+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kitap Özetleri Forumunda Suyu Arayan Adam - Şevket Süreyya Aydemir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Suyu Arayan Adam - Şevket Süreyya Aydemir








    suyu arayan adam - şevket süreyya aydemir

    1.YAZARIN ADI VE YAŞAM ÖYKÜSÜ:
    Suyu Arayan Adam.jpg
    Yazarın Adı: Şevket Süreyya Aydemir
    Yazarın yaşam öyküsü:1897 yılında doğdu. Tunalı bir göçmen ailesinin oğludur. Babası hayatı boyunca topraksız bir köylü olarak başkalarının toprağında ve hizmetinde çalışmıştır. Edirne’de doğan Aydemir ilk ve orta öğrenimini orada yaptı. Edirne öğretmen oklunu bitirdi. І. Dünya savaşında yedek subay olarak Kafkas cephesindeki çarpışmalara katıldı. Subay olan ağabeyleri І. Dünya savaşında şehit oldu. Aydemir de Sarıkamış savaşında yaralandı. Neslinin büyük çoğunluğu gibi o da Turancılık akımının ateşli bir taraftarıydı. Osmanlı imparatorluğu çöküp Edirne işgal edilince Turan’a koştu, öğretmenlik yaptı, gönüllü birlikler kurup savaşlara katıldı. Bütün bu savaşlar ve ihtilaller içinde kültür yetersizliğini kavradı. Moskova’ya ekonomi öğrenimine gitti. Türkiye’ye dönünce önce Ankara’da ekonomi öğretmenliği yaptı, sonra da devlet sektöründe yüksek görevler aldı.
    Şevket Süreyya Aydemir, hayat hikayesini suyu arayan adam adlı güçlü eserinde anlatır. Bu eserinde yazar, hayat hikayesini vermekle yetinmemiş, ayrıca neslini; o yılların şartlarını, olaylarını ve atmosferini canlandırmış, ruh ve fikir oluşlarına ışık tutmuştur.


    2.ROMANIN GEÇTİĞİ YER VE YIL:

    Roman 1960’ lı yıllarda Ankara ilinin Polatlı ilçesinin Keltepe(ekmeksiz köy,keklik pınarı) köyünde geçmektedir.
    Ekmeksiz köy Polatlı yakınlarında Sakarya ırmağı kıyılarında dış dünya ile fazla bağlantısı olmayan bir köydür. Issız ve terk olunmuş bir hali vardır. Köyün yakınlarında köy topraklarını çorak hale getirmiş Sıtmabükü adı verilen bir bataklık bulunmaktadır. Bu bataklık hem toprakları verimsiz hale getirmiş hem de salgın hastalıklar yaymaktadır.
    Köyün etrafı yeşilden yoksun vadilerle çevrilidir. Vadilerin bulunduğu yerlerde eski çağlardan kalmış Frigya mağaraları yer almaktadır.
    Keltepe köyünün etrafındaki vadilerde en az 5000 yıllık geçmişin tarihi vardı. Buralarda ilk toplumlar, sonra Etiler, Frigyalılar, galatlar, Romalılar, Bizanslılar, Araplar yaşamış. En son olarakta Türklerin yaşadığı topraklardır.
    İşte, roman tarihten beri çeşitli uygarlıkların yaşadığı verimli topraklara sahip bir coğrafya iken şimdi bataklığın kuruttuğu topraklarda yaşayan ve salgın hastalıklarla boğuşan aç ve sefil insanların yaşadığı ekmek bile bulmakta zorluk çekilen Ekmeksiz köyde geçmektedir.


    3.ROMANIN İÇİNDE GEÇEN DÖRT KAHRAMANIN BELİRTİLMESİ:

    -Romanı anlatan Ekmeksizköy öğretmeni: Emekli olmuş bir öğretmendir. Fakat emeklilik umduğu gibi olmamıştır. Çevresindekilerin kendini işe yaramaz biri olarak gördüğünü düşünmektedir. Ve bir gün tekrar öğretmenliğe geri dönme kararı alır. Tekrar öğretmen olarak atanarak Keltepe köyüne gider. Orada yok olmuşluğun izlerini taşıyan köylülere umut ışığı olur. Hayatlarının değişmesine öncülük eder. Köye geldikten sonra birçok şey başarmış daha önceki hayatının boşa geçtiğini anlamış ve köye geldikten sonra insan olarak birçok şey başarmış ve mutluluğu orada yakalamış bir öğretmendir.
    -Samanpazar’lı Hafız: Köyün müezzinliğini yapar. Daha önce Ankara da yaşamış, kumarbazken başı belaya girmiş ve bir arkadaşının yardımı ile köye imam olarak gelmiştir. Gayesiz bir kişidir. Fakat, köyün kurtuluşu ile birlikte o da değişmiş hayatın boş olmadığını anlayan kendini geliştiren ve önemli görevler üstlenebilen bir kişi olmuştur.
    -Köyün İmamı: Hastalanıp yatağa düşen ve köyün imamlığını bırakan bir kişidir. Fakat, her zaman yol gösteren bir karakterdir. Hem din bilgini hem de ileri görüşlü, öncü olan bir insandır. Romanın sonunda hastalığa yenilerek ölür. Fakat aydın fikirleriyle özellikle köy öğretmenine her zaman yol gösterici olmuştur.
    - Süleyman Işık: Genç bir öğretmendir. Kendi isteği ile köyde çalışmak isteyen ve ilk tayininde ekmeksiz köy’e öğretmen olarak gelen bir kişidir. Çalışma azmine sahip bir kişilik olarak öğretmenin yardımcısı olmuştur. Ve romanın sonunda evlenmiş, güzel bir aile kurmuştur. Kişiliği aydın bir genç olarak yansıtılmıştır.


    4.ROMANIN ÖZETİ:

    Bu eser bir insanın hikayesidir. Faal meslek hayatını bitiren, hak edilmiş bir dinlenme hayatının başıboşluğu içinde aradığı huzuru bulacağını sanan emekli bir öğretmenin, bir ilköğretim müfettişinin hatıralarıdır.
    Ama bu insan, vakitsiz bir emekliliğin, işsizliği, gayesizliği içinde derinlikleri ile anlatılan, bütün ruh çöküntülerini yaşar. Bir an gelir ki, depresyon tamdır. Yalnızlık, çaresizlik, hiçlik içinde artık tükendiğini zanneder. Fakat tükenmemiştir. Çünkü, adına insan dediğimiz varlık kolay tükenmez. Ekmeksiz köy öğretmeni de bunu kanıtlamıştır.
    Roman, öğretmenin emekli olduktan sonra tükenmişliğini anlatarak başlar. Bu tükenmişliğin içinde yeniden öğretmenliğe başlama kararı alarak ekmeksiz köye gelişini anlatır. Geldiği yer kendisini hissettiği gibi bitmişliği ve yok olmuşluğu simgelemektedir. Ama o artık o köyün öğretmenidir. Öncelikle o köyde kalmak istemez. Fakat geldiği gibi ayrılmayı başaramaz. Artık o köyde yeniden doğuşunu hem de köyün yeniden canlanışını sağlayacaktır.
    Ekmeksizköy bir bataklık yüzünden çoraklaşmış, kurumuş topraklara sahiptir. İnsanlar salgın hastalıklarla boğuşmaktadır. Fakat burası yüzyıllar boyunca birçok uygarlığa beşiklik etmiş bu uygarlıkların doğmasına ve yaşamasına vesile olmuş ve insanlara iş ve aş vermiştir. Romanda yaşayan insanları ise yok olmaya mahkum etmiştir. Fakat insan azmi doğayla mücadele edebilecek güçtedir. Ekmeksiz köy öğretmeni de bunun farkına varmış ve doğanın olumsuzluklarıyla mücadele ederek toprağı uyandırmış ve bir köye, bütün çevresine hayat vermesini sağlamak için çalışmaya başlamıştır. İlk yapılması gereken iş bataklığın kurutulması ve toprağın yeniden yeşertilmesi olacaktır. Artık bu köyün kurtuluşu için bütün imkanlar peş peşe harekete geçirmeye başlamıştır. Ekmeksiz köy öğretmeni de bunun için bilinçli ya da bilinçsiz olarak öncü olmuştur. Sonunda bataklık kurutulmuştur. Şimdi sırada çorak arazinin yeniden canlanışı ve buraların verimli ovalara dönüştürülmesi vardır. Artık sulanabilir ve ekilebilir topraklar vardır. Şimdi insanlar bu toprağı yeşertmeye başlayacaktır. Çalışma günü gelmiştir. Toprağı ekip dikmişler yani toprağı uyandırmışlardır. Cahil olan köyün bunlar için bilgiye-eğitime ihtiyaçları olmuştur. Ekmeksiz köy öğretmeni bir eğitmen olarak köye geldiğinden beri çocuk-genç-yaşlı herkese okuma-yazma öğreterek bu işe başlamıştır. Daha sonra durmak yoktur. Yaşamak ve bu ovadan en verimli şekilde nasıl yararlanabileceklerini öğrenmeleri bunun için eğitilmeleri gerekmektedir. Bunu da başarmışlardır. Artık topraktan ürün almışlar, hayvancılık yapmışlar, bunlardan en yüksek değerde verim alabilmek için bütün imkanları zorlamışlar ve toprakla birlikte onlarda uyanmış, hayat bulmuşlardır.
    Bu kitapta insan ve doğa ve insanla doğa savaşı insanın kendine bir amaç belirleyerek doğanın düzenine kendi lehine çevirmesini ayrıntılı bir biçimde anlatmıştır. Sonuç olarak Ekmeksiz köy Ekmekli’ye, Keltepe Keklikpınar’ına dönüşmüştür. Ekmeksiz köy öğretmeni de insanla doğa savaşına ve kendisiyle olan savaşına önderlik etmiş ve kazanmıştır. O, artık Keklikpınarı köyünde kendini ve toprağı uyandırmıştır.

    5.ROMANIN KAZANDIRDIKLARI:

    Okuduğum “toprak uyanırsa “adlı roman bir öğretmenin hatıralarını anlatmaktadır. Bu öğretmen emekli olduktan sonra başıboşluğun, işe yaramazlığın farkına varmıştır. Fakat bundan rahatsızdır. Ve yeniden çalışmaya başlamış ekmeksiz köy öğretmeni olmuştur. Oradaki insanlara umut ışığı olmuş onların hayatı yeniden fark etmelerine vesile olmuştur . bu fark ediş bir okuyucu olarak bana da yansıdı.
    Daha önce farkında olsam da sadece bilinç altında kalan gerçeklerin bilincime yerleşmesini sağladı. Bu gerçeklerde toplumun, toplumsal hayatın gerçekleridir. Roman en az 50 yıllık bir geçmişten bahsetse de bir öğretmen adayı olarak günümüzde benimde Türkiye’nin herhangi bir yerinde bunun gibi sorunlarla karşılaşabileceğimi çok daha net bir şekilde anladım. Bunun gibi sorunları gerçek hayatta yaşamadan Şevket Süreyya’nın anlatımı ile yaşamış oldum. Sadece bir öğretmen adayı olarak değil bir birey olarak toplumsal sorunların farkında olup bunlarla mücadele edilebileceğini gördüm ve başarılı sonuçlar elde edilebileceğini gördüm. Başarının gerçekleşmesi sadece inanç ve azme bağlıdır. Yani ne ölçüde yapmak istediğimiz şeylere inanır ve azimle, sabırla çalışırsak başarı elde ederiz. Okuduğum bu roman bunu yeniden ve daha kararlılıkla hatırlatmış oldu.
    Bir öğretmen her zaman öncü olmalıdır. Sadece bir öğretici değil çok iyi bir eğitmen olmak zorundadır. Bunu sadece okul içindede sınırlı tutmamalıdır. Bulunduğu ve erişebildiği en geniş çevrenin eğitmeni olmak zorundadır.
    Sonuç olarak “toprak uyanırsa” adlı roman bir öğretmen adayı olarak neler yapabileceğimi bir kez daha düşünmeme ve de daha bilinçli ve gerçekçi olarak her türlü sorunun karşıma çıkabileceğini anlayarak düşünmemi sağladı. Bir öğretmenin görevinin sadece öğretici konumda olamayacağını olmaması gerektiğini bir kez daha anlamış oldum.







  2. Rome0
    Yeni Üye





    Merhaba
    burda sadece kitabin özeti mi var yoksa e-book olarak indirebilecegim bir link varda ben mi göremiyorum?cok aradigim bir kitap ve cevap verirsen sevinirim.




  3. Börtecine
    Devamlı Üye
    Kitabın özeti yer almaktadır.e-book linki yok..




  4. Uğur Baki
    Devamlı Üye
    Şevket Süreyya Aydemir (1897 - 1974)




    Yazar ve İktisatçı Şevket Süreyya Aydemir 1897 yılında Edirne'de doğdu. Edirne Muallim Mektebi'ni bitirdi. Azerbaycan, Dağıstan ve Gürcistan'da öğretmenlik yaptı. Moskova İktisadi ve Sosyal Bilimler Okulu'nu bitirdi. 1924 yılında Türkiye'ye döndükten sonra siyasal faaliyetlerinden dolayı Ankara İstiklal Mahkemesi'nce 10 yıl hapse mahkum edildi ve 1925'de 18 ay sonra aftan yararlandı.
    Eğitimci ve iktisatçı olarak devlet hizmetinde görev aldı; Yüksek ve Teknik Öğretim Umum Müdür Muavini Ankara Belediyesi İktisat müdürlüğü, Ankara Ticaret Lisesi müdürlüğü İktisat vekaleti Sanayi Tetkik Heyeti reisliği görevlerinde bulunduktan sonra emekliye ayrıldı. İktisadi devletçiliği savunan toplumcu Kadro dergisinin yazı kurulunda yer alan Şevket Süreyya, bu dönemdeki siyasal ve ekonomik görüşlerini İnkılap ve Kadro adlı kitabında dile getirdi. 1924 yayınlanan Lenin ve Leninizm, 1930 yayınlanan Cihan İktisadiyatında Türkiye, kendi hayat hikayesini de 1959'da yayımladığı Suyu Arayan Adam adlı kitabın da anlattı.
    Bu tarihten sonra yoğun bir yazı dönemine girdi. Toprak Uyanırsa adlı romanında bir Anadolu köyünün bir aydının öncülüğüyle kalkınması hikaye ediliyordu. Tek Adam Mustafa Kemal İkinci Adam, İsmet İnönü'nün hayat hikayesi Menderes'in dramı (1969), Makedonya'dan, Orta Asya ya Enver Paşa adlı biyografya eserleri, kahramanlarının ayrıntılı hayat hikayeleriyle birlikte Birinci Meşrutiyetten günümüze kadar Türk toplumunun geçirdiği değişmeleri ve yaşanan olayları dile getirir. Cumhuriyet gazetesinde makaleleri düzenli olarak yayımlanan Aydemir, ihtilallerin mantığı adlı eserinde, toplumda yapı değişikliklerini, Türkiye'deki devrim ve ihtilal hareketlerini inceler.

  5. Fatma
    Administrator
    Tarihi savaşları birinin gözüyle anlatan bir kitap. Tarihi kitap okumaktan sıkılanlar bu kitabı tercih edebilirler, Çünkü hem tarihi öğreniyorsunuz hemde roman okumuş gibi hissediyorsunuz.

+ Yorum Gönder


suyu arayan adam özet,  suyu arayan adam kısa kitap özeti,  suyu arayan adam kitap özeti,  şevket süreyya aydemir suyu arayan adam kitap özeti,  suyu arayan adam kısa özet,  suyu arayan adam kısa özeti