+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda boşanmada feragatten vazgeçilebilr mi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    boşanmada feragatten vazgeçilebilr mi








    Eşimle 2008 yılında görülen boşanma davasıyla boşanmamıza karar verildi.Eşim bunu yargıtaya boşanmak istemiyorum diye temyize verdi.Sonra 2009 yılında biz barıştık.Fakat aynı eve geçmeden önce bana kazandığım tazminat ve nafaka ile ilgili haklarımdan vazgeçtiğime dair dilekçe ve noterden benim üzerime olan malların yarısını kendisine geçirten mal ortaklığı sözleşmesi yaptırdı.Bunları yapmazsam biraraya gelemeyeceğimizi söyledi.Arada da çocuğumuz olduğu için onun psikolojisini düşünerek bunları imzaladım.Yargıtaya feragat dilekçesi gönderdim.Davayı ben açmıştım.Biz aynı eve geçtikten sonra bana benden intikam almak için biraraya geldiğini,asıl amacının beni elde ettiğim haklarımdan vazgeçirmek olduğunu ,malların yarısını almak olduğunu söyledi.O anda ne kadar büyük bir hata yaptığımı anladım.Feragat dilekçesinden 3 ay sonra feragatten vazgeçtiğimi bildiren bir dilekçeyi sebepleriyle yazdım ve gönderdim.Bu arada eşim bana darpta da bulundu.Evden 6 ay uzaklaştırıldı.Şu anda da şehirden de taşındı.Fakat yargıtaydan gelen kararda HUMK 95.maddeye göre feragatten vazgeçemeyeceğim sebebiyle boşanmayı bozma kararı geldi.15 günlük verilen sürede karar düzeltme yolu ile hata ve hile sonucu bu dilekçeyi verdiğimi tüm delillerle(noterlikten yapılan mal ortaklığı sözleşmesi,adli tıp raporu,tedbir kararı vs.)birlikte yargıtaya tekrar gönderdim.3 aydır sonuç bekliyorum.Sizce bu feragatten vazgeçmem konusundaki karar olumlu olabilir mi?Cevaplarsanız çok sevinirim.Saygılarımla.






    Hakkında Kısaca Yazılar

  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Sayın meslektaşım,
    Bence sorunuza cevap vermeden önce, anlaşmalı boşanma davasında, nafaka talebinden açıkca feragat edilip edilmediğinin belirlenmesinin gerektiğini düşünmekteyim. Yargıtayda bu konuda görüş belirtmektedir.Eğer boşanma davasında müvekkiliniz yoksulluk nafakası talep hakkını saklı tutmamış ise, şimde böyle bir dava açmasınnı mümkün olmayacağını düşünmekteyim. Ekteki Yargıtay kararının davayı açıp açmama konusunda size yardımcı olabileceğini düşünmekteyim.

    T.C.
    YARGITAY
    3. Hukuk Dairesi
    Esas : 2004/8712
    Karar : 2004/9486
    Tarih : 21.09.2004
    ÖZET : Boşanma davasında açıkça nafakadan vazgeçilmediğine göre uygun bir nafaka miktarına karar verilmesi gerekir.
    (4721 sayılı MK. m. 175) (1086 sayılı HUMK. m. 91, 151)
    KARAR METNİ :
    Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    YARGITAY KARARI
    Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
    Dava dilekçesinde, boşanmakla yoksulluğa düşüldüğü, anlaşmalı boşanmada nafaka hakkının saklı tutulduğu ileri sürülerek yoksulluk nafakasına hükmedilmesi istenilmiş; mahkemece, tarafların boşanmasına ait ilamda, yoksulluk nafakası istenmediği böylece nafaka takdirine yer olmadığı yönünde hüküm kurulduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
    TMK.nun 175. maddesinde; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla sair taraftan nafaka isteyebileceği düzenlenmiştir.
    HUMK.nun 91 ve devamı maddelerine göre de; feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu vazgeçme beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Duruşmada sözlü olarak ifade edilen feragat, tarafların huzurunda okunarak imzalatılır (HUMK.mad.151/son).
    Somut olayda; tarafların boşanmasına ait Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/630 E. 541 K. S. dava dosyasında nafaka isteminden açıkça vazgeçildiği yönünde bir dilekçe veya tutanağa aktarılmış usulüne uygun feragat bulunmamaktadır. Buna karşın boşanma hükmüne esas alınan protokolün 2. maddesinde "her iki tarafında nafaka ve tazminat hakları boşanma kararında saklı tutulacaktır.." yönünde sözleşme bulunmaktadır.
    Buna göre deliller toplanıp yoksulluk nafakası miktarı belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmamıştır.
    Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 21.9.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    Kaynak : Corpus




+ Yorum Gönder