+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Meslek Rehberi Forumunda Çömlekçilik Hakkında Bilgiler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mesport
    Moderators

    Çömlekçilik Hakkında Bilgiler








    Çömlekçilik ile ilgili bilgi

    Çömlekçiliğin tarihi

    Çömlek nasıl yapılır


    Özlü çamurdan elle veya çömlekçi çarkından geçirilerek çeşitli ölçülerdeki kalıplara dökülerek biçimlendirilen ve fırında pişirilerek sırlanan veya sırlanmadan yapılan toprak çanak.

    Çömlek, testi, vazo, küp yapma sanatı. Beyaz topraktan yapılarak üstü sırlanan çiniler, çömlekçilik sanatına girmezler. Bunları yapmak sanatına çinicilik denir. Eski tekniğe göre çömlekçi çamurunun hazırlanışı ve şekil verilmesi, akarsu yataklarından veya kil toprağının üstündeki özlü çamur süzülerek, içindeki çakıl taş parçaları alındıktan sonra taşla veya tahta tokmakla dövülerek yapılırdı. Kil toprağına sadece biraz su katılır, süzülmüş balçıklı toprak kalıplara dökülerek sıkıştırılır veya ortası oyularak çeşitli biçimlere sokulurdu.

    Yeni usullere göre, kil bol su içinde ıslatılarak sıvılaştırılır, süzülür. Süzülen bu sulu çamur belirli bir kıvama gelinceye kadar kurutulduktan sonra elle işlenerek biçimlendirilir. Son zamanlarda ise balçık, kalıplara dökülerek kullanılmaktadır.

    Fırınlama: Eski usullere göre yapılan çömlekler güneşte kurutulurdu. Daha sonra ateşte pişirilmeye başlandı. On sekizinci yüzyılda çömlekçi fırınları yapılmaya, 19. yüzyılda ise tünel şeklinde fırınlar kullanılmaya başlandı. Çömlek taşıyan arabalar çömleklerin pişeceği ölçüde fırın içinden geçerek soğuma yerinde bir müddet bekletilir ve daha sonra işi bitip kavrulmuş olan çömlekler çıkarılır. Yapılan toprak kapların birisi balçığı sertleştiren, diğeri de sırı sabitleştiren iki ayrı fırınlamadan geçer. İlk fırınlamada balçık yavaş yavaş suyunu kaybeder. Çömleğin çatlamaması için ısının fazla olmaması lazımdır. Sıcaklık derecesi 600 derecenin üzerine çıkınca çömlek kırmızılaşır ve balçık suyunu tamamiyle kaybeder. Çömlek fırınlama esnasında hava alırsa karbonlu maddeler atılır. Şayet hava almaz ise çömlek koyulaşır.

    Sırlama: Toprak kabın üstüne sürülen sır; kil, kireç, kurşun, çakmaktaşı, boraks ve bazı maddelerle karıştırılır. Sır kabı süslemek ve su geçirmemesi için kullanılır. Su ile temas edince erimez. Pişmiş bir çömleğin üzerine sulandırılmış olarak sürüldüğü zaman kuruyarak bir tabaka meydana getirir. Tekrar fırınlanırsa bu maddeler eriyerek, ince cam gibi bir tabaka olur.

    Renk: Kilin birleşimi çok çeşitli maddelerden olduğu için fırınlanınca türlü renkler alır. İlk çömlek süslemeciliği bu usulden idi. Daha sonra sır kullanılmaya başlandı. Boya, sırın içine karıştırılır veya sırın üzerine ve altına sıvanmak suretiyle yapılır.

    Süsleme: Eski zamanlarda, süsleme toprak kabın üzerine elle veya kazımak suretiyle veya üzerine çeşitli renkte kil sürülmekle yapılmaktaydı. Daha sonra, çeşitli renkler ve desenler sırın altına veya üzerine sürülerek süslemeler yapılmaya başlandı.

    Çömlekçiliğin tarihi: Yapılan kazılardan M.Ö. 5000-4000 yıllarına kadar dayanmakta olduğu anlaşılmıştır. Her medeniyette çömlekcilik sanatı kendine has hususiyet ve özellikleriyle kendini belli etmiştir. Mısır’da kurulan medeniyetlerde M.Ö. 5000 yıllarında, İran’da ve Filistin’de kurulan medeniyetlerde M.Ö. 4000 yıllarına kadar çömlekçilik sanatının olduğu bilinmektedir. Anadolu medeniyetlerinde çömlekçilik tekniği M.Ö. 6000 yılına kadar giderek bir üstünlük göstermektedir.

    M.Ö. 2600-2300 devrelerine ait zaman içinde çömlekçi çarkı kullanılmaya başlanmış, kırmızı astarlı ve cilalı seramikle kara renkli kablar ve kırmızı üzerine kahve rengi veya ak üzerine kırmızı renkte geometrik süsleme gösteren boyalı seramikler görülmüştür.

    M.Ö. 2300-1900 zamanında kullanılmış çömleklerin az önce izah edilen özelliklerin yanında kırmızı veya kırmızımsı bir astarla kaplandıktan sonra koyu renkte çizgili desenlerle süslenmiş olduğu, bazılarında da tek renkli ve cilalı özelliğinin yanında insan yüz tasvirlerinin bulunduğu görülmektedir.

    M.Ö. 1900-1600 devresi Hititler zamanına rastlamaktadır. Geometrik desenler yanında stilize edilmiş hayvan figürlerine de rastlanmaktadır.

    Orta Asya ve Türklerde çömlekçilik M.Ö. 3000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Göktürkler zamanındaki kaplar umumiyetle dar ağızlı testilerle geniş ağızlı çömleklerden ibarettir. Karlukların yayıldığı bölgelerde insan ve hayvan tasvirleriyle Çu Vadisinde bulunanlarda hayvan figürlerine rastlanır. Bu çeşit süsleme İslamiyetin yayılmasıyla yerini stilize edilmiş kuş ve geyik figürlerine bırakmıştır. Karahanlılarda insan ve hayvan figürleri kaybolmuş, bunun yerine stilize edilmiş bitki motifleri kullanılmıştır. İslamiyetin kabulünden sonra Türkler daha çok çini, porselen ve fayans üzerinde çalışmış ve bu alanlarda emsalsiz eserler meydana getirmişlerdir.

    Anadolu Selçukluları (M.S. 11-13. yüzyıllar) günlük işlerinde oldukça kaba yapılı ve Bizanslıların kullandığı kırmızı taban üzerine yeşil, sarı, kahverengi sırlı seramiğe benzer kaplar kullanmışlardır.

    Günümüzde çömlekçiliğin eski önemi kalmamıştır. Anadolu’da bazı yörelerde hala çeşitli tipleri kullanılmaktadır.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Çömlekçilik Hakkında Bilgiler

    Çömlekçilik İle ilgili Bilgi

    Çömlekçilik: Pişmiş topraktan seramik, çömlek, fayans, porselen v.b. yapma sanatı.

    8 000 yıl önce, kaba kilden yapılmış ilk eşya, güneşte veya ateş üzerinde kurutulurdu. Ortadoğu’da, V. binyıla doğru, meydana çıkan fırın çömleklerin kırılma tehlikesi olmaksızın kurutulmasına imkân sağladı. Çömlekçi çarkı da bu dönemde icat edilmiştir.

    Mısır’lı çömlekçiler pek erken çağlarda çarkta çevirmeyi ve fırında pişirmeyi uygulamağa başlamışlardı, hattâ sırlamayı (emay) bile biliyorlardı (M.Ö. 3000). Bu teknik, Avrupa’ya çok daha sonra gelecektir.



    Çömlekçilik.png.


    Yunan çömleklerinin ünü, kırmızı toprak üzerine yapılmış siyah angob’-lardan (yüzeye uygulanmış dekorlar) gelir. Bu vazolar geometrik desenlerle (M.Ö. X. yy.), hikâyelerden alınan sahnelerle (M.Ö. VII. ve VI. yy.) süslenir. Genel olarak vazoların süslemesi, bir resimli roman okurmuş gibi hikâyenin izlenmesine yarayan, enine şeritlere bölünür.

    Avrupa’da, Ortaçağ’da henüz kaba-saba ve ağır olan seramik, giderek gelişip mükemmelleşir ve XVI. yy.-da yüksek bir teknik düzeye ulaşır. XVÎÎI. yy.da, Saksonya porseleni ve Fransa’da, Sèvres ve Limoges porselenleri gerçek sanat eserleri olarak kabul edilmektedir.

    Anadolu, pek çok eski sanat gibi çömlekçiliğin de beşiği sayılır. Eski Bronz I, II, III, IV, V ve VI çağlarına ait çömleklere Truva’da, Güney Anadolu’nun arkeoloji araştırma bölgelerinde, Kültepe ve Boğazköy gibi eski yerleşme merkezlerinde rastlanır. Doğu Anadolu’da bulunan Urartu çömlekleri Hitit sanatının devamıdır.

    Karmaşık Bir Teknik

    Çömlekçilikte, kil veya kumtaşı kullanılır. Önce toprak, pisliklerinden arıtılır, sonra suyla yoğrularak pür-tüksüz, homogen bir hamur meydana getirilir.

    Sonra elde modela]veya kalıpta mulaj yapılabilen, biçimlendirme işlemine sıra gelir. Güney Amerika’nın bazı köylerinde bugün de kullanılan bir tekniğe kolombin adı verilir: küçük bir hamur rulosu sarmal biçimde sarılıp sonradan perdahlanır.

    Çevirme en çok kullanılan yöntemdir. Çömlekçi çarkı, bir mile takılmış iki yatay tekerlekten oluşur: bacağın düzenli bir hareketiyle çalıştırılan alt tekerlek, kil yığınının konulduğu üst tekerleği döndürür. Bu çevirme sayesinde, çömlekçinin usta parmaklarının baskısı, toprağa biçim vermeğe (çatmak) yeter.

    Mat ve cilâlı çömlekler vardır. Matlara (çiçek saksıları, kiremitler) hiç bir madde sürülmez. Daha çabuk kı-rılabilen cilâlı çömlekler ise hem ateşe dayanıklı, hem de su geçirmez niteliktedir; 900 ile 1 000 derece arasında birinci pişirmeden sonra, ikincikez fırına verilirken bunlar cilâlanır. porselen

    Porselen, esası kaolin olan, genellikle beyaz ve yarısaydam, renksiz ve saydam bir emayla kaplı ince ve sıkı bir hamurdan yapılır. Yumuşak porselenler 1 250 derecede bir defa pişirilir ve yarısaydam kalır. Sert porselenler 1 000 derecede ilk pişirmeye tabi tutulur; üzerlerine renkli veya renksiz bir sır geçirilir; sonra yeniden, 1 400 derecelik fırına verilir, sonra da süslenir (sır altında süsleme) ve üçüncü defa fırınlanır.

    Fırından çıkartılmadan önce (açık ateşli ilkel fırın, raflı fırın) pişmiş toprağın çatlamaması için, yavaş yavaş soğutulmalidır.

    Bugün çömlekçi ustaları, Çin veya Japon pişirme yöntemlerinden, kabartma süsleme yöntemlerine veya Bernard Palissy’nin ün kazandırdığı alacalı emay yöntemine kadar çok çeşitli tekniklere başvururlar. Ayrıca, sanayi yöntemleri de (kalıplama ve dökme) tek bir kalıptan pek çok örnek çıkartılmasına imkân verir.





+ Yorum Gönder