akçaabat'ın geleneksel oyunlarındandır.



    Şehrin tarihinde 1810 yılı Ramazan ayı ayrı bir yer tutar. Bu tarihte Rus donanması Sargana mevkiine çıkarma yapmak istemiştir. Akçaabat halkı 48’i kadın olmak üzere 969 şehit vererek yurdu savunmuştur. Birinci Dünya Savaşı sırasında 20 Nisan 1916 yılında Çarlık Rusya’sı Akçaabat’ı işgal etmiş ancak bu işgal de uzun sürmemiş ve 17 Şubat 1918‘de Akçaabat düşman işgalinden kurtulmuştur.
    Kronolojik sıralama ile Akçaabat için önemli olayları şu şekilde sıralamak mümkündür;

    M.Ö. 700 : Akçaabat, Milentos ticaret kolonilerinin bir uzantısıdır.
    M.Ö. 312 : Akçaabat Pontus Krallığı’nın eline geçer.
    1214 : Akçaabat Trabzon Rum İmparatorluğu'nun eline geçer.
    1461 : Akçaabat Trabzon ile birlikte Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı Devleti’nin topraklarına katıldı.
    1797 : Akçaabatta büyük bir veba salgını meydana geldi.
    1810 : Akçaabat tarihi açısından Osmanlı döneminin en önemli olayı Sargana Savunmasıdır.
    1880 : Akçaabat Belediyesi kuruldu
    1884 : Akçaabat, Teşkilat Nizamnamesi gereği ilçe kimliğini kazandı.
    1893 : Akçaabatta kolera salgını meydana geldi.
    20 Nisan 1916 : I. Dünya Savaşı sırasında Çarlık Rusya’sı Akçaabat’ı işgal etmiştir.
    17 Şubat 1918 : Düşman işgalinden kurtulan Akçaabat, Cumhuriyet Döneminde kültür, sanat, eğitim, ticaret gibi alanlarda hızla gelişen bir ilçe durumuna gelmiştir.
    20 Haziran 1990 : Büyük bir sel felaketi meydana gelmiştir.

  7. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Araklı (Karadere), Türkiye





    Trabzon İli Siyasi Haritası Harita




    Türkiye'de yeri Bilgiler Şehir nüfusu 740.569[] (2008) İlçe nüfusu 50.285[] (2008) Yüzölçümü 372 km² Rakım xx metre Koordinatlar
    Posta kodu 61700 Alan kodu 0462 İl plaka kodu 61 Yönetim Ülke Türkiye Coğrafi BölgeKaradeniz Bölgesi İl Trabzon Kaymakam Avni Kula Belediye başkanı Ümit İSMAİLÇEBİOĞLU Yerel yönetim site Araklı Kaymakamlığı İlçe kaymakamlık site Araklı Belediyesi Araklı, Trabzon ilinin bir ilçesidir.

    Araklı Tarihçesi

    Doğu Karadeniz'deki diğer yerlerde olduğu gibi Araklı'nın da tarih öncesi arkeolojik çalışmalarla aydınlatılmış değildir. Ancak binyıllar boyunca Doğu-Batı ticaretinin en canlı güzergahı olan İpek Yolunun Karadenize Ulaştığı toprakların üzerinde kurulmuş olması ticari değerinin yanında askeri ve jeostratejik değerlere sahip olması ilçedeki yerleşimin Trabzondan çok sonra olmadığını düşündürtmektedir. Doğu Karadenizi Güneyden kuşatan ve savunmasını kolaylaştıran ,dağlar Anadolu'ya hükmeden yönetimlerin bölge üzerinde otorite kurmasını, ticari ve sair ilişkilerle bölge kültürünün değiştirilmesini uzun süre engellemiş kendi bildiğince kendine yeterek yaşamayı benimseyen bir insan tipinin oluşmasına neden olmuştur.Hititler döneminde bölgenin madenlerini işleyen halkı Haliblerden maden alındığı,Asurluların Batı İran'dan gelerek bölgeyle sınırlı ticari ilişkilerde bulundukları bilinmektedir. Bölge ilk sömürgeci ziyaretini M.Ö.750 yıllarında Miletliler vasıtasıyla yaşadı. Ancak bu yıllarda Kafkasya üzerinden başlayan Kimmer akınları sebebiyle sömürgeciler bölge yerleşmeye fırsat bulamadılar. Kimmerler'den sonra İskitler, Medler ve Persler kısa süreli hakimiyetleri olmuştur. Trabzon çevresindeki halklardan bunların özelliklerine yaşama biçimlerine yetiştirdikleri karakterlere dair bilgilerden sözeden Ksenefon M.Ö.400 yılında Bayburt-Trabzon yolculuğunda bölgenin yerli halkları olan Kolhlar Makronlarla savaşlarını eseri Anabasiste yazar.Diğer kaynaklarda onaylandığı gibi bölge halkı savaşçılık, arıcılık, meyvacılık ve madencilikle meşgul olup, denizdende faydalanır durumdaydılar.

    Konumu

    Araklı,Trabzon'un doğusunda olup, ilk yerleşim merkezi bugünkü ilçe merkezinin batısında bulunan 'Konakönü' mevkiidir. Araklı adı, Buzluca ve Kalecik yakasında yer alan iki kale arasında bulunması nedeniyle, 'Arakale'den aldığı varsayılmaktadır. İlçe, 1916 yılında Rus işgaline uğramış ve 1918 yılında bu işgal sona ermiştir. 1953 yılında Sürmene'den ayrılarak ilçe olmuştur. Fabrikalarıyla, eğitim kurumlarıyla ve yenilenen birçok özel ve resmi kurumu ve de hastanesiyle Araklı, Trabzon'un hızla gelişen ilçelerinden biridir. Trabzon'un en güzel yerinde olan ilçemiz, En genç nüfusun olduğu bir ilçedir
    Araklı'nın 70 km. güneyinde bulunan çam ağaçlarıyla kaplı 'Pazarcık' Turizm Bakanlığı'nca turizm merkezi olarak ilan edilmiştir. Pazarcık'a girişte Pazarcık Mağarası bulunmaktadır. Yeşilyurt Beldisi Yılantaş Yaylası'nda her yıl 25 Ağustos'ta şenlikler yapılmaktadır. Yeşilyurt'ta, 1. Dünya Savaşı'ndan kalma bir şehitlik bulunmaktadır. İlçe merkezine 10 km. uzaklıkta Bereketli köyünde 'Acısu' olarak bilinen madensuyu vardır. Ayrıca 55 km. uzaklıkta Çörmeler Pilitli'de ve 80 km. uzaklıkta Balahor'da madensuyu şifalı olarak bilinmektedir.

    Ekonomi

    Araklı, 372 kmlik bir alana sahip olup Ahu Dağ silsilesi ile Küçükdere dağ silsilesinin kıyıya kısmen dik olarak inmesinin belli oranda iç kısımlara kadar uzanmasını sağlamıştır. Arazi Yapısının çok engebeli ve dağlık olması tarıma olan ilgiyi azaltmıştır.Tarım sınırı kıyıdan yaklaşık 600km ye kadar çıkmaktadır. İlçede yoğun olarak mısır, fındık ve çay üretimi yapılabilmektedir. Bunun yanında önemli olmayan miktarlarda baklagil de yetiştirilmektedir. İlçemde hala geleneksel "Ahır" hayvancılığı devam etmektedir. Etinden, sütünden ve derisinden gereği gibi yararlanma beklentisi ve becerisi oluşamamıştır. Halk daha çok kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir hayvan bakıcılığı yapmaktadır. İlçede ve köylerinde toplam 247 adet saf "Jersey" ineği bulunmaktadır, bu rakam, ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalmakadır. Ayrıca 9223 tane de yerli kara inek olduğu ilçe tarım müdürlüğünün verilerinde tesbit edilmiştir. Arıcılık, yavaş yavaş olsada gelişmektedir. 1650 arıkovanı ile 181 belgeli arıcı yılda 4500 ton bal üretmektedir. Özellikle bölgede üretilen ve "Cifin" denilen çiçeğin özününde karıştığı için "Delibal" olarak adlandırılan bu balın besin değeri yüksek olduğu bilinmektedir. Denizlerimizde çeşitli sebeplerden meydana gelen verimsizlik denize kıyısı olan ilçemiz içinde olumsuzluklar oluşturmuştur. Bunun yanında bilinçsiz avlanma neticesinde ilçe deniz kıyısında olmasına rağmen yeterli oranda balık tüketememektedir. Ancak son yıllarda Sahil Güvenlik teşkilatının kurulması, bu tür avlanmaları ve balık nesillerinin tükenmesini önleyici uygulamaları başlatmıştır

    Turizm

    olmaktadır.Gösterilen bu yoğun ilgiye paralel olarak bölgede konaklama temel ihtiyaç ve benzeri ihtiyaçları karşılayacak yeni tesisler inşa edilmiştir. Yeni İstihdam alanları oluşturulmuştur. hızla gelişmektedir. Ayrıca İlçemiz Araklı turizmi henüz ülkemizde de yeni yeni popüler olmaya başlayan yayla turizminin yoğun olarak görüldüğü bir ilçe durumundadır. İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Pazarcık mevkiinin Turizm bakanlığınca birinci dereceden turizm bölgesi ilan edilmesinin ardından bölgeye olan ilgi daha da artmıştır. Her yıl gerek Trabzon'un yerli halkı gerek komşu illerden bölgeye yoğun olarak ziyaretçi gelmektedir. Özellikle şehir dışında yaşayan Trabzon halkının en fazla rağbet ettiği alan PazarcıkYayla turizmi artık araklı halkı için yeni bir ekonomik canlılık kaynağı olmaya başlamıştır. Geldiğimiz aşamada çok büyük etkisi olmamakla birlikte yayla turizmiAraklı'dan Trabzon istikametine doğru yaklaşık 3 km uzakta tarihi Kalecik Kalesi bulunmaktadır ki kale Buzluca kalesinin bir uzantısıdır.

    Spor

    Araklıspor, 3. lig 2. grupta oynayan bir futbol takımıdır. Araklıspor, Trabzon'un ilçelerinden Araklı'nın takımıdır. Renkleri yeşil-siyahtır. Daha önce 2000-2001 sezonunda eski 3. ligde de oynamıştır. 2001-2003 arasında yeniden Trabzon Amatör Ligi'nde oynadıktan sonra yeniden 3. lige (4. kademe) dönmüştür.
    Kendi grubunda lider olan Araklıspor 2006-2007 sezonunda 15 Nisan 2007 Pazar günü kendi sahasında konuk ettiği Bulancakspor'la 1-1 berabere kalarak, 2 Lig B kategorisine çıkmayı garantilemiştir.
    Ayrıca 2006-2007 sezonunda Türkiye'nin tek, Avrupa'nın ise 7 yenilgisiz takımından biri olmayı başarmıştır.
    22 Aralık 2007 tarihinden itibaren teknik direktörlüğünü Boşnak teknik adam Mesut Demiroviç yürütmektedir

  8. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Araklı belde ve köyler
    İl: Trabzon ● İlçe: Araklı

    Beldeler: Çankaya • Erenler • Yeşilyurt
    Köyler:
    • Aytaş • Ayvadere • Bahçecik • Bereketli • Birlik • Buzluca • Çamlıktepe • Çiftepınar • Çukurçayır • Değirmencik • Dulköy • Erikli • Halilli • Hasköy • İyisu • Karatepe • Karşıyaka • Kayacık • Kayaiçi • Kaymaklı • Kestanelik • Köprüüstü • Kükürtlü • Merkezköy • Ortaköy • Pervane • Sulakyurt • Sularbaşı • Taşgeçit • Taşönü • TaştepeTurnalı • Türkeli • Yalıboyu • Yassıkaya • Yeniköy • Yeşilce • Yeşilköy • Yıldızlı • Yiğitözü • Yoncalı • Yüceyurt





    Arsin, Trabzon



    Arsin Trabzon ilinin bir ilçesidir.






    Trabzon İl Sınırları Kordinatı 40°17′″N, 35°26′″E İdari Yapı: İlçe Bağlı: il Trabzon Kaymakam Abdullah KÜÇÜK www: T.C Arsin Kaymakamlığı Köyler Başdurak, Çardaklı, Atayurt (B), Çiçekli, Çubuklu, Dilek, Elmaalan, Fındıklı (B), Gölgelik, Güneyce, Harmanlı, Işıklı, İşhan, Karaca, Kuzguncuk, Oğuz, Örnek, Özlü, Üçpınar, Yeniköy, Yeşilköy, Yeşilyalı (B), Yolaç, Yolüstü Özellikleri Alanı Toplam 169 km² Rakımı 10 m Nüfus (2000) 35863 ÇevreMerkez 13038 Bu veri 2000 yılı nüfus sayımına dayanmaktadır. Belediye Başkanı : Dr. Erdem ŞEN Web sitesi: Arsin Belediyesi Alan kodu: (0)462 Posta kodu:Plaka kodu: 61
    Tarih

    Trabzon'un bir ilçesi olan Arsin Ortaçağdan günümüze küçük bir yerleşim merkezi olarak kurulmuştur. 26 Ekim 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u Fethi ile Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. 13 Nisan 1916'da Rus işgaline uğrayan Arsin 24 Şubat 1918 tarihinde Rusların çekilmesi ile işgalden kurtarılmıştır.
    Arsin 1952 tarihine kadar Yomra ilçesine bağlıydı. Bu tarihte bucak olmuş ve belediye teşkilatı kurulmuştur. Arsin 1957 yılında çıkarılan 7033 Sayılı Yasayla ilçe durumuna gelmiş ve 4 Nisan 1959 tarihinde fiilen teşkilatlandırılmıştır.
    Arsin adı, “Temiz” ve “Arınmış” anlamına gelir. Bu adı, tabii plaj durumunda bulunan ilçe kıyılarındaki kumsallardan aldığı söylenmektedir. Fakat günümüzde bölgeden Karadeniz Sahil yolunun geçişi ile herhangi bir plaj kalmamıştır.
    Yukardakilerden daha mantıklı olan açıklama isminin bölgede yaşayan Trabzonun eski halklardan miras kaldığı Turklerin de belki bir miktar değiştirerek aynı ismi muhafaza ettiği şeklinde olabilir. Zira ilçede kullanım Arsen şeklinde olup; arınmış arısın vs şeklindeki arı kelimesi yerel terminolojide bulunmamakta günlük hayatta kullanılmamaktadır.

    Coğrafi Konumu


    Arazi Yapısı

    İlçe merkezi sahil kesiminden ve hafif meyilli bir araziye sahiptir. İlçenin topografik yapısı, sahilden iç kesimlere doğru gidildikçe eğimi artan bir yapıdadır. Bazı köylerde eğim %70’lere kadar varmaktadır. İlçenin toplam yüzölçümü 169km2’dir. İlçede 5 akarsu bulunmaktadır. Bunlar Yanbolu, Falgoz, Arsin, Kendirlik ve Sifla (Süfla )dereleridir.
    İlçenin tarımsal alanı 9.530 hektar, ormanlık alanı 6362 hektar, çayır mera alanı 583 hektardır, elverişsiz alanı ise 425 hektardır. Tarım arazisi kullanma şekline göre; Tarla alanı 10.400 dekar, yem bitkileri alanı 232 dekar, sebzecilik alanı 658 dekar, çay alanı 350 dekar, fındık alanı 83.590 dekar ve kivi alanı ise 70 dekardır. İlçenin merkezinin rakımı 10 metredir. Koordinatlar; 39-50 derece doğu boylamı, 40-50 derece kuzey enlemidir.

    İklimi

    Bölgesel iklime bağlı olarak ilçede yazları serin, kışları ılık geçer. Ilıman iklim bölgeye hâkimdir. Yıllık ortalama yağış miktarı 1000 - 1100 mm arasında değişir ve ortalama sıcaklık 15.5 derecedir. Bölgenin yüksek kesimleri ve vadiler yaz ve sonbahar ayları başlangıcı dışında sislidir. Bulutluluk derecesi 6/10 dur. En bulutlu ay Şubat ayıdır. En bulutsuz ay Haziran ve Ekim aylarıdır. Bölgede hâkim rüzgârın hızı 1.6m/sn dir. Bölgeye egemen rüzgârlar Aralık ayında Kıble yâda Lodos, Haziran ayında Güney, Kasım ayında Batı, diğer aylarda Batı-Kuzey rüzgârlarıdır. En hızlı rüzgârlar Şubat ayında Batı ve Kuzeybatıdan esmektedir. En soğuk ayın sıcaklık ortalaması 7.75 derecedir. En sıcak ayın sıcaklık ortalaması ise 24.05 derecedir. En düşük ortalama nem oranı 69.2 ile Aralık ayında görülür. En yüksek ortalama nem oranı 83.5 ile Mart ayında görülür.

    Çevre

    İlçe, Trabzon ilinin 20 Km. doğusunda Trabzon-Rize sahil şeridi üzerinde kurulmuş bulunmaktadır. Doğusunda Araklı, Batısında Yomra ile çevrili, Kuzeyinde Karadeniz, Güneyinde Gümüşhane ilinin Yağmurdere bucağı ile çevrilidir. Karadeniz ile 7 Km. deniz kıyısı, Batıda Yomra ilçesi ile 28 Km. mülki kara sınırı, Doğuda Araklı ilçesi ile 35 Km. mülki taksimat sınırı mevcut bulunmaktadır.

    Nüfus

    2000 yılında yapılan nüfus sayımından çıkan sonuçlara göre İlçe merkezinde 13.038 kişi, belde belediyelerinde 8.845 kişi ve köylerde 13.980 kişi olmak üzere toplam nüfus 35.863’dür.
    17 Ağustos 1999'da meydana gelen Gölcük Depreminden sonra bölgeden köylere ve ilçeye göçler gerçekleşmiştir.

    Eğitim

    İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 1 Genel Lise, 1 İmam - Hatip Lisesi, 10 adet 8 Yıllık İlköğretim okulu, 21 adet 5 sınıflı İlköğretim okulu olmak üzere toplam 33 okul bulunmaktadır. 3’ü İlçe Merkezine bağlı olan ve 8’ i köy okulu olmak üzere toplam 11 okul kapalı olduğundan bu köylerde bulunan öğrenciler taşımalı sistemle en yakın ilköğretim okulunda öğrenim görmektedir. Taşımalı sistemde bulunan okul sayısı 26, 11 yerleşim biriminde taşınan öğrenci sayısı 1101 kişidir. İlçede 1 adet Arsin Lisesi Öğrenci Pansiyonu bulunmaktadır. Bu öğrenci pansiyonunda 86 kız, 168 erkek öğrenci olmak üzere toplam 254 öğrenci kalmaktadır. Ayrıca ilçede 3 adet özel pansiyon da mevcuttur. Merkez Öğrenci Pansiyonunda 16 öğrenci, Örnek Köy Öğrenci Pansiyonunda 11 öğrenci, Başdurak Öğrenci Pansiyonunda 4 öğrenci kalmaktadır.

    Sağlık

    İlçe Sağlık Grup Başkanlığı bünyesinde 7 tane Sağlık Evi mevcuttur. Bu sağlık evlerinden Yeni Mahalle Sağlık Evinde Ebe bulunmaktadır. Sağlık Grup Başkanlığı emrinde 2 ambulans hizmettedir. Arsin Merkez Sağlık Ocağı, Harmanlı Sağlık Ocağı ve Başdurak Sağlık Ocaklarında 1’er adet hizmet binası, 4’er adet de lojman bulunmaktadır.

    Tarım, Balıkçılık, Hayvancılık


    Tarım:

    İlçenin toplamda arazi alanı 16900 hektardır. Bu arazinin %59.39’u tarım, %37.64’ü orman, %3.44’ü çayır-mera, %2.51’i ürün getirmeyen arazidir.
    İlçe ve köylerinde yaş fasulye, kuru fasulye, MISIR, patates, biber, patlıcan, karalahana, domates ve salatalık ekimi yapılmaktadır. İlçede aile ihtiyacını karşılayacak küçük çapta hayvancılığın yanında meyvecilikle uğraşılmaktadır. Başlıca yetiştirilen meyveler; fındık, karayemiş, limon, portakal, mandalina, kiraz, ceviz, armut, ayva, elma, incir, dut, erik ve çay dır.
    Kivi dekara verimde fındığın on katı gelir getiren ayrıca bölgeye iyi adapte olmuş ve fındığa alternatif sayılan bir üründür. Bundan yüzden İlçede İl Özel İdare kaynaklarıyla alınan fidanlarla bahçe tesisine devam edilmiştir. Şu anda toplam 52 kivi bahçesi bulunmaktadır.
    Seracılık 1994 yılından itibaren ilçede başlamıştır. Şuanda 21 adet sera bulunmaktadır.

    Balıkçılık:

    İlçe sınırları içerisinde bulunan Yanbolu deresinde tabi olarak bıyıklı sazan, alabalık türünde balıklar bulunmaktadır. İlçede kültür balıkçılığı istenilen seviyede gelişmemiş bulunmaktadır. Yanbolu deresi üzerinde 100 ton / yıl kapasiteli bir adet işletme bulunmaktadır. Sifila deresi üzerinde bir adet 40 ton / yıl kapasiteli balık havuzu bulunmaktadır. Bu iki balık havuzunda ekonomik nedenlerden dolayı üretim yapılamamaktadır. Yine İlçenin Yanbolu deresi üzerinde küçük çaplarda iki tane aile tipi balık havuzu bulunmaktadır. Derelerin doğal florası zengin olduğundan balıklandırmaya elverişlidir.

  9. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Hayvancılık:

    İlçede hayvancılık yüksek kesimlerde yaygınlaştırılmış olup, hayvancılığın geliştirilmesi için suni tohumlama, yem üretimi ve ahır ıslahının birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Bu amaçlara yönelik olarak hayvan pancarı silajlık mısır ve pancar fiği ekimine ağırlık verilmiştir. 22 Ekim 2001 tarihinde Tarım İl Müdürlüğünden bir boğa ilçeye verilmiştir. Toplam büyükbaş hayvan sayısı 5527, küçükbaş hayvan sayısı 3640, kümes hayvanı sayısı 6240 ve arı kovanı sayısı ise 1600 adettir.

    Kültür

    İlçede Kütüphane Memurluğu mevcut bulunmaktadır. Bu memurluk Özel İdare binasının 1. Katında hizmettedir. Kütüphane 95 m2 alan kapsamaktadır. Burası 1 salon, 3 odadan ibarettir. Toplam 2 personeli mevcuttur. 1 adet hizmetli kadrosu boştur.
    Kütüphanede 6519 adet kitap mevcuttur, okuyucu mevcudu 5891, kayıtlı üye sayısı 281’ dir.
    2003-2004 İlçe Halk Eğitimi Merkezinde 33 Meslek Kursuna 544 kursiyer kayıt olmuştur. 524 kursiyer başarı belgesi almıştır. Kültürel ve Sosyal alanda 9 kurs açılmış olup, 135 kişi bu kurslara katılarak başarılı olmuştur. Ulusal Eğitime Destek Kampanyası başlatılmıştır. Okur-yazar olmayan çağ nüfusu tespit edilmiş bulunmaktadır ve okuma yazma kursu açılmıştır. Bu konudaki çalışmalar sürmektedir.

    Yanbolu

    Trabzon Arsin ilçesinin turistik tesislerinin hatırı sayılır bir kısmı bu ilçede yeralır.Yörede Yanbolu deresinin denize kavuştuğu ve Araklı ilçesi ile sınırdaştır.

    Spor

    İlçenin Futbol takımı olan Arsinspor, İddaa Lig B 4. Grubunda (Türkiye 2.Lig B Kategorisi 4. Grup) ikinci oldu ve İddaa Lig B Yükselme Grubuna (Türkiye 2.Lig B Kategorisi Yükselme Grubu) katıldı ve bu grupta mücadelesine devam etmektedir.

    Arsinspor Tarihi:

    Takım 1973 yılında Nihat GÜRSOY tarafından kurulmuştur. Klübün ilk başkanı Nihat GÜRSOY’dur. Takımın renkleri sarı-siyahtır. 1995-1996 sezonunda İbrahim USTA takımı 2. amatör kümeden alarak başkan oldu. 1995-1996 yıllarında namağlup ve gol rekoru kıran ve 1. amatör kümeye, oradan da namağlup olarak Arsinspor’u terfi müsabakalarına getirdi. İbrahim Usta 3 yıl 3. lige çıkmak için büyük mücadele verdi. 3. yılın sonunda takımı 3. profesyonel lige çıkardı ve takım başkanlığını bıraktı. Arsinspor 1 yıl 3. ligde mücadele ettikten sonra tekrar amatör kümeye düştü. İbrahim USTA’nın Arsinspor’a tekrar başkan seçilmesinden sonra takım 2004-2005 sezonunda yeniden 3. lige çıktı. 2005-2006 sezonunda Yakup Usta Başkanlığa geldi. Arsinspor bu sezonda 3. Lig’den 2. Lig B Kategorisine yükselmeyi başardı.
    Bu dönemde Arsinspor alt yapıya önem vermiştir. Alt yapıya verilen önem sayesinde takımın tüm branşlarda Trabzon’daki müsabakalara katılması sağlanmıştır.
    Arsinspor maçlarını 1200 kişilik kapalı tribünü bulunan ilçe stadında oynamaktadır. 25 tane profesyonel futbolcusu ve 120 tane alt yapı sporcuları ile birlikte Arsinspor Kulübü bütün branşlarda mücadele etmektedir.
    Arsin belde ve köyleri İl: Trabzon ● İlçe: Arsin
    Beldeler: Atayurt • Fındıklı • Yeşilyalı •
    Köyler:
    Başdurak • Çardaklı • Çiçekli • Çubuklu • Dilek • Elmaalan • Gölgelik • Güneyce • Harmanlı • Işıklı • İşhan • Karaca • Oğuz • Örnek • Özlü • Üçpınar • Yeniköy • Yeşilköy • Yolaç • Yolüstü

  10. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Beşikdüzü, Trabzon



    Genel

    Beşikdüzü'nden üç ağa 1834 yılında ferman getirterek Beşikdüzü’nü kurarlar. 1856 yılına kadar Beşikdüzü’nü yönetirler. Bu dönemde ilçemizin adı Şarlı’dır . 1856 yılında Şarlı’ya bir bucak müdürü tayin edilir. Emrinde bir zaptiye mülazımı ve 30 zaptiye. Bucak müdürünün tayini ağalık döneminin sonu olur. Şarlı’ya atanacak bucak müdürü Tonya ve Şalpazarı nahiyelerinde de görev yapar. İlçemiz 1894 yılına değin Şarlı adıyla Görele ilçesine bağlıdır. 1894 yılında askerlik işleri Vakfıkebir’e bağlanır. Diğer yönetsel işlemlerde ise ilçemiz 1894’ten itibaren Trabzon merkez ilçeye bağlı olarak gelişmesini sürdürür. Bu yapı 1914 yılına kadar sürer. 1914 yılında Şarlı ve Şalpazarı bucakları bütünüyle Vakfıkebir’e bağlanır. 1922 ‘de bucak kimliğini kaybederek Vakfıkebir’le bütünleştirilen ilçemiz, dört ay kadar sonra Akhisar adıyla yeniden bucak kimliğini kazanır. Ancak, Akhisar adının öteki kasaba ve köy adlarıyla benzerliği karıuşıklara neden olur. İlçemizin bugünkü adının verilişiyle ilgili anlatılanlardan çıkarılan şudur: 1930’lu yıların sonlarında ilçemize gelen bölge Valisi Tahsin Uzer Beşikdağı isminden esinlenerek buraya Beşikdüzü adını vermiştir. İlçemiz belediye teşkilatı 1948 yılında kurulmuş, 04 Temmuz 1987 tarihinde 19505 sayılı Resmi Gazetede yayınlana 3992 sayılı yasayla da ilçe olmuştur. Kaynaklardan ve sözlü verilerden çıkan sonuca bırakılırsa bölge halkı, XIII ve XIV. Yüzyıllarda Doğu ve Günaydoğu Anadolu’dan gelen Oğuzların Çepni boyundandır. Bugün mevcut, Türkelli, Kalegüney, Seyitahmet, Korkuthan…]

    Tarih

    Beşikdüzü ilçesinde Trabzon ilinin diğer ilçelerine oranla köy adlarının cok fazla değiştirilmemiş olusu ilçe kültürü hakkında önemli ipuçları vermektedir.ilçede yasayan halkın bazı kaynaklarda güneydoğu anadoludan geldiği belirtilmesine rağmen bilginin doğrusu Çepni boyunun doğu ve guneydoğu anadoluya iran üzerinden giriş yaptıkları seklindedir.yüzyıllar önce turkmenistandan genel göç hareketine uyarak batıya doğru hareket eden Çepni boyu binlerce çadırdan oluşan kalabalık kitleler halinde bugunkü İrana yerlesmişlerdir.takip eden dönemde batıya göç hareketlerini sürdürmüş; kuzey ırak kerkuk musul üzerinden diyarbakıra, diğer bir kol da aras vadisi boyunca bugunku ermenistan ve ığdır arasındaki sürmeliçukuru denilen ovalardan kars erzurum yolu ile harşit vadisine giriş yapmıstır.Çepni boyunun guneyden gelen kollarının bir kısmı batı anadoluya ege sahillerine kadar ilerlemiş zamanla goçebelikten yerleşik yaşama geçerek marmara ve ege de yüze yakın köy kurmuslardır.bugun en yoğun olarak balıkesirŞah ismailin alevi Turk devletiyle Sunni turk devleti olan Osmanlılar arasındaki iktidar mücadelesi ve savaslarda ;Erzincandaki Turkmendağında diğer Turkmen aşiretleriyle beraber şah tarafında yeralma kararına katılmıs ve Yavuz Sultan Selime karsı savasmıslardır.bunun sonucu olarak şah ismailin yenilgisi ile birlikte cok buyuk olcude Çepni irana Şahın ordusuyla beraber geri donmuş ,kalanlar ya ulasımı zor bolgelere yerleşmiş ya da kitleler halinde alevilikten sünniliğe geçmişlerdir.bu tur göç hareketlerinin izleri günümüzde de yaşamaktadır.Kuzey ırakta kerkük ve musul bölgelerinde yasayan şii ve sunni asıllı turkmenler ,coğrafi olarak devamında Diyarbakır ilinde özellikle Bismil ilçesinde yoğunlaşan alevi inanıstan türkmen köy ve kasabaları ve toroslar üzerinden batı anadoluya uzanan bir kültür coğrafyası eskiden yasanmıs bu gelgitlerin son kalan kumlarıdır.

    bugun en yoğun olarak balıkesir ,çanakkale ,bursa, manisa, izmir ,aydın ,muğla ve komsu diğer illerde yasayan bu Çepni grubu komsu Turk topluluklarına nazaran daha izole ,kapalı toplum yapısında yasamıslar ve köyden kente göç ve iletişimin yaygınlastığı son yıllara dek bu kapalı yapılarını muhafaza etmişlerdir.bu sayede orta asyadan gelen pek çok eski turk geleneklerini hala yasatabilmişlerdir.kulturel olarak bu kapalı toplum yapısını olusturan ana etken batı anadoluya yerlesen Çepnilerin İranda yasanılan yıllar içerisinde alevi şii islam anlayısını benimsemeleri olmustur.sünnilik veya şiilik arasında bir tercihten ziyade ilk tanısılan islam toplumu olan fars toplumunun dini bakıs acısının kabul edilmesi bunda rol oynamıstır.mezhepsel farklılık kulturun korunması acısından avantaj sağlamasına rağmen diğer alanlarda uyumsuzluklar ortaya cıkarmıstır.Osmanlılar doneminde Çepniler ;Kültür ve Dil yapısı

    Doğu karadeniz bolgesine yerlesen Çepnilerin tarihsel durumu ise bugun hiçbir ortak kültürel bağları olmayan hatta varlıklarından dahi haberdar olmadıkları batıdakı Çepni grubuna oranla bazı soru işaretlerini barındırmaktadır.batıdakilerin tersine karadenizde yasayan Çepnilerde sünnilik hakimdir.Bunun nedeni aleviliğin bölgedeki asimilasyonu yani yokedilmesine yönelik politikalardandır..bu durumun gözden kaçan istisnaları Kürtün ilçesi Güvenc abdal ocağı, Şiran ;Giresun ve genelde ordu daki Gürgentepe ilçe merkezi ve köyleri,Ordunun diğer ilçelerindeki bazı köyler ve kasabalar ile ,yuzyılın basındaki göçler ile sakarya kocaeli bolgelerine yerlesen doğu karadeniz kökenli Çepni alevilerdir.ilk osmanlı kayıtlarında harşıt vadisindeki Çepniler için kızılbaşlar terimi kullanılır iken daha sonra bu tur tanımlar yapılmaz olmustur.bunun sebebi zamanla sünniliğin benimsenmesi olabileceği gibi alevi gelenekleri yasamak isteyenlerin İrana geri donmeleri sonucunda arta kalan azınlığın devamı olan gruplar olmaları de olabilir.Dini inanıs acısından mevcut bulunan bu aydınlatılmamıs noktalara rağmen Çepni boyu tum doğu karadeniz sahili boyunca yayılmıs kendine has bir kültürel havza olusturmustur.yerlestiği bölgeye harşit vadisi boyunca yayılarak kuzeye ilerlemiş ve nihayet sahillere ulaşmıstır.bu yayılma politıkası sonucunda bolgenin turk olmayan halkı ya Çepniler içinde erimiş ya da daha sık rastlanan bir biçimde birtakım merkezlerde toplanmış veya bolgeyi terketmiştir.bunun sonucu olarak 1831 yılındakı ilk salnamelerden baslayıp 1914 sayımına kadarki surede Çepnilerin genel olarak yerlestiği bolgede Rum veya Ermeni nufusa rastlanmadığını izlemekteyiz.bu yerlesimi destekler sekilde Trabzon ilinin diğer ilçelerine nazaran Beşikdüzü ve Şalpazarı ilçelerinde rumca kökenli köy adlarına pek tesadüf edilmez.köy adlarının düzenlendiği 1960 larda pek cok yerlesimin adı değisirken bu oran adı gecen ilçelede son derece dusuk seyretmiştir.bu durum Beşikdüzünün cok erken tarihlerde kalıcı olarak Turklestiğinin de gostergesidir.son osmanlı salnamesinde 1900 lü yılların basında o zamanki Vakfıkebir kazasına bağlı olan Beşikdüzünde hristıyan nufus sıfırdır.hiçbir köyünde Rum veya ermeni nufus bulunmamaktadır.o gunku trabzon eyaletiyle karsılastırıldığında tam bir tezat olusturmaktadır.bunun sonucunda da yuzyıllardır sabit köklu bir turk nufus yapısına sahip olmustur.Eski adı da Turkçe iken tarihi adları değistirilerek yapılan hatalara örnek olarak;oğuz köyüne Turkelli abdallı köyüne yeşilköyağılbağı kancuma köyüne ağaçlı isimlerinin uygun görülmesi verilebilir.Beşikdüzünün 29 adet köyünden eski adları Turkçede bir anlam ifade etmeyen köy sayısı sadece 4 tur(yazıyla dört).hemen bitişikteki ilçe olan Vakfıkebirin 35 adet köyunun ise eski adlarına bakıldığında 30 tanesinin turkce olmadığı sadece 5 koyun adının orijinalinin turkce oldugu gorulur.arada 4 kilometre varken turkce oranı tam olarak tersine donmüstur.bu bize Beşikdüzü köylerinin farklı bir kurulus hikayesi olduğunu ispatlar. Beşikdüzünde eski adı Turkçe olmayan köylerden; kadahor rumca kato(yukarı) + horio (köy) kelimelerinden diğeri olan mesopliya; mezo (orta) + poli/ polita(kasaba) kelimelerinden turemiştir.muhtemelen eski halkı bu koyleri terk edince yerlerine yeni yerlesen Turkler de benzer adları benimsemişlerdir değistirme gereği duymamıslardır.geriye kalan 25 köyun ise adının yuzyıllardır hic değismediğini göz önune alırsak ;Turkler tarafından sıfırdan kurulduğunu iddia etmek mantıksız olmayacaktır.İlçe toponomisinde Turkçe harici isimlere rastlanmayışı kadar halkının bir takım kültürel özellikleri de Trabzonun diğer ilçelerinden Beşikdüzünü ayırır.Bu özelliklerin başında konuşulan aksan gelir.Karadeniz lehçesinin içinde ayrı bir altgrup olusturan bu aksan Trabzon merkezinde veya diğer doğu ilçelerde konusulandan yapısal olarak tamamen ayrı olup daha ziyade giresun tarafında konusulanla benzerlik götermektedir.beşikdüzünde kullanılan bir takım yerel kelimeler Trabzonun diğer ilçelerinde hiç bilinmezken GiresunBulancak'ta veya Yağlıdere gibi uzak veya ulasımı Besikduzu ile kulturel etkileşim olusturamayacak kadar imkansız yerlerde bile aynen kullanılmaktadır.Teker teker kelime haznesi haricinde cekim ekleri cumle kurulusları acısından da Trabzon yoresinden cok Giresun tarafında kalan ilçeler ile benzerlik gostermektedir.bu aksan farkının nedeni yukarıda da belirttiğimiz Çepnilerin doğu karadenize yerlesim sureciyle ilgilidir.Çepniler bolgeye harsit vadisinden girmiş Kurtun ilçesinden asağı inerek doğankentten Tirebolu sahiline ulasmıslar buradan batıya doğru espiye yağlıdere keşap gıresun bulancak piraziz ve orduya ilerlerken doğu yonunde ilerleyenleri ise gorele eynesil ve beşikdüzüne yerleşmişlerdir.yıne komsu olması sebebiyle Şalpazarı halkı da torul kurtun tarafından dağları asarak ağasar vadisine inmişlerdir.bu yerlesim bütünlüğü nedeniyle adı gecen ilçeler arasındaki dil benzerliği daha fazladır.Bazı bilimsel kaynaklarda tum Beşikdüzü halkı Çepni boyundan kabul edilmekle beraber Şalpazarına yakın yerlesimlerdeki 14 köyün Çepni olduğunu kalanların ise farklı Turk boylarından geldiği iddia edilmektedir.nitekim oğuz köyleri denilen bir grup köyün bulunması ve bu 14 köy haricinde genelde sahilde kalan köylerin kendilerini farklı addetmeleri bu yondeki gorusleri doğrulayabilecek de olsa Turkiyenin baska yerinde pek bulunmayan aksan yapısındaki ortaklık bir takım sonradan olusabilecek kulturel farklılıkları gozardı etmemizi gerektirebilecek boyuttadır.Örneğin sahil bolgesinin iletişim ve ulasım olarak dısarıya acık olusu ;ulasımı zor olduğu için kulturel yapısını daha iyi muhafaza eden şalpazarı ve ona yakın yuksek koylerle arada fark olusmasına neden olabilir.Tarihsel gelişimindeki bu özellikler nedeniyle Beşikdüzü konuşma dili saf bir Turkçeden oluşmaktadır Trabzonda rastlanılan Latince kökenli veya trabzonun eski halklarından kalma kelimelere hemen hiç rastlanılmamaktadır.

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu


besikduzune yerlesen ilk insan kimdir