+ Yorum Gönder
Kuranı Kerim ve Kuran Ayetleri Forumunda Kur'an-ı Kerim'de Hangi Hayvanın Konuştuğundan Bahsedilir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kur'an-ı Kerim'de Hangi Hayvanın Konuştuğundan Bahsedilir








    kur'an-ı kerim'de hangi hayvanın konuştuğundan bahsedilir kısaca







  2. Ebru
    Devamlı Üye





    Kur'an-ı Kerim'de Hangi Hayvanın Konuştuğundan Bahsediliyor Kısaca Bilgi

    Birçok yerin, mekânın, bitkinin, canlı ve cansız varlıkların adının geçtiği Kur’an-ı Kerim’de onlarca hayvan ismi de geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’de adı geçen hayvanlardan bazıları (domuz gibi) haramlıkları anlatılmak için zikredilmiştir, bazıları insanoğlunun bazı çirkin davranışlarının vasıflandırmak için kullanılmıştır (Eşek, köpek ve karga gibi), bazıları da (Deve, sinek, sivrisinek ve örümcek gibi) Allah’ın ayetlerini tefekkür için anlatılmıştır ve bazısı da (at gibi) hayvanların teşrifi için zikredilmiştir.
    Kur’ân’ın bazı sûrelerinin adı hayvan adını taşımaktadır: Bakara (inek) sûresi, Nahl (arı) sûresi, Ankebût (örümcek) sûresi, Neml (karınca) sûresi, Fil sûresi. Bu sureler isimlerini içerdikleri konulardan dolayı almaktadır. Örneğin Bakara sûresi ismini İsrailoğulları’nın kestiği inekten dolayı almaktadır. En’âm sûresindeki En'âm ise; koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinslerini bir arada ifade eden bir kelimedir.
    Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de hayvanlar bazı toplu isimler adı altında zikredilmiştir. Örneğin: ed-Dabbe (14 kez), ed-Devvab (4 kez), (Dabbe, insan dâhil tüm mahlûkatı da içerir veya sadece hayvanları. “Dabbetu’l Arz” ise ağaçları kemiren haşaratı içerdiği gibi kıyametin haberci olan hayvanı da ihtiva eder.), et-Teyr/kuş (34 kez), Tair (5 kez) (Ebabil kuşları, İbrahim (as)’in kuşu ve İsa (as)’ın kuşunu da içerir) ve el-Cevarih (1 kez) (Bu da Dabbe’den köpek gibi ve kuşlardan Şahin gibileri içeren bir kelimedir). Bu arada, Kur’an’da geçen “es-Seb’û” kelimesi aslan, kurt, kaplan ve sırtlan gibi yırtıcı ve pençeli hayvanları ihtiva eden bir kelimedir. Kur’an’da 32 kez geçen En’âm kelimesinin manasını ise yukarıda belirtmiştik.

    Bu arada, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde hayvanların bazı özellikleri örneğin Fil’in hortumu gibi veya hayvanlardan elde edilen ürünleri adlarına da yer verilmektedir. Kur’an’ın çeşitli yerlerinde, çeşitli hayvanlardan da bahsedilmektedir. Örneğin Köpek 17, Maymun
    16, Domuz 15, Yılan 14, Koyun 13, Deve 12, Öküz ve İnek 11, At 10, Katır 9, Eşek 8, Kurt 7,
    Arı (6) Karınca 5, Örümcek 4, Sivrisinek, 3 ve Sinek ise 2 defa Kur’an’da isim olarak
    zikredildiği görülmektedir.

    Hayvanlar da birer topluluk ve ümmettir

    Kur’an’ın hayvanlarla ilgili dikkat çekici bir ifadesi de, hayvanların da “ümmet” olduklarının ifade edilmesidir. İslâmi gelenek ve literatürde özel ve önemli bir kavram olan “ümmet”in hayvanlar için de kullanılması gerçekten dikkat çekicidir:

    “Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, onlar da sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz Kitabta hiç bir şeyi eksik bırakmamışızdır. Sonra onlar Rablerinin huzuruna toplanacaktır.” (el-En’âm / 38)

    Bazı İslam âlimleri, Ehl-î hayvanları koyun ile keçiden, sığır ile mandadan ve at ile deveden ibaret olmak üzere başlıca altı cins olduğu söylemişler ve köpek, kedi, at, eşek gibi hayvanları da etleri yenmeyen ehlî hayvanlar arasında saymışlardır. Dinimizde kurban ve zekât gibi mâlî ibadete konu olan ehlî hayvanlar “En’âm” adı verilen deve, sığır-manda, koyun-keçidir.

    Kur’an, ayrıca hayvanları yaratıcının sanatındaki mahareti ve üstünlüğü dile getiren bir başka sanat eseri olarak da takdim eder:

    “Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından(gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz.” (en-Nahl / 66)

    Hayvanların insanlara “boyun eğdirildiği” ve faydaları Kur’an-ı Kerim’de şöyle haber veriliyor: “Görmediler mi ellerimizin yaptıklarından kendilerine nice hayvanlar yarattık ta kendileri onlara mâlik olmaktadırlar. Onları kendilerine boyun eğdirdik. İşte binekleri onlardandır ve onlardan yiyorlar. Kendileri için onlarda daha birçok faydalar ve içecekler var. Hâlâ şükretmiyorlar mı?” (Yâsîn / 71 -73).

    Öte yandan, Kur’an-ı Kerim’e göre; Yüce Allah insanlara hayvanları eğitecek bilgi, beceri ve kabiliyet vermiştir. İnsanlar hayvanların nasıl öğrendiklerini tespit etmişler, daha sonra da onları eğitmişlerdir. Kur’an, hayvanların eğitimine av hayvanlarını örnek göstermiştir. Günümüzde öğrenme psikolojisini araştıran birçok bilim adamı da hayvanların öğrenme yeteneklerini incelemiştir. Hayvanların öğrenme kabiliyetini inceleyen araştırmacılar koşullandırma yöntemine ulaşmışlardır. Kur’an’da sözü edilen hayvan eğitimi de koşullandırma yöntemine dayanmaktadır.

    Hadis-i Şeriflerde hayvanlar

    Kur’an’ın konuya verdiği öneme paralel olarak, Hz. Peygamber’in de hayvanların korunması, onlara merhamet ve şefkat gösterilmesi konusuna çok önem verdiği görülmektedir. Onun hayvanlara şefkat gösterilmesi, korunması, eziyet edilmemesi, aşağılanmaması konularında gösterdiği titizlik gerçekten de dikkat çekicidir. Günümüzde, Allah’ın en mükerrem yaratığı insana her türlü işkence ve zulümler hâlâ uygulanırken, Hz. Peygamber’in (SAV) hayvanlara bile işkence ve zulüm yapılmasını yasakladığı görülmektedir.

    Bu çerçevede, Hz. Peygamber (SAV) Müslümanlara sadece insanlara değil, bütün canlılara karşı merhametli olmalarını öğretmiştir: Merhametli olanlara Rahman (yani merhamet sahihi olan Allah) merhamet eder. Yerde olanlara merhametli olun ki, gökte olanlar da (melekler) size rahmet etsin. (Tirmizî, "Birr" B. 16).

    Yine yukarıda ifade edildiği gibi, “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden, Cenab-ı Hak kıyâmet gününde hesap soracaktır”. Ayrıca Hz. Peygamber (SAV)'in, kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yavrularının alınmamasını da emretmiştir. Bir yuvadan aldığı yavruları torbasına doldurup şehre getiren birine Peygamber Efendimiz onları derhal analarının yanına, aldığı yuvaya iade etmesi uyarısında bulunmuştur. Böylece bu sevimli yavrularının anne yuvalarında ve tabii ortamda özgürce büyümeleri temin edilmiştir.

    Hz. Peygamber’in bu tavır ve tavsiyelerinin tarih boyunca Müslümanlar üzerinde çok etkili olduğu görülmektedir. Hz. Peygamber’den aldıkları bu bakış açısıyla hareket eden Müslümanlar herkese karşı merhamet ve hoşgörüyle bakmışlardır. Düşmanlarına bile işkence etmemişlerdir. Başka din ve inanç sahipleri Müslümanlar arasında huzur içinde yaşamışlardır. Bu merhamet, sevgi ve hoşgörü medeniyetinden hayvanlar da nasibini almıştır. Ayrıca hayvanlara iyi davranmanın insanı cennete, kötü davranmanın ise, cehenneme girmesine sebep olabileceğini de yine bizzat Hz. Peygamber (SAV)’in hadislerinden anlıyoruz.





+ Yorum Gönder