+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Ödev ve Tezler Forumunda Canlıların Sınıflandırılması ve Canlıların Çeşitliliği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Canlıların Sınıflandırılması ve Canlıların Çeşitliliği








    Canlıların Sınıflandırılması ve Canlıların Çeşitliliği

    Yeryüzünde bilinen canlılar çok değişik yapıda ve farklı özellikler göstermektedirler. Bugün dünyamızda iki milyondan daha fazla canlı çeşidi olduğu tahmin edilmektedir. Örneğin hayvanlar aleminde çok geniş bir yer tutan böceklerin tür sayısının bir milyona yakın olduğu düşünülmektedir. Bu zengin çeşitliliğin tek tek incelenmesi oldukça zordur. Bu durum canlı bilim-cileri pek çok problemle karşı karşıya getirmiştir. Bu amaçla bilim adamları canlıları, çeşitli özelliklerini dikkate alarak gruplandırma yoluna gitmişlerdir.

    Canlıları Sınıflandırma

    Canlıları akrabalık derecelerini ve filogenetik gelişimlerine dayanarak sınıflandıran bilim dalına sistematik veya taksonomi denir. Taksonomi bi-limi benzerliklerden çok farklılıklarla ilgilenir. Farlılıkları ortaya koyarak canlıları sınıflandırmaya çalışır. Canlılarda ilk sınıflandırmayı Aristo yap-mıştır. Daha çok gözleme dayanan bu sınıflandırmada; bitkiler otlar-çalılar-ağaçlar ve zararsız-etkisiz-faydalılar, hayvanlar ise karada, suda ve havada yaşayanlar olmak üzere sınıflara ayrılmıştır. Canlıların sadece dış görünüşle-rine ve yaşadıkları ortama göre yapılan bu sınıflandırmaya ampirik (gözle-me dayalı, yapay) sınıflandırma denir. Günümüzde canlıların orjin birliği (akrabalık derecesi ve vücut yapıları) esas alınarak yapılan sınıflandırmaya filogenetik (doğal) sınıflandırma denir. Bu sınıflandırmada kriter olarak a-lınan özellikler şunlardır :

    1) Homolog Yapılar: Embriyonik kökenleri aynı olduğu halde farklı görev gördükleri için farklı şekil alan yapı ya da organlardır . Ör-neğin; insanın kolu ile balinanın yüzgeci, bitkilerde ise diken yap-rak ile pulsu yapraklar

    2) Analog Yapılar: Yapıları farklı görevleri aynı olan organlar ya da yapılardır. Örneğin; arının kanadı ile kuşun kanadı.

    3) Protein Yapı Benzerlikleri: Proteinler canlılara özgü bileşiklerdir. Proteinlerdeki aminoasit sayısı ve dizilişi ne kadar benzerlik göste-riyorsa akrabalık derecesi de o denli kuvvetlidir.

    4) Fizyolojik Benzerlik: Akraba olan canlılarda aynı görevi yapan organlar, yapı ve çalışma bakımından benzerdir.

    5) Azotlu Boşaltım Ürünlerindeki Benzerlik: Akraba canlılarda fizyolojik benzerlik gösteren canlı gruplarının boşaltım ürünlerinde benzerlik görülür. Örneğin; tatlı suda yaşayan tek hücrelilerle sölenterelerde boşaltım maddeleri amonyak (NH3); kurbağa, sü-rüngen ve kuşlarda ürik asit; memelilerde ise üredir.

    6) Embriyonik Gelişim Evreleri : Çok hücreli organizmaların zigot-tan başlayarak gelişip, tekrar gametler oluşturuncaya kadar geçir-diği evredir. Bu evreye ontogeni denir. Canlılar arasında ontogeni benzerlikleri ifade eder. Her canlı ontogenetik gelişim sırasında filogenisini (orijinini) tekrar eder. Örneğin; insan embriyosu geli-şim basamaklarında solungaç yarıkları taşır. Gelişen bir embriyo önce anne-babanın girdiği şubenin (phylum), sonra sınıfın (clasis), sonra takımın (ordo), daha sonra familya, cins (genus) ve tür'ün (species) özelliklerini göstermektedir








  2. Zeyneb
    Bayan Üye





    Canlıların Sınıflandırılması


    Dünya üzerinde birbirine benzeyen ya da aynı özellikleri gösteren bir çok canlı türü yaşamaktadır. Canlı türlerinin sayıları ile ilgili kesin bir bilgi yoktur ancak 10 ile 30 milyon arasında canlı türü yaşadığı tahmin edilmektedir.

    Canlıların bu derece fazla olması bilimsel incelemeleri zorlaştırmakta ve sınıflandırma yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Sınıflandırmanın amacı, doğayı daha kolay anlaşılabilir hale getirmektir. Canlılar ortak özellikleri ve akrabalık derecelerine göre sınıflandırılırlar. Yapılan ilk sınıflandırmalar sadece canlıların dış görünüşüne göre yapılmış olup bilinen ilk sınıflandırma Aristo tarafından bitkiler ve hayvanlar diye yapılmıştır. Aristo, hayvanları karada, havada, denizde yaşayanlar olarak bitkileri ise otlar, çalılar ve ağaçlar olarak sınıflandırmıştır.

    Teknoloji ile birlikte canlıları inceleme imkanı da gelişmiş ve canlılar bilimsel olarak sınıflandırılmaya başlanmıştır. Sınıflandırma yapılırken canlıların; embriyolojik, fizyolojik, anatomik, protein benzerliği, homolog organlarının varlığı ve akrabalık dereceleri gibi özelliklere dikkat edilir. Homolog organların kökenleri aynı olmasına karşın görevleri farklı olabilir. Örneğin insanda kol, balinada yüzgeç, yarasada kanat aynı kökene sahip organlardır ancak görevleri farklıdır. Analog organlar ise görevleri aynı fakat kökenleri farklı olan organlardır. Kuşun kanadı ile sineğin kanadı uçma görevini yerine getirir fakat kökenleri tamamen farklıdır.

    Bilimsel olarak yapılan sınıflandırmaların temeli türdür. Aynı kökenden gelen, aynı özelliklere sahip, kromozom sayıları aynı olan birbirleriyle çiftleştiğinde verimli döller verebilen canlılara aynı türden denir. Birbirleriyle çiftleşebilen fakat kısır döller veren canlılarda genellikle aynı cinsten kabul edilir.

    Örneğin; At ile eşek.

    Sınıflandırma Suni (Ampirik) ve Doğal (Filogenetik) olarak iki şekilde yapılır.

    1) Suni (Ampirik) Sınıflandırma

    Bu sınıflandırma canlıların dış görünüşlerine ve yaşadığı ortama bakılarak yapılan sınıflandırmadır. Yukarıda da kısaca bahsettiğimiz gibi bu sınıflandırmayı ilk olarak Aristo yapmıştır.


    Canlıların Sınıflandırılması.jpg

    Suni (Ampirik) sınıflandırma analog organlar dikkate alınarak yapılır. Analog organlar yapıca farklı ama görevi itibariyle aynı olan organlardır. Örneğin kuşun kanadı ile sineğin kanadı.

    Analog organları Anoloji inceler.

    2) Doğal (Filogenetik) Sınıflandırma

    Bu sınıflandırma canlıların köken benzerliğini yani akrabalık ilişkilerine bakılarak yapılır. Doğal (Filogenetik) sınıflandırmada canlıların homolog organları dikkate alınır. Homolog organlar kökenleri aynı fakat görevleri farklı olan organlardır. Örneğin balinanın yüzgeci ile insanın kolu.

    Homolog organları Homoloji inceler.

    Canlıların sınıflandırılmasında temel alınan bazı özellikler :
    Hücre tipi ve sayısı (Ökaryot – Prokaryot) (Hücresel organizasyon)
    Embriyo tabakalarının sayısı (Endoderm – Mezoderm – Ektoderm)
    Embriyonik örtülerin bulunuşu (Vitellus – Koryon – Amniyon – Allontois)
    Vücut boşluğu tipleri (Gastrovasküler – Sölom)
    Simetri şekilleri (Bileteral – Işınsal)
    Vücutta segmentlerin bulunuşu (Benzer parça)
    İskeletin bulunuşu (varsa kıkırdak veya kemik)
    Azotlu boşaltım maddelerinin benzerliği (NH3 – Üre – Ürik Asit)
    DNA’ daki baz dizilişi
    Sistemlerin varlığı (Sindirim, solunum, dolaşım)

    Sınıflandırma Birimleri

    Sınıflandırmanın en küçük birimi türdür. Tür kavramını ilk olarak John Ray kullanmıştır ve ona göre ortak ataları olan benzer bireyler topluluğuna tür denir. Bugünkü anlamıyla tür; ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer organlara sahip, yalnızca kendi aralarında üreyebilen ve kısır olmayan döller meydana getiren canlıların oluşturduğu topluluktur.





+ Yorum Gönder


canlıların çeşitliliği ve sınıflandırılması