+ Yorum Gönder
Eğitim Arşivi ve Kültür Sanat Forumunda miras ve miras ile ilgili güzel sözler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    miras ve miras ile ilgili güzel sözler








    miras ile ilgili güzel sözler..







  2. Mineli
    Devamlı Üye





    Ölenin geride bıraktığı mal ve haklar. Çoğulu "mevârîs"tir. Kelimenin "VRS" kökünden "irs" mastarı bir kimsenin malının ölümünden sonra şer'î mirasçılarına intikal etmesi demektir. Aynı kökten "tevârüs"; karşılıklı mirasçı olmak veya bir kimsenin diğerine mirasçı olması; "vâris" mirasçı; "mûris" miras bırakan; "terike" ölenin bıraktığı miras anlamlarında kullanılır. Miras ilmi anlamında kullanılan başka bir terimde "Ferâiz"dir. Bunun tekili olan "farîza"; farz belirli pay hisse demektir. Ferâiz İslâm miras hukuku terimi olarak kullanıldığında belirli miras hisseleri anlamını ifade eder. Bu ilme "ferâiz" denmesi miras âyetindeki; "Bu hisseler Allah'tan birer farîzadır" (en-Nisâ 4/11) ifadesi ile Ferâiz ilmini öğreniniz" (Tirmizi Ferâiz 2; İbn Mâce Ferâiz 1) hadisindeki "ferâiz" terimi sebebiyledir.

    Miras veya ferâiz ilmi fıkıh terimi olarak; ölenin geride bıraktığı mal ve hakların belli ölçülerle şer'î mirasçılara bölünmesinden söz eden bir ilimdir. Ferâiz ilminin amacı hak sahiplerine haklarını ulaştırmaktır. Buna mirasın bölüştürülmesi denir.

    Mirasın dayandığı deliller:

    Miras; Kitap sünnet ve icma delillerine dayanır. Miras hukukunda icmâ bulunmadıkça kıyas veya içtihad yoluna gidilmez.

    1. Kur'ân-ı Kerîm'den deliller:

    Miras hükümleri en-Nisâ Sûresinin 7 11 12 ve 176. âyetleri ile el-Enfal Sûresi'nin 75. âyetinde şu şekilde belirlenmiştir:

    a) Çocuklar ve ana-babanın mirası: "Allah size evlâtlarınızın miras taksimi hususunda erkeklerin paylarının kızların iki katı olmasını emretmektedir. Eğer bütün çocuklar kız olup ve sayıları ikiden fazla ise bunların payı ölenin bıraktığı malın üçte ikisidir. Eğer mirasçı bir tek kız ise mirasın yarısı onundur. Eğer ölen ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana ve babanın herbirini terekeden payı altıda birdir. Şayet ölenin çocuğu bulunmayıp da mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biri ananındır. Bu paylar ölenin borçları ödenip vasiyeti de yerine getirildikten soma hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu siz bilemezsiniz. Bu Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz ki Allah her şeyi çok iyi bilen hüküm ve hikmet sahibidir" (en-Nisâ 4/11).

    b) Karı-kocanın mirası: "Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Şayet çocukları varsa bıraktıkları mirasın dörtte biri sizindir. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa borcu ödendikten sonradır. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Şayet çocuklarınız varsa bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir" (en-Nisâ 4/12).

    c) Kardeşlerin mirası: Kelâle adı verilen kardeşlerin mirası ana bir kardeş veya ana-baba bir yahut baba bir kız kardeş olmak üzere iki statüde toplanmıştır. Kelâlenin mirasçı olmasında ön şart miras bırakanın baba veya erkek çocuklarının bulunmamasıdır.

    Ana bir kardeşlerin mirası şöyle belirlenmiştir: "Eğer ölen bir erkek veya kadın erkek usül veya fürûu bulunmaksızın mirasçı olunuyorsa kendisinin (ona bir) erkek veya (ana bir) kız kardeşi bulunuyorsa bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer bu kardeşler bundan daha çok iseler bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak paylaşırlar. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir. Bunlar Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandır"(en-Nisâ 4/12).

    Yukarıdaki miras düzenlemesinin arkasından aynı âyetlerin devamında müeyyide niteliğinde şu iki âyet yer alır:

    "İşte bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasûlûne itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Orada ebedî kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur" (en-Nisâ 4/13). "Kim Allah'a ve Rasûlüne isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine koyar. Ve onun için azaltıcı bir azap vardır" (en-Nisâ; 4/14).

    Öz veya baba bir kız kardeşin mirası ise şöyle düzenlenmiştir. "Ey Peygamber! Senden fetva isterler". De ki: "Size usül ve füruu bırakmadan ölen kimse hakkında Allah fetva verir. Eğer bir kimse ölür ve onun çocuğu bulunmaz da sadece bir kız kardeşi bulunursa bıraktığı mirasın yarısı onundur. Ölen kız kardeş ise ve çocuğu da yoksa erkek kardeşi terekenin hepsini alır. Eğer mirasçılar iki kız kardeş ise terekenin üçte ikisini alırlar. Eğer kardeşler erkek ve kadın olmak üzere ikiden çok iseler bir erkeğin payı iki kadının payı kadardır. Allah size sapıklığa düşmemeniz için bunları açıklar. Allah her şeyi çok iyi bilendir" (en-Nisâ 4/176).

    d) Zevi'l-Erhâmın mirası: Âyet veya hadislerde miras payları veya mirasçılık esasları belirlenmiş bulunanların dışında kalan diğer hısımlar için şu şekilde bir genel düzenleme yapılmıştır: Akraba olanlar Allah'ın kitabına göre birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz ki Allah herşeyi çok iyi bilir" (el-Enfâl 8/75).

    Şu âyet de miras haklarından genel olarak söz eder: "Ana-baba ve hısımların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin hissesi vardır. Kadınların da ana-baba ve hısımların bıraktıklarında hisseleri vardır. Bunlar az olsun çok olsun farz kılınmış bir hissedir" (en-Nisâ 4/7).

    Mirastan çevredeki bazı muhtaç kimselerin de yararlandırılması konusunda şöyle buyurulur: "Miras taksim olunurken varis olmayan akrabalar yetimler ve yoksullar da bulunursa mirastan onlara da verin ve onlara güzel söz söyleyin" (en-Nisâ 4/8).

    2. Sünnet delili:

    Hz. Peygamber'den mirasla ilgili çeşitli hadisler nakledilmiştir. Bazıları şunlardır:

    "Miras paylarını hak sahiplerine veriniz. Kalan miktar en yakın erkek hısımındır" (Buhârî Ferâiz 5 7 9 10; Müslim Ferâiz 2 3; TirmizîFerâiz 8).

    Müslüman kâfire kâfir de müslümana mirasçı olamaz" (Buhârî Hacc 44 Meğâzî 48 Ferâiz 26; Müslim Ferâiz I ; Ebû Dâvud Ferâiz 10; Tirmizî Ferâiz 15).

    "İki farklı dine mensup olanlar birbirine mirasçı olamaz" (Ebû Dâvud Ferâiz 10; Tîrmizî Ferâiz 16; İbn Mace Ferâiz 6; Dârîmî Ferâiz 29; Ahmed b. Hanbel II 187 195).

    Ubâde b. es-Sâmit (r.a)'in (ö. 45/665) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (s.a.s) mirastan iki nineye bunu aralarında paylaşmak üzere hükmetti" (eş-Şevkânî Neylü'l-Evtâr Mısır t.y VI 59). Abdullah b. Mes'ud (ö.32/652) Hz. Peygamber'in murisin kızı oğul kızı ve kız kardeşiyle ilgili bir uygulamasından şu şekilde söz eder: "Rasulullah (s.a.s) ölenin kızı için yarım oğul kızı için üçte ikiye tamamlamak için altıda bir ve geri kalanın kız kardeşe verilmesine hükmetti" (eş-Şevkâni a.g.e. VI 58).

    Mikdâm b. Ma'dikerîb (ö.87/705) zevi'l-erham'la ilgili şu hadisi nakletmiştir: "Kim bir mal bırakırsa bu mirasçılarınındır. Ben mirasçısı olmayanın mirasçısıyım. Gerekliği durumda diyetini öderim ve mirasçısı olurum. Dayı mirasçısı olmayanın mirasçısıdır. Onun diyetini öder ve ona mirasçı olur" (Ebû Dâvud Ferâiz 8; Tirmizi Ferâiz 12; İbn Mâce Diyât 7 Ferâiz9; Ahmed b. Hanbel Müsned I 28 36 IV 131).




+ Yorum Gönder


mirasla ilgili sözler,  miras ile ilgili sözler,  mirasla ilgili atasözleri,  miras ile ilgili atasözleri,  miras ile ilgili özlü sözler,  miras sözleri