+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Güz Gülleri Gibi Edebiyat Makaleleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Güz Gülleri Gibi Edebiyat Makaleleri








    Güz Gülleri Gibi

    Edebiyat Makaleleri

    Sonbahar, duyguların son ve en yaşlı iklimi olsa gerek ki hep derin anlamlar fısıldar insanlığa. Yoğun ve yorgun bir ağırlığı vardır bu mevsimin; hüznü anımsatır, hazan mevsimi deriz bu yüzden. İlkbahar sonbahar; telli duvaklı süslü bir gelin, süssüz ve sessiz bir nine gibi. Güzellik gazele dönmüştür, coşku sönükleşmiş, mevsim rüzgârında sürüklenişe terk edilmiştir. Yorgun yorgun salınır, azar azar dökülür ömründen

    Bir kara trenin ayrılık senfonisi ile ayrılışının, bir kum saatinin zaman göstergesinin tuhaf, hazin egzotikliğini hissedersiniz bu mevsimde. Yüreğinizde kavruk bir yakıcılık Ne yandan estiği belli olmayan bir ses çarpar mazinize, titretir, üşütür anılarınızı

    Sırılsıklam bir yağmur boşalıverir sonra, renksiz desensiz ve sessiz boşluğa, kırar buz kesen sessizliği. Bu gidişin dirilişi de var, der gibi umut yükler bitmişliğe


    Yağmur sadece güz gülleriyle konuşur hazan mevsiminde yeryüzüne inerken. Toprak kokusunu güllerine katık yapar sunar cömertçe arzlılara. Bu mevsimin gülleri daha belirgindir, çok güzel görünürler. Matemden uzak dururlar, hazana meydan okurlar, hüzünle muhabbete geçerler. Hepsi kendi renkleriyle haykırır. Biri aşk der, biri umudun yüklenicisi, diğeri barışın her birinde doyulmaz muhtaçlıklar gizli. Siz kimsesiz değilsiniz derler. Bütün güller pes ettiğinde kavuşuruz size; gözünü estetiksiz, ruhunu huzur ikliminden nasipsiz bırakmayız.

    Mantıksallığı, duygusallığın kör kuyusuna salıvermene razı olmayız. Bazen yeryüzünün simetrisi bozulsa da, arada bir estetik, zarafet paspallığa yenilse de ve karışıklığı fırsat bilip bukalemunlaşanlar olsa da biz güllüğümüzle kalır ve hep gülistana ev sahipliği yaparız.

    Sararıp kararan muhataplarımızın inadına hep göze ve gönle hitap etmeye talibiz, hiç baharı yaşamasak da baharı yaşatmaya talibiz. Gözlerdeki buğunun tebessüm etmesine, kalplerdeki nefretin sevgiye dönüşmesine talibiz. Akan kanları kendi rengimizle yok etmeye, görünmez kılmaya talibiz. Bitiverdiğimiz toprağa bıraktığımız kokunun dalga dalga yayılmasına talibiz.

    Aşkın şehvetle karıştırıldığı, insanlığın korkunç bir şekilde evrimleştiği bu boğuk iklimde daralan nefeslere misk olmaya talibiz. Hep gülen, hep güldüren gül olmaya talibiz.

    Mevsim hazansa hazan, ne önemi var ki! Her son bir başlangıca gebe. Salıvermemeli insan, farkına varmalı kendinin. Ne zaman daha muhtaçsa yeryüzü insanlığa, işte o zaman biraz daha zorlamalı kendini. İnadına hazanda gül olmalı, güz gülü olmalı. Barışı kardeşliği, birlikteliği; aşkı sevgiyi simgeleyen nakış olmalı yüreklere. Ta ki bahar gelene kadar. Yeryüzü önceki canlılığını, zarifliğini önceki estetiğini bulana kadar.

    Nihayetinde bahar gelecekse, bir ömür güz gülü olarak feda edilmeye değmez mi? Kendi tekliğimizi milyonların huzuruna feda etsek ne olur ki? Fırtınalar bize gelsin. En amansız sellere biz maruz kalalım. Ama bükülmek yok, kırılmak yok. İnadına dimdik, inadına aynı güzellikte kalarak

    Sahi hepimiz bireysel olarak böyle düşünebilirsek, çığlıklar gülmez mi, hesabı işleyen kahkahalar kahrolmaz mı?

    Bi denesek!

    Mehmet Adak








  2. HAZEL
    Üye





    Güz doğanın uykuya dalarak tan kendisini yenilemesi ile uyanacak olan bir mevsimdir ne kadar matemi simgelese de ne kadar insana kötü düşünceler çağrıştırsa da doğa için en güzel mevsimlerden biridir çünkü tüm yorgunlunu atıp yenileme dönümüdür.




+ Yorum Gönder