+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bilekleri kesilerek ölen padişah Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Bilekleri kesilerek ölen padişah








    Bilekleri kesilerek ölen padişah



    Bilekleri kesilerek ölen padişah.jpg


    32.Padişah Abdülaziz Nasıl Öldürüldü?

    4 Haziran 1876 günüydü Saat dokuzu gösteriyordu Padişah, Kur'an
    okuyordu Yusuf Sûresi'ne gelmişti Katiller sessizce Sultan
    Abdülâziz?in kapısına sokuldular

    Reyhan ve Rakım Ağa'ları kapıda nöbetçi kaldı Eski Padişah?ın ikinci
    mabeyincisi Fahri Bey, izin alıp odaya girdi. Sultan Abdülâziz; Fer'iye
    Sarayı'na getirildiğinden beri Fahri Bey özel hizmetine bakıyor, daha
    doğrusu Hüseyin Avni Paşa'ya dakika dakika Padişah'ın yaptıklarını rapor
    etmek üzere yakınında bulunuyordu.
    Önce hal hatır sordu.

    "Hamd olsun Yüce Rabbime" diye cevap verdi Padişah, "Beterin beteri vardır."
    Gözleri kapıya kayınca Cezayirli Mustafa Pehlivan'la Yozgatlı Pehlivan
    Mustafa Çavuş'u fark etti Durumu kavradı Rengi attı Fakat bir şey
    söylemesine fırsat kalmadan, üçü bir anda atılıp bastırdılar O sırada
    Boyabatlı ve diğerleri de odaya girdiler Boyabatlı ile Cezayirli,
    Padişah?ı dizlerine oturtup çırpınmasını önlemeye çalıştılar Fakat
    Padişah çok güçlüydü www.alasayvan.net/ Zaptedemediler Göğsünden hançerlediler Fahri
    Bey, Sultan Abdülâziz?in kollarını arkadan tuttu Yozgatlı Mustafa
    Pehlivan ise, keskin bir hançerle Padişah?ın bileklerini kesmeye başladı
    Olaya intihar süsü vereceklerdi Ama hiçbir intiharda iki bilek birden
    kesilemezdi.

    Bilekleri kesilen eski Padişah, ikinci mabeyinci Fahri Bey?e son kez bakıp
    mırıldandı: "Şu kestirmeye kıydığın eller, iki gün önce sana kıymetli bir
    sedef tesbih hediye etmemiş miydi?"

    Kaderin hükmüne bakınız ki; baş katili Fahri Bey'i kahveci çıraklığından
    almış, ikinci mabeyincilik gibi sarayın en yüksek görevlerinden birine kadar
    yükseltmişti.







  2. Asel
    Bayan Üye





    Bilekleri kesilerek ölen padişah hakında bilgi


    Damarlarında ileri geri işleyen hançer derinlere daldığı zaman eski Padişah
    dayanamadı Acıyla inledi: "Aman Allahım!"
    Canı, kanıyla birlikte oluk oluk damarlarından akıp gitti Katiller korku
    dolu gözlerle son nefesini vermek üzere olan koca Padişah?a baktılar
    Sonra pencereden bahçeye çıktılar Kaçtılar Kapıya bırakılan nöbetçiler
    de işin bittiğini anlayınca sıvıştı Koridora derin bir sessizlik hâkim
    oldu Neden sonra Padişah?ın odasının önünden geçen saray
    hizmetkârlarından Arzıniyaz Kalfa, odadan hırıltılar geldiğini duydu
    Kapıyı zorladı, ama içerden sürgülenmişti "Yetişiin!" diye bağırdı,
    "Efendimize bir haller oldu.?

    Koşup gelenler, kapıyı kırarak odaya girdiler Şimdi saat tam dokuzu otuz
    altı geçiyordu Sultan Abdülâziz'in kanlar içinde vücuduyla karşılaştılar.

    Henüz ölmemişti Fakat Hüseyin Avni Paşa?nın kesin talimatını önceden
    almış olan bazı subaylar, son çırpınışlarla titreyen vücudunu, kanları aka
    aka ve âdeta sürükleye sürükleye saray karakolunun kahve ocağına
    taşıdılar Bir sedire uzattılar Hâlâ sağ olan eski Padişah'ı kurtarmak
    için kıllarını bile kıpırdatmıyorlardı Tarih, bu korkunç cinayete
    şahitti Ve sebep olanları asla unutmayacaktır.

    Bir süre sonra Serasker (Savunma Bakanı) Hüseyin Avni Paşa çıkageldi Eski
    bir pencere perdesini koparıp Padişah?ın üstüne örterken Padişah gözlerini
    açtı Şeytanın yüzüne bakar gibi Avni Paşa?nın yüzüne baktı Bakışları
    camlaştı, donuklaştı, kurudu.

    Ancak ondan sonra doktorlar çağırıldı Resmî bir rapor düzenlendi ve ilân
    edildi Buna göre; eski Padişah'ın sinirleri bozulmuştu Sakalını
    düzeltmek için o sabah annesinden ayna ve makas istemişti Ve bu makasla
    damarlarını kesip intihar etmişti.

    Bu rapor yayınlandığı an bile hiç kimseyi inandıramadı Ama o devirde
    hüküm süren Hüseyin Avni Paşa, Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa ve Mithat Paşa
    gibi diktatörler www.alasayvan.net/ olayı örtbas ettiler Daha sonra kurulan Yıldız
    Mahkemesi'nde yargılanmak üzere İzmir'den alınıp İstanbul'a getirilen Mithat
    Paşa şöyle diyecektir:
    "Yayınlanan raporu okudum Merhumun (Sultan Abdülâziz?in) intihar ettiğine
    pek ihtimal vermedim Ama diğer vekiller (bakanlar) ses çıkarmadığı için
    ben de sustum."

    Yıldız Mahkemesi'nde diğer yardakçılarıyla birlikte suçlu bulunup -zaten
    çoğu itiraf etti- ölüm cezasına çarptırılacak, ancak Sultan II.
    Abdülhamid?in affına uğrayıp sürgünle paçayı kurtaracaktı.
    Tarih susmaz Sultan Abdülâziz'in öldürüldüğü, Yıldız Mahkemesi?nde
    kesinlik kazanmışken; resmî tarih, siyasi sebepler yüzünden -Hüseyin Avni
    Paşa, Mithat Paşa gibilerini korumak için- intihar ihtimalini savundu.
    Yıldız Mahkemesi'ni "kanun dışı" ilân ettiler.

    Başka çareleri yoktu Çünkü bu mahkemeyi kabul etmek demek, hükmünü de
    kabul etmek demekti Hükmünü kabul etmek ise, Mithat Paşa?nın katil
    olduğunu kabul mânâsına gelirdi Oysa resmî tarih, Mithat Paşa'yı "büyük
    bir devlet adamı"sayıyordu Sultan II. Abdülhamid'i yerin dibine geçirmek
    için ona karşı olan herkesi "büyük" ilân etmek bir zamanların kötü bir
    alışkanlığı, gerçekdışı, tarih dışı saplantısıydı Sultan II. Abdülhamid'i
    çok haklı olduğu konularda bile suçlamak, cumhuriyet devrinin uzun süre
    modası halinde yaşadı Özel sohbetlerinde Sultan II. Abdülhamid'i takdir
    eden bazı tarihçiler, yazılarında sürekli tenkit ettiler.

    Sultan Abdülâziz'in cenazesini Sultanahmed Camii Şeyhi Ömer Efendi yıkadı
    Ve Sultan Mahmud türbesine defnedildi.
    4 Haziran, Sultan Abdülâziz'in şehit edilişinin yıldönümüydü Hiç akla
    getirmemek doğru olmazdı Bu siyasi hayhuy içinde onu hatırlamak ve
    hatırlatmak istedim.




+ Yorum Gönder


hüseyin avni paşa,  makasla öldürüllen osmanı padisah,  elleri kesilerek oldurulen padişah,  bilekleri kesilerek öldürülen padişah