+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Osmanlı Padişahları - Fatih Sultan Mehmed Hân Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Osmanlı Padişahları - Fatih Sultan Mehmed Hân








    Osmanlı Padişahları - Fatih Sultan Mehmed Hân

    fatihsultanmehmedhn.jpg
    Padişahlık Sırası
    7
    Salnatı
    31Yıl
    Cülüsu
    I. 1444 II. 18 Şubat 1451
    Babası
    Sultan İkinci Murâd Hân
    Annesi
    Hatice AlimeHuma Hatun
    Doğumu

    30 Mart 1431
    Vefâtı
    3 Mayıs 1481
    Kabri
    İstanbul Fatih Camiî yanında Türbesinde'dir
    Osmanlı pâdişâhlarının yedincisi. İstanbulâÂ?Â?un fâtihi olup,İkinci Murad Hanın oğludur. 30 Mart 1431 (H. 833) Pazar günü EdirneâÂ?Â?de dünyâya geldi. Annesi Candaroğulları âilesinden Hadîce Alîme Hümâ Hâtundur. Küçük yaşta tahsiline ve yetişmesine çok ehemmiyet verilen Şehzade Mehmed devrin en mümtaz alimlerinden ilim öğrendi. İlk hocası Molla YeganâÂ?Â?dı. Meşhur din ve fen âlimi olup zâhirî ve bâtınî ilimlerde mütehassıs Akşemseddîn hazretleri şehzâdenin her şeyi ile bizzat ilgilendi. 12 yaşına gelince devlet idâresini öğrenmesi için EdirneâÂ?Â?den ManisaâÂ?Â?ya vâli olarak gönderildi. Kısa bir süre sonra babası tarafından tahta çıkarıldı. Ancak bundan faydalanmak istiyen yeni bir Haçlı ordusu 1444 Eylülünde Türk topraklarına girdi.Vaziyetin ciddiyetini anlayan Sultan Mehmed yazdığı mektupla babasını yeniden saltanata dâvet etti. Bâzı rivâyetlerde bu taleb üzerine, bir kısım rivâyetlere göre de, durumun vehâmetini takdir eden İkinci Murad, kendi reyi ile İstanbul Boğazından AvrupaâÂ?Â?ya geçerek EdirneâÂ?Â?ye geldi. Derhal idâreyi ele alarak VarnaâÂ?Â?ya hareket etti.

    Gerek Avrupa devletlerinin hasımca davranışları, gerek AnadoluâÂ?Â?daki Türk beyliklerinin nizâmı bozucu hareketleri, devleti çok sarsmıştı. 1444 Varna Zaferi ile Osmanlı Devletinin temelleri tam olarak sağlamlaştırılmış oldu
    1451 târihinde babası İkinci MuradâÂ?Â?ın vefâtı üzerine İkinci Mehmed, ikinci defâ Osmanlı tahtına oturduğunda 19 yaşındaydı. Daha önceden saltanat tecrübeleri olduğu gibi, babasının yanında seferlere de katılmış ve çok iyi bir kumandan olarak yetiştirilmişti. Saltanat değişikliği dolayısıyla fırsat kollayan Karamanoğulları üzerine bir sefer yaptıktan sonra, artık kangren hâline gelen Bizans meselesini halletmek üzere bütün ağırlığını bu konuya verdi.Rumeli Hisarını yaptırıp, Yıldırım BâyezîdâÂ?Â?in karşı kıyıda yaptırdığı Anadolu Hisarı ile berâber boğazı kestikten sonra, 1452-1453 kışını EdirneâÂ?Â?de harp hazırlıkları ile geçirdi.
    Rumeli Hisarının inşâ plânının bizzât Pâdişâh tarafından çizildiği rivâyeti kuvvetlidir. Hisarın kerestesi İzmitâÂ?Â?ten, kireci Şile bölgesinden getirildi ve yapımında 1000 taşçı ustası, 5000 işçi, 10.000 civârında yamak çalıştırıldı. Vezirler sırtlarında taş taşıyarak hisarın yapılmasına hizmet ettiler.Ayrıca bâzı burçların yapım masrafını işçi ücretleri dâhil vezirler üzerine aldılar.Rumeli HisarıâÂ?Â?nın inşâsı esnâsında Bizans İmparatoru elçi göndererek, âÂ?Â?kendi toprakları üzerine kale yapılmasının dostluğa ve ahde vefâya uymadığınıâÂ? bildirdi. Bunun üzerine Fâtih SultanMehmed elçiye; âÂ?Â?Var git kralına söyle! O, rahmetli babam zamânında ahdi çok defâ bozmuştu.Arada ahid mi kaldı ki vefâdan bahseder. Bu topraklara biz hisar yaparız, toprak elçi göndermekle kurtarılmaz. Eğer bu topraklar onunsa, gelip kurtarsın.âÂ? diyerek niyetini az çok ortaya koydu. Dört aydan az bir zamanda bitirilen Rumeli Hisarı ile İstanbulâÂ?Â?un KaradenizâÂ?Â?den ikmâl yolu tam kontrola alınmış oldu. Ayrıca Karadeniz kıyılarına yayılan Venedik kolonilerinin de Venedik ile irtibatı kesilmiş oluyordu.İstanbulâÂ?Â?un muhâsarasına kadar da her geçen gemi, yükü, kalkış ve varış iskeleleri gibi bilgileri ve geçiş rüsümunu (geçiş vergisi) altın olarak vermeye mecbur bırakılmış, vermeyen batırılmıştır.
    Şehzâdeliğinden beri bir an önce İstanbulâÂ?Â?u fethetmek, hazret-i Peygamberin müjdesine mazhar olabilmek ideali ile tutuşan SultanMehmed, bu büyük meselenin halline çalışıyordu. Bu sebeple askerî târihin kaydettiği ilk büyük ateşli silahlar ve toplarla bu orduyu dayanılmaz bir kudret hâline getirmiş, İstanbul muhâsarısında donanmayı BeşiktaşâÂ?Â?tan kara yolu ile HaliçâÂ?Â?e indirilen teknik bir dehâya ve çeşitli muhâsara makinalarına, seyyar klelere sâhib olmuştu.
    Haliç üzerinde; Kasımpaşa tarafından başlamak üzere boş fıçılar üzerine kalaslar bağlatarak beş buçuk metre eninde bu köprüyü Kasımpaşa-Ayvansaray arasına inşâ ettirdi. Bu çalışmaları görenBizanslılar su üstünde yüründüğünü zannederek, sihir yapıldığına hükmetmişlerdi. Devrin en ağır toplarını döktürdü. O zamana kadar ateşli silahların atıştan sonra soğuması beklenirdi. Fâtih Sultan Mehmed, zeytinyağı döktürerek insanlık târihinde âÂ?Â?yağla makina soğutmasınıâÂ? havan topunun balistik hesaplarını yaparak, plânını çizerek dik mermi yollu ilk silahı keşfet
    Nihayet İkinci Mehmed, 23 Martta ordusuyla EdirneâÂ?Â?den hareket etti. Kuşatma 6 Nisanda başladı. 18 Nisanda İstanbul adaları alındı. 22 Nisan gecesi Türk donanması karadan HaliçâÂ?Â?e indirildi. 23 Nisanda sulh teklifine gelen Bizans elçisine genç Pâdişah; âÂ?Â?Ya ben şehri alırım, ya şehir beni!âÂ? cevâbını verdi. 29 Mayıs sabahı yapılan son taarruzda İstanbul düştü. Bu şekilde ortaçağ sona erdi yeniçağ başladı. İstanbulâÂ?Â?un fethi, Türk târihinin en müstesnâ olayı sayılarak âÂ?Â?Feth-i MübînâÂ? denildi. Dünyânın en büyük kilisesi (Sainte-Sophie) ve bütün AvrupaâÂ?Â?nın ayakta kalan en eski yapısı olan Ayasofya câmiye çevrildi. Fâtih bu mabedin kıyâmete kadar câmi kalmasını yazılı olarak vasiyet ve vakfeyledi. Bütün Ortodoks Hıristiyanların başı olan patrikliği ortadan kaldırmadı. Bunu o zamanki, siyâsî olaylara göre değerlendirmek îcâb eder.İsteseydi İstanbul fâtihi, patrikliği ortadan kaldırabilirdi. Fakat o zamânın siyâsî durumu bunu gerektirmemekteydi. İstanbulâÂ?Â?un düşmesinden sonra, surlarda Ceneviz kumandan ve askerlerinin ölülerine rastlandı. Hâlbuki CenevizlilerTürklerle dostluk anlaşması imzâlamışlardı. Bu ihânetleri ortaya çıkınca çok korktular. Kendilerine çok ağır cezâlar verileceğini beklerken, Fâtih Sultan Mehmed, Ceneviz vâlisi ve papazını çağırtarak üzüntülerini bildirdi ve GalataâÂ?Â?da oturan bu Cenevizliler için bir ferman çıkarttı; âÂ?Â?Evvelden olduğu gibi herkes sanat ve ticâretinde, ibâdetinde serbesttir. Kiliseler açık bulunacak, ancak çan çalınmayacaktır.âÂ? şeklindeki emriyle ölüm bekleyen insanları sevindirdi.

    Gerek Ortodokslara, gerek Cenevizlilere tanıdığı bu serbestlik, Avrupalıların husümetini azalttı. Bâzı Avrupalı târihçiler, Türklerin AvrupaâÂ?Â?da süratli bir şekilde ilerlemesini, AvrupaâÂ?Â?nın kolay fethini bu davranışa bağlarlar ve Osmanlı İmparatorluğu, bu hâdise ile cihânşümül hâle geldi şeklinde yazarlar. 21 yaşında İstanbulâÂ?Â?u fetheden Fâtih, Katolik AvrupaâÂ?Â?ya cephe aldı ve Ortodoks Hıristiyanlığın Katoliklerle birleşmesini önledi. Esâsen imparator ve devlet adamları, İstanbulâÂ?Â?u kurtarmak için papalığın asırlardan beri istediği fedâkârlığı yapıyor, papalık da Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birleşmesi karşılığında askerî yardımda bulunuyordu. Fakat bütün çalışma ve gayretlere rağmen İstanbulâÂ?Â?u korumak için AvrupaâÂ?Â?dan az bir gönüllüden başka bir şey gelmedi.
    Karaman ve İstanbul seferinden sonra, 1453te Cenevizlilerden EnezâÂ?Â?i aldı. 1454 Kırım bir donanma gönderdi.Aynı yıl Sırbistan Seferine çıktı.KuzeyEge adalarına donanma göndererek buraları ele geçirdi. Rodos Seferini yaptı ise de adayı alamadı. 1455-1456 yıllarında ikinci ve üçüncü Sırbistan seferlerine çıktı. Bu ikincisinde babasından sonra Belgrada tekrar muhâsara etti. Kaleyi savunan Hunyadi Yanoş öldü, Fâtih yaralandı. Fakat Belgrad düşmedi. 1455?te Boğdan Beyliği de Osmanlı idâresine girdi.

    1458de Moraya ilk seferini yaptı. 1459daki Sırbistan Seferi sonunda,Semendire fethedildi ve Sırbistan Devleti son buldu. 1460da çıktığı İkinci Mora Seferi; Mora prensliklerinin ilgası, Osmanlı devletine katılması, Palegosların sonu ve Bizans kalıntılarının silinmesi ile sonuçlandı.

    Sonra Güney Karadeniz meselesini ele aldı. 1461e Cenevizden Amasrayı fethetti. Baharda Sinopa geldi.Himâyesinde bulunan Candarlı Beyliğine dostça son verdi.Oradan Trabzona yürüdü. Denizden de kuşatılan Trabzon Rum İmparatoru teslim oldu.Komnenos imparatorluk hânedanına son verildi.








  2. Acil

    Osmanlı Padişahları - Fatih Sultan Mehmed Hân isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder