+ Yorum Gönder
Vücudumuzu Tanıyalım ve Organlarımız Forumunda Diş, Dişin Yapısı ve Görevleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HARBİKIZ
    Moderator

    Diş, Dişin Yapısı ve Görevleri








    Diş, Dişin Yapısı ve Görevleri


    Diş (Latince dens, dentis), ağız boşluğu içinde bir uçları üst ve alt çene kemiklerinin alveol çıkıntıları içine gömülü diğer uçları ise serbest olan küçük kemik görünüm ve sertliğindeki oluşumların her biri olup çiğneme ve sesin söze dönüşmesi fonksiyonuna yardımcı olur.
    Diş, sindirim sisteminin başlangıcı olan ağızda bulunan, ana işlevi besinlerin mekanik sindirimini sağlamak olan organlardır. Mekanik sindirimin yanısıra fonasyon ve estetik işlevleri de mevcuttur.
    Hayvanlarda bu görevlerine ek olarak, saldırı, bir nesneyi taşıma ve savunmaya yardımcı olma gibi çok hayati görevleri daha vardır. Kuş cinslerinin pek çoğunda bu organ bulunmaz. Kuşlarda diş yerine, amacı mekanik sindirim olan "taşlık" mevcuttur.
    20 birincil diş (sütdişi veya dentes deciduii) genellikle bebek altı aylıkken çıkmaya başlar. Çocuk yaklaşık altı yaşına geldiğinde bunlar yerlerini kalıcı dişlere bırakmaya başlar. İlk çıkan daimi diş (dens permenante), altı yaş dişi olarak tabir edilen birinci molar dişlerdir. Daimi birinci azı dişlerinin üzerinde süt dişi olmadığı için, bu diş çıktığında 20 süt dişi de yerindedir. Bu diş ağızda çiğneme fonksiyonunun anatomik olarak merkezidir ancak çoğu zaman süt dişi sanıldığı için kolayca çektirilir. Akıl dişleri 18-20 yaşlarında çıkar.
    Yedi yaş civarında daimi kesici dişler süt dişlerinin altından sürerler. Daimi dişlenme genellikle en son kanin (dens caninus/köpek dişi) çıkmasıyla 13 yaş civarında sona erer. (16-20 yaş civarında çıkan 20 yaş dişleri yeni nesilde tam bir devamlılık arzetmediğinden onlardan ayrıca söz edilecektir.) Diş sürme zamanları her ne kadar matematiksel bir cetvel gibi verilse de kişinin kemik yaşıyla ilgili genetik bir olaydır ve zamanlama kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. En isabetli tahmini yapıp gelişim bozuklarını tespit etmek için bir dişhekimi veya ortodontist tarafından kemik yaşı tesbiti yapılmalıdır.
    20 yaşına gelmiş yetişkinlerin çoğunun 32 dişi vardır. Bazı kişilerde 20 yaş dişleri hiç çıkmayabilir veya oluşmayabilir. Dişler düzgün konuşmaya ve yüzü şekillendirmeye yarasalar bile asıl görevleri besinleri çiğnemektir.Kesiciler ve köpek dişleri lokmayı kesip parçalara ayırır, küçük ve büyük azı dişleri ise ezip öğütür.
    Diş minesi vücütdaki en sert madde olsa da besinlerin artıklarının ağızda uzun süre kalması sonucu, ağızda mevcut olan bakterilerin besin artığının içideki şekerleri fermente etmesiyle oluşan asit yüzünden aşınıp çürüyebilir.








  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Diş, Dişin Yapısı ve Görevleri:

    İnsanda ve hayvanlarda dişlerin temel görevi yiyecekleri kesip koparmak ve çiğneyerek öğütmektir. Ayrıca birçok hay*vanda bir savunma organı olan dişler insanda da bazı seslerin çıkarılmasında rol oynayarak konuşmaya yardımcı olur. Her dişte başlıca iki bölüm ayırt edilir: Dişetinin içine gömülü olan ve dişi çene kemiğine bağlayan kök bölümü ile dişetinden dışarıya taşarak ağzın içinde görülebilen taç bölümü. Diştacı ile kökün birleştiği bölüme ise boyun denir.
    Dişin temel maddesi, yapısı ve görünümüy*le fildişine benzeyen dentindir. Ama bu sarımsı ve sert dokuyu dişin ne taç, ne de kök bölümünde görebilirsiniz. Çünkü taç bölü*münde dentinin üstünü diş minesi denen çok daha sert, parlak ve beyazımsı bir madde kaplar. Bu koruyucu katman dişetinden daha aşağıya inmediği için, dentinin diş kökündeki bölümleri de seman ya da sement denen ince ve kemiksi bir katmanla örtülüdür. Dişin ortasında dişözü odacığı denen bir boşluk, bunun içinde de bağdokudan oluşan dişözü bulunur. Diş kökünün ucundaki bir delikten bu odacığa giren sinirler, kan ve lenf (akkan) damarları dişözünün içinde bir ağ gibi yayılır. Diş çürüklerinde, diş iltihaplarında ve dolgu yapmak için diş oyulduğunda duyulan ağrının nedeni bu sinir uçlarının varlığıdır.
    Bebeklerin hemen hepsi dişsiz doğar. Yak*laşık altı aylık olduklarında ilk dişlerini “çıka*rırlar”; iki-iki buçuk yaşına doğru da toplam 20 geçici diş (ya da sütdişi) yerini almış olur.
    Kalıcı dişler dişetinin içinde, sütdişlerinin altında oluşmaya başlar ve büyüdükçe ilk dişleri iterek bunların yerine geçer. Erişkin*lerde alt ve üstçeneye eşit olarak dağılmış toplam 32 tane kalıcı diş vardır. Her iki çenenin tam ortasında yer alan dörder diş (toplam sekiz diş) yiyecekleri kesmeye yara*dığı için kesicidiş olarak adlandırılır. Kesici -dişlerin iki yanında birer tane olmak üzere alt ve üstçenede toplam dört tane sivri köpekdişi bulunur. Geri kalan 20 dişin hepsi azıdişVûu. Bunlardan sekizi geçici azıdişlerinin yerini alan ve köpekdişlerinin hemen yanında olmak üzere her çenede dörder tane bulunan küçük azı’lardır. Büyük azı denen öbür 12 diş de küçük azıların yanında üçer üçer dizilir ve yiyecekleri öğütmeye yarar.
    Kalıcı dişler genellikle 6 ile 14 yaş arasında tamamlanır. Yalnız “akıldişi” olarak bilinen üçüncü büyük azıların çıkması 20-25 yaşına kadar gecikebilir; hatta bazılarında bu dört diş hiç çıkmayabilir. Geçici dişler arasında büyük azıların karşılığı ya da öncülü olmadığı için, bu 12 diş öbürleri gibi sütdişlerinin altında değil büyüyen çene kemiğinin gerisin*deki boşlukta gelişir.
    Diş ağrısının en sık karşılaşılan nedeni diş çürüğüdür. Dişler her yemekten sonra iyice fırçalanıp temizlenmezse küçük yiyecek kırın*tıları dişetine ve dişlere yapışıp kalır. Yiye-ceklerdeki şeker, ağza yerleşen bakteriler ve bu küçük canlıların ürettiği asit zamanla diş minesinin çürümesine yol açar. Şiddetli diş ağrısı ve ağız kokusuyla insanı rahatsız eden, zamanında tedavi edilmezse bütün sağlığı etkileyen bu çürüklerden kaçınmanın en basit önlemi her yemekten sonra dişleri fırçalamak ve görünürde hiç çürük olmasa bile kontrol için yılda iki kez diş hekimine gitmektir.

    Hayvanların Dişleri
    Hayvanların dişleri insanınkilere benzemediği gibi hemen her hayvan grubunun diş yapısı da birbirinden farklıdır; bu farklılık beslenme biçimlerinin değişik olmasından kaynaklanır. Kaplan ve kurt gibi yırtıcı hayvanların dişleri parçalamaya, sıçan ve kunduz gibi kemiricile*rin dişleri kemirmeye, sığır gibi otlayan hay*vanların dişleri ise öğütmeye uyarlanmıştır.
    Bütün hayvanlar arasında en büyük dişlere Afrika filinde rastlanır. Fildişi dediğimiz bu kesicidişlerin uzunluğu erkek fillerde bazen 3 metreyi, ağırlığı da 100 kilogramı bulur. Hayvan bu uzun dişlerini çok çeşitli amaçlarla kullanır: Yapraklarını yemek için ağaçları devirir, yiyebileceği yumuşak ağaç kabuklarını soyar, su bulmak için toprağı kazar ve düşmanları ile çarpışır.
    Kunduzlar ağaç gövdelerini iri kesicidişleriyle kemirirler. Mors ve yabandomuzunun uzun dişleri çok gelişmiş birer köpekdişidir. Atların azıdişleri ise geniş ve girintili çıkıntılı yüzeyiyle otları öğütmeye yarar. Hayvan yaş*landıkça dişetleri çekildiğinden dişleri daha uzun görünür; bu yüzden genç olup olmadığı*nı anlamak için atların dişine bakılır.
    Kedi, köpek gibi avcı hayvanların sivri ve uzun köpekdişleri avlarını daha kolay yakala*yıp ağızlarında tutmalarına yardımcı olur. Kaplumbağaların hiç dişi yoktur; bu görevi çenelerin kenarlarındaki sert, boynuzsu çıkın*tılar üstlenmiştir. Kurbağaların ise yalnızca üstçenelerinde diş bulunur. Yılanların dişleri geriye doğru kıvrıktır; böylece, hiç çiğneme*den bütün olarak yuttukları avlarını bir kez yakalayınca bir daha kolay kolay kaçırmazlar. Kobra gibi bazı yılanların dişlerinde ayrıca birer zehir kesesi vardır.
    Balıkların dişleri çok basittir; bazılarında yalnızca değişime uğramış pullardan oluşur. Bu hayvanların dişleri genellikle birkaç sıra halinde dizilmiştir ve ön sıradaki dişler dökül*düğünde bunların yerini arka sıradakiler alır. Köpekbalıklarının üçgen biçimindeki keskin ve sivri dişleri balıkları yemeye, vatozların yassı yüzeyli dişleri ise kabuklu deniz hayvan*larının sert kabuğunu kırmaya uyarlanmıştır. Turnabalığının dişleri menteşe gibi oynak bir yapıyla üst damağa bağlı olduğu için yutma sırasında geriye doğru kıvrılır, sonra yeniden eski konumuna gelir. Kılıçbalığının başının önündeki uzun “kılıç” da üstçene kemiğinin uzantısıdır ve üzerinde kesmeye yarayan diş*ler bulunur.
    Salyangoz gibi bazı yumuşakçalarda yüzler*ce küçücük diş dilin üstünde enine sıralar halinde dizilerek radula ya da dişlidil denen bir yapı oluşturur; böylece hayvan dilini bir rende gibi sürterek bitkileri kesip koparabilir.





  3. Zühre
    Devamlı Üye
    Dilin Yapısı ve Görevleri

    Dil (lingua, tongue), Ağız içinde bulunan ve 5 duyudan "tad alma" yı gerçekleştiren kaslardan yapılmış organdır. Ayrıca yiyecekleri çiğneme ve yutma işlemine yardım eder, insanlarda konuşmayı da sağlar.En çabuk kendini yenileyebilen organ olarak da tanınır.

    Fonksiyonları
    - Fonasyon. Konuşma seslerinin diğer fonasyon organlarıyla birlikte oluştutmaya yardımcı olur.
    - Tad alma: İnsan dilinin yer yeri farklı tadları hisseder. Dil ucu "tatlı" , ucun hemen arkası "tuzlu", dilin yanları "ekşi" ve arkası "acı" tadlarını hisseden algılayıcılar barındırır.
    -Besinleri ağızda çevirerek çiğnemeye yardımcı olur.
    -Besinleri yutulmak üzere boğaza gönderir.





  4. Zeynep
    Görevli Bayan Üye
    Dişler ağzımızda üst ve alt çenede bulunur.yediklerimizin mekanik sindirimini gerçekleştirir.ayrıca dişler yüz güzelliği içinde önemlidir.dişlerde bulunan diş minesi vücudun en sağlam yeridir.ancak dişler düzenli temizlenmediğinde çürürler.yetişkin bir insanın ağzında toplamda 32 diş mevcuttur.

+ Yorum Gönder