+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Ödev ve Tezler Forumunda Kimyasal Bağ Nedir Kimyasal Bağların Önemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Kimyasal Bağ Nedir Kimyasal Bağların Önemi








    Kimyasal Bağ Nedir, Kimyasal Bağların Önemi

    Organik moleküllerdeki atomları birbirine bağlayan bağlara kimyasal bağ denir. Kimyasal bağlarda depo edilmiş bir enerji vardır. İki molekül be-lirli bir enerji düzeyinde karşılaştıklarında, kendi iç yapılarında bulunan kimyasal bağlar kırılır, atomlar yeniden düzenlenerek yeni moleküller olu-şur. Bu olaya kimyasal tepkime denir. Yeni oluşan moleküllerde kimyasal bağların toplam enerjisi tepkimeye giren moleküllerin toplam enerjisinden az ya da çok olabilir. Üründe toplam enerji daha fazla ise bu enerji çevreden a-lınmış demektir. Durum bunun tam tersi olursa, yani yeni oluşan kimyasal bağların toplam enerjisi, eski bağlara göre daha az ise, o zaman kimyasal re-aksiyon sırasında bir miktar enerji çevreye verilmiş, ya da enerji açığa çık-mış demektir.

    Örneğin; C6 H12 O6 + 6O2 >> 6C02 + 6H20, solunum tepkimesinde C6 H12 O6 ve 02nin toplam kimyasal bağ enerjisi C02 + H20'den fazladır. Bu durumda solunum tepkimelerinde bir miktar enerji açığa çıkar.

    6C02 + 6H20 Tepkimeye giren >>>>>C6 H12 06 + 602 Ürünler

    Yukarıda verilen fotosentez tepkimesinde ise ürünlerin toplam enerji-si, tepkimeye girenlere göre daha fazladır. Öyleyse fotosentez tepkimelerin-de çevreden enerji alınır.

    Kimyasal Tepkimenin Başlaması

    Kimyasal tepkimeler moleküller birbirlerine çarptıkları zaman oluşur. Bu moleküllerin çarpışabilmesi için enerji gereklidir. Gerekli olan enerjiye aktivasyon enerjisi denir. Bir tepkimenin başlaması için, çoğu kez dış kay-naktan gelecek aktivasyon enerjisine gerek vardır. Örneğin, hidrojen ve oksi-jen gazlarının molekülleri hiçbir reaksiyon göstermeden bir arada bulunabi-lirler. Küçük bir kıvılcım (kibrit yakma) bu iki molekülü etkileyerek su mo-lekülünü oluşturur. Eğer iki madde bir tüp içinde karıştırılıp, belirli bir sı-caklık derecesine ısıtılırsa çoğu kez bir aktivasyon enerjisi ortaya çıkar. Fa-kat, canlı hücrelerde belirli sıcaklık derecesine kadar ısıtıp aktivasyon enerji-si yaratmak çoğu kez mümkün değildir. Çünkü fazla sıcaklık hücrelerde ö-lümlere neden olur. Canlı sistemlerinde bu tepkimelerin daha düşük enerji seviyelerinde oluşmasını sağlayan katalizörler vardır. Katalizör, aktivasyon enerjisini düşüren, tepkimenin hızını artıran ve tekrar tekrar kullanılabilen yapılardır. Canlı sistemlerindeki katalizörler enzimlerdir. Örneğin; bir sınıf-ta 40 öğrenci olduğunu düşünelim. Önce 2 m. yüksekliğe çıta koyalım ve çı-tanın üzerinden öğrencilerin atlamalarını isteyelim. Bunu başarmak çok da kolay olmayacaktır. Ancak öğretmen çıtayı 30 cm. yüksekliğe astığında, öğ-rencilerin hemen hepsi kolaylıkla karşıya atlayacaktır. İşte bu örnekte çıta seviyesi aktivasyon enerjisi düzeyini, öğretmen ise katalizöre karşılık gelir








  2. Zeyneb
    Bayan Üye





    Kimyasal Bağ

    Kimyasal bağ, çekirdekteki atomları bir arada tutan kuvvettir. İki ya da daha fazla atom arasında elektron alışverişi veya ortak kullanımı ile kimyasal bağlar oluşmaktadır. Atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha düşük enerjili duruma ( daha kararlı ) erişmek için bir araya gelirler ve kimyasal bağlar sayesinde atomlar birarada, düzenli olarak belli bir geometri oluştururlar. Bu geometriyi oluştururken amaç elektron dizilişlerini soygazlara benzetmeye çalışmaktır. Birçok fiziksel özellik elektriksel bağların cinsine bağlıdır ve bu kimyasal bağlar ile farklı maddeler meydana gelmektedir. Kimyasal bağın kuvvetli olması sertliğini ve erime noktasını yükseltir.

    Atomlar Neden Soygazlara Benzemek İsterler?
    Soygazlar kararlı bir yapıya sahiptir ve elektron alıp verme eğilimleri yoktur. Yani denge halindedirler ve en dış elektron kabukları tamamen elektronlarla doludur.

    Periyodik cetvelin en kararlı grubu olmalarından dolayı diğer bütün elementler soygazlara benzeyebilmek için elektron alışverişi veya ortak kullanımına girerler. Elementin, son yörüngesinde 2 elektron bulunan He (helyum) soygazına benzemek istemesi dublete(2′ye) varmasıdır. Diğer son yörüngelerinde 8 elektron bulunan soygazlara benzemek istemesi ise oktede (8′e) varmasıdır. Soygazların kararlı olması ve boş orbitallerinin bulunmaması normal şartlarda onlara bağ yapma özelliği vermez





  3. Buğlem
    Devamlı Üye
    Aynı yada farklı cins atomları bir arada tutan kuvvetlere kimyasal bağ denir. Pek çok madde farklı element atomlarının birleşmesiyle oluşmuştur. Helyum, neon gibi soy gazlar farklı elementlerle birleşmeden tek atom halinde bulunur.




  4. Zeyneb
    Bayan Üye
    Kimyasal bağ nedir

    Kimyasal bağ, moleküller, iyonlar, kristaller, metaller ve öteki kararlı maddelerdeki atomları bir arada tutan etkileşimler. Birbirine yaklaşan atomların çekirdekleri ve elektronları karşılıklı etkileşime girer ve bunun sonucunda atomlar, toplam enerjileri tüm öteki diziliş biçimlerinden daha düşük olacak biçimde uzayda yerleşirler. Bir atom grubunun toplam enerjisi, grubu oluşturan tek tek atomların enerjilerinin toplamından daha düşük olduğunda bu atomlar kimyasal olarak bağlanır; aradaki bu enerji farkına bağlanma enerjisi denir.

    Bir atomun oluşturabileceği bağ sayısına o atomun değerliği (valans) denir. Örneğin, oksijenin değerliği iki, hidrojenin değerliği ise birdir ve iki hidrojen atomu bir oksijen atomu ile birleşerek bir su molekülü ya da iki hidrojen atomu iki oksijen atomu ile birleşerek bir hidrojen peroksit molekülü oluşturur. Bir atomun değerliği, atomun değerlik kabuğundaki, yani en dış kabuğundaki eşlenmemiş elektronların sayısına eşittir. İlk kimyasal bağ kuramlarında, molekül oluşturan bir atomun elektronlarının, asal gazlardaki gibi kararlı bir yerleşim düzenine girdiği kabul edilmişti.

    En basit kimyasal bağ tipi, iyon (elektrovalans) bağıdır. Bu tür bağlarda, nötr atomlardan birinden öbürüne bir elektron aktarılır ve sonuçta oluşan yüklü parçacıklar elektrostatik çekim kuvvetiyle bir arada tutulur. Sodyum klorür (sofra tuzu) iyon bağıyla bağlanmış tipik bir bileşiktir. Kararlı neon atomundan bir fazla elektronu bulunan sodyum atomu, bu fazla elektro*nunu, kararlı argon atomuna benzeyebilmesi için bir fazla elektrona gerek duyan klor atomuna verir. Böylece oluşan yüklü gruplar (Na+ ve Cl~), elektrostatik kuvvetlerle bir arada tutulur. Kükürt atomunun ise argonun elektron yerleşimine ulaşmak için iki elektrona gereksinimi vardır. İki sodyum atomu ile birleşerek bu eksik elektronlarını tamamlar ve sodyum sülfürü (Na2S) ya da iki değerlik elektronu olan bir kalsiyum atomu ile birleşerek kalsiyum sülfürü (CaS) oluşturur.

    İyon bağı, organik bileşiklerin çoğunun ve inorganik bileşiklerin bir bölümünün oluşumunu açıklamak bakımından yeterli değildir. Örneğin, klor atomunun değerlik elektronu sayısı yedidir ve klor molekülündeki (CI2) bağlanma bir atomdan öbürüne elektron aktarımıyla oluşmamıştır; bu tür bir aktarım bir asal gaz atomunun kararlı elektron yerleşimini kazandırmaz. İyon bağıyla bağlanma, iyonik olmayan klor molekülünün kararlılığını açıklayamaz. Bu tür bağlar, atomların arasında gerçekleşen elektron paylaşımıyla açıklanabilir ve ortaklaşım (kovalans) bağı olarak adlandırılır. Klor molekülünün kararlılığı, iki atomun bir çift elektronu ortak kullanarak her birinin argon atomunun kararlı elektron yerleşimine ulaşmasıyla açıklanabilir. Oksijen atomunun iki eşlenmemiş elektronu vardır ve değerliği ikidir. İki oksijen atomu iki çift elektronu ortak kullanarak iki ortaklaşım bağı oluşturur ve her biri kendi içinde neon atomunun kararlı elektron yerleşimine ulaşır. Oksijen molekülünün (Ö2), bir çift bağı vardır. Karbon atomunun ise eşlenmemiş değerlik elektronu sayısı dörttür. Asetilen molekülünde (C2H2), her karbon atomu ile bir hidrojen atomu arasında ortaklaşım bağı kurulur, karbon atomları ise kendi aralarında üç çift elektronu paylaşır; genel*likle H—C=C—H açık formülüyle gösterilen asetilen, bir karbon-karbon üçlü bağı içerir.

    Kimyada en önemli bağlar iyon ve ortaklaşım bağları olmakla birlikte, bazı moleküllerde bulunan hidrojen bağları da önemli bir bağ türüdür. Bir ortaklaşım bağının yaklaşık onda biri kadar dayanımı olan hidrojen bağları oldukça zayıf bağlardır ve hidroksil grupları (ÖH) ya da amin grupları (NH2) arasında etkileşimler vardır. Proteindeki hidrojen bağları da son derece önemli bir rol oynar.

    Kristal yapılı metallerin ve alaşımların çoğunda görülen bir başka çekirdekler arası bağlanma biçimi de metal bağlarıdır ve bunlar atomları bir arada tutan çok güçlü kuvvetlerdir. Kimyasal bağ nedir bilgisi.


+ Yorum Gönder


kimyasal bağların önemi,  c6 h12 o2 kimyasal bagı nedir