+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Medeniyetler Forumunda Asurluların Başlıca Sanat Eserleri Nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Asurluların Başlıca Sanat Eserleri Nelerdir








    asurluların başlıca sanat eserleri neler







  2. HaKHaN
    Özel Üye





    Asurluların Başlıca Sanat Eserleri Nelerdir

    Asurluların Başlıca Sanat Eserleri Hakkında


    Asur Edebiyat ve Sanatı

    Asur ve Babil’in dili, eski bir Sâmi dilin birer diyeleğidir. Çivi yazısını Sümerliler’den öğrenmişlerdir. Edebiyatları aralıksız olarak Sümer edebiyatının etkisi altında kalmıştır. Manzum olarak destanlar, ilâhiler, dualar gibi lirik parçalar, büyü metinleri yazmışlardır. Tarihi yazıtlar içinde kral yazıtları önemli bir yer tutar.

    Asur hukuk metinleri vasıtası ile devlet teşkilatı ve sosyal düzen hakkında bilgi edinmek mümkün olmuştur. Şimdiye kadar ilk Asur kanun koyucusu olarak Hamurabi tanınıyordu. Son zamanlarda yapılan kazılar ise ondan önce Eşnunnalı Bilalama ile İsinli Lipitiştar’ın da kanunları olduğunu meydana çıkarmıştır.

    Babilli ve Asurlular’da mektup çeşidi de vardı. Bu mektupların başlıca vasfı ağızdan söyleniyormuş gibi olmalarıdır.

    Geometri, matematik, jeoloji, botanik, coğrafya, tıp ve kimya üzerine yazılmış birçok Asur eserleri de bulunmuştur. Asur okullarında gramer okutulurdu. Hayvan masalları çeşidi de Asur-Babil edebiyatı örnekleri arasındadır.

    Asur sanatı, Asurluların siyasi münasebette bulundukları komşu ülkelerin sanatlarının etkisi altında kalmakla beraber, kendine özgü, milli bir karakter taşır. Asur sanatına özel karakterini veren doğruluk, gerçeğe uygunluk kaygısı, nispetlerde ve çaptaki ululuktur. Asur sanatının Eski Doğu’nun sanat anlayışından ayrıldığı önemli bir nokta da, dini olmaktan kurtulmasıdır. Asurlular tanrı heykelleri yanında kıral heykelleri, tapınaklar yanında saraylar kurmakla kalmamışlar, aynı zamanda askerlerin bir nehirden geçmesi, bir şehrin zaptı, zafer anıtlarının dikilmesi gibi kendileri için daimi bir harb haliyle ifade edilebilen günlük hayatın çeşitli olaylarını da tasvir etmişlerdir.

    Asur mimarlığının en belli karakteri din dışı olmasıdır. Bundan dolayıdır ki tapınaklar hep ikişer tanrıya ayrılmış, büyük kral saraylarına ek olarak yapılmıştır. Asur yapılarında sütun İlk defa M. Ö. 1100 tarihlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Saraylar bir nevi büyük evler topluluğuydu. Heykelcilik Mısır’da olduğu kadar gelişmemiş, halk arasına girmemişti. Yalnız krallar, tapınakları ve sarayları süslemek için tanrıların ve kendilerinin heykellerini yaptırırlardı.

    Bugün ele geçen eserler Asurlular’ın sanatın birçok kolunda çok ileri gitmiş olduklarını gösterir. Çeşitli mühürler, heykelcik veya levha şeklinde muskalar, taştan oyma kablar, üstü sırla kaplı çanak ve çömlek Asurlular’a mahsus özellikler taşır. Bu arada, Kral II. Sargon’un (M. Ö. 720-705) yazıtını taşıyan bir vazo vardır. Bu vazonun camı özel ve pek ağır bir cinstendir. «Fırın Kapısı» adını taşıyan ve Asurbanipal’in kitaplığında bulunan bir eserde sır ve cam yapmaya mahsus bilgiler, vardır.





+ Yorum Gönder