+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Medeniyetler Forumunda Fransa ermenistan ilişkileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Fransa ermenistan ilişkileri








    Fransa ermenistan ilişkileri

    Fransa ermenistan ilişkileri hakkında bilgi

    fransa bayrağı.gifermenistan bayrağı.gif

    Büyük ideallerini gerçekleştirmek için Ermeni örgütleri, Türkiye aleyhine yoğun propaganda ve eylemlere giriştiler
    Fransa'da çok iyi organize oldular
    Ermeniler 1966 yılında, ''Ermenistan Cumhuriyeti Delegasyonu'' vasıtası ile BM'ye, ''Ermeni Sorunları'' na ilişkin bir muhtıra vermişlerdir.
    Sonrasında 1965'te ABD'nin Boston kentinde kurulan ve Dünya Koordinasyon Bürosu halen burada bulunan Armenian National Commıttee ''a.n.c.'' nin uluslararası komitelerinden biri de 1968 yılında Fransa'da Comite de Defense de la Cause Armenienne (C.D. C.A. - Ermeni Davasını Savunma Komitesi) adıyla faaliyete geçmiştir. Söz konusu komitenin, ülkemiz aleyhinde çok yönlü olumsuz propaganda faaliyetlerinde, önemli bir yer tuttuğu gözlenmiştir.

    Fransa ayrıca, Ermeni literatüründe ''Sovyet yanlısı'' olarak nitelendirilen ''Hınçak komitesi'' paralelindeki Ermeni örgütlenmelerinin de daha çok etkin olabildikleri ülke şeklinde dikkati çekmiştir.

    Nitekim Fransa'daki Union Culturelle Franco - Armenienne de Grance (UCFAF - Fransa, Fransız Ermenileri Kültürel Birliği) ile Jeunesse Armenienne Française (JAF-Fransız Ermeni Gençliği) isimli Ermeni örgütleri ''Hınçak'' ve dolayısıyla ''Sovyet Ermenistanı sempatizanı'' kuruluşlar idi. Bu kuruluşların etkinlikleri SSCB'ce de değerlendirilmiş, Sovyetler bunlar üzerinde çalışmalar yapmak üzere, Fransa'daki diplomatik temsilciliklerinde Ermeni kökenli memurlarını da görevlendirmişlerdi. Keza bu Ermeni örgütlenmelerinin etkinliklerine, daha çok sol yelpazedeki Fransız siyasi parti ve kişilerinin sempati duymalarının neden oldukları bilinmekteydi. 1992 yılında Ermenistan'ın bağımsızlığını almasından sonra, sözü geçen bu Hınçak yandaşı örgütlerin etkileri azalmıştır.

    Fransa'daki geniş demokratik haklardan yararlanmakta olan Ermeniler'in son yıllarda bazı Fransız siyasi partileri ile politik kişilerinin ilgilerini çekebilen sayısal durumlara erişmeleri, güçlerinin artmasına neden olmuştur. Ülkedeki parlamenterlerin aynı zamanda yöresel görevler ''Belediye Başkanlıkları'' da üstlenebilmeleri, yaşadıkları kentlerde etkinliklerini çok iyi değerlendirebilen çeşitli Ermeni kuruluşları açısından ayrı bir avantaj olmaktadır. Bundan yararlanarak, yaşadıkları yörelerdeki sokak isimlerini (Ermenistan, Erivan, 24 Nisan 1915 Ermeni Katliamı vb. gibi) değiştirmekteler, anıt dikebilmekteler (Parado, Komitas vb. gibi). Ermenistan - 1915 benzeri temsiller vermekteler. Musa Dağı'nda 40 gün ile Türkiye'nin doğu ve güneydoğu illerinden çekilmiş filmleri oynatmaktadırlar. Yazılı ve görsel basın ile sergilerde, oturumlarda, sözde davalarını savunabilmekte, toplantılar, konferanslar ve gösteri yürüyüşlerini kolayca yapabilmektedirler. 1973 yılında Ermenilerin Marsilya 'daki Ermeni Parado Kilisesi 'nin bahçesine diktikleri anıt, Türk - Fransız ilişkilerinin de belli bir süre için duyarlı hale gelmesine neden olmuştur. Bu tarihte TC'nin Paris Büyükelçisi olan Hasan Esat Işık ğ, bu anıtın açılmasına tepki olarak merkeze çekilmiştir. Bu arada özellikle şu iki hususun altını çizmekte yarar vardır.

    1. Fransa'daki Ermeniler, Fransız medyasında çok güçlüdürler. Ermeni asıllı birçok Fransız medyada çalışmaktadır.

    2. Fransa'daki Ermeni lobisi, Ermenistan üzerinde çok etkilidir.

    Fransa'da halen 100'e yakın çeşitli siyasi ve sosyal içerikli Ermeni örgütleri etkinlik yapmaktadırlar. Örneğin: Sivaslı Ermeniler Derneği, İstanbul Ermeni Esseyan Lisesi'nden Yetişenler Derneği, 1914 - 1918 - 1920 Fransız Ordusu'nda Gönüllü Eski Ermeni Muharipleri Derneği, 1939 - 1945 Savaşı Eski Muharipleri, Fransız - Ermeni Dostluk Derneği, Ermeni Dili ve Kültürünü Eğitme Hareketi vb. gibi.

    ASALA terör örgütü, yurtdışında Türk diplomatlarına ve kurumlara saldırılarda bulundu

    Eli kanlı Ermeni örgütleri
    Şiddet Eylemlerinden Yana Olan Örgütler, Ermeni diasporasının yaşadıkları belli başlı ülkelerde, bu meyanda Fransa'da da faaliyet gösterdiklerini ifade etmişlerdir. Söz konusu örgütler:

    (1) ASALA: Armee Secrete Armenienne Pour la Liberation D'Armenie (Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu). 20 Ocak 1975'te Beyrut'ta kurulduğunu iddia etmiş ve aynı tarihte Dünya Kiliseleri Konseyi Bürosu'na yaptığı saldırıyla adını duyurmuştur. Marksist - Leninist, devrimci bir çizgi izlediğini açıklamış ve kendisini ''Milletlerarası Devrim Hareketinin Parçası'' olarak yorumlamıştır. Türkiye ve müttefiklerini ''can düşmanı'' saymıştır. Gayeye varmada yolun savaştan geçtiğini öne sürüp, Taşnak ve Hınçakların yıllardır boş söz ve vaatler ile Ermeni toplumunu aldattıklarını belirtmiştir. Dünya terör örgütleriyle işbirliği içinde olduğunu eklemiştir. Merkez Komitesi ile terör gruplarından oluşan örgütün açıkladıkları amaçları şunlardır:

    * İşgal altındaki Ermeni topraklarını kurtarmak,

    * Ermeni halkına, topraklarına döndüklerinde, en azından, kendi kaderlerini tayin etmelerini sağlamak,

    * Katliamın tarihi bir gerçek olarak Türkiye'ce kabulünü istemek,

    * Soykırım nedeniyle, Türkiye'yi tazminat ödemeye zorlamak. ASALA, uzun süre, Fransa'da Hay Baykar - Savaş isimli aylık, Fransızca bir dergi yayımlamıştır.

    (2) ESAK (Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları):

    Ermenilere karşı yapılmış sözde katliamın öcünü almak ve uğranılan haksızlıkları gidermek için ortaya çıktığını ifade etmiştir. Açıkladığı hedefler şunlardır:

    * Türkiye'nin, 1915 katliamını tanımasını sağlamak ve tazminat ödemeye mahkûm etmek,

    * Türkiye'nin 1920 Sevr Antlaşması'nda öngörülen sınırlara dayalı ''Ermeni Toprakları'' nın, Ermeniler'e iadesini sağlamak.

    (3) YENİ ERMENİ DİRENİŞİ

    (4) ERMENİ KURTULUŞU,

    (5) YANIKYAN KOMANDOSU,

    (6) ANTRANİK PAŞA GRUBU,

    (7) CUMHURİYET ERMENİ ORDUSU vb.

    Dünyadaki gelişmelerle ilintili olarak, açıklanmaya çalışılan tarihi süreç, Ermeni siyasi, kültürel ve kilise kuruluşlarının yaptıkları propagandalar, 1975 yılından sonra, Fransa'daki Ermeni etkinliklerini teröre dönüştürmüştür. Bunda, Lübnan iç savaşı nedeniyle bu ülkeden kaçıp Fransa'ya gelen şiddet yanlısı Lübnan Ermenileri'nin büyük katkıları olmuştur. Kentleri dolaşıp, çeşitli gösteriler ve tahriklerde bulunmuşlardır. Nitekim 24 Ekim 1975 günü, Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez, 1979 yılında ise Basın Ataşemiz Selçuk Bakkalbaşı şehit edilmiştir. Sonraki yıllarda, T.C. Paris Başkonsolosluğu baskını ve Orly Havaalanı katliamı gerçekleştirilmiştir. Tüm bunları, Ermeni terör örgütleri üstlenmiştir.

    Şehidimiz İ. Erez, daha önce Büyükelçi olarak görev yaptığı Beyrut'ta, rahmetli Hiram Abbas (Bay Pipo) ile birlikte, yoğun Ermeni faaliyetlerine karşı önemli mücadeleler vermişlerdir. 1975'li yıllarda yine Paris Büyükelçiliği'mizde görevli Müsteşar Şarık Arıyak, aylığının önemli kısmını Fransız medyası ile kurduğu dostluklar için harcayıp, Ermenilik etkinliklerini önlemek gayretinde olmuştur. Adı geçen, daha sonra görev yaptığı Avustralya'da, Ermeniler'ce şehit edilmiştir.

    Ermeni terör örgütleri tarafından, çeşitli ülkelerde, Dışişleri mensuplarımıza yapılan saldırılarda dikkat çekici hususlar bulunmaktadır. Bunlardan ilki katillerin yakalanamamasıdır. Diğeri, hangi ülkelerde oldukları, mensupları bilinmeyen, reklam amacıyla her cinayeti üstlenen bu Ermeni terör örgütlerinin çoğu muhtemelen hayalidir. Söz konusu eylemleri, bir kısım Batılı istihbarat servislerinin yaptırdıkları olasılığı güçlüdür. Çünkü devlet organlarının yardımları olmadan, bunları iz bırakmadan gerçekleştirebilmek çok zordur. Dolayısı ile bu cinayetlerin amacı: Dünyada saygınlıkları bulunan Türk diplomatlarını bertaraf ederek, Türk Dışişleri'ni zaman içinde zayıflatmak, ayrıca Türk devleti ve halkının moralini bozmaktır.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Nitekim, 1984 yılında, bölücü PKK örgütünün ortaya çıkması ile bu Ermeni terör örgütleri, birden ortadan kaybolmuşlardır. ''Türkiye'nin müttefikleri de can düşmanımızdır'' diyen ASALA bunlara eylemde bulunmamıştır. Türkiye aleyhine, başka biçimlerdeki terör etkinliklerinin taşeronluğu PKK'ye bırakılmıştır. Bazı Batılılarınki dahil, yabancı istihbarat örgütlerinin, PKK terörüne nasıl arka çıktıkları zaman içinde belli olmuştur. Keza, PKK'nin başı Abdullah Öcalan , yargılanması sırasında, çoğu dostumuz görünen, ayrıca müttefikimiz olan bu Batı devletleri ve onların istihbarat kuruluşları hakkında önemli bilgiler vermiş, bunlardan nasıl yardımlar aldığını, nasıl istismar edildiğini ve kandırıldığını anlatmıştır.

    FRANSA'DAKİ HAYIR KURULUŞLARI

    Fransa'daki Ermeni hayır kuruluşları şunlar:

    * Croix Rouge Arménienne (Ermeni Kızılhaçı)

    * Association Arménienne d'Aide Sociale (AAAS - Ermeni Sosyal Yardım Birliği)

    * Union d'Aide aux Arm´eniens veya Croix Blue Arm´enienne (Ermenilere Yardım Birliği veya Ermeni Mavi Haç'ı)

    * Union Générale Arménienne de Bienfaisance (UGAB - Ermeni Genel Hayır Birliği).

    Diaspora'da etkinlik gösteren hayır kuruluşlarının hemen hepsinin Fransa'da kolları vardır. Samuel Moorat gibi yatılı ve yatısız okullara, dispanserlere sahiptirler. Hayır işleriyle uğraşırlar. Öğrencilere, okul idarelerine, fakirlere, hastalara, kiliselere önemli yardımlar yaparlar. Finansörleri Gülbenkyan Vakfı gibi müessese ve Charles Aznavour gibi meşhur ve zengin şahıslardır.

    Ermeni kadın kuruluşları, çok fazla gelir kaynakları olmamasına karşın, Fransa'da etkili bir şekilde sosyal çalışmalarını sürdürmekte ve özellikle, Ermenilerin benliklerini korumalarında önemli rol oynamaktadırlar.

    ERMENİ KİLİSELERİ

    Tarih içinde, Hıristiyanlığı kabul etmiş olan Ermeniler, tüm dünyada olduğu gibi, Fansa'da da üç Hıristiyan mezhebine mensupturlar.

    GREGORYEN: Ermenilerin, tahminen yüzde 90'ını bünyesinde toplayan Gregoryen Ermeni Kiliseleri'nden bir kısmı Ermenistan Cumhuriyeti'nin başkenti Erivan'daki Etcmiyazin, diğerleri ise Lübnan'ın başkenti Beyrut yakınlarındaki Antelias www.alasayvan.net/ Katogigosluklarına bağlıdırlar. Söz konusu Ermenilerin keza iki patriarkaları vardır. Bunlardan biri İstanbul, diğeri ise Kudüs patriarkalarıdır. Bu kiliselerin Fransa'daki temsilcisi ise Paris'teki Ermeni Kilisesi Konseyi ve Avrupa Katogigosluğu Delegeliği'dir.

    KATOLİK: Tüm dünyada olduğu gibi, Fransa'daki Ermenilerin takriben yüzde 7'si Katolik mezhebine mensupturlar. Ermeni Katolik kiliseleri Vatikan'a bağlıdırlar.

    PROTESTAN: Ermenilerin çok azı Protestan olmakla birlikte, derli toplu olarak bulundukları bazı yerleşim bölgelerinde önemsenecek etkinlikler yapmaktadırlar.

    Dünyadaki Ermeni kiliselerinde görülen düşünce farklılıkları Fransa'daki Ermeni kiliselerine de yansımıştır. Ancak bu kiliseler, Ermeni örf ve âdetleri ile kültürünün korunmasında önemli roller oynamaktadırlar. Fransa'da, tüm bu sayılan Ermeni siyasi, sosyal ve dini kuruluşları, Ermenilik etkinliklerinin idamesi için yoğun gayret içindedirler.
    ALINTI





+ Yorum Gönder