+ Yorum Gönder
Vücudumuzu Tanıyalım ve Organlarımız Forumunda Duyu Organlarımızın Görevleri Ve özellikleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Duyu Organlarımızın Görevleri Ve özellikleri








    duyu organlarımızın görevleri ve özellikleri hakkında bilgi







  2. HaKHaN
    Özel Üye






    Duyu Organlarımızın Görevleri Ve Özellikleri Neledir



    Duyu Organlarımızın Görevleri Ve Özellikleri.jpg
    Görme Duyusu
    Görme duyumuzun organı göz sese dayalı işitme organına göre ses hızının ışık hızına oranı denli hızlı olduğu gibi geniş bir algıdır Görüntü yolu ile algılanan nesne sayısı çok fazladır Yakın temas olmasa da çok uzaktan çevre hakkında bilgi verebilir Çok hızlı avcı hayvanların gözleri çok gelişmiştir Görüntü ise insana seslerden daha fazla bilgiyi iletir ancak ayrımlaştırması zordur Fotoğraf ile yazı arasındaki fark görsel gücü bize anımsatır Ne ki görmeyi tamamlamak için işitme ve dokunma duyularının çok kuvvetli olması gerekir Bakıp görmeme görmedeki ayrımlaştırmanın önemini vurgular Bakmak bütünseldir görmek ise ayrımlaştırma ile gerçekleşir Bakılan bir alanda aradığını görmek için aranılan şekli bilmek gerekir bu bilgi deneyimle sağlanır Görmenin olmadığı durumlarda insanların dokunma duyusu ve işitme duyusu daha da gelişir Dünyaya dokunarak yaşayan yılan görme duyusunun eksikliğini dokunma duyusunu daha da geliştirerek çözer ve dokunma duyusunu geliştirerek termal olarak; ısıyla algyarak görme eksiğini üstelik fazlasıyla giderir Teknolojinin gelişmesiyle gece görüşü elde etmek için dokunma duyusu gibi ısıyla algılayan termal dürbünler yapılmıştır

    İşitme duyusu
    Kulak kepçesiyle toplanan ses dalgaları kulak yolundan kulak zarına gelir ve kulak zarını titreştirir Zarın titreşimleri kulak kemikcikleri tarafından kuvvetlendirilip oval pencereye iletilir
    Oval penceredeki ses titreşimleri dalız içindeki sıvı ile salyangozdaki sıvıya geçer
    Ses titreşimleri salyangozdaki sıvıdan işitme duyu hücrelerine oradan da sinirlere aktarılırlar
    Sinirier tarafından alınan ses beyne iletilir ve işitme sağlanmış olur:

    Kulak kepçesi >> Kulak yolu >> Kulak zarı >> Örs çekiç üzengi >> Oval pencere >> Dalız >> Salyangoz >> İşitme sinirleri >> Beyindeki işitme merkezi

    İşitme duyusu ile gözün algılayamadığı durumlarda çevredeki değişiklikleri belirten çevre hakkında bilgi almamızı sağlarız ana organı kulaktır ve ağız ile bağlantısı vardır Ses hızına bağlı olarak titreşim algılanır İnsan 16 ile 16 bin desibel arasında işitirken kediler daha üst frekanslarda köpekler ise daha alçak frekanslarda işitebilirler Kimi canlılarda yüksek ultrasonik hızlar kullanılır İşitme Avcı hayvanlarda çok gelişmiştiryarasa gibi kulakları çok gelişmiş canlıların gözleri az görür Seslerin ayrımlaştırılması birbirinden ayrılması çok önemlidir ortama sağlanan uyum giderek sesleri ayrımlaştırırak bir senteze varmamızı kolaylaştırır İşitme duyusu az olan canlılar dokunma ve görme duyusu ile işitmenin eksiğini gidermeye çalışırlar ki seslerin havadaki ritm etkisi dokunma duyusu ile giderilebilmeye uygundur Ne ki işitme ayrımlaştırılamadığında bir ses bir gürültüdür Çağlayan sesini yıkılan kaya sesinden ayırmak için bilgi gerekir Bu bilgi deneyimle kazanılır Genelde gördüğümüz bir duyunun kaybı ile diğerlerinin daha çok çalıştığı ve birinin fazla gelişmesiyle diğerlerinin görevi ona terk ettiğidir Görme duyusu çok kuvvetli olanların işitmesinin diğerlerine göre az olması salt bir teori değildir



    Koku Duyusu

    Öbür işlevlerinin yanı sıra burnun temel görevlerinden biri de kokuları ayırt etmektir Koku alıcıları denen özel sinir hücreleri burnun içinde organın tam tepesine ve gerisine rastlayan bölümde bir katman oluşturacak biçimde yerleşmiştir Burada yaklaşık bir posta pulu büyüklüğünde yer kaplayan 5 milyon kadar koku hücresi bulu*nur Bazı nesnelerin sözgelimi bir gülün ya da yanan bir kömür parçasının kokulu olması havaya küçük parçacıklar yaymasından ileri gelir Normal olarak soluk alırken burun deliklerimizden giren havanın çoğu doğrudan boğazımıza gittiği için çok az koku alırız ya da hiç almayız Oysa burnumuzu kokulu bir cisme yaklaştırıp havayı iyice içimize çektiği*mizde burnun içindeki dokular açılıp genişleyerek duyu hücrelerinin bulunduğu üst bölü*me daha çok hava gitmesini sağlar Böylece koku parçacıkları çevreye dağılmadan bu hücrelere ulaşır; burnun içindeki hücrelerin salgıladığı sümüksü maddede (mukusta) çö*zünür ve kokunun türüne göre belirli hücrele*ri uyarır Bu durumda kokuyu olanca keskinliğiyle algılayabiliriz Kokunun kaynağına ne kadar yaklaşılırsa havadaki koku parçacıkları da o kadar yoğunlaşır İnsanların biraz çaba göstermekle 3000'in üstünde kokuyu tek tek ayırt edebilecekleri sanılıyor
    Yaşamını sürdürebilmek için avlanmak ya da daha güçlü düşmanlarına yem olmamak için sürekli çevresini kollamak zorunda olan hayvanların koku duyusu insanlarınkinden çok daha güçlüdür Rüzgârın esiş yönü uygun olduğunda bir geyik 800 metre ötedeki bir avcının kokusunu alabilir Köpekler bir tavşa*nın ardında bıraktığı hafif kokuyu ya da koşarken ezip geçtiği otların kokusunu alarak iz sürebilirler Koku duyusu bu kadar geliş*memiş olan insan üstelik duyduğu kokulara kolayca alışır Hafif bir kokuyu birkaç dakika kokladıktan sonra artık o kokuyu duymaz oluruz.

    Tat Duyusu
    Tat alıcıları ağzın içinde tat tomurcukları denen küçük hücre kümeleri halinde toplan*mıştır Bu tomurcukların çoğu dilin üzerinde bulunur; bir bölümü de ağız boşluğunun içine ve boğazın gerisine doğru dağılmıştır Erişkin bir insanda her biri yaklaşık 30 duyu hücre*sinden oluşan 9000 kadar tat tomurcuğu vardır Çocuklarda bu sayı daha fazladır
    Yiyecek ve içecekler tatlı tuzlu ekşi acı gibi dört temel tadın ve çeşitli kokuların bir karışımıdır Aslında yiyeceklerin tadı daha çok kokularla belirginleşir Üşüttüğümüz için burnumuz tıkalı olduğunda yiyeceklerin ko*kusunu alamayız bu yüzden yiyip içtiklerimiz bize tatsız gelir Katkısız şekerli suyun tadın*dan da pek hoşlanmayız ama içine biraz çilek kokusu katıldığında bu içeceğin "tadı değişir" ve hoşumuza gider.
    Ağzımızda değişik tatları algılayabilen ayrı ayrı tat tomurcukları vardır Tatlıya ve tuzluya duyarlı olan tomurcuklar en çok dilin ucunda ekşiye duyarlı olanlar iki yanında acıya duyarlı olanlar ise arka bölümünde toplanmıştır.

    Dokunma Duyusu
    Bir cismin nerede bulunduğunu biçimini dokusunu örneğin sert mi yumuşak mı pürtüklü mü yoksa kaygan ya da yapışkan mı olduğunu dokunma duyumuzla anlarız Dış dünyayı ve nesneleri tanımamızda çok önemli rol oynayan bu bilgiler bütün vücudumuzu saran derideki duyu sinirleriyle beynimize ulaşır Ama vücudumuzun her noktası bu açıdan aynı duyarlıkta değildir Örneğin kolumuzun üst bölümünde hafifçe dolaştırılan ince bir tüyü bazen hiç hissetmeyebiliriz.

    Çünkü deriye gömülü olan dokun*ma alıcıları yani duyu sinirlerinin uçları bu bölümde oldukça seyrektir ve deriye değdirilen tüy bu alıcıların bulunmadığı yerlere rastlayabilir Oysa ellerimizdeki ve yüzümüzdeki alıcılar birbirine çok yakın gruplar halin*de kümelenmiştir; özellikle parmak uçların*daki derinin her santimetre karesinde 150'den çok dokunma alıcısı bulunur.





  3. Zeynep
    Görevli Bayan Üye
    Beş duyu organımızın olduğunu biliyoruz.duyu organlarımız sayesinde görebiliyor,iştebiliyor,hissedebiliyor,tat alabiliyor ve kokuları algılayabiliyoruz.




+ Yorum Gönder