+ Yorum Gönder
Kuranı Kerim ve Kuran Hikmetleri Forumunda Fatihayı Anlayıp Yaşamak Fatihanın Hikmetleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Fatihayı Anlayıp Yaşamak Fatihanın Hikmetleri








    Fatihanın Hikmetleri

    DR. HALUK NURBAKİ


    “Onlar ki: Rablerinden hidayet bulanlar, onlar ki Felâha erenlerdir” Bakara Sûresi
    Âyet 5 :

    “Siz Fâtiha’yı anlamak, onu yaşamak mı istiyorsunuz?… O halde işte imanın sırrını açıklıyorum…
    Kur’an’ın Fâtiha ile karşılıklı olan ilk sahifesi bu âyetlerle tamamlanmaktadır. Böylece: Fâtiha’nın hikmet dolu şifre sırrına, bir anlamda imanın tanımıyla eşlik etmektedir. Âdeta Cenab-ı Hakk, Fâtiha’nın muhteşem sırrını açıkladıktan sonra….
    “Siz Fâtiha’yı anlamak, onu yaşamak mı istiyorsunuz? O halde işte imanın sırrını açıklıyorum. ÎMAN EDİN, HİDAYET BULUN, FELÂHA KAVUŞUN” buyurmaktadır.
    O halde Sûre-i Bakara’nın ilk beş âyeti bizi FÂTİHA SIRRINA ULAŞTIRAN, îmanı anlatan hikmetler demetidir.
    “Onlar ki: Rablerinden hidayet bulanlar, felâha erenlerdir” Şimdi âyetin hikmetini Fâtiha kpenceresinden seyredelim:
    Biz Fâtiha’da hangi niyaza sığınıyorduk?
    “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden istiane dileriz. Bizi sırât-ı müstakime hidayet eyle…”
    Bu beşinci âyet nasıl tamamlanıyor?
    “Onlar ki: Rablerinden hidayet bulanlar, felâha erenlerdir.”
    Şu halde bu beş âyet, niyaz ettiğimiz sırât-ı müstakîme geçiş formülünü vermektedir.
    Âyette çok önemli iki nokta, bizzat âyetin yapısal inceliğidir:
    a) Hidayet, Allah’ın Rabb sıfatının tecellisidir.
    b) Hidayet, felâhın (mutlak huzur ve mutluluğun) tek anahtarıdır.
    HİDAYET: (güzel ve doğruya erişmek) Allah’ın Hadî sıfatının tecellisidir.
    Hidayet için Allah kuldan bir niyet, bir adım istemektedir. Nitekim ikinci âyette hidayet için ittika şartı istenmektedir. Hidayette RABB sıfatının birinci hikmeti budur. İnsanın hidayeti talep etmesi şarttır. Bu talep ise Allah’a karşı kulluk sorumluluğunu idrak haysiyetidir. Hidayette “RAB” sıfatının tecelli hikmetinin ikinci sırrı ise; HİDAYETİN BİR EĞİTİM, YETİŞME olayı olduğudur. Yani hidayet bir anda kazanılmak yerine kat kat, mertebe mertebe kavuşulan bir nîmettir; BİR NÎMETLER DEMETİDİR.
    RAB sıfatı ile lütfedilen hidayet, bizim gayret ve ihlâsımızla âhenkli bir hikmettir. İşte Allah bu sırrı anlatmak için: “Onlar Rablerinden hidayet bulanlardır” buyurmuştur. ÂYETİN GETİRDİĞİ BU İNCELİK; KADER HİKMETLERİNDEN CENNETE ULAŞMAYA KADAR PEKÇOK CİDDİ BAHSİN ANAHTARIDIR.
    Bu edebî kalıp içinde Allah “HİDAYETİ BU RAB SIFATIMLA VERİRİM; İTTİKA’daki ihlâsınız, hidayetin sonsuz merhalelerinin de anahtarıdır.” mesajını veriyor. Allah’ın apaçık gösterdiği istikamet çok nettir:
    Gaybe îman
    Namaz
    İnfâk
    “Bu üç hikmete sarılın, ben sizi RAB sıfatımla sırât-ı müstakîm’e hidayet ederim” buyuruyor.
    Sûre-i Bakara’nın bu ilk beş âyeti, İNSAN NEFSİNDEN GELEN HER TÜRLÜ UMURSAMAZLIK, KAYGISIZLIK, TEMBELLİK VE NEMELÂZIMCILIĞA PAYDOS diyor…
    Eğer hidayet, ona bağlı olarak FELÂHI bulmak istiyorsan: Gaybe îman et, namaz kıl ve her imkanınla infâk et. YOKSA: “KALBİM TEMİZ, BEN GÜNAH İŞLEMİYORUM… İNFÂK NEYMİŞ?.. ” gibi hikayeler İNSANI DALÂLDE BIRAKAN NEFS OYALAMACILIĞINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.
    NİÇİN NAMAZA DAVET EDİLİRKEN günde beş kez “Haydin felâha” diye çağrılıyoruz?…
    Bildiğiniz gibi, insan 4 yanı olan bir varlıktır; NEFS, BEDEN, RUH, KALB (GÖNÜL) bu yanlarımızın tümü ile huzurlu olması, âhenkli çalışması mutlak mutluluğu temsil eder ki: BUNA FELÂH deriz.
    Bu dört unsurumuz acaba normal şartlarda bunların ARIZASIZ, SIKINTISIZ, VE DE ARALARINDA ÂHENKLİ ÇALIŞMALARI, KESİN HUZURU BULMALARI NEYE, NELERE BAĞLIDIR…
    BEDENİN âhengi için önemli şartların başında streslerden uzak kalma, iyi bir damar ve dolayısıyla kan dolaşımına olan ihtiyaç başta gelir. Eklemlerimizin sağlıklı olması ve de hem hormonal sistemin, hem de organlarımızın aşırılıktan uzak kalması gerekir (alkol, aşırı beslenme vs)
    Şimdi gaybe îman, namaz ve ona bağlı abdesti düşünün… Bu formülden daha huzur verici, dolayısıyla bedene felâh verici bir formül var mıdır?.. Ve huzur ancak ilâhi hidayetin lütfû değil midir?…
    RUHUN MUTLULUĞU ve ÂHENGİ İÇİN NE LAZIM?
    RUH KENDİ YURDUNDAN KOPARILIP, BEDEN KAFESİNE HAPSOLUNMUŞ ÇİLELİ BİR GARİBE BENZER. Ona huzur dolayısıyla felâh ancak dördüncü âyette bildirilen yakîn olma sırrıyle verilebilir ki; bu, İTTİKADAN GELİŞEN HİDAYETLE MÜMKÜNDÜR…
    NEFSİN, huzur ve mutluluğuna gelince: NEFS sonsuz şüpheler, doymaz ihtiraslar içinde kendi kendisini kahreden, perişan eden, bedeni de bu bâdireye sürükleyen bir zavallıdır. Onun da bir tek huzur ve mutluluk çaresi vardır: Gaybe îman, namaz ve infaktan kurulu hidayet reçetesi.
    NEFS gaybe îman sırrı içinde şüphelerden kurtulurka, kendini put yapmanın, bundan doğan bunalımlarının tümünden ancak namaz sayesinde kurtulur. Bitmez ihtirasları ise ancak infâk kimyasında erir. Böylece çözümü en zor olan nefsin mutsuzlukları ancak ve ancak hidayet sırrı ile yok olur. BU YÜZDEN NAMAZA ÇAĞRILIRKEN AYNI ZAMANDA FELÂHA ÇAĞRILIRIZ.
    KALBİN huzur ve felâhına gelince: KALP, güzellikleri sezmek, onları sevmek, onları yaşamak için yaratılmış bir uzvumuzdur. Onun için kalbin huzuru ancak güzelliği seyrederek ve sevgisini dile getirerek sağlanabilir. Kalp, namazla güzelilği seyreder ve infakla sevgisini dile getirebilir. Kalbin bu özelliği, hidayet ve felâha karşı doyulmaz bir yaradılıştadır. Felâhın ve hidayetin yakîn sırrı öyle hudutsuzlaşsın ki;kalb, felâha ersin. Bu ise aşkın, vuslat ve firkatın büyük hikayesini sergiler.
    Birçok konulara yaklaşmak için, onun zıddını bilmek de bir metoddur. Felâhın tersi hüsrandır. Özellikle felâh yoksa mutlaka az çok hüsran vardır. Şimdi geçmişteki insanlara, yaşayan toplumlara bakınız. Hüsran manzarasından başka ne göreceksiniz? SÛREY-İ ASR’ın yorumunda geniş şekilde anlatıldığı gibi, tüm insanlar hüsrandadır. Oradan bu âyete bağlantı yaparsak:
    İNANANLAR: Gaybe inananlar
    SÂLİH AMEL SAHİPLERİ: Namaz kılan ve infâk edenler.
    HAK ve SABIR TAVSİYE EDENLER: yani özellikle sözleriyle infâk edenler, hüsranda değillerdir; çünkü onlar felâh bulmuşlardır.
    Felâhın bir khikmeti de insanlara tek istikamet göstererek ilâhi tercihi sergilemektedir.
    Bu âyet bir anlamda : “EY İNSANOĞLU! YA 1-4′cü ÂYETLERE UYAR FELÂH BULURSUN, YA DA HÜSRANIN PENÇESİNDE PERİŞAN OLURSUN” EMRİDİR. Allah, dünya hayatında bile bir tek hilkat tercihi yapmış: Ya inan infâk et, namaz kıl; ya da hüsranda kalırsın, tercihini getirmiştir. Kalb (gönül) , nefs, ruh: anlattığım gibi zaten mutluluğu, ancak namaz, îman ve infâk üçlüsünde bulur. Bugünün birçok insanın bu kavramlardan (gönül, ruh, nefs) haberdar bile değildir. O zaman bedene bu âyetin ışığı altında bir kez daha göz atalım.
    Bedenin mutluluk merkezi, 1970 li yıllarda hipotalamusta nörovejetatif bir çekirdek olarak tesbit edilmiştir. Bu merkez tüm duygusal etkileri sinesinde toplar ve tepkilerini hemen yanında bulunan bir çekirdeğe aktarır. Bu çekirdek ise tüm salgı bezlerinin kontrol merkezidir. Çünkü salgı bezlerinin orkestra şefi diye tanınan hipofiz bezi bu çekirdekten yönetilir. Nörövejetatif çekirdekle onun yanındaki bu hormon sistem çekirdeği ikiz kardeşler gibi birbirlerini etkilerler ve temel hayatî fonsiyonların tümüne ait kompüter sistemlere bu çekirdekler tarafından kontrol edilir. Bu çekirdeklerin çok basit ilgileri bile hayatımızı altüst eder:
    KORKUNCA; işeme ihtiyacı, çarpıntı gelmesi, üzülme, iştah kesilmesi, hasta olmamız gibi. Bu etkiler her zaman bu örneklerdeki kadar basit değidir. Aksine tüm önemli hastalıkların temelinde bu iki çekirdeğin çalışmasındaki bozukluklar vardır. Bunlardan iki önemli örnek, insan sağlığının en mühim meselesidir.
    a) KALP DAMARI TIKANIKLARI, yani infarktüs: Stress ve üzüntüler, hipotalamustadaki çekirdeği etkiler; bu çekirdek, hormonları kontrol eden çekirdeği olumsuz yönde etkiler. Bunun soncu olumsuz hormonal problemler çıkar ortaya ve de kalp damarları büzülür.
    b) KANSER RİSKLERİ, Kanserde moral etkilerin en büyük risk olduğunu kabul etmeyen bilim adamı kalmamıştır. Olayın izahı şöyledir:
    1- Hipotalamustaki bu çekirdeklerin olumsuz çalışması hipofize, oradan timüs salgı bezine yansır. Timüs, gereği gibi görev göremeyince; kansere karşı tek korunma savaşçılarımız olan lenfositler yeteneksiz kalır ve kanser hücresine yenilir. Çünkü lenfositler kanser hücresini yenme gücünü timüs salgı bezi içindeki eğitimle kazanır.
    2- Bu merkeze bağlı ikinci bir kanser riski, yine bu merkezlerin ahenkli çalışmaması sonucu dokulardaki denge; bir anlamda biyolojik sağlık bozulur ve hücreler doku kontrolünden çıkar.
    3- Aynı merkezlerin denge bozukluklarına bağlı bir kanser riski de, bu merkezlerdeki bozukluklardan başlayan hormonal kargaşanın lenf damarlarını daraltması olayıdır. Bunun sonucu dokularda yeterince lenfosit kontrolü olmaz ve de kansere karşı risk artar.
    Hipotalamustaki bu merkezlerin sağlık ve dengeli çalışması, yalnız hastalık açısından deği; tüm yaşantı açısından çok önemlidir. Meselâ, normal olarak çok basit olan DOĞUM OLAYI, korku etkisiyle (behsettiğimiz çekirdeklerdeki olumsuzluk) altüst olur; hem annenin, hem bebeğin hayatını tehlikeye sokar. Kanda besinlerin gereği gibi yanması, sindirim sisteminde besinlerin sindirilmesi hipotalamus çekirdekleriyle kyakından ilgilidir. PEKİ BUNLARIN KONUMUZLA İLGİSİ NE?… çünkü çok iyi biliniyor ki; korku, güvensizlik, nefret, hırs khipotalamusu altüst eder. Yine biliyoruz ki; sevgi, güven duygusu hipotalamusda hayat verici rahatlama yaratır. Bu sonuç, insan biyolojisinin en net yasalarından biridir.
    ALLAH insanı yaratmış, sonra onun hipotalamusuna BAKARA SÛRESİ’NİN 1-5′nci ÂYETLERİNİN SIRRINI YASA OLARAK PROGRAMLAMIŞTIR. BU HARİKALAR HAKİRASI TESBİT ASLINDA BİR KUR’AN MUCİZESİDİR…
    Bedensel felâh ancak îman ve infak ile yürüyebilir. Çünkü, îman, korku ve güvensizliği yok eder ve de namazda tüm sistemlere bir mutluluk verir ki; hayatımız biyolojik bir beste gibi âhenkleşir.
    Evet, her türlü mutluluk ve huzur (felâh) ancak ilâhi bir hidayettir. Allah’ın “RAB” esmasının sırrı içinde müttakîlere yansır.
    Bu gerçeği tüm yanları ile öğrendik. Ancak, sûre îmanı böyle güzel ve derin tanımladıktan sonra konuyu kesmemiş; îmansızı da 6-7′nci âyetlerde tanımlamıştır. Size daha önce de hatırlattığım gibi, bir konuyu çok iyi kavramak için; mutlaka o konunun negatifini bilmek gerekir.








  2. Fatma
    Administrator





    Geceyi, gündüzü, yeri ve gökleri yaratan Allah'a şükürler olsun. Bunlarda bizim için sayılamayacak kadar nimetler yaratmıştır. Allah, Fatiha Suresini okuyanı över. Fatiha Suresi ile sırra erişilir. Evine girerken Fatiha ve İhlas suresini okuyanın evinde hayır ve bereket artar. Her farz namazdan sonra Besmele ile birlikte 7 kere Fatiha Suresini okumaya devam eden kimseye Allah, hayırların kapısını açar.




+ Yorum Gönder