+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Felsefe-Gökboşluğunda Bir Dünya/Orhan Hançerlioğlu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. MaiEf_
    Devamlı Üye

    Felsefe-Gökboşluğunda Bir Dünya/Orhan Hançerlioğlu








    Gökboşluğunda Bir Dünya


    Milyonlarca yıl önce, gök boşluğunda sıcak bir gaz bulutu belirdi. Bu bulut, uzun bir gelişme sonunda dünyamız olacak. Biz insanlar, acı ve tatlı bütün serüvenlerimizi onun üstünde yaşayacağız:

    Öykümüz, güneşin parlak ışıkları altında renklenen bu bulutla başlıyor. Sıcaklığın bulutumuzdaki hidrojen ve oksijen bireşimini göğe uçurduğunu varsayıyoruz. Yaşamımızın gerçekleşmesi için gereken su kalın bir bulut halinde dünyamızı çevrelemiş olmalı. Yoksa dünyamız soğuyamazdı. Bu, öylesine kalın bir buluttu ki güneş ışınlarının dünyamıza ulaşmasına engel oluyordu.



    Gökboşluğunda Bir Dünya1.jpg


    Dünyamız karanlıktı, bundan ötürü de soğuması hızlanmıştı. Soğuma, milyonlarca yıl sürmüştür herhalde. Isı, kaynama derecesinin altına düştüğü zaman, dünyamızı çevreleyen bulut sağanaklar halinde boşanmaya başlamıştır. Böyle olmasaydı suyu nereden bulabilirdik?
    Dünyamızdaki boşluklar sularla dolmuştur. Yağmurların tuzsuz olduğunu biliyoruz. Tuz, okyanuslara, uzun jeolojik çağlar boyunca kara parçalarından taşınmıştır:
    İnsanın varlaşabilmesi için tuzlu sular gerekiyordu.

    Gökboşluğunda Bir Dünya.jpg



    SUDA BİR HÜCRE


    Canlılığın gerçekleşebilmesi için hücre (cellule) yaşamına elverişli bir ortam oluşmalıydı.
    İşte, canlılığın ilk adımı olan hücre, okyanusların bu tuzlu sularında gerçekleşmiş olmalı.
    Bilgin Oparin, hidrokarbonların, tuzlu suyun etkisiyle inorganik karbon bileşimlerinden meydana geldiğini tanıtlamış bulunuyor.
    Okyanuslarda erimiş olarak bulunan hidrokarbonların birbirleriyle birleşerek gittikçe daha gelişmiş bileşikler meydana getirmiş olmaları düşünülebilir.
    Kimya laboratuvarlarında yapılabilen bu bileşiklerin, geniş okyanus laboratuvarlarında da yapılabileceği yadsınamaz. Bu bileşiklerin içinde, canlılığın temel özdeği olan proteinler de vardır. Proteinler, amino asitler denilen çok küçük parçacıklardan meydana gelmişlerdir.
    İçlerinde karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kimi durumlarda da fosfor ve kükürtlü elementler bulunur.

    Canlılığın en gerekli özdeği olan enzimler de proteinlerden başka bir şey değildirler.
    Canlı hücrenin plazmasının büyük bölümü proteindir. Bütün canlı organizmaların bileşimini meydana getiren bu canlı özdeğe protoplazma denir.
    En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün canlılar, içlerinde protoplazma bulunan hücrelerden dokunmuştur.







  2. Ezlem
    Üye





    Dünyanın ve kainatın yaradılışı yüce Yaradanın mucizesidir.İnsan olarak bu dünyaya geldiğimiz ilk günden beri hep çevremize bakarak kendi kendimize sorular sormuş,cevaplar aramışızdır.Bunların bazılarına cevap bulmuş, bazılarına da bulamamışız.Bildiğimiz tek gerçek hiç birşeyin rastgele olmadığı bir yüce yaratıcının olduğudur.




+ Yorum Gönder