+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Okul dersleri Forumunda Tarih öğrenimin önemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Tarih öğrenimin önemi








    tarih öğrenimin önemi nasıl olacak bu tarih öğrenimin önemi







  2. Asel
    Bayan Üye





    tarih öğrenimin önemi

    Bu dizi Yahudi tarihinin 4000 yılına temel bir bakış oluşturmak üzere tasarlanmıştır.

    Genellikle “tarih” lafı edildiğinde insanların çoğu soğuk soğuk terlemeye başlar.

    Orta öğrenim yıllarını hatırlarlar ve tarihi, sadece sınavlar için gerekli olan ve ardından hemen unutan adlar, tarihler, yerler ve olaylar ezberi ile özdeşleştirirler.Herhalde de bu yüzden Mark Twain “Okul öğrenimimin eğitimimle karışmasına hiçbir zaman izin vermem” dedi.

    Dolayısıyla Yahudi tarihinden bahsetmeye başlamadan önce neden tarih öğrenmemiz gerektiğini biraz konuşalım. Tarih nedir, ne değildir? Tarih öğrenmek ne işe yarar?

    Tarih her şeyden önce fikirlerin sınandığı alandır. Fikirlerden kuramsal olarak söz edebiliriz ama hangi fikirlerin doğru, hangilerinin yanlış olduğunu açıkça gösteren, geçen zamandır. Örneğin yüz yıl kadar önce bir komünistle bir kapitalist hangi sistemin dünyaya hakim olacağını tartışabilirdi ama yakın tarih bize komünizmin yıkıldığını ve kapitalizmin yoluna devam ettiğini gösterdi.

    Tarihten alınabilecek çok sayıda ders vardır. Hispano-Amerikan felsefeci George Santayana’nın dediği gibi “Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mahkumdur.”

    Tarih öğrenmenin temel nedeni insanların genellikle aşağı yukarı aynı olduğudur. Teknoloji değişebilir, dünyanın jeopolitik gerçekleri değişebilir ama insanlar aynı saçmalıkları tekrar tekrar yapma eğilimindedir. Geçmişten öğrenmediğimiz ve hatırlamadığımız ve bu dersleri geleceğe uygulamadığımız takdirde aynı yerlerde takılmaya ve aynı hataları defalarca tekrarlamaya mahkumuz.

    ÖZEL TEMA

    Yahudi tarihinde tema, hiç kuşkusuz budur. Tora’nın Devarim Kitabı’nda öğrettiği gibi:

    "Dünya tarihini hatırla; nesilsel çağları öğren. Babana sor, sana aktaracaktır, büyüklerine sor, sana söyleyeceklerdir. (Devarim 32:7)"

    Ancak Yahudilik bu sözcüklerin kastettiğinden daha fazlasını yapar. Yahudilik insanlık tarihine her yönden -ama özellikle ahlak ve kuşkusuz tarih yönünden- inanılmaz derecede devrimci olan bir fikri, tarihte eylem yapan bir Tanrı fikrini getirir. Bu hem devrimci bir fikir, hem de Yahudiliğin temel inançlarından biridir.

    Yaratıcı, Destekleyici ve Gözetmen bir Tanrı’ya inanıyoruz, yani dünyayı yaratıp Miami’ye (veya Bodrum’a) giden bir Tanrı değil, yaradılışa aktif olarak katılan Sonsuz bir Varlık.

    Evrendeki her şey Tanrı’nın kontrolündedir. Dolayısıyla tarih, bir varış yerine götüren kontrollü bir prosestir.

    Bunun anlamı; tarihi, sadece geçmişte yaptığımız hataları tekrarlamamak için, gitmemiz gereken bir yer olduğu için öğrenmek istiyoruz. Bir hedefimiz var. Bu, insanlık tarihinde inanılmaz derecede güç verici bir fikirdir, bir yere gidiyoruz, bir varış yerimiz var, bir bitiş çizgisi var.

    Aynı hataları tekrarlamamamız için bir başka neden var: bu varış yerine en kıza zamanda ve mümkün olduğunca kolay bir şekilde gitmek istiyoruz. Tarih, bizi oraya götürecek olan haritadır.

    Dolayısıyla bu dizide adlara, tarihlere, yerlere değil -bunları bilmek çok önemli olduğu halde- şekillere odaklanacağız.

    Okulda öğrendiğimiz tarih, gücün tarihidir. Büyük savaşlar, büyük imparatorluklar Burada ortaya çıkan, gürültü yapanların dikkat çektiğidir. Ama Yahudi tarihi gücün tarihi değildir. Fikirlerin tarihidir. Yüzeyin altındaki, olayların arkasındaki anlamlı, derin tarihtir.

    Dolayısıyla tarihe fikirlerin bakış açısından baktığımızda olayları tamamıyla farklı bir şekilde görürüz. Bu olayları değil, sadece olayları nasıl anladığımızı değiştirir. Dizi boyunca bunu akılda tutmak çok önemlidir. Aslında sözünü ettiğimiz, sahnelerin arkasındaki son sebep-sonuç senarıosudur.

    YAHUDİ TAKVİMİ

    Yahudi takvimi, dünyanın yaratılışı açısından fiziksel ve tinsel doruk olarak görülen Adam’ın yaratılışı ile başlar.

    Yaradılış (Bereşit) Kitabı’nın anlattığı gibi Adam yaradılış sürecinin altıncı gününde, ya da 5.760 yıl önce yaratıldı. (Saymaya İsa’dan itibaren başlayan Gregoryen takviminde 2000 yılı, Adam’dan itibaren saymaya başlayan İbrani takviminde 5760 yılıdır.) Yahudi takviminin o zaman başladığını söylerken, Adam’dan önceki yaradılış günlerinin 15 milıar boyunca yıl sürdüğünü belirtmekte bir mahsur görmüyoruz.

    Evren kavramının son derece eski olması Yahudiliğin Tora’yı anlama şeklinde bir sorun oluşturmaz. Bunun nedeni Tora’nın, dünyanın nasıl yaratıldığını tartışırken ilerleyen bir evrim sürecini açıkça gösterdiğidir: hiçbir şeyden bir şeye, enerjiden maddeye, fiziksel maddeye, sudaki hayata, balıklara, kuşlara, vb. Bu basitten karmaşığa ve en karmaşığa doğru -insana- giden bir evrim sürecidir.

    Darvin’in evrim teorisiyle sorunumuz rastlantı fikrinden kaynaklanır. Yahudilik dünyanın evrim gösterdiğine inanır ama bu, güdümlü bir evrimdir. Rastlantı, Yahudiliğin dünyanın nasıl işlediği kavramının etiğine aykırıdır. Yahudiliğin tarih kavramına aykırı bir şekilde işlediği de öyle.

    Tüm evrenin evrimi olsun, dünya gezegeninin tüm işleri olsun, hiçbir şey rastlantı eseri meydana gelmiyor. Ne denli önemsiz de olsak, rehberli bir yolculuk ediyoruz.

    Yahudilik Yahudi takviminin Adam’la başladığını söylese de Yahudi bakış açısından Adam’dan önce gelenlerin olduğunu söylemekte bir sorun yoktur: fiziksel olarak insanlara benzeyen hominid’ler, Cro-Magnon adamı, Neandertal, vb. Cro-Magnon’un kafatası Homo-sapiens’inkinden (yani Adam’ın torunları) daha büyüktü ama Cro-Magnon çok uzun bir süre boyunca pek fazla bir şey yapmadı.

    Diğer yandan Homo-sapiens şaşırtıcı oldu. İnsanlığın birkaç bin yıl boyunca neler yaptığını düşünürseniz, basit aletlerden metal kullanımına, uzay gemisine, nükleer güce ve bilgisayarlara, ne kadar hızlı bir şekilde ilerlediğimiz hayret vericidir.

    Adam kendisinden önce dünyada yaşayan diğer yaratıklar arasında benzersizdir; sadece öylesine şaşırtıcı şekilde yenilikçi torunların atası olduğundan değil, b’tzellem Elohim, “Tanrı’nın görüntüsünde” yaratıldığı için. Bunun anlamı, bir ruhunun -neşama-, yüksek, dinsel, entelektüel bir özünün bulunduğudur. Bu ilahi kıvılcım, biz insanların hepimizin sahip olduğu tanrısal bir şeydir.

    Adam tamamlandıktan sonra Tanrı -lafın gelişi- kozmik saatini alır, Adam’a uzatır ve şöyle der: “Şimdi dünya saatine geçiyoruz.” Bir gün, dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşü; bir yıl, dünyanın güneşin etrafından dönüşü, vb. olur. Tanrı’nın saatini 5760 yıl önce çıkardığını söylüyoruz. Bu, Yahudi kronolojisidir.

    Adam’ın ortaya çıkışı aşağı yukarı medeniyetin başlangıcına karşılık gelir . Tarihçiler ve antropologlar medeniyetin yaklaşık 5.500 yıl önce başladığını söyler ki, bu da Yahudiliğin Adam’ın yaratıldığını söylediği zamandır.

    Adam ve ondan hemen sonra gelenler -aralarından en önemlisi Avraam’dır- hakkında bildiklerimizi Tora’dan öğreniyoruz. Ancak Tora bir tarih kitabı olarak ne kadar güvenilirdir? Bu konuyu gelecek bölümde ele alacağız.




+ Yorum Gönder