+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Okul dersleri Forumunda Türkiye'de en çok hangi madenler çıkarılır, kullanım alanları nereleridir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türkiye'de en çok hangi madenler çıkarılır, kullanım alanları nereleridir








    Türkiye'de en çok hangi madenler çıkarılır, kullanım alanları nereleridir?







  2. HAYAT
    Devamlı Üye





    TÜRKİYE'DE MADENCİLİK


    MADENCİLİK

    Türkiye de çok sayıda maden ve enerji kaynağı mevcuttur. Ülkemiz bu madenlerin çıkarılıp işlenmesine çok önem vermiştir. Bu amaçla Maden Tetkik Arama Kurumu ve Etibank isminde bir banka kurulmuştur.

    Türkiye’de Çıkarılan Madenler

    Aspest

    Bakır

    Barit

    Boksit

    (Aliminyum)

    Bor

    Civa

    Çinko

    Demir

    Fosfat

    Krom

    Kurşun

    Kükürt

    Lületaşı

    Manganez

    Mermer

    Oltu Taşı

    Tuz

    Volfram

    Zımpara Taşı



    ENERJİ KAYNAKLARI

    Doğalgaz

    Güneş

    Jeotermal Enerji

    Linyit

    Petrol

    Rüzgâr

    Radyoaktif Mineraller

    Su

    Taş Kömürü




  3. HAYAT
    Devamlı Üye
    Yurdumuz, karmaşık jeolojisi ve tektoniğinin sonucu olarak çok çeşitli maden kaynaklarına sahiptir. Ancak, bu karmaşık jeoloji ve tektonik, aynı zamanda maden yataklarımızın küçük boyutlu ve çok parçalı olmasının da bir nedenidir.Çeşitlilik açısından dünyanın zengin ülkelerinden biri olmamıza karşın,gerek toplam rezerv yönüyle ve gerekse tek tek yatak boyutları kıyaslandığında geri sıralarda yer almaktayız . Dünya rezervlerinde önemli paya sahip olduğumuz madenlerin başında bor gelmektedir. Dünya bor rezervinin % 51’i yurdumuzda bulunmaktadır. Bunun dışında dünya perlit rezervinin % 8.7’si, barit rezervinin % 7.1’i, sodyum sülfat rezervinin %3’ü, cıva rezervinin % 3’ü, diatomit rezervinin % 2.9’u, linyit rezervinin % 2.2’si, antimuan rezervinin% 2.26’ sı,manyezit rezervinin %1.47’si,gümüş rezervinin % 1.44’ ü, bakır rezervinin %0.37’si,krom rezervinin %0.40’ı ve altın rezervinin %0.23’ü ülkemizdedir.
    Türkiye'nin 1996 yılı dünya maden üretimindeki payları önem sırasına göre, bor da % 48, perlitte % 11.82, manyezitte % 10,67, feldispatta % 7.92, kromda % 6.87, linyitte % 5.20, bentonitte % 4.31, baritte % 2.38, grafitte % 2.18'dir.
    1997 yılı maden ticaretimize değer ($) olarak bakacak olursak; İthal ettiğimiz madenlerin başında taşkömürü, demir, linyit, kok kömürü, fosfat,bakır, zirkonyum, asbest, kaolen; ihraç ettiğimiz madenlerin başında bor, krom, bakır, manyezit,çinko, feldispat, mermer,barit ve pomza gelmektedir. 1997 yılı itibariyle ihracatımız 424 milyon $, ithalatımız 934 milyon $'dır (petrol-doğalgaz hariç).
    Doğal zenginliklerimiz açısından en önemli madenimiz olan BOR, dünya rezerv ve üretiminde % 50’den fazla pay almakta olup, dış piyasada Türkiye'yi temsil etmek durumundadır. Dünya bor piyasası Türk kolemanitinin hakimiyetindedir ve madencilik sektörünün en büyük döviz kazancı bor ihracatından kaynaklanmaktadır. Dünya TRONA rezervinin % 97.71'i ABD'de, geri kalanının %3' ünün Türkiye'de olması sebebiyle trona varlığımız da dikkat çekici sayılabilir.
    Ekonomimiz içindeki yeri sürekli gerileyen madencilik sektöründe, yatırım talebinin azalma eğilimi göstermesi doğaldır. DPT yatırım teşvikleri incelendiğinde; Teşvik belgelerinin sektörel dağılımında madencilik sektörünün payı 1987 yılında % 7.6, 1988'de % 2, 1989'da % 2.8, 1990'da % 2.7, 1991'de % 3.6, 1992'de % 2.9, 1993'de % 2.8, 1994'de % 2, 1995'de % 0,6 ,1996’ da %1.3 ve 1997’ de %1.7 olmuştur.
    Sabit sermaye yatırımlarında ise 1987 yılında % 2.8 olan madencilik sektörünün payı 1988'de % 2.9, 1989'da % 2.2, 1990'da % 2.2, 1991'de % 2.3, 1992'de % 2.3, 1993'de % 1.4, 1994'de % 1.5, 1995'de % 1.3, 1996’da %1.1 ve 1997’de %1.2 (tahmini) olarak gerçekleşmiştir.
    Arama ve işletme yatırımlarının azalmasıyla, yapılan maden istihracı, potansiyelin gerisinde kalmakta ve madenciliğimizin ekonomideki payı giderek küçülmektedir. 1986 yılından önce GSMH dan % 2 oranında pay alan madencilik sektörünün bu payı, 1990’da % 1.58, 1991’de % 1.54, 1992’de % 1.35, 1993’de % 1.09; 1994’de % 1.39, 1995'de % 1.29, 1996’da%1.2 ve 1997’de %1.1 olarak gerçekleşmiştir.
    Madenciliğimizin GSMH ‘daki payı ortalama % 1.5 civarında seyrettiği ve bu oranın 2 milyar $ lık bir miktarı ifade ettiği görülmektedir. Bu oran Almanya ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde de % 2-4 civarındadır. Miktar olarak bakıldığında bu oranların ifade ettiği rakamlar Almanya'da 30 milyar $, ABD ‘de ise 150 milyar $'dır. Yani bu üIkelerde, madencilik önemini korumaktadır ve bu miktarlarla aramalarını, işletmelerini ve teknolojilerini geliştirmeleri mümkün olmaktadır.
    Ayrıca bu ülkeler sanayi devrimlerini de madencilik sektörü sayesinde gerçekleştirmişlerdir. Gelişmekte olan ülkelere baktığımızda ise madencilik sektörünün GSMH içindeki payının % 20'lerde olduğunu görürüz. Bu oran da bu ülkelerde madenciliğin gelişmesi için bir kaynak yaratıldığını açıkça göstermektedir. Gelişmekte olan bir ülke durumundaki Türkiye bir yandan 1 milyonluk nüfus artışını besleyebilecek yatırım ve üretimi sağlamak, diğer yandan fert başına düşen milli geliri artırarak halkın refah düzeyini yükseltmek zorundadır. Bunu sağlayacak en önemli kaynaklardan biri olan madenciliğin katkısı yetersiz kalmaktadır. ÜIkemiz maden ticareti rakamları dikkate alındığında, ithalatın artmasına rağmen, ihracatın aynı seviyelerde kalması bu sektöre yeteri kadar önem verilmediğinin göstergesidir.
    Madencilik sektörüne yön verirken uzun vadede bir madencilik politikası oluşturulmalıdır. Bu politikanın kalıcı olması yanında, zaman içinde değişip, yeni koşullara uyacak esnekliği de göstermesi zorunludur. Ayrıca bu politika tespit edilirken maden potansiyelimiz sağlıklı bir şekilde belirlenmeli ve doğal kaynaklarımızın tükenebilirliği göz önüne alınmalıdır. Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, sektörün alt yapısını oluşturan doğal kaynakların aranıp bulunmasının, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi devlet tarafından yapılmasının zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Madencilik sektörümüzün gelişmiş ülkeler düzeyine gelmesi ve ekonomimizde olması gereken yere ulaşması için sektördeki belirsizliklerin en aza indirilmesi gerekmektedir.
    Arama çalışmalarının sağlıklı yapılmasının önemini ve bunu devletin üstlenmesinin zorunluluğunu bu şekilde vurguladıktan sonra, devlet, sınırlı kaynaklarını akılcı bir şekilde aramalarda yoğunlaştırmalı ve işletme aşamasında kademeli olarak çekilmelidir. Bu alan özel sektör çalışmalarına açılmalı ve özel girişimciler teşvik edilmelidir. Bundan sonraki aşamada çalışmaların verimli olabilmesi için gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin yapılması ve bunlara işlerlik kazandırılması gerekmektedir.




  4. Harbi @ kız
    Bayan Üye
    Civa ( Cıva)

    Cıva, hava, su ve toprakta bulunabilen bir elementtir ve bu ortamlarda birkaç şekilde bulunur: elementel cıva, inorganik ve organik cıva bileşikleri. Elementel ya da metalik cıva parlak, gümüş beyazı bir metaldir ve oda sıcaklığında sıvıdır.

    Civa Nerelerde Kullanılır?

    Elementel cıva, termometre, barometre, vakum tulumbaları, cıva buharlı ve fluoresan lambalar ve redresörlerde kullanılır. Ayrıca aynaların sırlanmasında, altın ve gümüş üretiminde, tıpta tedavi maddesi olarak cıvadan faydalanılır. Cıva ayrıca, bazı elektrik devre anahtarlarında kullanılır. Altın üretiminde, altın ile amalgam oluşturmak suretiyle altının kazanılmasında da kullanılır. Cıva pestisitlerde, pigment üretiminde, pillerde, diş dolgularında katalizör üretiminde ve aşılarda kullanılır. İnorganik ve organik (Fenilcıva ve etilcıva) bileşikleri fungisitlerde, antiseptiklerde ya da dezenfektanlarda kullanılır. Bazı deri kremlerinde ve eczacılıkta da cıva bileşikleri kullanılmaktadır.

    Civa İzmir Karaburun’da ve Ödemiş’te, Konya Sarayönü’nde çıkarılır.

    Çinko

    Diğer metallerle çok sayıda alaşımın yapısına katılır. Otomotiv, elektrik ve donanım endüstrilerinde kullanılan döküm kalıplarının yapımında da çinko yer alır. Demir ve benzeri metallerin, korozyona karşı önlem amacıyla galvanizlenmesinde de kullanılır. Çinko oksit; boya, yazıcı mürekkepleri, sabun, tekstil ürünleri, elektronik aletler, kauçuk yan ürünleri, yer kaplamaları, plastik ve kozmetik ürünler gibi günlük yaşamımızın çeşitli tamamlayıcılarında karşımıza çıkmaktadır. Çinko sülfit floresan özelliğe sahiptir ve parlak kadranların, floresan lambaların, X-ışını ve televizyon ekranlarının yapımında kullanılır. Hayvanların beslenmesinde de önemli bir yer tutmaktadır.

    Çinko Yozgat’ta, Elazığ Keban’da çıkarılır.

    Kurşun

    Ses titreşimlerini emici özelliği çok güçlü olan bu element, ses yalıtımında kullanılır. X-ışını ekipmanlarında ve nükleer santrallerde radyasyon kalkanı olarak işlev görür. Baz özelliği gösteren bir karbonat bileşiği olan beyaz kurşun ve benzeri diğer kurşun bileşikleri, boyaların yapısına katılır. Ancak, sağlık açısından olumsuz etkileri nedeniyle bu kullanımı azaltılmıştır. Kurşun oksit, akromatik merceklerde kullanılan ve kırılma indisi yüksek olan kristal camların üretiminde kullanılır. Böcek öldürücü ilaçların içeriğine katılan kurşun tuzları, çevre ve insan sağlığına daha az olumsuz etkisi olan organik bileşiklerle yavaş yavaş yer değiştirmektedir.

    Kurşun Yozgat’ta, Elazığ Keban’da çıkarılır.

    Mermer

    Mutfak ve banyolarda , Masa sehpa ve dekoratif amaçli malzemelerde ,Resepsiyon bankolari, karavan, bar tezgahi ve ofislerde , Okul, hastane, otel, laboratuar ve yemek teşhir yerleri gibi hijyenik olmasi gereken mekanlarda kullanilir.

    Mermer ülkemizde Afyon, Balıkesir, Bursa, Muğla’da çıkarılmaktadır.

    Taş Kömürü

    Büyük bölümü sanayide, geri kalan kısmı Çatalağzı, termik santralinde elektrik üretiminde kullanılır. Yüksek kalorili bir kömür olduğundan demirin eritilmesinde kullanılır. Linyitin 3 katı enerji verir.

    Taş kömürü ülkemizde Zonguldak başta olmak üzere Batı Karadeniz Bölgesi’nde çıkarılmaktadır.

    Linyit

    Düşük değerli linyitler santrallerde elektrik elde etmek için, daha kaliteli linyitler ise konutlarda ve sanayi sektöründe kullanılmaktadır. Linyit Soma (Manisa), Tunçbilek, Tavşanlı (Kütahya), Yatağan (Muğla), Çayırhan (Ankara), Elbistan (Kahramanmaraş) ‘da çıkarılır.

    Linyitle çalışan termik santrallerimizoma, Tavşanlı, Yatağan, Tunçbilek, Elbistan, Gökova

    Petrol

    Ülkemizdeki petrol yatakları 3000–5000 derinliklerde bulunur. Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Tuz gölü ve Van gölü civarı, Ege ve Akdeniz bölgelerinde, Trakya ve Kuzey Anadolu’nun bazı kesimlerinde zengin petrol yatakları bulunmuştur. Başlıca petrol çıkarılan yerler: Batman, Garzan, Raman, Adıyaman, Siirt

    Ülkemizdeki petrol rafinerileri

    1-İstanbul’da ambarlı
    2- Artvin’de Hopa
    3- Seydişehir’de Alüminyum tesislerinde
    4-Karadeniz Ereğlisi

+ Yorum Gönder