+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda .Kasr-ı Şirin Antlaşmasının (1639) önemi nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HAYAT
    Devamlı Üye

    .Kasr-ı Şirin Antlaşmasının (1639) önemi nedir








    .Kasr-ı Şirin Antlaşmasının (1639) önemi nedir?

    Bu antlaşma ile Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde çizilmiş ve günümüze kadar fazla değişmeden gelmiştir.







  2. Bilge Kağan
    Devamlı Üye





    Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması

    Türkiye-İran hududunu tespit eden Osmanlı-Safevî Antlaşması. Osmanlı Sultanı Dördüncü Murad Hanın 24 Aralık 1638’de Safevîler’den Bağdat’ı geri almasıyla, İran sulh istedi. Osmanlı Devleti'ni Veziriâzam ve Serdâr-ı Ekrem Kemankeş Kara Mustafa Paşa, Safevîleri de Sarı Han başkanlığındaki İran heyeti temsil ediyordu. 14 Mayıs'ta başlayan müzakereler neticesinde, 17 Mayıs 1639’da antlaşmaya varıldı. Osmanlı Sultanı ve İran Şahı tarafından tasdik edilen Kasr-ı

    Şirin Antlaşmasına göre:

    1) Bağdat, Basra, Kerkük ve Doğu Anadolu, Osmanlı Devletinde kalacaktı.

    2) Revan, Safevî Devletinin olacaktı.

    3) Kotor, Mokur ve Kars taraflarındaki kaleler, iki tarafça da yıkılacaktı.

    4) Safevîler, İran’da, Eshâb-ı kirama, İslâm âlimlerine ve eserlerine sövülmesini yasaklayacaklardı.

    Kasr-ı Şirin Antlaşmasının maddeleri, hemen hemen bugünkü Türkiye ile İran devletlerinin hududunu tespit mahiyetinde olduğundan önemlidir. Kerkük, Basra, Bağdat ve Revan dışındaki Türkiye-İran hududu, bu antlaşmaya göre bugüne kadar aynen kalmıştır. Kasr-ı Şirin Antlaşması tasdik edildikten sonra, iki taraf da hediyeleşip, karşılıklı heyetler gelip gitmiştir.

    Kasr-ı Şirin Antlaşması

    Bugünkü İran sınırımızın çizildiği, Osmanlı Devleti ile İran arasında imzalanan antlaşmadır.

    Osmanlı-İran Savaşları, İran Şahı I. Abbas'ın ölmesi ve IV. Murad'ın tahta çıkarak yönetimi ele almasıyla Osmanlı Devleti'nin lehine gelişmiştir. Sultan IV. Murad 1635'de Revan (Erivan) ve Bağdat'ı geri aldı. İran'ın barış istemesi üzerine Hulvanrud Irmağı'nın kıyısında bulunan Kasr-ı Şirin'de bir antlaşma imzalandı.

    Antlaşma gereğince;

    - Bağdat, Bedre, Hassan, Hanıkin, Mendeli, Derne, Dertenk ile Sermenel'e kadar olan alanlar Osmanlılara'a bırakılacaktı.

    - Derbe, Azerbaycan ve Revan İran sınırları içinde kaldı.

    İran'ın kuzey sınırı, Kars, Ahıska ve Van Osmanlı topraklarında kalacak biçimde belirlendi. Sınırın her iki taafında kalan kalelerin ve istihkamların yıkılması öngörüldü. Antlaşmanın sonuna eklenen bir madde ile İran'da, ilk üç halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman) ile Hz. Muhammed'in eşi Hz. Ayşe'ye hutbelerde "seb ve lanet" edilmemesi koşulu kondu. Bu antlaşma 1722 yılına kadar yürülükte kaldı ve 1723'te başlayan savaş sonrasında 1747'de yeniden yürülüğe konuldu.




  3. Ziyaretçi
    en önemlisi bu
    kasr-ı şirin antlaşması ile gargamel artık şirinleri rahatsız etmiyecekti.




+ Yorum Gönder


kasrı şirin antlaşmasının önemi,  kasrı şirin antlaşması önemi,  kasr-ı şirin antlaşmasının önemi,  kasr ı şirin antlaşmasının önemi,  kasr ı şirin antlaşması önemi,  kasrı şirin antlaşmasının önemi nedir