+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Okul dersleri Forumunda Türkiye - Irak petrol boru hattının Yumurtalık kesimi ne zaman açıldı? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türkiye - Irak petrol boru hattının Yumurtalık kesimi ne zaman açıldı?








    Türkiye - Irak petrol boru hattının Yumurtalık kesimi ne zaman açıldı?







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Türkiye - Irak petrol boru hattının Yumurtalık kesimi ne zaman açıldı?

    konuyla ilgili bulunan veriler bunlar

    2005 yılındaki Irak anayasasında petrol ve doğal gaz kaynaklarının paylaşımı ve gelir kaynaklarının dağılımı konusunda birbiriyle çelişen maddelerin varlıkları söz konusudur. Irak’ın en verimli petrol bölgesi olan Kerkük için anayasada yer alan çelişkili maddelerden birisi 140. maddedir. Bu madde Kerkük’ün statüsü ile ilgili olup, Bölgesel Kürt Yönetiminin Kerkük üzerinde söz sahibi olmasının yolunu açmıştır.[1]

    Irak anayasasında tartışma yaratan diğer maddeler ise 108 ve 109. maddelerdi. 108. madde petrol ve gazın tüm bölgelerdeki tüm Irak halkına ait olduğunu belirtiyor. 109. madde ise petrol gelirlerinin dağıtımı konusunda adaletsizliğe uğramış bölgelerin gözetilmesi konusunu içeriyor.[2] Anayasanın getirdiği bu ilkeler toplum içinde karmaşa yaratmıştır. Düzenlemelerin yapılmasını da yeni çıkacak petrol yasasına bırakılmıştır.

    Irak Petrol Yasası Tasarısı, Irak’ın petrol endüstrisini sağlam bir zemine oturtma düşüncesiyle 2007 yılında ortaya atılmıştır. Bu yasa tasarısı petrol gelirlerinin paylaşımını, Irak Milli Petrol Şirketi’nin kuruluşunu ve Irak Petrol Bakanlığı’nın yeniden organizasyonunu öngören bir yasadır. Irak Anayasasında ve Irak Petrol Yasasında, Irak petrollerinin Irak’ın bütün bölgeleri ve eyaletlerinde yaşayan insanların tümünün ortak malı olduğunu belirtmektedir. [3]

    Petrol yasasının yürürlüğe girmesi 2011 yılını bulmuştur. Bu süreye kadar beklenilmesindeki en büyük etken etnik azınlıkların farklı istekleridir. Merkezi Hükümet ve Bölgesel Yönetimin ayrı ayrı yetkilerinin bulunduğu Petrol Yasasında, Federal Hükümet Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Irak’ın kuzey petrolleri için tek başına söz sahibi olmak istemektedir.[4]

    Petrol gelirlerinin paylaşımı noktası ise büyük bir sorun teşkil etmektedir. Petrol gelirlerinin dağılımının adil olması şartı arandığından nüfusa göre dağıtılması olanaksız görünmektedir.[5]

    Petrol Yasasına getirilen en büyük eleştiri ise Irak’ın petrol endüstrisinin yabancı şirketlerin eline geçeceği yönünde düşüncelerdir. Yasa, yatırımcı petrol şirketleri ile Üretim Paylaşım Anlaşmaları imzalamalarına olanak tanımaktadır. Bu şekilde petrol şirketleri 15 ila 20 yıl arasındaki bir sınırlandırmayla Irak’ın herhangi bir bölgesinde petrol kaynaklarını işleyip yeryüzüne çıkarma olanağı elde etmektedir. Çıkan petrolün gelirini de ev sahibi hükümet ile paylaşacaktır.[6] Irak’ın petrolünün millileştirildiği düşünüldüğünde bu yasanın Irak petrollerini liberalleştirdiği görülmektedir.

    Petrol Yasası için ülkede çeşitli protestolar yaşanırken, bölgesel federe hükümetler kendi bölgelerindeki petrolü çıkartarak gelir elde etme yoluna gitmiştirler. 2012 yılının Mart ayında Irak Petrol Bakanlığı’nın yaptığı bir açıklamada 1989 yılından bu yana Irak petrolünün rekor seviyede ihracata imza attığı vurgulandı. Günlük 2 milyon 317 bin varil petrol ihraç ettiklerini belirten Bakanlık sözcüsü bu durumun hedeflerini büyüttüklerini de söyledi.[7]

    Irak Petrol Yasasının etnik azınlıklara tanıdığı bu hakları fırsat bilen kesimler kendi petrol yasalarını çıkartarak petrol kaynaklarında söz sahibi olmaya çalışmaktadırlar.[8] Kerkük petrolleri üzerinde söz sahibi olmaya çalışan Kürtler, aynı zamanda Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattına paralel üçüncü bir boru yapmayı da düşünmüşler ve bu durumda Irak merkezi hükümetini devre dışı bırakmayı amaçlamışlardır.

    19 Mart 2010 tarihinde süresi dolan Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı için 19 Eylül 2010’da Bağdat’ta imzalanan anlaşma ile koşullar iyileşmiş ve Türkiye ile Irak arasındaki boru hattından petrolün nakliyatı 15 yıllığına Türkiye’ye verilmiştir.[9] Ayrıca anlaşma metninde taşıma kapasiteleri ve varil başına fiyat da belirlenmiş olup, 2010 yılı için 22 milyon ton, 2011 yılı için 27 milyon ton, 2012 yılı için 32 milyon ton ve 2013 yılı için 35 milyon ton petrol akışı için anlaşmaya varılmıştır. Boru hattının mevcut taşıma kapasitesi 70,9 milyon tondur. 2010 yılında varil başına 1.18 dolar ödenecekken, zamanla bu fiyat azalacak olup 2013 yılında varil başına 1.09 dolar ödenecektir.

    Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattının yapılan anlaşmalarla petrol akışının devam etmesi her zaman istikrar içinde olmamıştır. Boru hattına yapılan sabotajlarla çıkar elde etmeye çalışan gruplar varlığını sürdürürken Irak’ın kuzey bölgesinde yeni bir borunun açılmasını isteyen gruplar mevcuttur. Türkiye’den Çalık Holding’in Irak kuzeyindeki petrollerin Silopi-Yumurtalık arasında mevcut hatta paralel yapılacak 640 kilometrelik bir hatla taşınması için Irak Hükümetine başvurulduğu belirtildi.[10] Ancak bu boru hattının Irak Merkezi hükümetini by-pass etmek için düşünüldüğü de eleştiriler arasındadır. Bu boru hattı ile Irak’ın kuzeyinde bulunan Kürt Bölgesel Yönetiminin elinin güçleneceği de yapılan yorumlar arasındadır.

    Irak’tan yapılan ithalatı Kerkük-Yumurtalık Boru hattı belirlediğinden bu boru hattının da önemi çok büyüktür. 2007 yılında boru hattının güvenliğinin sağlanması ile petrol ithalatında önemli artışlar yaşanmıştır. 2008 yılında petrol ithalatı 1,3 milyar doların üzerine çıkmıştır. BM tarafından Irak’a verilen izinler neticesinde 2010 yılında Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı ile taşınan ham petrol miktarı 132,278 bin varildir. 2011 yılı içerisinde de 147,175 bin varil ham petrol Türkiye tarafından taşınmıştır.[11]

    Tüm bu veriler, Irak’ın Türkiye açısından önemini gösterirken en çok dikkate çarpan Kerkük-Yumurtalık Boru hattı üzerinde yapılan sabotaj eylemleridir. 2003 yılında ABD’nin Irak’a girmesiyle başlayan güvenlik sorunları 2007 yılına gelindiğinde nispeten giderilmiştir. Ancak halen daha PKK terör örgütü tarafından bölgeye yönelik sabotajlar devam etmektedir. Boru hatlarının patlamaya maruz kalması sonucu Türkiye hem petrol gelirlerinden mahrum kalmaktadır hem de inşa işleri için fazladan para harcanmaktadır.[12]

    Bu noktada dikkati çeken unsur İsrail’dir. Bilindiği üzere Kerkük-Hayfa boru hattının kapatılmasının nedeni 1948 yılında İsrail devletinin kurulmasıdır. Bu tarihten sonra Hayfa limanı önemini yitirmiş, İsrail’de bölge gelirlerinden mahrum bırakılmıştır. Petrol rezervi bakımından dünya sıralamasında ikinci sırada yer alan Irak’ın petrollerinin İsrail üzerinden Akdeniz’e ulaşması üzerine çalışmalar yapılmış ancak bu istek gerçekleşmemiştir. Musul-Kerkük-Hayfa boru hatları 60 yıldır çalışmıyor. 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgali sonucu ABD’nin emri ile bu boru hatlarının tamir çalışmaları başladı. Hatta İsrail bu tahribatın giderilmesi için Türk müteahhitlere de başvurdu. Bu boru hatları tamir edilip çalışmaya başladığında, İsrail Hayfa limanına günde 5 milyon varil petrol taşıyacaktır. Bu projenin gerçekleşmesi durumunda da Kerkük-Yumurtalık Boru Hattına hiç gerek kalmayacaktır. Ancak burada dikkat çeken bir nokta ise boru hattının İsrail’e ulaşması için Suriye’den geçmesi gerekmektedir. Ancak Suriye ile Irak’ın arası sürekli bir gerginlik içerisindedir. Suriye ise şuan BM’nin ve diğer büyük güçlerin hedefi durumundadır.[13]

    Büyük Orta Doğu projesi olarak dillendirilen projenin ise İsrail’e petrol ulaştırılması olarak nitelendirilmekte ve bu noktada Suriye, Irak, Türkiye gibi ülkelerde çatışma ortamı yaratılmaktadır.




+ Yorum Gönder