+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda gümülcine de eski camii hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    gümülcine de eski camii hakkında bilgi








    ne zaman ve kim tarafından yapılmış ve şimdi ne olarak kullanılıyor







  2. Suskun Karizma
    Devamlı Üye





    gümülcine de eski camii hakkında bilgi


    MEDRESELER:
    Gümülcine’de medreselerin sayısı 7 tane olarak bildirilmiştir. Bu medreselerin en büyüğü yine Yeni Cami sahibi Ahmed Efendi’nin yaptırmış olduğu Yeni Cami Medresesi’dir. Diğerleri ise; Kırmahalle Medresesi, Yenice Mahalle Medresesi, Serdar Mahalle Medresesi, Tekke Medresesi ve Sohtalar Medresesi’dir. Bunlardan başka bir de Kayalı Medresesi vardır ki, bu medreseyi 18. yüzyılda İstanbul müderrislerinden Hacı Zekeriya Efendi adında bir zat yaptırmıştır. Bu medrese yarı harap bir halde, yine Zekeriya Efendi’nin yaptırdığı Minareli bir cami ile günümüzde hala ayaktadır.

    İMARETLER:
    İmaretler; fakirlere, medrese talebelerine ve her isteyene bedava yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır müesseseleridir. Eski Türk imaretleri hakkında bilgi veren Busbeca bunların büyük binalar olduklarını, Hıristiyan, Yahudi, zengin, fakir hiç kimsenin reddedilmediğini ve kapının herkese açık olduğunu bildirmektedir. Aynı müellif buraya gelenlere yemek vermenin adet olduğunu hatta tahta bir tepsi ile verilen yemeğin, genellikle etli bulgur ve bal gömeci olduğunu kaydetmektedir. Gümülcine’de bir imaret vardı oda Gazi Evrenos Bey İmareti idi.

    TÜRBELER:
    Gümülcine sakinlerince bilinen bir çok türbe vardı. Bunlardan bazıları belirli günlerde ziyaret edilirdi. Bazıları da kapalı olduğu için yanından geçilirken orada yatanlara fatihalar okunurdu. Başlıcalarının isimleri şöyledir:
    Gazi Baba Türbesi, Aşçı Hasan Türbesi, Kesikbaş Türbesi, Hoca Nasuh Türbesi, Yedi Çaplı Türbe, Postuboş Baba Türbesi’dir. Bunlardan Postuboş Tekkesi hakkında ve haziresindeki taşlardan okunabilen birkaçı hakkında ileride ayrıntılı bilgi verilecektir.
    Bir önemli türbe vardır ki oda Yeni Cami Haziresi içinde olup üzerinde düz yazı ile kitabesi bulunan Fatıma Hanım Türbesi’dir.
    Fatıma Hanım Türbesi şehir merkezinde Yeni Cami Haziresi içinde bir ev gibi yapılarak orta kısmına gömülmüş ve saat kulesi ile bitişiktir. Mezar taşını da kapısının üzerine yerleştirmişlerdir. Bu hanım Osmanlı vezirlerinden Rusçuklu Şerif Hasan Paşa’nın eşidir. Rusçuk’ta doğmuş, burada H.1195/1781 tarihinde vefat etmiştir. Kitabesi Türkçe ve düz yazı olarak yazılmıştır.
    Metin şöyledir:
    Fil-asi Rusçuk sakinlerinden olup vezir-i Mükerrem
    Şerif Hasan Paşa hazretlerinin, Taht-ı Nigahında iken
    Bitakdinillahi teala dar-ı bekaya rihlet eden merhume
    Ve Mağfure Fatma Hanım ruhu için el-Fatiha.
    Sene 1195-1781 Yevmi Sebt.

    Fatma hanımın eşi olan Rusçuklu Şerif Hasan Paşa da H. 1205/M.1790 yılında ölmüş ve Rusçuk yakınlarında Kuzey Bulgaristan’da Şumen’de bulunan Eski Cami’nin avlusuna gömülmüştür.


    YENİ CAMİ

    Bugün Batı Trakya'da ecdat yadigarı birçok eserle karşılaşmak mümkündür. Bunlardan biri de ünlü İznik çinileri ile süslü Yeni Cami’dir. Bu kutsal ve tarihi cami 16. yüzyıl sonlarında H.994 / M.1586 tarihinde defterdar Ekmekçi Ahmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. İlk yapılış şekli, bir ana kubbe ile önünde sıralanmış beş küçük kubbe batıdan açık revak şeklinde ve sağında tek minaresi vardır. Tek şerefeli olan minare kesme taşlarla yapılmış görkemli bir görüntüye sahiptir. Üç kapısı vardır. Güney kapısındaki kitabeye göre H.1320/1902-3 yılında genişletilerek, bugünkü ilaveler yapılmıştır. Günümüzde hala mimari zenginliği ile güzelliğini koruyan bu cami, sanat bakımından Dimetoka'daki Çelebi Sultan Mehmed Camii’nden sonra ikinci gelmektedir.
    Edirne Salnamesi camiyi yaptıranın Sabık Defterdar Ahmed Efendi olduğunu zikretmektedir. Evliya Çelebi ise seyahatnamesinde yaptıranın sadece Ahmed isminde biri olduğunu söyler. Birçok tarihi kaynaktan anlaşıldığına göre Defterdar Ahmed Efendi veya Defterdar Ekmekçizade Ahmed Paşanın aynı şahıs olduğunu tahmin ediyoruz.
    Yeni Cami ve Eski Cami aynı şekilde birbirine benzer görünüm ve özelliklerle genişletilmiştir. Eski zamanın eşyalarına kıymama onlara saygı gösterme duygusundan ileri geldiğini tahmin ediyoruz. Yeni Cami’nin sadece kuzey ve batı yönleri değiştirilmiştir. Diğer iki tarafa el sürülmemiş, 1586 yılında olduğu şekliyle kalmıştır. Dikkati çekecek kadar eski bir yapı, küçük şehir camilerine has ölçüleriyle ufak fakat zengin tek kubbeli bir camidir. Caminin kare şeklindeki namaz mekanının ölçüleri 11.40 x 11.40 metredir. Caminin minaresi adet olduğu üzere binanın kuzeybatı cephesi tarafında bulunur. Daha geniş, daha etkileyici bir cephe elde etmek için, bu kısım kaba görünüşlü kalın ağır duvarlar aracılığı ile genişletilmiştir. Bu duvarlardan birisi, minarenin cephe kısmını kapatmaktadır. Burada orijinal namaz mekanı dört sütun üzerinde üç kubbeden oluşmuş, altı mermer sütunun desteklediği içten yapılmış beş kubbeli ek namaz mekanı kurulmuştur. Bu tarz, caminin dıştan mümkün olduğu kadar anıtsal görünüm kazanmasını her zaman ön planda tutan Osmanlı mimarisinin sık sık başvurduğu bir yöntemdir.
    Bu eski tek kubbeli caminin içinde Evliya Çelebi’nin bahsettiği değerli eşya, hemen hemen el değmemiş şekilde durmaktadır.
    Bu küçük caminin içerisinde Osmanlı süsleme sanatının hatta Osmanlı başkentlerinde ve Anadolu şehirlerinde dahi bulunmayan eşsiz güzellikte süsleme örnekleri mevcuttur. Bunlar rengarenk mermerden mihrap ve minber, kadınlar mahfili ve mihrabın iki tarafını çevreleyen süsleme, çeşitli renkte bitkisel desenlerle işlenmiş çinilerden oluşturulmuştur. Bu çiniler, İznik atölyelerinde büyük çini ustaları tarafından yapılmış en iyi örneklerdir.
    Türk Seramik Sanatı 16. yüzyılda en yüksek seviyesine erişmiştir. Gümülcine'deki Yeni Cami’nin çinileri, şimdiki Anadolu'nun dışında kalan, iyi korunmuş Türk çini sanatının örneklerinden biridir.
    Bosna’da Rogatıca’da bulunan Selimiye Camisi ve Rodos'ta Recep Paşa Camisindeki çini örnekleri müzeye taşınarak koruma altına alınmışlardır.

    Gümülcine Yeni Cami’de Türk çini sanatının örnekleri kadınlar mahfilinin tavanında bulunan süslemelerdir. Bu mahfilin üç bölümden meydana gelen geometrik biçimi de, ahşap süsleme sanatının en güzel örneklerinden biridir. Söz konusu süsleme, kalem işi tekniği ve ipek üzerine hünerle boyanmış, bitki desenlerinden oluşan kumaş parçalarının tutturulmasıyla meydana getirilmiş, bu üç bölümlü tavan, Türkiye dışında klasik Osmanlı süsleme sanatının bozulmamış son klasik örneklerindendir.
    Bunun yanında küçük olan iç kısımdaki döşemeler, bize balkanların başka yerinde böylesine iyi muhafaza edilmiş zengin ve zarif bir örneğe az rastlanır olduğu izlenimi vermektedir. Bu da bize burada yaşayan halkın gelenek-görenek, kendi milli kültür ve adetlerine ne kadar düşkün ve bu konuda ne kadar muhafazakar olduğunu göstermektedir.
    Birkaç binadan oluşan bu yapının, bahçe sınırları içinde camiden başka kubbeli ve kurşun örtülü kitaplık, ders odaları ve oturma odaları mevcuttur. Fakat bu yapılar birkaç yıl öncesi bir restorasyona tabi tutulmuş ve bina üzerindeki kurşun kaplamalar kaldırılmıştır.

    Ayrıca caminin bahçesinde mezar kitabelerini okuduğumuz mezarlık kısmı daha önce açıkladığım Fatıma Hanım Türbesi ve ileride vereceğim saat kulesi gibi yapılar, Yeni Cami’nin arsası içinde bulunan, Türk geçmişinin tarihi birer belgesi mahiyetindedir. Burada hala yaşamını sürdüren Türk-Müslüman varlığının kanıtıdır.
    Tarih boyunca Osmanlı devletinde ve diğer Türk devletlerinde şehrin kuruluşunda önemli bir etken olan cami, burada bu durumu daha iyi açıklar. Bugünkü şekliyle bile Yeni Cami Gümülcine’nin ortasında bulunmaktadır. Etrafında geliri camiye ait dükkanlar bulunmaktadır. Ayrıca caminin doğu kısmında yükselen tarihi bir saat kulesi mevcuttur.

    YENİ CAMİ KİTABESİ
    Sekiz düz satırdan oluşan kitabe metni araları ince silmelerle ayrılmış, sekiz aynaya kabertma olarak işlenmiş olup güzel bir sülüsle yazılmıştır. Kitabenin son satırında ebced hesabıyla tarih düşülmüştür. (H. 994)

    Elhamdülillah

    Gazi Sultan Murad Han-ı salis devrinde
    Ekmekçi Zade Ahmed Paşa iken defterdar
    Bede ile kerem idüb ikmal etti bu camii
    Yeni cami içün livada varid mi mabed-i aher
    Li marzatullah yaptı ve
    dedi tarih-i tamam
    “Nam darüs-salihin Ehli İslama yadigar”
    sene 994 / 1585 - 6








+ Yorum Gönder


gümülcine camileri