+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda nasıruddin tusi ile ilgili bilinmesi gereken bilgiler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    nasıruddin tusi ile ilgili bilinmesi gereken bilgiler








    bu bilim adamı ile ilgili bilinmesi gereken bilgiler







  2. Mine
    Devamlı Üye





    nasıruddin tusi

    Nasureddin Tusi, 1201 ile 1274 yıllarında yaşamış Fars[1][2][3][4][5][6][7] bilgin[8] islam filozofu. Sözkonusu dönem, Moğol istilası sebebiyle Bağdad'da, bir yandan karanlık bir dönem bir yandan da önemli düşünce okullarının kurulduğu ve islam bilim kurumlarının açıldığı bir dönem oldu. Nasîrüddin Tûsî'de bu dönemde yetişmiş Şiî dünyasının tanınmış bir bilgesi olmuştur.

    Yaşamı

    Nasîrüddin Tûsî, babasının ve dayısının etkisiyle erken yaşlardan itibaren kelâm, felsefe ve matematik ile ilgilenmeye başladı. Felsefi gelişmesinin belirli bir evresinde İbn-i Sina'nın İşârât'ını okudu ve uzun yıllar bu metinle uğraştı. Bu uğraşmaların ardından en önemli eserlerinden biri sayılan Şerh-i İşârât´ı kaleme aldı.

    Kemalûddin Hâsip'ten matemetiği ve Burhanüddin Hamedanî'den hadisleri öğrendi. Pek çok bilgi dalıyla ilgilendi ve derinleşmeye çalıştı; tanınmış bilginler yetiştirdi (Allâme Hillî, Kutbüddin Şirvanî gibi).İsmaili mezhebinden ve edebiyat, tasavvuf ve felsefe ilgilisi Nasîrüddin Ebu'l-Feth b.Mansûr'nin meclisinde yer aldı. Abbasi halifesi El-Mûtasım'ı öven bir kaside yazdıktan sonra araları açıldı ve sürgüne gönderildi.

    Hassan Sabah'ın yedinci halefi Khudavend Alaüddin aracılığıyla Alamut kalesinde saklandı. Daha sonra, 1247'ye kadar, yarı tutuklu olarak Meymûn Daye kalesinde tutuldu. Moğolların kaleleri ele geçirmesiyle serbest kaldı. Moğol hükümdarı Hülâgu'nun müşaviri olarak görev aldı ve bütün bilimsel ve felsefi çalışmalarında ondan destek aldı. Ünlü Marâgâ Rasathanesini bu sırada kurdu ve bu kurum en büyük islam bilim kurumlarından biri olarak yer aldı. Rasathanenin yanında büyük bir kütüphane kurulması da gerçekleştirildi, burada dört yüz bin kitabın toplandığı sanılmaktadır. Hûlagü han bir yandan Bağdadı yakıp yıkan bir yandan da orada yeniden bilim kurumlarının kurulmasını destekleyen kişi oldu. Daha sonraki hükümdar Abaka Han tarafından da destek gördü ve yaşlılığında bu destek sayesinde önemli eserlerini üretti.

    Felsefesi

    Nasîrüddin Tûsî, islam felsefesinde yeni bir felsefe ekolü ortaya koymamıştır, ancak yine de felsefi çalışmaları derinlik ve kapsamıyla etkili olmuş bir bilge olarak yer edinmiştir. Daha çok meşşai filozoflarının yolundan gitmiş olduğu söylenebilir, onların felsefi tezlerini Şiiliğin prensiplerine uyarlamaya çalıştı. İslam dünyasında ilk defa bir sistematik etik kitabını yazan kişi oldu. Sisteminde Aristoteles'in ahlak ilkeleriyle Gazâli'nin mistik ve tasavufi ahlak düşünceleriyle bir arada değerlendirmeye çalıştı. Bir tür sentez arayışında oldu. Bu ahlak felsefesinin bir bölümünü de eğitim konusundaki düşünceleri oluşturmaktadır. Ona göre çocuğun doğumundan itibaren ona uygun bir ad verilmeli (çünkü adlar kader üzerinde etki yapar), iyi bir sütanneye sahip olmalı ve yetişme döneminde çocuk kötü huy edineceği ortamlardan korunmalıdır. Bu süreçte ona aklını kullanmasını ve akıl yoluyla elde edilen erdemleri sevmesini öğretmek gerekir. Arzularına hakim olmanın ve kendini tutmanın bir erdem olarak öğretilmesi gerekir. Bundan sonra ise çocuk hangi sanata ya da ilgiye yetenekli ise ona yönlendirilmeli ve özendirilmelidir.

    Kitapları

    Şerh'i İşârat (temel felsefe kitabı, 20 yılda hazırlanmış)
    Zic-i İlhânî (astronomi hakkında)
    Tecrid-ül-akâid (kelam kitabı)
    Tezker-i hayat
    Tahrir-i Öklides
    Tahrir-ül-Macestî
    Esas-ül-iktibas (Mantık kitabı)
    Esraf-ül-eşraf
    Ahlak-ı Nâsırî
    Fusul
    El-Mesail El-Hayriyat
    Bahnâme (Tıp bilimi kitabı




  3. Mine
    Devamlı Üye
    Nasirüddin Tusi,İslam felsefesinde hakettiği ilgiyi görememiş tarihi bir kişiliktir.İbn Sina'nın işarat'ını şerh etmiş,ilk defa sistemli ahlak eserini (ahlak-ı Nasıri) meydana getirmiştir.Kendisi Şii olmasına rağmen Gazali'nin(ki eşari'dir) ahlak anlayışı ile(mistik ahlak) Aristo'nun akılcı ahlak anlayışını uzlaştırmıştır.
    Tusi'nin çağı olan 13.y.y. İsmailiye mezhebinin en parlak çağıdır.Kendisi önce vali nasirüddin'e övgüler yazdı ve bu nedenle ismailiye tarafından el üstünde tutuldu.Daha sonra Abbasi halifesi Mutasım'a da övgüler dizince takibata uğradı ve İsmailiye mezhebince dışlandı.
    Nasirüddin Tusi denince akla Moğol Han'ı Hülagü gelir.Bu han,Bağdat'ı yakıp yıktıktan sonra kendisine sığınan Tusi tarafından adeta yumuşatıldı,yola getirildi.Hülagü han,Tusi'nin yönderliğinde İslam uyg.çağının en önemli rasathanesini kurdu,başına da Tusi'yi getirdi.Yanına da kütüphane ve üniversite yaptı.
    Şii olmasına rağmen sünni medreselerine de eserleri klasik olarak girdi.Günümüzde kitapçılarda ahlak-ı Nasıri adlı eserini bulabilirsiniz.Burada günümüz için de geçerli belirlemeler vardır.




  4. Mine
    Devamlı Üye
    nasiruddin tusi iranın tus şehrinde dünyay gelmiş bir ilim adamışairliği de vardırkendisi bir ara ismailiye kalesinde bulunmuş ve orada kendisine ahlak-ı nâsiri adlı ünlü kitap yazdırılmıştırsonra kaleden kurtulmuştur..ve ismailiye kalesinin düşmesinin ardından ismailiye kütüphanesinin başına geçmeyi talep etmiştirbu göreve geldikten sonra bi ekio kurmuştur ve araştırmalarda bulunmuşturbu araştırmalar zic'ler halinde bir araya getirilmiştir ve zic-i ilhanî adlı eser teşekkül etmiştirve ayrıca esvaf'ul eşraf adlı eseri ubeyd-i zakani tarafından adab'ul eşraf adlı eserde hicvedilmiştir..

+ Yorum Gönder