+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Beyin Göçü Ile Ilgili Makale Örneği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Beyin Göçü Ile Ilgili Makale Örneği








    beyin göçü ile ilgili makale Örneği kısaca







  2. Diyar
    Yeni Üye





    Beyin Göçü Hakkında Makale

    Her ülke vatandaşlarının okuma yazma oranıyla eğitim seviyesini belirler, biz dünyada bu sıralamada iyi bir yer almıyoruz, almıyoruz da elimizde gerçek anlamda yetişmiş beyinleri de tutamıyoruz.
    Yani hem fakir hem hovardayız
    Şimdi bu hiçbir mesnedi olamayan öylesi söylenmiş bir söz değil, öyle uzun uzadı ya araştırma yapmak da gerekmiyor, sadece çevremize bakarsak olayın ne kadar açık ne kadar belirgin hatlarla karşımızda olduğunu görürüz.

    Uzun bir maraton ilkokuldan itibaren başlıyor, sınıf atladıkça dışarıdan destek derslere daha fazla ihtiyaç duyulan bir eğitim sistemi, avuç dolusu harcanan paralar, kısa bir zaman dilimine sıkıştırılmış üniversite sınavı bütün çabaların hasat zamanı, kazandı kazanmadı istediği yer oldu olmadığı polemiği ve kazanmayanın sil baştan yaşayacağı çok ağır bir yıl daha, kazanın ise artık bir şey oldum hazzını yaşaması

    Buraya kadar iyi kötü gelen genç, aslında üniversiteye girince de bir şey halletmiş olmuyor daha ilk senesinde mezun olunca iş bulabilecek miyim telaşını yaşıyor, çünkü çevresinde ki örnekler ona bir şeyler anlatmaya yetiyor

    İyi üniversitelerden bile mezun olan gençlere iş imkânı yaratamayan devletimiz, önüne geçilmez bir beyin göçüne izin veriyor. Her zaman övündüğümüz genç nüfusumuz bir süre sonra sadece yaşlılar ve emekliler nüfusu olarak kalacak.

    Bu öyle bir bıçak ki iki yüzü de keskin, bir yandan bu genç nesle hak verirken, bir yandan da bu konuda daha duyarlı olmalarını istiyor gönlüm.

    Bu ülkeden kaçmak, kişisel başarıların altına başka bir memlekette imza atmak, bu güne kadar onlara sunulanı (çam sakızı çoban armağanı) inkâr gibi geliyor bana.

    Devlet elindeki imkânlarıyla hareket ediyor ve yetmiyor bu doğru, ama belki de el birliğiyle bütünleşerek, gitmek yerine kalmayı deneyerek daha güzel bir şeyler yapabiliriz

    Hani bir şarkı var unun var mı var şeker var mı var yağın var mı var e helva yapsana der, şimdi durum buna benziyor, bütün malzemeyi toparlayıp aşçıya yol verilmez, kal dediği aşçıyaysa devlet iyi imkânlar sunmak zorunda.

    Bıçağın öbür yüzünde yıllarını eğitimine harcamış maddi ve manevi anlamda yorulmuş gençler var, mezun olduktan sonra ektiklerini biçmek istiyorlar çok haklı olarak.

    Hiç kimse makine mühendisi olup limon satmak istemiyor

    Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberde Ankara büyük çöplüğünde ayırdıkları çöplerle, (şişeler kağıtlar mukavvalar gibi) geçimlerini sağlamaya çalışan üniversite mezunlarından bahsediyordu, şimdi ne diyelim, arkadaşlar zor bir geçitteyiz biraz fedakarlık diyeceğiz ama, oturdukları yeri hak etmeyen hatta işgal ettikleri makamla uzaktan yakından ilgisi olmayanlara ne diyeceğiz, farelerin kedileri idaresine ne söyleyelim? Buda onların haklarının teslim edilmesi gereken ayrı bir konu. İşte bazen bu atasözlerini çok anlamlı bulurum, yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal.

    İsveç de yaşayan bir yakınım var lisede okuyan kızına devlet ayda sekiz bin kron öğrenim harçlığı veriyor, okuduğu için teşekkür parası bu, tabii ki bizim devletimiz de bu kadar büyük paralarla destek sağlasın demiyorum ama çok emek vererek geldiğimiz yerde sahip çıkılsın diyorum.

    Aldığımız burslarla kaldığımız yurdun parasını bile karşılamak güçleşti harçlar kitaplar baştanbaşa engebelerle dolu olan bu yolda hala yürümekte ısrar eden hala okuma çabasında okutma çabasında olan bir milletiz biz, nerede yanlış varsa birlikte düzeltelim.

    Bir yerlerde sakatlık var ve tespit etmek lazım, çünkü ne kadar iş arayan varsa o kadar da eleman arayan var, internet kanalıyla verilen ilanlar, basında sarı sayfalar cayır cayır ilan.

    Bu olayı iki yönlü düşünüyorum, başvurular başvuru yapan genç tarafından yüksek standart şartıyla oluyor, nedir bunlar?

    Öncelikle yüksek bir maaş, çalışma saatlerinin uygunluğu ve kazancıyla refah bir hayat Yani hem üniversite okuyup hem üç kuruşa on iki saat çalışmak istemiyor. Eleman arayan firmada, aslında çok farklı düşünmüyor, ancak onunda aradığı özellikler var, salt üniversite mezunu olmak firma için bir özellik değil, en az iki dil istiyor müteşebbis genç istiyor, sabah gelir akşam giderim zihniyetini reddediyor, hangi branşta başvuru yapıldıysa en azından biraz deneyim istiyor. İşte bu noktada çapak çıkıyor.

    Şimdi ben genel olarak bakıyorum, içlerinden istisna olanlar tabii ki var, ama mezun olan birçok gencin dili yok, hiç değilse okudukları bölümle ilgili tatillerde öğrenmek amaçlı çalışmışlıkları yok, staj mecburiyeti olan okullarda bile, bir şekilde kitabına uydurulup kaytarılıyor.




+ Yorum Gönder