+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Meslek Rehberi Forumunda Öğretmen Nedir - Öğretmen Nasıl Olunur Konusunu Okuyorsunuz..
  1. RüzgarGülü
    Devamlı Üye

    Öğretmen Nedir - Öğretmen Nasıl Olunur








    Öğretmen Nedir

    Öğretmen Nasıl Olunur

    İnsanın yaratılıştan sahip olduğu birtakım özellikleri vardır. Ona bu özelliklerinin geliştirilmesi ve başkalarıyla münasebetlerini düzenli biçimde uygulayacak değerlerin öğretilmesi gerekir.
    İnsanlık tarihi başlangıç ve gelişim itibariyle incelendiği zaman görülüyor ki şahısları, dilleri ve zamanları ayrı olmasına rağmen bilgi edinme, anlama, ünsiyet peyda etme, sorun anlama gibi fıtri ihtiyaçların kaçınılmaz olduğu görülmektedir.
    Eğitim ve öğretim denen bu zorunluluk insan üzerinde bir tasarruftur. Bu tasarrufun bilerek ve bilenler tarafından yapılması insan şahsiyetindeki ilahi elementlerin zedelenmemesi açısından önemlidir. Bu tasarrufu bilindiği gibi öğretmen yapmaktadır.
    “Ben gerçekten muallim (öğretmen) olarak gönderildim.” diyen Allah (c.c.) Rasulü’nün asıl görevi de öğretmenlikti.
    Öğretmen bir gönül pınarıdır. Hep ileri doğru akar. Çevresine güzellik verir, ferahlık verir. Bütün çırpınışı hep daha ileriye gitmek içindir. Cehaleti yıkmak, parıldayan güne kavuşmak onun hedefi olmalıdır.
    Cehalet cahil olmak demektir ki bir ülkeyi ekonomik sıkıntı, deprem ve sel felaketi gibi felaketler yıkamayabilir ama cehalet bir ülkenin felaketi olabilir.
    Asıl kör, gözleri âmâ olan değil, cahil olandır. O bakımdan İslam’ın da insanlığın da baş düşmanı cehalettir.
    Bir toplumun yaşaması milli ve manevi benliğini bilmesine bağlıdır. Nesillere bu şuuru veren öğretmenlerdir.
    Öğretmenin sanatı varoluş gayesine uygun olarak insan fikrini geliştirmek, davranış ve duygularının tanzimi, fikir ve düşüncede söz ve fiille doğru yolu gösterme, dünya ve ahirette mesut olacak iyi insan yetiştirme sanatı olmalıdır.
    Eğitim ve öğretim bilen bir kişinin bilmeyene, doğru yolu göstermesi, onun elinden tutması, öğretmen de bunun uygulayıcısıdır.
    Bu yüce görevi üstlenen öğretmenin her türlü bilgileri bilme, uygulama, ifade etme becerilerinin olması gerekmektedir.
    “Rabbim terbiye etti ne güzel etti ve güzel terbiye etti.” diyen Rasulullah örnek öğretici olarak kendisini insanlığa takdim etmiştir. Her konuda olduğu gibi eğitim-öğretim alanında da bize en güzel örneği sunmuştur. O’nun hayatı eğitimcilerin yolunu aydınlatan nice canlı örneklerle doludur.
    Peki nasıl bir öğretmendi Peygamberimiz (s.a.v.):
    a) O (s.a.v.) herkese değer verirdi. Seviyesi, kapasitesi, yaşı, işi ne olursa olsun öğreticiliği açısından eşitti.
    b) İnsanlara akli seviyelerine göre konuşurdu.
    c) Eğitim ve öğretimde uygun zamanı kollardı.
    d) İkna edici bir konuşma tarzı vardı.
    e) Bıkkınlık ve yılgınlık asla göstermezdi.
    f) Anlaşılmak için konuşurdu.
    g) Hep kolayı seçerdi
    h) O (s.a.v.) hep büyük düşünür ve büyük hedefler gösterirdi.

    Ayrıca iyi bir öğretmen, çok okuması, derslerine mutlaka hazırlıklı girmesi, yenilikleri takip etmesi, çocuk ve gençlerin psikolojisini iyi tanıması gerekir. Öğretmen muallim (öğretici) olmalı, müellim (zorlaştırıcı) değil. Öğretmen sadece anlatıcı değil aynı zamanda uygulayıcı olmalıdır. Öğrencilerine örnek teşkil edecek bir şahsiyette olmalı, İslam ahlakı ile ahlaklanmalıdır.








  2. agit ekin
    Yeni Üye





    çok teşekkürler çok GÜZEL !




  3. HARBİKIZ
    Moderator
    KADROLU VE SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER

    ARASINDAKİ FARKLAR

    Sayın M.E. Bakanı Hüseyin ÇELİK sözleşmeli ile kadrolu arasındaki fark sadece bağlı oldukları kurumdur demişti (SSK-emekli san) ama hiçte öyle değil.

    Sözleşmeliler olarak maddiyattan çok manevi olarak çöküntüler yaşıyoruz, her tanıştığımız veli bize sözleşmeli misin diyecek diye hep kaçıyoruz, artık bıktık, ayrı bir insan olarak bakılmasından kafamız hep önde gidiyoruz. Okulda her işimiz rahat yapamıyoruz, birileri bir şey söyleyecek, sözleşmelisin diye yüzümüze vurulacak diye çekiniyoruz. Her gün sen sözleşmelisin diyerek başlanan kelimelerden bıktım.

    Bizleri kadrolu yapmaları çok mu zor, Hayır, istense yapılabilir.

    1. Kadrolu bir öğretmen 657 Devlet Memurları Kanununda 4/A statüsünde memur olarak çalıştığı için bulunduğu yerin hizmet puanını alır ve bu puana göre İl içi veya iller arası tayin isteyebilir.
    Sözleşmeli bir öğretmen 657 D.M. Kanununda 4/B statüsünde memur olmayıp, işçi de sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olarak istihdam edilmektedir. Bu durumda memur olmadığı için ve hizmet puanı almadığı için İl içi ve iller arası tayin isteme hakkı yoktur ve ÇAKILI PERSONEL STATÜSÜNDE OLMAKTADIR.

    2. Kadrolu bir öğretmenin tüm hakları belli olup 657 D.M. Kanununun 4/A statüsüne bağlı olarak çalışmakta ve ona iş güvencesi, gelecek güvencesi vermektedir.
    Sözleşmeli öğretmen ise YAPTIRIMLAR bakımından 657 D.M.K 4/A’ sına bağlıyken haklar bakımından 4/B’ sine bağlı ve İŞ GÜVENCESİ, GELECEK GÜVENCESİ OLMADAN, “HİZMET SÖZLEŞMESİ” DAYATILARAK ÇALIŞTIRILMAKTADIR.
    3. Kadrolu bir öğretmene daima öncelik verilmekte ve sözleşmeli öğretmenlere kıyasla 1.sınıf muamelesi görmektedir.
    Sözleşmeli öğretmen ise her yerde 2.sınıf konumunda olmakta ve bu durum insanlık onurumuzu son derece zedelemektedir.
    Örnek vermek gerekirse; Bankadan kendi adımıza kredi alamamaktayız. Gerekçe olarak GELECEK GÜVENCESİNİN OLAMAMASI gösterilmektedir. Ayrıca ek ders alırken öncelik kadroluya verilmekte ve Sözleşmeli Öğretmen geri plana atılmaktadır.
    Kurs verilecekse hocam sen sözleşmelisin, veremezsin, pansiyonda para karşılığı nöbet tutamazsın yada okul dışında özel sektörde hocam sen sözleşmelisin git çalış gibi sözler bizleri rencide ediyor.
    Görev paylaşımlarında da bu ADALETSİZLİK devam etmekte ve zor görevler, angarya işler sözleşmelilere verilmektedir. Aynı kamuda aynı iş yapılmasına rağmen öğretmenler arasında ikilikler oluşturulmakta ve hatta guruplaşmalara neden olunmaktadır.

    4. Kadrolu atanan bir öğretmen, hemen Emekli Sandığına bağlanıp, sağlık karnesini alır almaz sağlık hizmetinden faydalanabilmektedir.
    Sözleşmeli atanan bir öğretmen ise Hizmet Sözleşmesini imzaladığı gün SSK’ya bağlanır, fakat 90 iş gününü doldurana kadar yani 3 AY BOYUNCA HİÇBİR ŞEKİLDE HİÇBİR SAĞLIK HİZMETİNDEN FAYDALANAMAMAKTADIR. (Geçen sene ise 4 C deydik ve 7 ayda 90 günü tamamlayabildik, şimdi ise 4C liler kadroya alınacak ve biz yararlanamayacağız). Ayrıca Emekli Sandığı ve SSK arasındaki uygulama farklılıklarında dolayı da mağdur olmaktayız.

    İlk dört madde alıntı yapılmıştır, 6. maddenin ilk paragrafı alıntıdır, arakadaşlara teşekürler.

    5. Kadrolu atanan bir erkek öğretmenin askerlik sorunu yoktur. Bunlar için uygulanacak olan prosedür bellidir. Fakat:
    Sözleşmeli atanacak olan bir erkek öğretmen adayının ya ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI ya da ASKERLİKLE İLGİLİ SORUNUNUN OLMAMASI GEREKLİDİR.


    6.Sözleşmeli öğretmenin 1 yıllık akid hizmet sözleşmelerinin sürekliliğinin garantisi yoktur.
    31 Aralıkta sözleşmemiz bitiyor, bizleri şimdiden bir korku sardı, 30 Haziranda yaşadığımız sorunları tüm Türkiye gördü, bir hafta da 4 defa karar değişti, bizim ne olacağımız belli değil, en iyi yapabildiğimiz işte ne türlü sıkıntılara sokuluyoruz, bu ülkenin gençlerini bizler yetiştiriyoruz, böyle mi yetiştireceğiz, bize bir güvence verilmeyecek mi?
    Fakat kadrolu bir öğretmenin böyle bir derdi yoktur.

    7.Sözleşmeli öğretmenin garantisi olmadığından sürekli psikolojik olarak görev yerlerinde huzursuzdur.Maddi-manevi olarak sürekli haksızlığa uğramaktadır.
    Kadrolu bir öğretmeni bir kenara bırakın kadrolu bir hizmetli bile sözleşmeli öğretmene lakayt davranmakta aynı zamanda sözleşmeliden daha ayrıcalıklı olduğunun farkındadır. Hademe bizlerle sen li benli konuşuyor, kadrolu gelen stajyer öğretmenin önünde düğme ilikliyor.

    8.İndirimli paso alamıyorlar, kadrolular alabiliyor.

    9.Ekdersler bazı illerde kesintiye uğramış, anlamış değilim. Aynı ekderse girdiğimiz kadrolu bizden fazla alıyor, bizlerden birde SSK kesintisi oluyor, ne demekse, bizde bir saat 4.47 YTL, kadrolu da 5.28 YTL buyurun siz düşünün.

    10.Maaşlar, Ekdersler, ödenek, SSK primi zamanında yatmaz, hatta ağustos ayının SSK primi daha girilmemiş, kime gidelim, memura söylüyoruz, fazla bizi hesaba almıyor, tamam gireceğim deyip, geçiştiriyor.



    11. Kadrolular hizmet puanı alıyorlar, ama sözleşmeliler alamıyor. Sözleşmeli yüksek lisans da yapsa, doktora da yapsa, alanında uzman olup seminerlerde verse, değişik alanlarda kitaplar çıkartsa da, değişik alanlar da organizasyonlar da yapsa yine aynı, yeni gelen bir stajyer öğretmen dahi 5 senelik, 10 senelik sözleşmeli öğretmenden daha kıymetli daha rahat olacak.
    Örneğin sözleşmeli öğretmenliğimin ikinci senesi ve bir tane stajyer öğretmen geldi ve geldiği günden beri her şeyi benden öğreniyor ama idare onu el üstünde tutuyor, ona değer veriyor, halbuki dahi hiçbir şeyde haberi yok. Veya arkadaşım İstanbul’da sözleşmeli öğretmenliğinin ikinci senesi ve kişisel gelişim kursları veriyor, birde semineri 5 senelik, 10 senelik öğretmenlere veriyor, hatta müfettişlerin, müdürlerin geldiğini söylüyor, bu ne demek, okulda ise böyle kişilerin hiç kıymeti olmayacak, böyle ülke gelişir mi?

    12. Kadrolu öğretmenin bir yılda stajyerliği kalkıyor, sözleşmeli öğretmenin ise kalkmıyor, dershanelerde ki öğretmenlerin dahi stajyerliği kalkıyor, bu devletin kendi personeline verdiği değer bu olmamalı.



    ÖZETLE:

    1 – İş güvencesi tam olarak çözümlenmedi
    2 – Çocuk ve evlilik yardımından yararlanamıyoruz.
    3 – Kurum sicil numaramız yok.
    4 – Stajyerliğimiz kalkmıyor.
    5 – Hizmet sözleşmesi dayatılarak çalıştırılmaktayız.
    6 – Askerlik sorunu tam olarak çözümlenmedi.
    7 – Normal Tayin hakkımız hala yok.
    8 – Öğretmen kimliklerimiz yok.
    9 – SSK ödemelerimiz her sene yenileniyor, girdi çıktı yapılıyor.
    10 – Maaş ve Ekdersler bordrolarımız hala kadrolulardan ayrı hesaplanıp, panolara ayrı asılıyor ve okuldan alamıyoruz.
    11 – Maaşlarımızı ve ek derslerimizi okul değil de, ilçe mem veriyor.
    12 – Hizmet puanı alamıyoruz.
    13 – Sınavlarda gözetmenlik idarecilerin keyfine göre veriliyor.





  4. Zeynep
    Görevli Bayan Üye
    Öğretmenlik en kutsal meslektir. doktorlar, mühendisler, hemşireler gibi pek çok meslekteki insanlar onun verdiği bilgilerle o mesleklere gelmiştir.öğretmenler sadece meslek edindirmez aynı zamanda topluma düzgün fertler kazandırır.

+ Yorum Gönder