+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Medeniyetler Forumunda Dünya tarihinin son 30 yılında meydana gelen önemli olaylar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Dünya tarihinin son 30 yılında meydana gelen önemli olaylar








    Dünya tarihinin son 30 yılında meydana gelen önemli olaylar

    Dünya tarihinin son 30 yılında meydana gelen önemli olaylar hakkında bilgi


    1979-Afganistan Rusya Tarafından İşgal Edildi


    “Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

    Hadiste Afganistan'ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan'ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir. Ayrıca bu rivayette Afganistan'ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan'da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

    Dördüncü Sulh (Arap-İsrail Barışı) Gerçekleşti


    “Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder" (Kıyamet Alametleri, Osman Çataklı, 299/8)

    Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasında 4. kez bir barış anlaşması yapılacak, bu anlaşma 7 yıl sürecektir. İslam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen "4. Sulh"un, 1979'da ABD-İsrail ve Mısır arasında Amerika'da Camp David'de yapılan anlaşma olduğudur. (En doğrusunu Allah bilir.)

    Kabe’de Kan Akıtıldı

    “Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.” (Kıyamet Alametleri, s. 168-169)



    Hadislerde "onun çıkacağı yıl" cümlesi kullanılarak, Mehdi'nin çıkış tarihinde Hac sırasında meydana gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yılında, Hac sırasında gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır. Çok ilginçtir ki bu kanlı Kabe baskını da ahir zamanın başlangıcının ve Mehdi'nin çıkışının diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir.

    Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suudi askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.

    1980-İran-Irak Savaşı Başladı


    Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak.” (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166)

    Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir: İran Şahı'na karşı olan ilk ayaklanma, bilindiği gibi, hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)'de olmuştur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştır.

    Yılın başlarında ilk AIDS vakaları tespit edildi. Şu ana kadar on binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığa "Çağın Vebası" ismi verildi.



    1981-Ramazan Ayında Güneş ve Ay Tutulmaları Gerçekleşti (1981-1982)

    “Mehdi için 2 alamet vardır ki Bunun birincisi, Ramazan'ın birinci gecesi Ay'ın; ikincisi de, Ramazan'ın ortasında Güneş'in tutulmasıdır.” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

    “ Güneş'in oruç ayının ortasında, Ay'ın ise sonunda tutulması” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)

    “Ramazan'da iki defa tutulma olacaktır” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49-53)

    Hadislerde dikkati çeken en önemli nokta Ramazan Ayı'nda hem Güneş hem de Ay tutulmasının gerçekleşmesidir. Bir ay içinde "Ay"ın ve "Güneş"in iki kere tutulması gerçekte çok düşük bir ihtimaldir. Bu, belli döneme denk gelmesi olasılığı açısından normal şartlarda gerçekleşmeyecek bir durumdur.
    Eğer bu hadislerde tarif edilen olaylar dikkatle incelenirse, rivayetler arasında çeşitli farklılıklar olduğu göze çarpar. Böyle bir durumda yapılacak en doğru şey, aynı olaya bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri tespit etmek olacaktır. Buna göre, hadis rivayetlerinin toplamından çıkan ortak sonuçlar şunlardır:

    1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
    2. Bu tutulmalar ortalama 14-15 gün arayla olacaktır.
    3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.

    Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan Ayı'nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur. Yine "ikinci olarak" 1982 yılında (Hicri-1402'de) Ramazan Ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.

    Bu olayların Hz. Mehdi'nin diğer çıkış alametleriyle aynı dönemde meydana gelmesi ve Hicri 14. yüzyıl başlarında, üst üste iki yıl (1401-1402) mucizevi bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu olaylar olabileceğini kuvvetlendirmektedir.



    Mısır Meliği Öldürüldü
    “Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

    Mısır'ın yakın tarihi incelendiğinde hadiste de belirtildiği gibi, bir "meliğin" öldürüldüğü görülmektedir: 1970 yılında Mısır'ın başına geçen ve 11 yıl iktidarda kalan Enver Sedat. Enver Sedat 1981 yılında bir resmi geçit sırasında muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda hayatını yitirmiştir.



    1986-Kuyruklu Yıldız Doğdu

    “Mehdi'nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır.” (Kıyamet Alametleri, s. 200)

    “O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)

    “O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

    Hadislerde belirtildiği gibi:
    1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır. Hareket yönü doğudan batıya doğrudur.

    1981 ve 1982 (1401-1402) yıllarında meydana gelen Ay ve Güneş tutulmaları olayından sonra ortaya çıkmıştır.
    Bu yıldızın doğuşunun da diğer alametler ile aynı zamanda meydana gelmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğunu doğrular niteliktedir.

    26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santralında şimdiye kadar görülen en büyük nükleer kaza meydana geldi. Birçok Avrupa ülkesi yayılan radyasyondan etkilendi.


    1989-Berlin Duvarı Yıkıldı

    Soğuk Savaşın sembolü olan Berlin Duvarı inşasından tam 28 yıl sonra yıkıldı.

    1990-Sovyetler Yıkıldı
    Sovyetler Birliği yıkıldı ve Gorbaçov'la birlikte Bağımsız Devletler ortaya çıktı.

    İnternet İlk Kez Genel Kullanıma Açıldı
    1969 yılında ilk iletişim ağı olan ARPANET’in kurulmasının ardından, internetin ilk kullanıcıları üniversitelerdeki akademisyenler oldu. İnternetin genel kullanıcıya açılması ise 1990 yılını buldu. Bu ağ sayesinde, bilgiler paylaşılabilir, programlar ortak kullanılabilir hale geldi.
    Günümüzde ise internet yoluyla dünyanın bir ucundan diğer ucuna, saniyelerle ölçülen sürelerle bilgi gönderilebilmektedir. Hatta internet sadece yazıların değil, kitapların, resimlerin veya filmlerin de çok kısa sürede kilometrelerce uzaklıktaki başka bir yerden okunmasını veya izlenmesini mümkün kılmaktadır. Kuran ahlakı konusunda bilgi sahibi olmayan milyonlarca insan, iman etmelerine vesile olacak bilgilere internetle hızlı, kolay ve zahmetsizce erişebilme imkanına kavuşmuştur.








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Irak'ın Kuveyt'i işgali sonrasında, 1990 yılından beri hareketli olan bölgede Birinci Körfez Savaşı başlamış oldu. Kuveyt'e ait petrol kuyularının ateşe verilmesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi'ni çok büyük bir ateş sardı.

    Bangladeş'te meydana gelen sellerin sonrasında 120.000'in üstünde kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı.

    1993-Balkanlar Karıştı
    Avrupa'nın ortasında bulunan Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüzbinlercesi yurtlarından çıkarıldı.

    1997-Bir kuyruklu yıldız daha
    Hale-Bopp kuyruklu yıldızı, saatte 160 km hızla Dünya'nın 195 milyon km yakınından geçti.

    1999-7.4 büyüklüğünde DEPREM
    Merkez üssü İzmit olan 7,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. 45 saniye süren deprem sonucunda 17 bin 800’den fazla kişi yaşamını yitirdi.

    Asrın son güneş tutulması yaşandı.


    2000’ler
    Suudi Arabistan’da son 12 yılın en şiddetli yağışları görüldü. Dünyanın en kurak bölgelerinden olan Mekke’de meydana gelen sel felaketinde pek çok kişi hayatını kaybetti. 60.000 senede bir gerçekleşen bir olay meydana geldi ve Mars gezegeni 27 Ağustos’ta Dünya'ya en yakın konuma geldi.


    2001-11 EYLÜL OLAYI GERÇEKLEŞTİ

    Tozlu Dumanlı Bir Fitne


    “Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek” (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

    11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a düzenlenen terör saldırısı sonucunda 3 bin kişi hayatını kaybetmişti. Bu hadiste, Hz. Mehdi'nin çıkışından önce, tozlu ve dumanlı, karanlık bir fitnenin görüleceğinden söz edilmektedir. Fitne, "insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şey, savaş, azdırma, karışıklık, ihtilaf, kavga" gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Hadiste bu fitnenin ardında toz ve duman bırakacağı belirtilir.

    Ayrıca bu fitnenin "karanlık" olarak nitelendirilmesi, nereden geldiği belli olmayan, umulmadık bir olay olduğuna işaret kabul edilebilir. Bu açılardan bakıldığında söz konusu hadisin, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin New York ve Washington şehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayı olarak nitelendirilen bu saldırıya işaret etmesi muhtemeldir. Televizyon ekranlarında ve gazetelerde de şahit olunduğu gibi, bu iki büyük terör olayının ardından büyük bir toz bulutu ve duman çevreyi sarıp kuşatmıştır. Patlamalar sonucunda çöken binalar ise, daha büyük bir toz bulutunun oluşmasına neden olmuş, hatta çevredeki insanların üzerleri tamamen bu tozla kaplanmıştır. Bu olay, hadiste haber verilen ve Hz. Mehdi'nin çıkışının bir alameti olarak bildirilen "tozlu dumanlı, karanlık fitne" olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

    Hindistan’da 7.9 şiddetinde deprem meydana geldi, can kaybı 30 bine ulaştı.

    Dünyanın pek çok yerinde kuraklık alarmı verildi.




    2003-Amerika Irak'ı İşgal Etti, Bağdat Alevler Altında Kaldı

    “Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir” (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177)

    2003 Irak Savaşı'nda, savaşın ilk gününden itibaren Bağdat, en yoğun bombardımana tutulan şehirlerden biri oldu. Ağır bombardıman, geceleri Bağdat'ın tıpkı hadiste haber verildiği gibi alev alev yanmasına neden oldu. Bağdat'ın gazete ve televizyon haberlerine yansıyan görüntüleri, yukarıdaki hadiste dikkat çekilen "alevlerle yok edilir" açıklaması ile tam olarak mutabıktır.



    Irak Ordusu Kayboldu

    “Mehdi'nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, semadan bir sayha (çağrı, nara)Beyda'da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir.” (Naim Bin Hammad)

    “Kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batırılacaklardır.” (Müslim'den; Geleceğin Tarihi 4, s.31)

    2003 yılında gerçekleşen Irak Savaşı sırasında Irak ordusunun büyük bir kısmının neredeyse birdenbire ortadan yok olması savaşın en dikkat çekici olaylarından biriydi. Birçok gazete ve televizyonda, Cumhuriyet Muhafızları olarak bilinen yaklaşık 60.000 kişilik ordunun ve Fedailer olarak bilinen yaklaşık 15.000 Iraklı askerin kaybolması haber olarak yer aldı. Hadislerde bu konuya dikkat çekilmesi, Hz. İsa'nın ve dolayısıyla Hz. Mehdi'nin geliş alametlerinden biri olan "bir ordunun batması" olayının gerçekleşmiş olabileceğini göstermektedir. (En doğrusunu Allah bilir.) Nitekim ilerleyen günlerde de savaş uçaklarının bir kısmının çöl kumları altına gömülmüş olarak bulunması, hadiste bahsedilen çölde bir ordunun batması olayının Irak ordusu ile ilgili olma ihtimalini güçlendirmektedir.

    2004-Doğuda Yer Batması Tsunami

    On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası'nda meydana gelecek yere batma hadisesi" (Müslim, Fiten, 39)

    Peygamber Efendimiz (sav)'in haber verdiği kıyamet alametlerinden bir tanesi, "doğu tarafında gerçekleşecek olan yere batma" hadisesidir. Bu alametin büyük bir kara parçasının ya da insan topluluğunun ortadan kalkması, yeryüzünden yok olması anlamına gelmesi muhtemeldir. (En doğrusunu Allah bilir.) 2004 yılının son ayında Güney Asya'da gerçekleşen büyük tsunami felaketi bu alametle çok büyük benzerlikler göstermektedir.

    Tarih boyunca Asya'da, Uzakdoğu'da çeşitli felaketler, depremler ve kasırgalar yaşanmıştır. Bu felaketlerde çok büyük yıkımlar gerçekleşmiş, çok yüksek sayılarda insan hayatını kaybetmiştir. Ancak 26 Aralık 2004 tarihinde Güney Asya'da gerçekleşen ve 400 bin kişiye yakın insanın ölümüyle sonuçlanan tsunami, bu felaketlerin en büyüğü olmuştur.

    Kıyamet alametlerinin birbiri ardına gerçekleştiği ahir zamanda meydana gelen bu tsunami felaketi, Güney Asya ülkelerinden Endonezya, Sri Lanka, Hindistan, Malezya, Tayland, Bangladeş, Myanmar, Maldiv Adaları ve Seyşel Adaları'nı hatta 5 bin km uzaklıktaki bir Afrika ülkesi olan Somali sahillerini etkilemiş, şehirlerin deniz sularının altında kalıp yok olmasına, dünya haritasının değişmesine neden olmuştur.

    2005 yılında meydana gelen olaylar
    Katolik Kilisesi'nin Lideri Papa II. Jean Paul 84 yaşında hayatını kaybetti.
    Pakistan’da meydana gelen deprem sonucunda yaklaşık 40 bin kişi yaşamını yitirdi.

    Batıda Yer Batması Katrina

    “On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası'nda meydana gelecek yere batma hadisesi" (Müslim, Fiten, 39)

    ABD'nin Meksika Körfezi'nde yaşanan Katrina Kasırgası'nın meydana getirdiği büyük yıkım, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in haber verdiği bir diğer kıyamet alametini, "Batıdaki Yere Batış"ı akıllara getirmektedir.

    Katrina kasırgası 30 milyar dolarlık zarara neden oldu. Kasırga birçok şehirde çok büyük tahribat oluştururken, New Orleans'ı yaşanamayacak hale getirdi. ABD'nin turizm ve kültür merkezlerinden biri olarak kabul edilen New Orleans'ın yüzde 80'i sular altında kaldı. Bazı yerlerde suyun yüksekliği 6 metreyi aştı. Dolayısıyla New Orleans suların altına gömülerek, adeta ortadan kalktı. Peygamberimiz (sav)'in haber verdiği "Doğudaki yere batma" alameti Endonezya'da yaşanan tsunami felaketine bir işaret olabileceği gibi, "Batıdaki yere batma" hadisesi de New Orleans şehrinin ortadan kalkışına bir işaret olabilir.


    2006
    Sayın Adnan Oktar’ın tüm dünyada büyük etki uyandıran “Yaratılış Atlası” adlı dev eserinin birinci cildinin Ağustos ayında ilk Türkçe baskısı, Ekim ayında ilk İngilizce baskısı ve Aralık ayında da ilk Fransızca baskısı yapıldı.

    Ölümcül kuş gribi virüsü H5N1, Afrika’da ilk kez Nijerya’da tespit edildi. Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde kanatlı hayvanların aşılama işlemlerine hız verildi.
    Papa 16. Benedikt Türkiye’yi ziyaret etti.





  3. Dr Zeynep
    Bayan Üye
    2007-Yaratılış Atlası Fransa’yı Sarstı!!!

    Sayın Adnan Oktar’ın “Yaratılış Atlası” adlı eseri Avrupa’nın en tanınmış simalarına ve tüm eğitim merkezlerine ulaştırıldı. Bu durum, bugüne kadar savundukları sapkın felsefe ve fikirlerin karşıtı olan görüşleri önemsemeyen ve tehlike olarak görmeyen Batı dünyasında özellikle de Fransızlarda, büyük bir şaşkınlığa ve adeta bir kültür şokuna neden oldu.
    Avrupa Konseyinde Yaratılış Atlası Paniği Yaşandı
    Avrupa halkının Yaratılış Atlası ile ilk defa gerçekleri görme imkanı bulmasının ardından, Darwinizm'in yerle bir olmasından dolayı oluşan şiddetli panik tüm Avrupa'yı salladı. Bu paniğin sonucunda, merkezi Fransa'nın Strasbourg şehri olan Avrupa Konseyi'nde, 4 Ekim 2007 tarihinde, okullarda Yaratılışçılığın okutulmaması yönünde bir rapor hazırlandı. Konsey, Yaratılışçılığın Avrupa’ya esas olarak Adnan Oktar’ın Yaratılış Atlası isimli kitabı yoluyla yayıldığını belirterek, Avrupa ülkelerinden söz konusu eserin yayılmasının önüne geçilmesini istedi. Söz konusu raporda okul müfredatlarında sadece evrim teorisinin yer alması gerektiğinin savunuluyor olması, Yaratılış Gerçeğini öğrenen çocukların materyalist birer birey haline gelmeyeceğinden ötürü duyulan korkuyu açıkça ortaya koymuş oldu.




    Sarkozy: Dinler Tüm Uygarlıkların Kaynağıdır

    “Yaratılış Atlası”nın etkileri dünya liderleri üzerinde de görülmeye başlandı. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “kamuya ait okullarda din derslerine yeniden başlanması gerektiğini” açıkladı. Yeni öğretim yılı nedeniyle ülkedeki tüm öğretmenlere bir mektup gönderen Sarkozy, “laik okul sistemini desteklediğini, ancak din olgusunun okul dışında bırakılmasına karşı olduğunu” dile getirdi.




    2007-ERGENEKONUN AYAK SESLERİ
    Bölücü Terör Örgütünün Sayın Adnan Oktar’ın 90’lı Yıllardan Beri Gündeme Getirdiği Marksist-Leninist Kökleri Tüm Çevrelerce Dile Getirildi. Bölücü terör örgütünün etkisiz hale getirilip tamamen yok edilmesi için askeri bir harekatın yanı sıra terör örgütü ile fikri platformda da mücadele edilmesinin gerekliliği sıkça dile getirilmeye başlandı. Gerek siyasi çevrelerde gerekse basında özellikle Ekim ve Kasım aylarında bu konu hakkında çok fazla konuşuldu ve yazıldı. Dile getirilen görüşlerde, ağırlıklı olarak üzerinde durulan ortak bir nokta vardı: PKK'nın Marksist-Leninist, komünist ve ateist bir örgütlenme olarak nitelendirilmesi

    PKK'nın ideolojik yapısı hakkında ortak bir nitelendirme yapılmış olması ve bu yapının özellikle vurgulanması son derece önemliydi. Çünkü bu, aynı zamanda fikri mücadelede bulunulacak hedefi de bir kez daha işaret etmiş oldu.

    2008-Dünyanın En Büyük Dininin İslam Olduğu Açıklandı

    31 Mart 2008 tarihinde Reuters Haber Ajansı tarafından yayınlanan bir haber, İslamiyet'in dünya çapındaki uyanışını ve yaşanan bu yeni dönemi detaylarıyla ortaya koydu. Dünya Katoliklerinin en yüksek dini otoritesi olan Vatikan’da görevli olan ve Vatikan’ın 2008 yıllığını hazırlayan Vittorio Formenti’nin Vatikan’ın gazetesi L’Osservatore Romano’da yaptığı açıklamaya göre, 2006 yılı rakamlarına göre Müslümanların sayısı dünya nüfusunun yüzde 19,2’sine ulaştı ve Katoliklerin sayısı ise yüzde 17.4 oranında kaldı.

    Monsenyör Formenti “Artık zirvede değiliz. Müslümanlar bizi geçti” diye ekleyerek aynı zamanda İslamiyet'in dünya çapındaki zaferini de ilan etmiş oldu.




    Dünyanın Dört Bir Yanından Darwinizm’in Yıkılış Haberleri Geldi
    Evrim teorisinin geçersizliğini ortaya koyan çalışmaların etkileri, çeşitli kamuoyu araştırmaları sonuçlarına yansıdı. Önde gelen 34 ülkede yapılan kamuoyu araştırmaları, tüm dünyada Yaratılış inancının çığ gibi büyüdüğünü ve evrim teorisinin yok olmaya başladığını gösterdi. Bu durum evrimcileri büyük bir telaşa düşürdü.




    Nicolas Sarkozy’nin Yaratılışı Desteklediği Açıklandı
    Fransa'nın günlük gazetelerinden La Libération, 22 Nisan 2008 tarihli baskısında "Antropolog Pascal Picq yaratılışçılığın güçlendiğini bildiriyor" başlıklı bir habere yer verdi. 140.000 tirajlı gazetenin söz konusu haberinde, Fransa'da yaratılışçılığın güçlenmesi ve Yaratılış Atlası'nın bu değişimle ilgili etkisinden şöyle bahsedildi:

    “ Sarkozy’nin yaratılışa inananların söylemlerini doğrulayan açıklamaları beni çok şaşırttı. Onlara göre 20. yüzyılın kötülüklerinin sebebi insanların dinden uzaklaşmaları. Delil? Yaratıcısından uzaklaşmış olan insan, Darwin’in teorisine bağlı olarak hareket eden bir hayvana dönüştü. Eğer insanın bir aşağı hayvan türünden geldiği öğretilirse ve din eğitimi verilmezse, bu bütün felaketlerin sebebi oluyor. Dolayısıyla eğitimden evrim konusunu çıkartmak gerekir Medya İslami yaratılışçı akımlardan pek endişelenmiyordu. Ta ki Türk yazar Harun Yahya’ya ait olan Yaratılış Atlası binlerce kişiye ulaşıncaya kadar. Tek bir hamlede tam bir panik gerçekleştirdi, çünkü Müslüman bir ülkeden gelen bir kitap, gerçeklikler denizine adeta bir tuğla gibi düştü” (La Libération, 22 Nisan 2008)




    Tony Blair Din Dersi Vermeye Başladı
    İngiltere eski Başbakanı Tony Blair de, tıpkı Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy gibi, Yaratılış Atlası'nın tüm dünyaya yayılmasından ve evrim teorisinin kesin ve net delillerle çürütülmesinden sonra, Allah inancını sürekli olarak teşvik etmiş ve açıklamalarında Allah'ı yüceltmiştir. Eski bir sosyalist olan ve daha önce din ve manevi değerler hakkında neredeyse hiçbir yorumda bulunmayan Blair, Yaratılış Atlası'nın Yaratılış gerçeğini ilan etmesinden sonra, yaşamının geri kalanını dini çalışmalara adayacağını açıkça belirtmiştir.

    Tony Blair, aynı zamanda ABD'deki Yale Üniversitesi'nde ders vermeye de başlamıştır. İnanç ve küreselleşme dersi veren Blair, ilk dersinde öğrencilerine modern dünyada dini inançla başarılacak pek çok güzel şeyin bulunduğunu anlatmıştır. Dini inancın çatışmaların yatıştırılmasına vesile olduğundan bahseden Blair, "Samimiyetle inanıyorum ki, inanç ve küreselleşme 21. yüzyılın en belirleyici unsurlarıdır" diye konuşmuştur. (Hürriyet Gazetesi - Milliyet Gazetesi / 21.09.2008)




    2008-Sayın Adnan Oktar’ın Birlik Mesajları Hayata Geçmeye Başladı

    - Kafkas İttifakında Önemli Gelişmeler Yaşandı

    Sayın Adnan Oktar’ın Onursal Başkanı olduğu Bilim Araştırma Vakfı’nca 29 Mayıs 2008 tarihinde yayınlanan "İki Devlet Tek Millet Olarak Azerbaycan – Türkiye Birleşsin" ilanının hemen ardından 04 Haziran 2008 tarihinde yaşanan gelişmeler, Sayın Adnan Oktar’ın uzun yıllardır gündeme getirdiği İslam Birliği yolunda önemli bir adım oldu. Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, "İki devlet tek millet" olma yönündeki temennilerini ve önümüzdeki dönemde bunu gerçekleştirmek için yapacakları çalışmaları açıklayarak Türk – İslam Birliği’ni büyük bir heyecanla bekleyen çevrelere önemli bir müjde verdiler.

    Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan gazete ilanlarında, Azerbaycan-Türkiye ittifakı anlatılırken, Ermenistan'a karşı izlenmesi gereken politikanın da üzerinde durulmuştu. Bu ilanlarda, geçmişte yaşanılan anlaşmazlıkların bir kenara bırakılarak, geleceğe bakılması gerektiği ifade edilmiş ve her iki tarafın da üzerine düşen sorumluluklar dile getirilmişti. Ermenistan'ın mutlaka dostane bir politika izlemesi gerektiği, komşularıyla iyi ilişkiler içinde olmasının önemi, Türk-İslam Birliği'nin Ermenistan'ın lehine bir gelişme olduğu önemle vurgulanmıştı.

    Tüm bunların ardından;
    Azerbaycan ve Ermenistan arasında, Türkiye'nin önderliğinde, tarihte benzeri olmayan bir şekilde yakınlaşma başladı.
    Türkiye bölgedeki kültürel ve ekonomik her türlü yatırım ve projeye Ermenistan'ı da davet eden bir politika izledi.
    Ermenistan devlet yöneticileri de örneğine bugüne kadar pek rastlanmayan dostluk mesajları vermeye başladılar ve mevcut anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğine yönelik açıklamalarda bulundular.
    Başbakanımız Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan'ı ziyaretinin ardından, Temmuz ayının başında Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül de Azeri ve Ermeni Devlet Başkanları ile bir araya geldi. Bu ziyaret sırasında dostluk ortamı daha da belirgin hale geldi. Ziyaret esnasında Ermenilerin sözde soykırım iddialarını hiç gündeme getirmemeleri, sözde soykırım anıtının ışıklarını kapatmaları, Ermeni milli takımının armasından Ağrı Dağı sembolünün çıkarılması, Abdullah Gül ve beraberindeki resmi heyete iftar daveti verilmesi güzel gelişmelerdir.

    İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın Türkiye Ziyareti

    İran Cumhurbaşkanı Sayın Mahmud Ahmedinejad'ın son İstanbul ziyareti de bu yönüyle çok dikkat çekici oldu. Sayın Ahmedinejad'ın ziyareti boyunca sevginin ve kardeşliğin üzerinde durması, Türkiye'ye duydukları muhabbeti vurgulaması, Müslümanların birlik olması gerektiğine dikkat çekmesi ve Müslümanların arasında ayrılık olmadığını vurgulayan tavırlarda bulunması son derece önemli gelişmelerdir.





+ Yorum Gönder


tarihte meydana gelen önemli olaylar kısaca,  son 30 yılın önemli olayları,  dünya tarihindeki önemli olaylar ve tarihleri,  son 20 yılda dünyadaki en önemli olaylar