+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Millet Sevgisi ve Özür'lüler Makale Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Millet Sevgisi ve Özür'lüler Makale








    Millet Sevgisi ve Özür'lüler Makale

    Mehmet Akif'te Millet Sevgisi ve Özür'lüler


    Edebiyat Makaleleri


    27 Aralık 1936… Millet sevgisiyle mayalanmış bir bedenin çöktüğü, şiirle yoğrulmuş bir ruhun öte âleme göçtüğü tarih… Yetmiş iki yıl önce bugün, tüm Türk milletinin İstiklâl Marşı şairine gözyaşı döktüğü gün… “İyi insanlar iyi atlara binip gitti” denildiği gibi, Âkif’in Türk milletinin elleri üstünde tahta ata binip gittiği gün…

    Yıllarca İslâm dini ve Türk milleti için dâvâsını sürdüren, insanına hizmeti bir ibadet gibi gören, bu yüce şair, Mehmed Âkif Ersoy, vefatının yetmiş ikinci yıldönümünde hâlâ büyük bir sevgiyle yad edilmektedir. Zira meşhur sözdür ki, vatanını en çok seven ona en çok hizmet edendir. Ve mukabildir ki, vatanına en çok hizmet eden vatanı tarafından yine en çok sevilendir. Âkif de Türk milletinin bekâsı için zihniyle, kalbiyle, kalemiyle, ilmiyle, aşkıyla çalışmış ve kalemini vatan bayrağı gibi sayfalar üzerinde durmadan dalgalandırmıştır. O şair, “millî şair” vasfıyla Türk milletine seslenmiş ve vatanın istiklâli için bizi, önce Hakk’a ve sonra yine bize emanet etmiştir:

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
    Siper et gövdeni; dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
    Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

    Millî mücadeleyi özüyle, sözüyle, kalbiyle ve kalemiyle destekleyen şair Tür milletini ve İslam ümmetini her daim üstte tutmuştur. Bugün birtakım “aydın”ların Ermenilerden özür dileyerek tarihine leke düşürdüğü millet, Âkif’in lûgatinde emsalsiz bir yere sahiptir. Çünkü Âkif, kendi milletiyle gurur duyan, kahraman ordusuna muhabbetle bağlı kalan, Hâk dine ölene dek sahip çıkan “hakîkî bir şair”dir:

    Türk eriyiz, silsilemiz kahraman…
    Müslümanız, Hakk’a tapan müslüman.

    Vatanın ekmeğini yiyen, suyunu içen, havasından ve toprağından nasiplenen ve buna rağmen kendi tarihine, kendi milletine gölge düşüren bazı “aydın”lar olduğu gibi Mehmed Âkif gibi sadece milletini, askerini, dinini, ahlâkî değerlerle yüceltilmiş ferdini düşünen ve her karışı kanlarla sulanmış vatanın her bir karesine dünyalar değerinde kıymet biçen şairler de yetişmiştir:

    Millet için etti mi ordum sefer,
    Kükremiş arslan kesilir her nefer,
    Döktüğü kandan göğe vursun zafer,
    Toprağa bir damlası boş akmasın.

    Bir milletin savaşla karşı karşıya kalmasından, düşmanla cenk edip kan akıtmasından daha vahim bir durum vardır ki, o da milletin diline, dinine, tarihine medeniyetine sırt çevirmesidir. Özünden ayrılarak yozlaşan, Batılılaşmaya çalıştıkça batan “entel”ler “gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.” Bazı insanlar kendi tarihinden utanarak özür dilerken, Âkif, yıllar önce şehidine, gazisine, askerine şöyle seslenmiştir:

    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    “Gömelim gel seni târîhe” desem sığmazsın.

    Türk insanını arşa yükselten ve yücelten Âkif, koskoca tarihte Türk insanını sığdırabilecek bir yer bulamamıştır. Neticede Türk milleti yüzyılları aşıp taşacak kadar kahramandır.

    Âkif bu kadar sevdiği Türk-Müslüman vatandaşlarını kalemiyle iğnelemekten geri kalmamıştır:

    Bunca zamandır uyudun, kanmadın;
    Çekmediğin kalmadı, uslanmadın,
    Çiğnediler yurdunu baştan başa,
    Sen yine bir kere kımıldamadın!

    Ermenilerden özür dileyerek şehidinin kemiğini sızlatan, milletinin onurunu kıran, tarihine dil uzatan “aydın”lar esasında derin bir uykunun tam ortasına düşen kâbustan başka bir şey değildir. Âkif’in de ifade ettiği gibi, gayrı gaflet uykusundan uyanma vaktidir.

    Bu yazının sahibi, emanete gölge düşürüldüğü için başta yüce önder Atatürk olmak üzere tüm Türk büyüklerinden ve büyük şair Mehmed Âkif’ten “özür dileme”yi bir vefa borcu bilmektedir. Bugün, Ermeniden değil Türk milletinden özür dileme vaktidir.








  2. HAZEL
    Üye





    Yılarca İslam devletleri milletleri her zaman küçük ve hor görülmüşlerdir çünkü diğer milletlere zor gelir bu kadar kendi milletlerine insanlarına bağlanmak.




+ Yorum Gönder