+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Okul dersleri Forumunda Hz. yakup un kısaca hayatı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Hz. yakup un kısaca hayatı








    hz. yakup un kısaca hayatı nolur kısa olsun deftere yazacağım nolurrrrr







  2. Asel
    Bayan Üye





    hz. yakup un kısaca hayatı



    Hz. Yakup'un Hayatı

    Kenan diyârında, yâni Fenike denilen Sayda, Sûr ve Beyrut ile Filistin ve Sûriye'nin bir kısmından ibâret olan bölgede yaşayan insanlara gönderilen peygamber. İsmi Yâkûb olup İbrânice'de Saffetullah, yâni “Allahü teâlânın sâf ve temiz kıldığı kul” mânâsına gelmektedir. Diğer adı İsrâil olup “Allah'ın kulu” mânâsına gelmektedir. İbrâhim aleyhisselâmın küçük oğlu olan İshâk aleyhisselâmın oğludur. Hz. Yakup'un on iki oğlu vardı. Bu yüzden, onun on iki oğlunun torunlarına Benî İsrâil, yâni İsrâiloğulları denilmiştir. Oğullarından her birinin sülâlesine “Sıbt”, hepsine birden torunlar mânâsına gelen“Esbât” denir. Sonradan Yahûdî adı verilmiştir. Hz. Yakup'un neslinden birçok peygamber geldi: Mûsâ, Hârûn, Dâvûd, Süleyman, Zekeriyyâ, Yahyâ ve Îsâ aleyhimüsselâm bunlardandır.

    Hz. Yakup Şam'da veya Medyen'de doğdu. Onun Iys isminde bir kardeşi vardı. Çocukluğu babasının yanında geçti. Babası İshâk aleyhisselâm, Hz. Yakup için; “Yâ Rabbî! Neslimden peygamber geleceğini buyurmuştun. O vâdini bu oğlumdan zuhûr ettir.” diye duâ etti. Onun soyundan nice peygamberler göndermesi için Allah-ü teâlâya niyâzda bulundu.

    Hz. Yakup babasının vefâtından sonra annesinin tavsiyesi üzerine Harran'da bulunan dayısının yanına gitti. Orada uzun müddet kaldı. Dayısının büyük kızı Leya ile evlendi. Bu evlilikten Rabil, Şem'ûn, Lâvi, Yehûda, İsâhar ve Zablûn adlı oğulları ile Dînar isimli kızı doğdu. İbrâhim aleyhisselâmın bildirdiği dinde iki kız kardeşle evlenmek câiz olduğundan ilk evliliğinden yedi sene sonra dayısının küçük kızı Râhil ile de evlendi. Bu hanımından da Bünyamin ve Yûsuf adlı iki oğlu oldu. Belhe ve Zülfâ adlı iki câriyesi vardı. Belhe adlı câriyeden Dân ve Neftâle, Zülfâ adlı câriyesinden de Câd ve Âşir adlı oğulları doğdu. Böylece on iki oğlu oldu.

    Kırk sene kadar dayısının yanında kalan ve ona hizmet eden Hz. Yakupa Allah-ü teâlâdan vahiy gelip Kenan diyârı ahâlisine peygamber olarak vâzifelendirildiği bildirildi. Dayısından izin alarak hanımları, oğulları ve kendisine tâbi olanlarla birlikte Harran'dan ayrılıp Kenan diyârına geldi ve oraya yerleşti. Kendisi ve oğulları için evler yaptırdı. Bu sırada Yûsuf ve Bünyamin adlı oğullarının annesi olan Râhil vefât etti.

    Hz. Yakup insanları Hak dîne ve tek olan Allah-ü teâlâya inanmaya ve O'na ibâdet etmeye dâvet etti. Kenan diyârı ahâlisinden çok kimse ona îmân etti. Kenan diyârını idâre eden Şüceym bin Dâran isimli kral, Hz. Yakupa karşı çıktıysa da başarılı olamadı.

    Hz. Yakup anneleri vefât etmiş olan oğulları Bünyamin ve hazret-i Yûsuf'u diğer oğullarından çok seviyordu. Çünkü bu ikisi anne şefkâtinden mahrûm kalmışlardı. Hz. Yakup'un özellikle hazret-i Yûsuf'a karşı aşırı muhabbeti olduğu için onu bütün oğullarından üstün tutuyor ve yanından ayırmıyordu. Hazret-i Yûsuf yedi yaşındayken rüyâsında on bir yıldız, ay ve güneşin kendisine secde ettiklerini gördü. Bu rüyâsını babasına anlattı. Rüyâ tâbirini iyi bilen Hz. Yakup oğluna ileride büyük nîmetlere kavuşacağını ve kendisine peygamberlik verileceğini söyleyerek rüyâsını kardeşlerine anlatmamasını tavsiye etti.

    Hz. Yakup'un oğlu Yûsuf'a karşı aşırı muhabbet göstermesini kıskanan diğer oğulları onu haset ettiler. Hazret-i Yûsuf'a berâberce tuzak kurup onu öldürmek istediler. Babalarından korktukları için de ne şekilde kötülük yapacaklarını tespit edemediler.

    Daha sonra kendi aralarında konuşup Yûsuf aleyhisselâmı yol üzerindeki bir kuyuya atmayı kararlaştırdılar. Yûsuf aleyhisselâmı babalarından alıp, berâberlerinde götürebilmek için hîleye başvurdular. Yûsuf aleyhisselâmı alıp kıra götürdüler ve kervanların geçtiği yolun kenârındaki bir kuyuya attılar. Sırtındaki gömleğini çıkarıp kestikleri bir hayvanın kanıyla boyadılar. Akşam olunca da kanlı gömleği babalarına getirip; “Biz kırda yarış ederken, Yûsuf'u eşyâlarımızın yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş.” dediler. Hz. Yakup kana bulanmış fakat hiç yırtık ve çizgi bile olmayan gömleğe bakıp oğlu Yûsuf'u kurt yemediğini ve onun hayatta olduğunu anladı. Diğer oğullarına; "O kurdun Yûsuf'uma karşı şefkâti sizden fazlaymış. Vallahi bugüne kadar bu kurt gibi yumuşak huylu bir kurt görmedim. Oğlumu yemiş de sırtından gömleğini bile yırtmamış. Bu söyledikleriniz yalandır. Yûsuf'a ne ettinizse siz ettiniz. Fakat elimden ne gelir. Benim için sabr etmekten güzel bir şey yoktur” dedi. İçli içli ağlayıp, kalbini Allah-ü teâlâya bağladı ve oturdu. Yûsuf aleyhisselâmın ayrılığından dolayı üzülüyor, fakat bu üzüntüsünü kimseye bildirmiyor, hâlinden de kimseye şikâyette bulunmuyor, oğluna kavuşacağı günü hasretle bekliyordu. Hasret ve üzüntüsü sebebiyle ağlamasından dolayı gözlerine ak inmiş göremez olmuştu.

    Atıldığı kuyudan bir kervancı tarafından çıkarılan ve Mısır'a götürülerek bir köle diye satılan Yûsuf aleyhisselâm, Mısır Mâliye Nâzırı tarafından satın alındı. Mâliye Nâzırının sarayında özel olarak büyütülen Yûsuf aleyhisselâm, Nâzırın ölümünden sonra Mâliye Nâzırı oldu. Aldığı ekonomik tedbirler sâyesinde, yedi sene müddetle devâm eden kıtlık esnâsında Mısır halkının rahat ve refâh içinde yaşamasını sağladı.

    Hz. Yakup Bünyamin dışındaki oğullarını buğday ve erzak almak üzere Mısır'a gönderdi. Yûsuf aleyhisselâm onları tanıdı ve ikrâmlarda bulunarak erzak verdirdi. İkinci defâ gelişlerinde kardeşleri Bünyamin'i de getirmelerini söyledi. Onlar da ikinci gelişlerinde kardeşleri Bünyamin'i getirdiler. Kendi anne-baba bir kardeşi olan Bünyamin'i bir tedbirle yanında alıkoydu. Hz. Yakup'un oğulları üçüncü defâ Mısır'a gidince Yûsuf aleyhisselâm kendini onlara tanıttı. Gömleğini babası Hz. Yakupa gönderdi. Babasını ve bütün akrabâlarını da Mısır'a dâvet etti. Hz. Yakup gömleği yüzüne gözüne sürünce gözleri açıldı.

    Hz. Yakup oğlunun dâveti üzerine bütün akrabâsını alarak Mısır'a gidip oğlu Yûsuf aleyhisselâma kavuştu. Yûsuf aleyhisselâm babasına ve yanındakilere büyük ikrâmlarda bulundu. Kardeşlerini affettiğini bildirdi. Hz. Yakup oğlu hazret-i Yûsuf'a kavuştuktan sonra oğullarıyla birlikte on seneden fazla Mısır'da yaşadı. İyice ihtiyarlayınca oğullarını başına toplayıp, vasiyette bulundu. Oğullarından, tek olan Allah-ü teâlâya ibâdet edeceklerine dâir söz aldıktan sonra vefât etti. Oğulları cenâze namazını kıldılar. Vasiyeti üzerine Kudüs yakınlarındaki Halîl-ür-Rahmân'da bulunan babası İshak aleyhisselâmın yanına defnedildi. Rivâyete göre burada dört kabir vardır. Bunlar İbrâhim aleyhisselâma, İshâk aleyhisselâma, Sâre vâlidemize ve Hz. Yakupâ âittir.

    Hz. Yakup dedesi İbrâhim aleyhisselâma gönderilen kitaptaki (sahifelerdeki) emir ve yasakları insanlara tebliğ etti.




  3. Ziyaretçi
    Hz Yakup ne zaman doğdu kesin bir tarih yok, peki ne zaman öldü oda ayrı bir tarih karmaşası ama şöyle bir bilgiler var..

    İsrail oniki oğlunu uygun biçimde kutsadı. Kendisini Kenan Ülkesi'ndeki Makpela Tarlası'ndaki mağaraya gömmelerini istedi. İbrahim o mağarayı mezar yapmak üzere Hitit'lilerden satın almıştı. Yakup oğullarına verdiği buyrukları bitirince, ayaklarını yatağın içine çekti, son soluğunu vererek 147 yaşında halkına kavuştu.

    Yakup'un mumyalanması kırk gün sürdü. Yusuf Firavun'dan Kenan Ülkesi'ne gidip babasını toprağa vermek için izin aldı. Saray halkı ve Mısır'ın bütün ileri gelenleri cenazeye katıldılar. Şeria Nehri doğusunda ağıt yaktılar. Bu yere Mısırlıların Çayırı anlamında Misrayim adı verildi. Yakup arzusu üzerine Makpela Tarlası'ndaki mağaraya defnedildi..




  4. Ziyaretçi
    Ya’kûb (a.s)’in soyu, ishâk (a.s) vasitasiyle ibrahim (a.s)’a dayanmaktadir. O, ishak (a.s)’in ve ishak (a.s) da ibrahim (a.s)’in ogludur. Annesinin adi Refaka’dir. Kardesi Ays ile beraber, ikiz olarak dogmustur. Kardesinin ardindan dogdugu için ona Ya’kûb denmistir.

  5. Ziyaretçi
    Ay cok uzuldum olmus demek on seneden sonra

+ Yorum Gönder


hz yakup hayatı kısaca,  hz yakup un kısaca hayatı,  hz yakub un kısaca hayatı,  hz. yakupun kısa hayatı,  hz yakubun kısaca hayatı,  hz.yakubun hayatının özeti