+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Ödev ve Tezler Forumunda Sanat ve sanat tarihi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Sanat ve sanat tarihi








    Sanat ve sanat tarihi


    Toplumlar maddi varlıklarının devamını sağlayabilmek için ideolojilerinin taşıyıcısı olan kültürlerini, üst yapı kurumlarından biri olan eğitim aracılığıyla gelecek yeni kuşaklarına aktarırlar.

    Ülkemizde eğitim, Batı’ya ayak uydurma çabalarının başladığı 19. Yüzyıldan itibaren ülkeyi Batı’nın uygarlık seviyesine çıkarmanın aracı olarak görülmüştür. Kapitalizmin belli bir seviyede gelişmesi ve her alanda Amerika etkisine girmemizle birlikte eğitimin amacı, kapitalizmin üretim, hizmet ve yönetim alanlarında ihtiyaç duyduğu iş gücünü sağlayacak insan potansiyelini yetiştirmeye dönüşmüştür.

    Bilgi ve küreselleşme çağını yaşadığımız günümüzde eğitimin amacının da yeniden belirlenmesi gereklidir. Bu amaç; düşünen, sorgulayan, kendine güvenen, çağın gerektirdiği bilimsel ve toplumsal gelişmelere ayak uydurabilecek donanıma sahip yurttaşlar yetiştirmek olmalıdır.

    Çağın gerektirdikleri, genel olarak sanat eğitiminin ve bu eğitimin bir bileşeni olarak da sanat tarihi eğitiminin önemini ortaya çıkarmaktadır. Bu yüzden sanat ve sanat tarihi eğitiminin öneminin açıklanması gereklidir.

    Sanatın bizler için farklı anlamları vardır. Her şeyden önce yaşamımızı anlamlandırır. Ayrıca sandığımızdan çok daha fazla bizi sarmalamıştır. Sanat, iletişimin ve teknolojinin baskın olduğu günümüzde reklâmdan afişe, kullandığımız aletlerin tasarımından çevre düzenlemesine kadar her yerdedir. Sanatın mekânı sadece sanat galerileri, müzeler, salonlar değildir. İnsan, topluluklar halinde yaşamayı öğrendiği çağlardan öteye ürettiği sanatı, yaşamının her alanına yansıtmaktadır. Kültürümüzün bir parçası olarak bizimle yaşayan sanat, öncelikle kendiliğinden yaşantılar içinde kültür aktarımı şeklinde öğrenilir. Bunun dışında, belli bir program ve hedefle örgün ve yaygın biçimlerde yapılan sanat eğitimi vardır. Toplumları biçimlendirmede bu eğitim, kilit bir etkiye sahiptir. İlk olarak bu eğitimin gerekliliğini vurgulamaya çalışmak yerinde olur.

    “Toplumda Sanat” adlı kitabında Baynes, kuram ve sanat arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışmıştır:

    “…kurama çevrildiğinde sanatın gerçekliliğinin canlılığı silinir. Kuramın kuruluğu sanatın büyüsüne ve onun insan toplumundaki evrensel varoluşuna aktarmak güçtür. En büyük sanat eleştirisinde bile bu eksiklik vardır. Her açıklama sanatın özüne dokunmadan geçer; çünkü o zaten bir başka ortamda yeniden yaratılamayacak bir biçimde vardır ve yeterli ölçüde tanımlanamaz.” (Baynes, 2002).

    Baynes, bu tanımlamada sanatın önemli bir özelliğine değinmektedir. Wittgenstein’in “gösterilebilir olan açıklanamaz” (Wittgenstein, 2002) çıkarımını da bu düşünceyle birleştirebiliriz. Sanat, insanlar tarafından kendilerini ve içinde yaşadıkları dünyayı tanımlamanın aracı olarak yüzyıllardır kullanılmaktadır. Ama seçilen yöntem göstermek, sözle anlatamadığını, duyuların bir veya bir kaçına yönelerek ve/veya bunları bütünleştirerek ifade etmektir. Sanatın kendine özgü bir ortamı vardır. Onu başka bir ortamda yeniden yaratamayacağımıza göre onun üzerine düşünüp yazıya dökmek, onun tarihini yazmak ve en önemlisi onu öğretmenin güçlüğü ortadadır.

    Aynı zamanda sanatın sırrı, bu ifade etme yönteminde saklıdır. Çünkü sanat uğraşısı, insanın iki önemli düşünsel etkinliği olan imgesel ve kavramsal düşünmenin bir arada gerçekleşmesini sağlar. Bu düşünme etkinliklerinin sonucu oluşan, her alanda yaşantıya anlam katan, onu yeniden ve geliştirerek ortaya çıkarmaya yarayan “yaratıcılık” tır. Yaratıcılığın çağdaş tanımını Landau, “Daha önceden kurulmamış ilişkiler arasındaki ilişkileri kurabilme, böylece yeni bir düşünce şeması içinde, yeni yaşantılar, deneyimler, yeni düşünüler (fikirler) ve yeni ürünler ortaya koyabilme yetisi” olarak yapıyor.

    Sanat üretimi sırasında yaratıcılık edimi gerçekleşir. Sanat eğitiminin en önemli gerekçesi, yaratıcılığı yaşatarak kavratmasıdır. Sanat dersinde yaratıcılığı kavrayan ve uygulayan öğrenci bunu her alana uyarlayabilir. Bu yüzden sanat eğitimi, sadece sanat veya sosyal alanlarla ile ilgili öğrenciler için değil, fen ve matematik ile ilgili öğrenciler için de önemlidir.

    Kapitalizmin özellikle ilk dönemlerinde ekonomik bunalımlar ve hızlı kentleşme sorunları yaşanmıştır. Kapitalist üretim biçimi olan seri üretim, üretici güçlerin ürettiği işe karşı yabancılaşmasına neden olmuştur. Bunların sonucu olarak gerçekleşen toplumu oluşturan bireyler arasında yabancılaşma ve toplumda yaşanan psikolojik buhranların çözümü sanat olarak görülmüştür. Romantik dönemde kapitalizme tepki olarak başlayan bu yaklaşım, günümüzde sanatın bir tedavi yöntemi olarak uygulanmasına kadar ulaşmıştır. İnsanın kendini ifade etmesinin bir yöntemi olarak düşündüğümüzde sanatın, dolayısıyla sanat eğitiminin, insan psikolojisi üzerinde rahatlatıcı bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

    Sanat eğitimi sırasında kullanılan atölye ortamı, demokrasi kurallarının öğretilmesinin mekânlarından biri olarak değerlendirilebilir. Bu eğitim sırasında birlikte çalışabilmenin, malzemeleri birlikte kullanabilmenin öğrenilmesi, eğitimde demokratik ortamın gelişmesine hizmet eder. Spor etkinlikleri de eğitimde demokratik ortamın gelişmesine hizmet eder. Ama sanat etkinlikleri sonucu üretim gerçekleşmesi ve rekabetin daha düşük seviyede oluşu sanat eğitimini bu alanda daha farklı kılar. Eşitliğin ve birbirine saygı duymanın, saygılı davranmanın gerekliliğini sanat eğitimi ortamı öğretir.

    Sanatın bir iletişim yöntemi olduğu bilinen bir olgudur. Bu özelliği ile sanat, kişilere kendini ve yaşadığı toplumu anlama/anlatma, başka bir söyleyişle, iletişim kurma olanağını sağlar. Sanat eğitimi ise bu iletişim yönteminin öğrenilmesini, uygulanmasını sağladığı için gereklidir. Kanada Sanat Eğitimi Programı’nda sanat eğitiminin genel eğitim ve insan yaşamındaki öneminin ifade edilmesi aydınlatıcıdır:

    “Sanat alanlarında (Dans, dramatik sanatlar, medya sanatları, müzik ve görsel sanatlar) yapılan deneyimler tüm öğrencilerin eğitiminde önemli bir rol oynar. Sanatlar hayal gücünü besler. Sanat, öğrencilere çevrelerindeki dünyayı anlayabilmenin yegâne yolunu kazandırırken, güzellik duygusunu geliştirir. Tüm sanat dalları, karmaşık sembollerle (Görsel, sözel, işitsel) iletişim kurar. Öğrencilerin değişik yöntemlerle yaşamın özelliklerini anlamasına yardım eder. Sanat yapıtının keşfi ile öğrenciler, insan olma durumunun niteliklerini kavrar. Bir oyunda, operada, resimde ortak karakteristik özelliklerin ne olabileceğini hayal edip, anlamaya çalışabilirler. Sanat yapıtındaki estetik ve insani değerleri tanımlayabilirler. Böylelikle başkalarını anlayabilirler ve toplum üzerinde sanatın uygarlaştırıcı bir etkisi olduğunu öğrenirler. Kendi işlerinin üretimi sırasında, kendi anlayışları ve kavrama güçleri ile iletişime geçerler, estetik yargı güçlerini ve sanatsal yeteneklerini geliştirirler. Sanatsal aktiviteler, oyun ve insan etkileşimi ile yakından bağlantılı olduğundan, öğrenciler sanat ile meşgul olduklarında merak ve mutluluk duygusunu tanırlar. Bu duygu onları kültürel yaşama ve diğer etkinliklere katılmaya motive eder.”

    Sanat tarihi eğitimi ise sanat eğitiminin basit bir tamamlayıcısı değil, bu eğitiminin önemli bir bileşenidir.

    İnsan bilimlerinin amacı insanı, sosyal bilimlerin amacı toplumu ve onun sosyal ilişkilerini tanımaktır. Sanat tarihi ise her ikisini anlayabilmenin ipuçlarını verir; o basit bir kayıt tarayıcı veya kaydedici değildir. Sanat tarihinin Clarke tarafından yapılan tanımı, sanat tarihinin sınırlarının sanatın sınırları kadar geniş olduğunu göstermektedir:

    “Sanat tarihi, adının ifade ettiği gibi eski çağlardan günümüze kadar yapılan, sanatın tüm sunumlarının tarihsel araştırılması ile uğraşan akademik bir disiplindir.”










  2. AZMİYE
    Devamlı Üye





    Sanat bir duyguyu, güzelliği anlatmak için kullanılan yöntemlere denir, sanatı en iyi ustaları el alır ve sanat ile uğraşanlar için sanatçı veya zanaatkar denir Sanat tarihi görsel sanatların evrimini inceleyen bilim dalıdır.




+ Yorum Gönder