+ Yorum Gönder
Biyografi ve Osmanlı Biyografileri Forumunda Abdullah tukay kimdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Aycan
    Devamlı Üye

    Abdullah tukay kimdir








    Abdullah tukay hakkında bilgi ve resim


    Abdullah tukay hakkında bilgi ve resim1.jpg


    Abdullah Tukay, 14 Nisan 1886 tarihinde, Kazan şehrine bağlı Meñger ilçesinin Kuşlavıç köyünde, yedi kuşaktır imam olan köklü bir ailede doğmuştur. Babasının adı Muhammet Arif, annesinin adı Memdude Hanım’dır. Abdullah Tukay, doğduktan beş ay sonra babasını, üç yıl sonra da annesini kaybetmiştir. Yetim ve öksüz kalan Abdullah Tukay’ı akrabalarından kimse istememiş ve bu yüzden elden ele dolaşmak zorunda kalmıştır. Bu sebeple Abdullah Tukay’ın çocukluk yılları sevgiden mahrum olarak, yoksulluk ve sıkıntı içerisinde geçmiştir.


    Abdullah Tukay, nihayet dokuz yaşındayken evlatlık olarak verildiği aileden alınarak Azize adlı halasının yanına, Uralsk (Cayık) şehrine götürülür. Abdullah Tukay halasının yanında toplam on iki yıl kalmıştır. Eniştesi Ali Asgar Efendi onu Cayık’taki Mutiullah medresesine gönderir. Abdullah Tukay ayrıca bu medreseye komşu olan Rus sınıfına da devam eder. Abdullah Tukay, daha sonraları, şiirlerinde bu medresede geçen yıllarını “esaret hayatı” şeklinde tasvir etmektedir. Fakat, Mutiullah Medresesi, Abdullah Tukay’ın edebî şahsiyetinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Çünkü bu medrese, eski usulde eğitim veren diğer medreselere göre yeniliklere açıktır. Öğrenciler, İstanbul’dan gelen günlük gazeteleri ve dergileri takip etme ve medresenin yanındaki Rus sınıfına da okuma imkanına da sahiptirler.










  2. Aycan
    Devamlı Üye





    Abdullah Tukay’ın Eserleri



    Abdullah Tukay, iki cilt tutarındaki şiirlerinin yanı sıra, fıkra ve siyasi makaleler de yazmıştır. Fikir, Yuldız, El-Islah, Kuyaş ve Turmış gazeteleri ile, El-Asr’ül-Cedit, Terbiyet’ül-Etfal, Añ, Yeşin, Yalt-Yult ve Mektep gibi dergilerde yayımlanan şiir ve nesirleri, 1907’den 1917 yılına kadar geçen zaman içerisinde risaleler halinde 55 defa basılmıştır. 1906 ile 1913 yılları arasında çıkan söz konusu gazete ve dergilerde 214 şiir ve nesri yer almıştır. Abdullah Tukay, şiir ve nesirlerinin bir kısmında “Şüreli”, “Gümbirt”, “Kızganıçlı”, “İmam Hatip”, “İmzasız da Yararetdinov”, “Kefiştatıyuş”, “Dubirnuş”, “Biçura”, “Tenkıyt Süyüçi”, “Biik Usal”, “T.G.T.” gibi müstear adları kullanmıştır.



    Abdullah Tukay’ın şiirleri 1917 yılından önce risaleler şeklinde, ihtilalden sonra ise daha hacimli olmak üzere Rusça’ya çevrilmiş; Kırım, Kazak, Kırgız, Özbek, Başkurt, Uygur ve Çuvaş Türkçelerine aktarılmıştır. Ancak, Abdullah Tukay hayattayken bütün şiir ve nesirlerinin toplandığı yayınları görememiştir. Şiirlerinden seçmelerin oluşturulduğu ilk eser yayıma hazırlanırken hastanede yatmaktaydı. 14 Mart 1913’te kaleme aldığı “Uyangaç Birinçi İşim” başlıklı yazısında vaat ettiği 400 sayfalık şiir kitabı kendisi öldükten sonra, 1914 yılında yayımlanmıştır. Şiir ve nesirlerinin toplu yayını ise Latin harfleriyle 1929-1931 tarihleri arasında üç cilt olarak; Kiril harfleriyle 1948-1949 tarihleri arasında iki cilt olarak; 1955-1956 tarihleri arasında dört cilt olarak; 1976 yılında dört ve son olarak da 1985 yılında beş cilt olarak yayımlanmıştır..



    Abdullah Tukay’ın Şiirleri



    Pek çok şair, şiire aşk şiirleriyle başlamasına rağmen, Abdullah Tukay ilk şiirlerinde sosyal temaları işlemiştir. Abdullah Tukay’ın eserleri www.alasayvan.net arasında aşk şiirlerinin sayısı azdır. Abdullah Tukay’ın aşk şiirlerindeki temel espri dert ve ıstıraptır. Fuzulî’nin şiirlerinde olduğu gibi, Abdullah Tukay’ın aşk şiirlerinde de ıstırap estetik bir unsur olarak yer almaktadır.



    Abdullah Tukay, en güzel aşk şiirlerini, Kazan’da tanıyıp aşık olduğu Zeytune Mevludova adlı bir bayan için yazmıştır. Edebiyata meraklı bir genç kız olan Zeytune Hanım, Abdullah Tukay’ın şiirlerini büyük bir zevkle okumakta, beğendiği eserlerin şairiyle tanışmak ve onunla yakınlaşmayı istemektedir. Ancak, çocukluğundan itibaren aile hayatı yaşamayan ve kızların bulunduğu ortamlardan uzak kalmış olan Abdullah Tukay bütün bayanlara karşı olduğu gibi Zeytune Hanım’a da -aşık olsa bile- çekingen davranmakta ve ondan uzak durmaktadır.



    Zeytune Hanım ve ailesinin Kazan şehrinden ayrılmaları üzerine; bu ayrılığın ve sevgiliye içini açamamasının hüznüyle Abdullah Tukay “Kızık Gıyşık” (Tuhaf Aşk) adlı şiirini yazmıştır. Bu şiir 17 Haziran 1908 tarihinde El-Islah gazetesinde “Mecnun” imzasıyla yayımlanmıştır. Bu şiir, Abdullah Tukay’ın psikolojisinin bizzat kendisi tarafından yapılmış güzel bir tasviri ve tahlilidir.



    Abdullah Tukay’ın 1909 yılından sonra yazdığı aşk şiirlerindeki anlam ve ruh değişir. Ümitsizlik, bezginlik söz konusu şiirlerin hareket noktası olmuştur. 29 Kasım 1910 tarihli Vakit gazetesinde yayımlanan “Üzilgen Ümit” www.alasayvan.net (Kesilen Ümit) adlı şiiri, insanı ağlatacak kadar samimi söyleyişlerle örülü; kederin yoğunluğu karşısında şaşkınlığa düşürecek kadar ustaca kaleme alınmış başarılı bir manzumedir. Toplum içerisinde yaşayan insanın kalabalıklar arasındaki yalnızlığına, kader karşısındaki aczini, kısacası hayat denilen trajediyi dile getiren şair, artık dünyaya yabancı bir ferttir. Söz konusu şiiri okurken, “Hayat hissedenler için bir trajedi, düşünenler için bir komedidir” diyen şaire hak vermemek mümkün değildir.




+ Yorum Gönder