+ Yorum Gönder
Biyografi ve Osmanlı Biyografileri Forumunda Gazi Giray Han II - Kimdir Kısaca Hayatı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HARBİKIZ
    Moderator

    Gazi Giray Han II - Kimdir Kısaca Hayatı








    Gazi Giray Han II yaşamıyla alakalı bilgiler


    gazigirayhani2.jpg
    Gazi Giray Han II Kırım hanlarından. Devlet Giray’ın oğludur. Mehmed Giray’ın hanlığı zamânında Özdemiroğlu Osman Paşa kuvvetleri safında İran seferine katıldı ve büyük yararlıklar gösterdi. Bu seferde İranlılara esir düştü ise de bir yolunu bularak kaçmaya muvaffak oldu. İstanbul’a geldiği sırada, birâderi İslâm Giray’ın vefâtı vukû buldu. Kırım Hanlığına tâyin edilerek memleketine gönderildi (1588). Kırım hânı olarak ülkesine dönen Gâzi Giray, kardeşi Fetih Giray’ı Kalgaylık ve diğer kardeşi Adil Giray’ın oğlu Baht Giray’ı Nûreddînlik makâmına getirdi. Gâzi Giray, 1593 ve 1594 yıllarında, dâvet üzerine iki defâ Avusturya Seferine katıldı. Lehistan içlerinden geçerek süratle orduya yetişen Gâzi Giray, bu iki seferde de mühim yararlıklarda bulundu. 1596 Eğri Sefer-i Hümâyûnunda ise kendisi Eflâk’ta kalarak kardeşi Kalgay Fetih Giray’ı büyük bir kuvvetle yardıma gönderdi.
    Eğri muhârebesinde büyük hizmeti görülen Fetih Giray, Veziriâzam Cağalazâde Sinan Paşanın tavsiyesiyle Kırım hanlığına tâyin edildi. Ancak Gâzi Giray Han bu tâyine usûlsüz olduğu gerekçesiyle karşı çıktı ve Kefe’ye geldi. Bu arada Tatarların ileri gelenleri de Gâzi Giray’dan memnun olduklarını belirterek yerinde kalmasını istediler. Nihâyet Cağalazâde Sinan Paşanın yerine geçen Vezîriâzam İbrâhim Paşa, Gâzi Giray’ı tekrar Kırım Hanlığına tâyin ettirdi (1597).
    Gâzi Giray, bu ikinci hanlığında birincide olduğu gibi devlete bağlılığı ve tebaası üzerindeki sevgi ve otoritesi ile memleketi iyi idâre etti. Savaşlara katıldı ve büyük hizmetlerde bulundu. Vakarlı ve ciddî bir zât olan Gâzi Giray’la temas edenler, kendisinin ilim ve fazîletini övmektedirler. Şâirliği de meşhur olup, Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazdı. Memleket müdâfaası için yıllarca serhatlarda kalan ve düşmanla çarpışan Gâzi Giray’a, bu hizmetlerine karşılık olarak Silistre sancağı dirlik olarak verildi. Ayrıca otuz bin altın cep harçlığı ihsân olundu.
    1608 Martında tâundan vefât eden Gâzi Giray, Bahçesaray’da babasının yanına defnedildi. Hanlığı 20 seneden fazladır. Gâzi Giray’ın Avusturya Seferi esnâsında kendi el yazısıyla pâdişâha takdim edilmek üzere Hoca Sâdeddîn Efendiye göndermiş olduğu 1598 târihli bir gazelinin ilk ve son beyitleri:
    Biz mücâhid kulunuz terk ederiz cân ü seri
    Pâdişâhım ne diyem, sonra duyarsın haberi
    .
    Azmeder oldu gazâyı, sefere Sultânım
    Kıl ana hayr-ı duâ, ol da kulundur iş eri








  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Gazi Giray Han II sanat yaşamı hakkında bilgiler
    Başarılı bir devlet adamı ve asker olmasının yanında iyi bir şair ve besteci idi. Ayrıca hattattı. Sanatçıları, bilginleri korumuş; çok değerli saz eserleri bestelemiştir. Peşrevleri, saz semaileri bugün hâlâ sık sık çalınır. Hüzzam peşrevi, mahur peşrevi ile saz semaisi, bayatîaraban peşrevi, şedaraban saz semaisi Klasik musiki repertuarının en güzel saz eserleri arasındadır. Eski mecmualarda adı "Tatar" diye geçer. (Gazayî) mahlası ile bir çok şiir yazmıştır.

    Şiir yazan Girayların içinde en meşhuru Bora Gazi Giray Han'dır. Uzun zaman İran'da esir kalan Bora Gazi Giray Han, mükemmel bir medrese tahsili görmüştür. Gazi Giray'ın Farsça rubaileri olduğu gibi, gazelleri de Osmanlı şairlerinin gazelleri kadar mükemmeldir. Gazi Giray Han'ın Kıpçak Türkçesi ile yazdığı şiirleri de vardır. Osmanlılarla beraber Avrupa seferine katılan Bora Gazi Giray'ın oradan padişaha yazdığı manzum mektuplar da çok meşhur olmuştur. 1607 yılında vefat eden Bora Gazi Giray Han'ın şiirleri, bir divançe halinde İsmail Hikmet Ertaylan tarafından basılmıştır.

    Râyete meylederiz kâmet-i dil-cû yerine
    Tuğa dil bağlamışız kâkül-i hoş-bû yerine

    Gazi Giray Han mûsikîde olduğu kadar klâsik Türk şiirinde de önemli bir şahsiyettir. Bilhassa devrinin diğer şairlerinden (Epik) mahiyetteki şiirleriyle ayrılır. Ayrıca mesnevi tarzında yazdığı (Gül ve Bülbül) isimli eseri, mektupları, devrin alimlerinden Kefeli Hüseyin Efendi'ye yazmış olduğu manzum ve mensur münşeatı(mektupları) önemlidir.

    Padişah tarafından sefere memur olunduğunda gönderdiği manzum mektup:

    Bir mücahid kulunuz bezlederiz cân-u teni
    Padişahım ne diyem sonra duyarsız haberi
    Kaçmayız tir-ü teberden çalışub din yoluna
    Ol benim boynuma ger var ise ânın zararı
    Biz de ikdâm ederiz varmaya bir gün ileri
    Geri kalmaz ânı bil, her kim ola cenk eri
    Macerâ-yı seferin derdini şerh eyler isem
    İstima edene tesir eder ol gam haberi
    Azmeder oldu gaza-yı sefere sultanım
    Kıl ana hayır dua, işte kulundur iş eri.




+ Yorum Gönder