+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Çevre Ekonomisi Ile Ilgili Makale Örneği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Çevre Ekonomisi Ile Ilgili Makale Örneği








    Çevre ekonomisi ile ilgili makale Örneği kısaca







  2. Harbikız
    Devamlı Üye





    Türkiyede çevre ekonomisi makalesi

    Yeşil ekonomi artık bütün dünyanın ilgiyle takip ettiği bir konsept… Ekonomik düzendeki bu çevreci dönüşümün Türkiye’de de yansımaları görülmeye başlandı. Ülkemizde çevre ekonomisi konusunda genel tabloyu merak ediyor musunuz? Çevrenin korunması konusunda dünya sıralamalarında kaçıncı sıradayız?

    Bu yazıda bu soruların cevaplarını bulma şansına erişeceksiniz.

    Akkuyu nükleer santralı, Tabiatı Koruma Kanunu ve kentsel dönüşüm projeleri gündemin ana başlıkları olarak göze çarpıyor. Gündem maddelerinden belki de en çok değinilmesi gereken, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu tasarısı. Bu tasarıyla ülkenin korunan alanları, koruma statülerini kaybedebilir. Sebebi, tasarı sayesinde milli parklar, doğal sit alanları ve yaban hayatı koruma alanlarının “üstün kamu yararı” gerekçesiyle kullanıma açılabilecek olması. Kanun tasarısı üzerine şu ana kadar birçok yorum ve eleştiri getirildi. Doğan tartışmanın nasıl sonuçlanacağı ve hukuki gidişatı zaman gösterecek.
    Bir başka konu da ülkemizde sera gazı emisyonuyla ilgili veriler… TÜİK, Sera Gazı Emisyon Envanteri 1990 – 2010 verilerini açıkladı. Envanter sonuçlarına göre, toplam sera gazı emisyonları CO2 eşdeğeri olarak 1990’da 187,03; 1995’te 237,57; 2000’de 297,01 ve 2005’te 329,90 milyon ton olarak gerçekleşti. Toplam sera gazı emisyonunun 2010 yılında 401,9 milyon ton CO2 eşdeğerine ulaştığı belirtildi. Verilere bakılırsa ülkemizde sera gazı emisyonları yüksek oranda artmakta. Dünya genelinde salınımların azaltılması üzerine tartışmalar ve alınan önlemlerin ülkemizde ne zaman etkisini göstereceği merak konusu.
    Günümüzde yenilenebilir enerjiler de, sürdürülebilirlik konusunda giderek daha kritik hale geliyor. Kıyılardaki yüksek potansiyel dikkate alınırsa, ülkemiz rüzgâr enerjisinden faydalanılması konusunda önemli mesafe kaydedebilir. Türkiye’de geçmişi çok da eskilere dayanmayan rüzgâr enerjisi, son dönemdeki gelişmelerin etkisiyle payını artırdı. İlk rüzgâr santralı 1995’te kurulmuştu. 2001'de kabul edilen Enerji Piyasası Kanunu, rüzgâr türbini kurmanın önündeki engelleri kaldırdı. 17 yıl sonucunda 1800 megavatlık rüzgâr enerjisi altyapısına ulaşıldı. Fakat ülkemizin bu konudaki potansiyeli değerlendirilirse çok daha geniş ölçüde rüzgâr enerjisinden faydalanabiliriz.
    Sıra geldi dünya sıralamalarına… Yale Üniversitesi’nin 2012 Dünya Çevre Performansı Endeksi’ne (Environmental Performance Index – EPI)* göre Türkiye çevre sağlığı ve doğa korumada 132 ülke arasında kötü bir performans göstererek 109. sırayı aldı. 2010 yılında ise 163 ülke arasında Türkiye 77. sırayı almıştı. Yani bir gerileme söz konusu… Alt kategorilere baktığımızda daha kötü sonuçlarla karşılaşmaktayız. Örneğin, biyoçeşitlilik ve doğal alanları koruma kategorisinde 121. olduk. Ormanlar kategorisinde 42’nci, hava kirliliğinde 71’inci, su kirliliğinde 56’ıncı ve ekosistemlerin canlılığında ise 118’inci sırada yer aldık. Bu sonuçlar doğrultusunda Türkiye, gruplamada çevresel açıdan zayıf performans gösteren ülkeler arasında kendine yer buldu. Sonuç olarak, çevreyi koruma konusunda kat etmemiz gereken uzun bir yol ve düzeltmemiz gereken yanlışlarımız var.




+ Yorum Gönder