+ Yorum Gönder
Bölge bölge Türkiye ve Marmara Bölgesi Forumunda İstanbul'un yöresel kıyafetleri nasıldır? İstanbul'un yöresel kıyafetleri hakkında Konusunu Okuyorsunuz..
  1. IŞILAY
    Devamlı Üye

    İstanbul'un yöresel kıyafetleri nasıldır? İstanbul'un yöresel kıyafetleri hakkında








    İstanbul'un yöresel kıyafetleri hakkında








    O zamanın kadın kıyafetleri de, Kalübela’dan beri devam edegeldiği gibi, yaşlılarda başka, tazelerde başka, çocuklarda yine başka. Yaşlılar ve orta yaşlılar, aşağı yukarı aynı kıyafetteydi. Ev halleri ile sokak halleri ayrıydı. Ev içinde: başta oyalı yemeni veya beyaz tülbentten üstüne, dokuma bezden, hilali gömlek; üzerine parmak dikişli, kolsuz pamuklu; daha üzerine, yaz ise basmadan, kış ise, pazen veya Rus fanilasından, tek cepli entari. Belde, kukadan örme, üç parmak eninde, başı püsküllü kuşak. Kışın, en üste, yine parmak dikişli, hayderi yakalı hırka.


    Sokağa çıkıldığı vakit: Yaşmak devrinde kaşmer veya Engürü (Ankara) sofundan, uzun yakalı, dört peşli babayani renkte ferace giyilir, başa, hotoz üstüne, altlı üstlü, yanları yelkenli ve kokorozsuz (süssüz, göşterişsiz), bir çift kalın yaşmak sarılırdı. Çarşaflar, Şam ve Halep işi, düz siyah ipekli, Avrupakari olursa, koyurenk satendöliyondan, beli büzmeli, peçeye gelince siyah ve kalındı. Ayakta, bir parmak topuklu, rugan, lastrin veya karamandolu çekme terlik, gözde gözlük, bir elde şemşiye, öbür elde ufak bir çanta veya torba bulunurdu.


    Tazelerde: En içte, yazsa pamuktan, kışsa yünden, göğsü memelikli, yarım kollu fanila, üstünde, yakası pamukaki ile sarma işlemeli, yerden bir karış kalkık, patiskadan dekolte gömlek. Bunun üzerine, yünden örme veya kalınca yünlü kumaştan mamul, belden büzmeli iç etekliği. Daha üzerine, gene mevsime göre patiskadan veya faniladan, göğsü sıkı tutmaya ve kaldırmaya yarayan önü sık düğmeli yelek. Kaşmerdikozdan kimisi kloş, kimisi yarım kloş, kimisi yanları pastalı eteklik. Etekliğin üstüne bluz. Bluzdan sonra da, itiyada (alışkanlığa) göre, kısa kürk, astragan veya karakülden bolero, kolları ve yakası şal taklidi, kadife hırka.
    Başlara çok dikkat edilirdi ve zamanla çok çeşitleri yapıldı. Mesela, alında kahkül, yanlarda favori, tepede topuz.. Alın kabarık, altında tel ponpon, üstünde topuz.. Saçlar toplu, ortadan ikiye ayrık ve maşa ile kabartılmış, ensede topuz
    Yüzde, allık, pudra, gözde sürme, kaşta kozmetik. Fazla tuvalete düşkün olanlar, pembe veya beyaz mayi üzerine pudra geçirirler, aşağı takım ise yağlı düzgün sürerler, rastık çekerler, püskürme ben kondururlardı.


    Düğünlerde, bayramlarda, teklifli ziyaretlerde giyilen giysiler ağırdı. Ekseriyetle, dallı ve kabuk gibi nakışlı, zemini parlak satenlüksten, açık renk ipekliler giyilirdi. Bunlar, enli ipek dantelalarla müzeyyen (süslü), yakanın dekolte kısmı, zayıflarda gene tülgrekle bileğe kadar örtülü, etlilerde çıplaktı. Podösüet (süet) veya güderiden uzun elbise kullanılır, görmemişler arasında, üstüne müteaddit (çok sayıda) yüzük takanlar da olurdu.
    Zayıflar, göğsü kabarık göstermek için hazır satılan göğüslükler koydukları gibi bir zamanlar, belden aşağı, arkaya turnür bağlamak modası da takip edilmişti.


    Böyle pür tuvalet tazelerin çorapları bagetli ve beyaz ipek, iskarpinleri ponponlu ve atlas, ökçeleri ortaydı. Şimdiki uzun ökçeler daha meydanda yoktu. Bu mutavassıt (orta) ökçeler de bile rahatsız olunduğu, doğru dürüst yürünemediği söylenirdi. Tazelerin hariç kıyafetleri, önceleri ferace, sonra çarşaf, sayfiyelerde ise maşlah, yeldirme, kaşpuşiyerdi. Ferace, düz renk ipekliden yapılır, yaka içine, renge uygun sura astar konur, yaka ve kol kenarlarına ağır motifler, boncuklu ve saçaklı harçlar dikilirdi. Bunların en son moda ve alasını, Çarşıiçi’ndeki terzi Anastas yapardı. Bir feraceye, altın para, yirmi, yirmi beş lira sarfedildiği vaki idi.
    Evvelleri, peçeler kalın, çarşaflar, dallı ve yollu ipeklerden, uzun ve kloş pelerinli, yerlere kadar etekli, etrafı fırça şeritli iken, gitgide, peçeler inceldi; çarşaf kumaşları hafiflendi ve pelerinler dirseğe kadar kısaldı.
    Başlar, topuz altından kurdela ile bağlanıp, iğnelerle türlü şekle sokuldu. Maşlahların en ağırı, Halep, Şam ve Bağdat’ın sırmalı maşlahlarıydı. Bunların yolluları vardı ki ense kısmındaki som sırma mihrapları, pırıl pırıl, altın gibi parlardı. İpekli ve yünlü kumaşlardan da evden maşlah dikildiği, üstlerinin ipekle sırma işlendiği de çoktu.








  2. Eleman
    Devamlı Üye





    istanbulda giyim kuşam her yerde olduğu gibi genç orta yaşlı ve yaşlı olarak ayrılmaktadır. Genç bayanlar kendi yaşlarına uygun giyinirken orta yaşlılar kendi yaşlarına uygun giyinirlerdi yaşlılarda yaşlarına uygun kıyafetleri giymeyi tercih ederlerdi. İstanbulda bayanlar evde ayrı kıyafet dışarıda ayrı kıyafet giyerlerdi.




+ Yorum Gönder


istanbulun yöresel kiyafetleri HAKKINDA BİLGİ